Murat Fevzi Tanırlı: 'Olmaz bir tanem'
Murat Fevzi Tanırlı, Süper Lig'de 8. haftanın hakem performanslarını değerlendirdi.
FutbolArena Analiz - Spor Toto Süper Lig'de 8. haftada görev alan hakemlerin performansları nasıldı? Eski TFF hakemlerinden Murat Fevzi Tanırlı hafta sonunda düdük çalan hakemlerin performanslarını değerlendirdi.
İşte Murat Fevzi Tanırlı'nın bu haftaki yazısı;
İşte Murat Fevzi Tanırlı'nın bu haftaki yazısı;
• 100 yılı deviren güzide kulüplerimizden birinin başkanı olarak nihayet ekranların karşısına 8. hafta sonunda ilk kez çıkma lütfu gösterip, onca biriken soru ve sorun varken, röportajın yarısında hala 4-1 kazandığı maçın hakemine laf ediyorsa… Olmaz bir tanem…
• Senin muhabirlerin maç sonunda teknik direktöre, futbolcuya ya da maçı yorumlayacak şahıslara 2. soruya kadar zor dayanıp “önce hakem hakem hakkında görüşler" diyorsa… Olmaz bir tanem…
• Senin TV'lerindeki bazı hakem eskileri, yıllardır kronikleşen hastalıklı bakışları, mikser faaliyetleri, menfaatleri ve 30 yıl öncesinin hakemliğine göre değerlendirmeleri rating ve “tırnak içinde ekran m.ymunluğu" uğruna hala devam edip, hayali senaryolardan konuşuyorsa… Olmaz bir tanem…
• Senin pek çok futbolcun, her maçta basit bir taç atışında bile hakemi aldatmaya çalışarak rakibinin emeğine saygısızlık eder zihniyette ise… Olmaz bir tanem…
• Türkiye geleneği gereği “adamcılık" uğruna son 50 yılda her yeni gelen hakem kurullarına, spor yöneticilerine, kurumlarailla birileri tarafından “tukaka" deniyorsa… Olmaz bir tanem…
• Elalemin liglerinin 75. dakikasında ekranın sol üst köşesinde seyircisi sayısı 5 haneli rakamlarda gezerken, senin liderinin maçında hala 4 hanede kalıyorsan… Olmaz bir tanem…
• Senin formalı yazarların,medyada “görmedim-duymadım-bilmiyorum" şeklinde 3 m.ym.nu oynuyorsa… Olmaz bir tanem…
• Sanki ülkemiz yaşam şekli, kurallara uyma, birbirine saygı, hoşgörü ve sevgi olarak İsveç, Norveç, Almanya, İngiltere edasındaymışcasına senin yazarın çizerin seyircin, yüce kırmızı beyaz bayrağının temsilcisi A Milli Takım altında birleşemeyip, hala millilerin aldığı paradan puldan bahsediyorsa…
PARDON… Sen minik bir Fenerbahçe'li çocuğu tribünde tehdit edebilecek kadar ahlaksız ve aşağılık olabiliyorsan…
Vallahi olmaz bir tanem…
Önce barbar olma, insan ol…
Avrupalı'yı,senin “din"inden değil diye infaz edeceğine, önce yüce dininin sana emrettiklerine layıkol, sonra da Avrupalı'dan medeniyet öğren!Ara sırada futbolu sev, hep skor tabelasını sevme…Arasıra da “insanları sev", hep kavgayı sevme…
***
KISA KISA HAFTANIN HAKEMLERİ…
Bursaspor-Antalyaspor (Hakem Cüneyt Çakır)
Emirates'te ekip olarak mükemmel yönettikleri Arsenal-Bayern maçının idmanıydı Bursa-Antalya maçı. Maçta penaltı beklentisi olan pozisyonlarda devam kararları doğruydu. Maçta asıl sorgulanması gereken ve de açıkcası kulübün ne ceza vereceğini merakla beklediğim oyuncu ise elbette Cristobal Jorquera! 41. dakikada maç 0-0 ve ortada girerken, hem kulübüne, hem arkadaşlarının emeğine hem de biz futbolseverlerin keyfine tüy dikecek vurdumduymazlıkta rakibinin göğsüne basıp atılmasının bir karşılığı olmalı! Bursaspor kulübünden de bir ceza gelmez ise yazık!
