Spor yazarlarının Fenerbahçe ve Beşiktaş yorumları

FutbolArena - UEFA Avrupa Ligi mücadelesinde deplasmanda karşılaşan 3 temsilcimiz Fenerbahçe, Krasnodar’a 1-0’lık skorla mağlup olurken, Osmanlıspor Yunanistan deplasmanından Olimpiacos ile 0-0 berabere kaldı. Beşikteş İsrail deplasmanından çıktığı Hapoel Beer Sheva deplasmanından 3-1’lik galibiyetle dönerken tur kapısına sonuna kadar araladı. 17 Şubat Cuma spor yazarlarının yorumlarıRusya deplasmanından eli boş dönen Fenerbahçe’de Teknik Direktör Dick Advocaat sert bir şekilde eleştirilirken, Osmalıspor ve Beşiktaş’ın deplasmanda oynadıkları oyun spor yazarları tarafından beğenildi.Rıdvan Dilmen, Mehmet Demirkol, Ahmet Çakar ve Erman Toroğlu başta olmak üzere Jan Olde Riekerink ve Galatasaray yönetimine karşı yapılan eleştiriler şu şekilde:

1 Mehmet Demirkol’unKrasnodar - Fenerbahçemaç yorumu (Fanatik)
Mehmet Demirkol’unKrasnodar - Fenerbahçemaç yorumu (Fanatik)
Adam adama mı kalmış?

Her şeye rağmen Krasnodar’ın dünkü oyunu Fenerbahçe’nin grupta karşılaştığı seviyenin altındaydı. Advocaat adam adama takıntısından vazgeçmezse tur gitti. Aksi takdirde bu mümkün.

Advocaat’ın, ’baskılı oynayacağız’ dediği meğerse neredeyse 10’a 10 adam adama savunmaymış. Hollandalı, daha önce bunu orta sahada kullanıyordu. 3 oyuncu karşılarındaki oyunculara yapışıyor, bezdirici bir temas oyunu oynuyorlardı. Bu kez Advocaat işi büyüttü. Hasan Ali, Wanderson’u en sağa kadar, Neustadter, Smolov’u orta sahaya kadar kovaladı. Emenike’den Sow’a herkesin adam markajı görevi vardı. Ve birisi adamını kaçırınca her şey birbirine giriyordu. Emenike ve Sow adamlarını kovalamayınca çıkan karmaşada yerleşik savunmaya rağmen 4 pasla ve hiç temasla karşılaşmadan golü buldu Krasnodar.

Her şeyi denedi ama...


Lens adamını kovalamaktan vazgeçince onu santrfora, Emenike’yi sağa çekmek de dahil her şeyi denedi. Ama adam adamanın yarattığı tahribatı gideremedi. Herkes adam kovalayınca topu aldığınızda şeklinizi rakip belirlediğinden boşa oyuncu kaçırmak çok zor oluyor. Çok zor olunca da pozisyon yaratmak zorlaşıyor. Buna bir de Fenerbahçe’nin toplamdaki yetenek sorununu ekleyin (10 numarda Alper’in oynadığı bir takımdan bahsediyorum). Bu sebeple de Fenerbahçe pozisyona girmeden ilk yarıyı kapattı.

Shalimov’un planı!


İkinci yarıya topa sahip olma önceliğiyle girince bu geniş adam adama savunma planı masadan kalktı. Topa sahip olup özellikle sol kanattan bindirmeye çalışırken 6-7 adamla ’Adam’ markajı yapamazsınız. Bu mümkün değil. Ancak İgor Shalimov’un Lens’in kanalını kapatmak üzerine kurduğu savunma planını aşacak ikincil bir kaynak bulamadığı için aşmak mümkün olmadı. Çünkü Fenerbahçe orta sahasının topla ilişkisi sanırım 40 yıldır seyrettiklerimin en düşük kalite seviyesinde olanı. Alper’in müthiş iyi niyeti dışında geçen senenin de gerisine düşmüş durumda olduğunu söylemezsem haksızlık etmiş olurum. Eğer Advocaat adam adama takıntısından vazgeçmezse tur gitti. Aksi takdirde bu mümkün. Krasnodar’ın dünkü oyunu Fenerbahçe’nin grupta karşılaştığı seviyenin altındaydı.