Hakemin Notu: 8.4
***
Galatasaray-G.Birliği (Hakem Çağatay Şahan)
G.Birliği'nin attığı golden önce Bilal'e faul var mıydı yok muydu tartışması dışında genel itibariyle gayet iyi maç yönetti. Elbette ufak tefek faul hataları oldu ancak ne atmosferden, ne de büyük bir takımın kendi evinde skor olarak geri düşmesinden etkilendi. 8 hafta sonra ilk kez bir maç sonu röportajında gözüken G.Saray Başkanı sayın Özbek, her ne kadar 4-1 kazandıkları bir maç sonunda neredeyse sadece hakem hakkında konuşmuşken, Çağatay Şahan halk arasında pek sevilen “gördüğünü çaldı" tabirine yakışır nitelikteiyi maç yönetti.
Hakemin Notu: 8.3
***
Konyaspor-Gaziantepspor (Hakem Murat Özcan)
Uzun bir aradan sonra Süper Lig'de tekrar şans bulan Murat Özcan, haftanın zor maçlarından birinden alnının akıyla çıkmayı başardı. Gerek Konyaspor'un yükselen çizgisi, gerek de Gaziantepspor'un oyun olarak son haftalarda daha hücumu düşünmeye başlaması zorlaştırmıştı. Penaltı beklenen pozisyonlarda devam kararları doğruydu.
Hakemin Notu: 8.4
***
Kasımpaşa-Medicana Sivasspor (Hakem Bülent Birincioğlu)
Sezonun yeni yüzlerinden Bülent Birincioğlu, Süper Lig'deki 3. maçına çıktı. Genel itibariyle başarılıydı ancak küçük nüanslarda birkaç sorun oldu. Sivasspor'un golünde yardımcılarıyla anlaşmazlık olunca önce golü iptal edip, ardından tekrar doğru bir kararla golü verdi. Muhtemelen Isaksson'un yerde kıvranma hareketi sanki faul varmışcasına yanılttı. Neyse ki doğruyu bulmaları önemliydi.Yiğit'in Donk'a kayarak yaptığı net faul ve kart gerektirebilirdi. Birkaç tane bu tarz net faulü atladı.
Hakemin Notu: 8.1
***
Kayserispor-Fenerbahçe (Hakem Mete Kalkavan)
Hakemlerin saha içindeki jest ve mimikleri çok doğaldır ki kişilik yapısı ve hakemlik tarzı olarak hakemden hakeme farklılık göstermektedir. Kimi tebessüm ve sakinlikle idare eder, kimisi sert mizaçlıdır, kimisi ciddidir ama yeri geldiğinde gülmesini de bilir, kimisi de otorite ve maç kontrolu anlamında herkese mesafelidir. Bu örnekleri çoğaltabiliriz. Mete Kalkavan, saha dışındaki tüm sempatik ve başarılı işadamı kimliğinin dışında sahada cidiyeti ve işini çok önemseyen, hareketleri ve hassasiyetleri en net hakemlerimizden biridir.Yüz ifadesi, tavır ve davranışları olarak pek çok maçta gördüğümüz üzere gayet ciddi ve kesindir.Verdiği kararın arkasında durduğunu bariz sergileyen bir görüntüsü vardır. Futbol adına hiçbir şey olmayan bir maçta pozisyon tartışması gerektirecek durum da yoktu. Tolunay Kafkas'ın maç sonrası açıklamalarına ise çok anlam veremediğimi belirteyim. Maçın içinde genel gözlemim de aslında her zamanki Mete idi. Fenerbahçeli'sine de, Kayserili'sine de…
Hakemin Notu: 8.4
***
Akhisar Bld.-Eskişehirspor (Hakem Fırat Aydınus)
Teknik direktörlüğe İsmail Kartal'ı getiren ve yeni umutla başlayan Eskişehirspor adına aslında maçın geneli oyun olarak iyiydi. Gol pozisyonları da yakaladılar ancak Güray'ın serbest vuruştan yaptığı ortanın Eskişehir filelerine kadar gidip gol olması maçın hem enteresan anlarındandı hem de Eskişehir defansı ve kalecisi adına da önemli bir hata ve talihsizlikti. Fırat Aydınus ve ekibi gayet başarılı bir maç çıkardılar.
Hakemin Notu: 8.4
***
Mersin İdman Yurdu-Trabzonspor (Hakem Bülent Yıldırım)
Haftanın en heyecanlı, en renkli, bol pozisyonlu, hızlı ve keyifli maçlarından biriydi. Skor 0-0 iken Trabzonspor'un Medjani ile attığı ve yardımcı hakem Asım Yusuf Öz tarafından iptal edilen golde her ne kadar arkadaki Medjani için piero “11 cm ofsayt değil" demiş olsa da, bu sezon ofsayt yorumuna getirilen yeni düzenleme kapsamında Salih Dursun'un aktif alanda olup defans oyuncusunu ve kaleciyi etkiler pozisyonda yer alması, yardımcının doğru karar verdiğini göstermektedir.