2 Uğur Meleke’ninKrasnodar - Fenerbahçemaç yorumu (Hurriyet)
Uğur Meleke’ninKrasnodar - Fenerbahçemaç yorumu (Hurriyet)
Advocaat’ı anlayamıyorum

DAHA 4’üncü dakika. Rakip stoper Martynovich topla çıkıyor, Emenike yanında. Beş-on metre kadar takip ediyor, sonra bırakıyor!
Martynovich topu rakip ceza alanına kadar taşıyıp golü attırırken Emenike elleri belinde izliyor. İlk yarıda 4 hücum Emenike’de ölüyor. 17’de Mehmet’in kazandığı top, ilk yarının Fenerbahçe adına en kritik anı. O topu da Emenike kaybediyor. Advocaat’ı anlamakta güçlük çekiyorum doğrusu. İş disiplini olmayan, arkadaşına saygı duymayan, hatta spor ahlakı tartışmalı Emenike’nin 3 ay sonra sahaya çıkmasındaki sır ne?

Rus medyasından okudum, Krasnodar’ın Suwon hazırlık maçını Advocaat da izlemiş. Hem Suwon hem de Marbella önünde hemen hemen aynı 11’le, aynı dizilişle, dün geceki futbolu oynamışlar. 70 milyon euroluk yetenekleri kısıtlı bir takımı iki kez izleyip bu kadar tanımıyor gözükmek de enteresan doğrusu. Advocaat çok formsuz.

RÖVANŞTA TUR MÜMKÜN
BERBAT oynanan ilk maçın 1-0 bitmesi büyük şans. 140 milyonluk Fenerbahçe rövanşta ciddi olursa, yarı değerindeki Krasnodar’ı pekala iki farkla yenebilir.
JOSEF DE SOUZA HİÇBİR ŞEY YAPMIYOR
HER iki ekip için de sezonun en kritik maçı. Gruplarda kötü bir sonucun telafisi vardı, burada yok. Her oyuncunun, özellikle de tecrübelilerin kendilerini göstermeleri, sorumluluk almaları gereken gün. Ama Souza ortalıkta yok. İlk 30 dakikada sadece 10 kez topla buluşuyor, devreyi 19’la tamamlıyor. Mevkidaşı Kabore 42, partneri Mehmet 34’ken üstelik. İkinci yarıda biraz kıpırdadı ama ilk yarıda hayaletti adeta. Souza hata yapmıyor, çünkü hiçbir şey yapmıyor!

ŞENER NEREYE GİDİYOR?
ŞENER, 4’teki golde sol açık Claesson’u takip etmiyor. 47’de Kaleshin’in şutuyla biten yüzde yüzlük pozisyonda neredeyse 20 metre uzakta. Sanırım gözden kaçıyor ama Şener uzun süredir formsuz. Alternatifinin olmaması feci.

MAÇIN YILDIZI: MARTİNOVİCH
60 pas, 5 kritik hücum kesme, bir de golü getiren dripling. Martynovich’in günüydü dün.

TEKNİK DİREKTÖR KARNESİ

IGOR SHALİMOV: 9 Şubat’ta Rubin Kazan hazırlık maçı yapmayı reddedince aynı gün Marbella’yı buluyorlar, bu maçın provasını aynı 11’le yapıyorlar. Tebrik etmek gerek, 15 günde 7 maçla takımını iyi hazırlamış.

DiCK ADVOCAAT: LİGİ iki aydır tatilde olan Krasnodar’ın fizik kalitesinin Fenerbahçe’nin üstünde olması enteresan. Marbella’ya sağdan ortalarla 2 gol atan bir takımın aynı golü bir de F.Bahçe’ye atması daha da enteresan.
3 Erman Toroğlu’nun Krasnodar - Fenerbahçemaç yorumu (Sabah)
Erman Toroğlu’nun Krasnodar - Fenerbahçemaç yorumu (Sabah)
Bakıyorum ve soruyorum, Fenerbahçe’de kim iyi oynadı diye. Bir kişi yok.