Pedriel'in ikinci sarı karttan atıldığı pozisyondaki sarı kartın hatalı olduğunu düşünüyorum. Çünkü Pedriel, iki Trabzonspor'lu arasında kalıp bir nevi zorunlu çarpışma ve itmeye maruz kaldı ki pozisyonun değerlendirmesi yanlış oldu. Aksini düşünenlere de elbette saygı duyarım.
Haftalardır övgüyle bahsettiğimiz Cavanda'nın bu maçtaki kritik hataları ve top kayıpları Mersin gibi hızlı ve yetenekli forvetlere sahip takım karşısında Trabzon defansına zor anlar yaşattı. Ancak maçın sonlarındaki Trabzon baskısı ve yarattıkları pozisyonlar ise heyecan seviyesini yükseltti. Direkten dönen 3 toplarının olması ise ayrıca talihsizlikti.Mersin kalecisi Muammer'in başarılı performansının hakkını da verelim.
Hakemin Notu: 8.3
***
Beşiktaş-Çaykur Rizespor (Hakem Alper Ulusoy)
Bu sezonun dikkat çeken hakemleri arasına ismini yazdırmaya devam eden Alper Ulusoy açısından genel itibariyle başarılı ama bir o kadar da talihsiz bir maçtı. Talihsizliğin nedeni ise yardımcısı Serkan Gencerler'in ilki 8. dakikada Rizespor'un olmak üzere bariz 2 golde ofsayt hatası yapmasıydı.Rizespor maçın başında 1-0 öne geçmiş olacaktı. Keza maçın son anlarına doğru da aynı şekilde Beşiktaş'ın golünde hata yaptı ve nizami bir golü daha iptal ettirdi. Alper Ulusoy'un genel yönetim ise iyiydi.1-0 Beşiktaş lehine sonuçlanan maçta,Rizespor'un 1-0 öne geçme şansı ve dolayısıyla puan alma şansı ve maçın gidişatı etkilenmiş oldu. Beşiktaş hakem hatası ile hanesine puan yazdırırken, Rizespor'un olası puanı gitti.
Hakemin Notu: 8.2
***
Osmanlıspor-Başakşehir (Hakem Suat Arslanboğa)
Önceki yılların aksine bu sezon verilen şansları çok daha iyi kullanan bir Suat Arslanboğa izliyorduk ki Emre'nin kırmızı kartlık dirseğini atlayınca bu haftaki notu düştü. Başakşehir ve milli takımımızın kalecisi Volkan Babacan'ın müthiş performans sergilediği karşılaşmada ekip olarak bu pozisyon dışında iyi yönetim sergilediler. Osmanlıspor kalecisi Ahmet'in çizgi üzerinde tuttuğu topta ilave yardımcı hakemin devam kararı milimetrik gibi gözükse de piero görüntülerinden de tespit edildiği üzere doğruydu. Yine kaleci Ahmet'i kapattığı köşeden serbest vuruş golü yemesi ise ilginçti.
Hakemin Notu: 7.9
**
VER KURTUL ZiHNİYETİ Mİ YOKSA DENİZ ATEŞ BİTNEL Mİ?
Kuddusi Müftüoğlu başkanlığındaki MHK, şu ana kadarki MHK'lar içinde gençler adına en cesur davrananı oldu. Yavaş yavaş geçiş yerine, sert ve radikal bir geçiş oldu. Bence güzel de oldu ancak Umut Meler gibi, Ümit Öztürk, Deniz Ateş Bitnel gibi yeteneklileri daha çok görmek istiyoruz. Şu ana kadarki yeniler içersinde yönetim tarzı ve gelecek adına bende heyecan uyandırmayan isim sadece Serkan Tokat. Onun tarzında hakem çok var bizde.
***
Derbiyi kim mi yönetir?
Haftasonu malumunuz derbi var. Hakem kim olmalı sorusuna cevap çok aranacaktır.
Haftasonu malumunuz derbi var. Hakem kim olmalı sorusuna cevap çok aranacaktır.