Bu tarz elemeli maçlarda 1-0 avantaj mı, dezavantaj mı her zaman tartışılır.
Ama 1-0 her zaman galip gelen takım için avantajdır.
Çünkü rövanşta 2-0 öne geçsen, maçı bitiriyorum desen yiyeceğin bir golle elenirsin. Onun için Fenerbahçe’nin İstanbul’da dün geceden iki misli gayretli ve istekli olması gerekiyor.
Aslında rakip öyle aman aman bir rakip değil.
İki ay maç yapmamalarına rağmen 60-65 dakika iyi mücadele ettiler.
Sonra oyundan düşmeye başladılar.
Aslında tam randımanlı ve antrenmanlı olsalar Fenerbahçe için İstanbul’da çok daha tehlikeli olacaklar gibi gözüküyor.
Çünkü çabuk geliyorlar, oyuna çabuk çıkıyorlar.
Fenerbahçe’de garip olan şu;
Fernandao iyi değil diyorsun, Van Persie kötü diyorsun, Emenike ile başlıyorsun... E, Emenike hepsinden kötü.
Bir ceza veriyorsun, sonradan tekrar onu oynatıyorsun.
Akıl alır gibi değil.
Futbolcu, teknik adam ve yönetim arasında Fenerbahçe’de bir şeyler oluyor.
Oluyor da ne oluyor!
Olduğu gibi takıma yansıyor.
Böyle bir Rus takımına karşı Fenerbahçe’nin bir tane pozisyonu yok. Böyle bir durumda Fenerbahçe için ne yazarsınız? Zorluyorsunuz iyi bir şeyler bulayım diye cımbızla çekseniz yok. Türkiye’de pompayla gidiyor. Hoş pompayı biraz fazla veriyorlar bir gün tam patlayacak lastik ortalık yangın yeri olacak.
Bakıyorum ve soruyorum, Fenerbahçe’de kim iyi oynadı diye.
Bir kişi yok.
Rakibin en iyi adamı stoperleri. Hem yerinde müdahaleler yaptı hem oyunu çok iyi yerlerden başlattı.
Sakindi ve bilinçliydi.
Böyle soğuk havada böyle bir stat ve böyle bir zemin...
Neyse ki bizde de böyle statlar olmaya başladı.
Fenerbahçe bu takıma İstanbul’da gol atar.
Yemeden bitirir mi?
Bitirirse zaten tur atlar.
Son zamanlarda seyrettiğim en iyi hakem. Hiç zorlanmadan tıkır tıkır maçı yönetti.
Mümkün olduğu kadar da oynatmaya çalıştı. Öyle ufak tefek faullere düdüğü üflemedi.
4 Ahmet Çakar’ın Krasnodar - Fenerbahçemaç yorumu (Sabah)
Ahmet Çakar’ın Krasnodar - Fenerbahçemaç yorumu (Sabah)
Şimdi tüm Fenerbahçe camiasına soruyorum;
Dick Advocaat’ın geldiği günden bugüne Fenerbahçe’ye o beyefendi kişiliğinden başka ne gibi bir katkısı olmuştur? Mesela Bursa’da forvette Aatif ile başlayıp, dün gece aylardır oynamayan Emenike’yi sahaya sürmenin ne tür bir mantığı olabilir? Ayrıca tüm dünya ezberledi:
Fenerbahçe kendi sahasında karşılayacak, kapanacak, yakaladığı toplarla da sağ veya sola atılacak Lens ya da Alper Potuk içeri kesecekler, o da gol olacak. Fenerbahçe’nin oynadığı başka hiçbir taktik yok. Ama bu taktik maç berabere veya Fenerbahçe lehine giderken, iyi...
Peki dün ne oldu maçın başında Ruslar golü buluverdiler? Krasnodarlı oyuncu 40 metre topu sürdü, ceza alanı içinde yanındaki adama attı, o da orta yaptı ve Fenerbahçe tuhaf bir gol yedi. 1-0 geriye düştükten sonra beklesen ne olur, beklemesen ne olur! İlk devre sonu istatistiklerine bakıyoruz, kaleye atılan bir şut yok.
İsabetli tek bir orta yok. Belki de koskoca bir Fenerbahçe gole en yakın pozisyonu son dakikada Alper Potuk’la buldu. Hepsi bu... Sürekli top kayıpları, yardımlaşmanın olmaması, özellikle Şener’in arkasına atılan toplar Fenerbahçe için çok daha büyük sıkıntı yaratabilirdi.
Allah’tan Krasnodar, kalite ve kapasitesi sınırlı bir takım. Bizim Süper Lig’de oynasalar ilk 8’e zor girerler. Birkaç oyuncusu dışında hepsi sıradan oyuncular. Ama gel gör ki Fenerbahçe’yi yenmeyi başardılar. İki takımın kadro kalitelerine baktığımızda ben Fenerbahçe’nin turu İstanbul’da geçeceğine inanıyorum. Bence bu Krasnodar, Zorya’dan daha iyi bir takım değil. Sorun turu geçip geçmemek değil. Sorun ortaya konan futbolda.
Takımdaki konsantrasyon düşüşü ve kenarda sadece izleyen, basın toplantılarında da oyuncularını suçlayan bir hoca var. Ama ne gariptir ki başta Fenerbahçe Başkanı ve camia adama aşıklar. Slovak hakem, mükemmel yönetti. Herhalde onu önümüzdeki yıllar çok daha önemli maçlarda izleyebiliriz.
5 Gürcan Bilgiç’in Krasnodar - Fenerbahçemaç yorumu (Fotomaç)
Gürcan Bilgiç’in Krasnodar - Fenerbahçemaç yorumu (Fotomaç)
Kötü oyun iyi skor
Lens ve Alper’in sırtına binerek veya Kjaer’in tecrübesiyle, böyle bir maçta ancak bu kadar yürüyebiliyorsunuz. Kadıköy’de tur geçilebilir.