1-BİR YANIM DER Kİ:
Futbolumuzun hakemlere karşı bakışındaki kaos ortamında, yeni yeni çıkış gösteren ve formda genç hakemlerimizi kurtlara yem etmemek ve sonrasındaki süreçte psikolojilerini sağlıklı tutmak adına FIFA'Llardan seçmek en temizi. Çakır İngiltere'deydi, Şampiyonlar Ligi'ndeki en zor maçlardan birini mükemmel yönetmiş olsa da Trabzon-G.Saray maçının anlamsızca hala süren tartışmalarından dolayı olmaz. Mete geçen hafta F.Bahçe maçındaydı. Hüseyin, Halis, Bülent Yıldırım eski “abi" FIFA'lar. Genç FIFA'lardan Barış Şimşek ve Ali Palabıyık var.Geçen sezonun en iyi performanslarından birini sergileyen genç FIFA'mız Ali Palabıyık bu sezona kötü başladı. Tüm maçlarında kritik hatalar yaptı ve formsuz. Bu nedenle Ali Palabıyık riski alınamaz. İlla da FIFA denilecekse iki seçenek kalıyor. Barış Şimşek ya da Bülent Yıldırım. G.Saray her ne kadar son maçlarda form olarak yükseliş gösterse de, Benfica maçının ardından oynayacak olması, Fenerbahçe'nin zaten halen ne oynadığının Pereira tarafından bile anlaşılamaması ve çözülememesi gibi nedenlerle iki takım da üzerindeki günahı atacak hedef arayacaklar. Maçta hata olsa da şu an bu kriterleri maç sonrasında da her açıdan rahat göğüsleyebilecek isimler varken, maceraya sanırım gerek yok.
***
2-DİĞER YANIM DER Kİ:
Eski yıllarda FIFA hakemi olmadan önce hakemler üst düzey maçlarda da görev alır, ardından da FIFA'lığa yükseliş devam ederdi. Son yıllarda ise genellikle FIFA olup derbi yönetilmeye başlandı. Hatta Kamil Abitoğlu gibi FIFA olmadığı halde güvenilip çok derbi yöneten hakem olmakla birlikte; Tolga Özkalfa gibi FIFA olduğu halde güvenilemeyip hiçbir derbiye verilemeyen FIFA hakemlerimiz de oldu. Hatta Özkalfa ilk derbisini 1. Dönem FIFA'lığıgittikten sonra yönetmişti.
Gençleştirmeye bu kadar sıcak bakıldığı bir dönemde, gelecekte Cüneyt Çakır'dan sonra Türk hakemliğinin lokomotifi olacak yeni isimlere hem cesaret, hem geleceğe dair mesajlar verebilmek adına bu haftaki derbi atamasının bu sezonun en formda ismi Deniz Ateş Bitnel'e verilmesi en doğrusu. Hata ise Cüneyt de, Fırat da, Bülent de, Hüseyin de, Halis de belli dönemlerde yaptı ve de illaki ileride de yapacaklar. Genç hakem kazanılmasına genel itibariyle hoşgörüyle bakılan bir ortamda, malum başkanlar da bu kadar sıcakken, fırsat olur.
***
KARARIM: Yukarıda iki “yanım"ın seslerini paylaştım ve sizler adına tercüman olmaya çalıştım. Elbette ki tercihim DENİZ ATEŞ…Hatasıyla sevabıyla da can-ı gönülden genç bir hakemin derbiye verilmesini istiyorum.
***
HAKEM NOTLARI HAKKINDA
Okuyucularımızdan gelen sorular nedeniyle bir açıklama yapayım. Şu anda ülkemizde resmi olarak hakemlere uygulanan not sisteminde puanlama 8.4 üzerinden başlamaktadır. Bir hakem, siyah-beyaz hata olarak tanımlanan “kırmızı kartla atmama, bariz gol şansını yanlış değerlendirme, penaltıyı görmeme veya yanlış penaltı verme, içeriye giren topu gol vermeme" örneklerindeki gibi hatalar yaptıklarında notlarından direkt olarak 0.5 puan düşülmekte, dolayısıyla bu tarz bir hatada otomatik olarak notları 7.9'a düşmekte, diğer hataları da eklendiğinde puanı daha da düşebilmekte ve genel yorum olarak başarısız bir maç geçirmiş gibi değerlendirilmektedir.
Siyah beyaz hata sınıfında hataları yok ise, yaptığı hata türüne göre 0.1 puan sırasıyla düşmekte ve GENEL TOPLAMDA da bu hatalara rağmen8.00 altına da düşmemektedir.
***
Avrupa Kupalarındaki önemli maçlarda temsilcilerimize sonsuz başarılar…
Murat Fevzi Tanırlı
Twitter: @mftanirli