Benzer durumda Lokomotif Moskova’yı elemişti Fenerbahçe... İki ay maç yapmayan rakibini önce oyuncu, sonra da maç kondisyonuyla alt etmeyi başardı. Bu kez Krasnodar aynı şartlarda karşısına geliyordu ama Fenerbahçe, geçen seneki gibi değildi. Advocaat’ın ilk 11 tercihinde Emenike’ye şans vermesi elbette eleştirilecektir. Taktik olarak baktığınızda, kontratak oyununda, hızlı bir oyuncuya güvenmesi normal ama kendi prensiplerinde Van Persie’yi iyi çalışmadığı için kadroya almıyorsanız, Emenike’ye bu şansı getiren nedir? İlk 45 rakip kaleye şut bile çekemeden bitti Fenerbahçe adına.
Gerçi, Ruslar’ın da öyle kazanacak gibi halleri yoktu ama planları vardı.

***

En azından orta sahayı ayağa paslar hızlı geçmeyi başarıyor ve kalabalık oluyorlardı. Şener’in adamını unutması, Volkan’ın topa atlamayı tercih etmemesi, tabelayı değiştirdi.
Açıkcası devre bittiğinde, "Eğer böyle oynayacaklarsa, maç böyle bitsin" dedik.Topun Fenerbahçe’de olduğu ikinci 45’te de net pozisyon çıkmadı.
70’te gelen iki değişiklik ile oyuna daha pozitif hamle yapıldığı da bir gerçek. Emenike antrenmansız da, Moussa Sow’un mazereti nedir?
Ayağında bir top tut, bir çalım at, takımını ileriye taşı... Ön taraf oyuncusundan beklenen ilk üç şey de Moussa’da yok.
Krasnodar, dakikalar ilerledikçe maç eksiğini hissetmeye, fizik olarak geriye düşmeye başladı. Onlar oyun aklını kalabalık olarak beklemekte ve gol yemeden maçı bitirmekte yoğunlaştırdılar.
Boksta bu duruma "guardı düştü" denir. Ama Fenerbahçe kadrosunun da bu bitkinliği zorlayacak gücü de planı da kalitesi de yoktu.
Lens ve Alper’in sırtına binerek veya Kjaer’in tecrübesiyle, böyle bir maçta ancak bu kadar yürüyebiliyorsunuz.
Advocaat’ın tercihleri, analizleri ve beklentileri ile gerçekler arasında bu kadar büyük fark olması da enteresan.
Sonuçta avantajlı bir skor aldılar ve Kadıköy’de iki golü bulabilecek ortamın sahibiler.
Bu maçın en önemli oyuncusu da stada gelecek taraftarlar olacaktır.
Yoksa bu oyuncuların daha iyi, daha mücadeleci olmaya çok niyeti yok.
.
6 Güntekin Onay’ın Hapoel Beer Sheva - Beşiktaş maç yorumu (Vatan)
Güntekin Onay’ın Hapoel Beer Sheva - Beşiktaş maç yorumu (Vatan)
BEŞİKTAŞ’IN önceliği lig şampiyonluğu. Ancak UEFA Avrupa Ligi’ni de kesinlikle kenara atmış değil. Şu ana kadar Avrupa’da çok iyi işler yapan ve dün geceki maça tüm gücüyle odaklanmış İsrail temsilcisi karşısında deplasmanda oynamak kolay değil. 2 maçta da Inter’i yenmiş; Southampton’a 2 maçta da kaybetmemiş, evinde Celtic ve Olympiakos’u mağlup etmiş Hapoel Beer Sheva saygıyı hak ediyor.

ROTASYONLU ve cezalılar yüzünden ideal tertibinden uzak bir kadro ile oynasa da Beşiktaş kontrolü rakibine bırakmadı. Rakibinden daha fazla topa sahip oldu. Fakat orta alanda 2 defansif oyuncuyla oynadığı için rakip ceza alanına girmekte zorlandı. Gol için tek çözüm Quaresma’nın sağ kanattan getireceği toplardaydı ve nitekim öyle de oldu. Fakat ilk yarıda devrenin son dakikasında yenilen gol Beşiktaş’a yakışmadı. Savunmada bu kadar kalabalık ve yerleşikken rakibe bu şans verilmez.
2. yarının başında daha kararlı görünen ve oyunu Hapoel sahasına yıkan Beşiktaş, ilk devredeki deplasman mantığından uzaklaşıp gol için rakip kaleye yüklendi. Marcelo’nun direkten dönen topu, ardından ofsayt gerekçesiyle sayılmayan gol ve oluşan baskı siyah-beyazlıların kalitesine daha uygun olandı.

KARTAL 2. YARI ÇOK ÜSTÜNDÜ

TOSIC’İN ortasını göğüsüyle harika kontrol eden ve sol ayağıyla çok klas bitiren Cenk, iyi oyunun devamında Beşiktaş’ı 2-1 öne geçirdi. 2-1’den sonra da oyun üstünlüğünü devam ettiren Beşiktaş, Talisca ve Quaresma önemli fırsatlardan yararlanamasa da Atiba ile 3. golü buldu.

HANGİ kadro ile çıkarsa çıksın oyunun kontrolünü rakiplere bırakmayan ve içeride dışarıda ne yaptığını bilen bir Beşiktaş var. Dün de İsrail’den tur için avantajlı skoru aldı siyah-beyazlılar. Şunu da vurgulamak lazım. Uzun bir aradan sonra 11’de sahaya çıkan Necip dün çok iyi futbol oynadı.
7 Metin Tekin’in Hapoel Beer Sheva - Beşiktaş maç yorumu (Sabah)
Metin Tekin’in Hapoel Beer Sheva - Beşiktaş maç yorumu (Sabah)
Şenol Güneş, Oğuzhan ve Talisca’yı yedek soyundurdu ve defansif kadro seçti. Güneş’in tercihini nasıl buluyorsunuz?

Şenol Güneş’in kadro tercihi, klasik bir Avrupa ve deplasman maçı kriteri şeklindeydi. Evet, Beşiktaş ligdeki kadrosu ile maça çıksa ve defansif yerine daha hücumcu kimliğiyle oynasa farklı bir sonuç çıkabilirdi karşımıza ama dün bu tercih edilmedi. Bana göre Beşiktaş, oyun ve skor anlamında sahadan istediğini alan takım oldu. Evet hücum zenginliği olarak çok baskılı bir Beşiktaş yoktu ama akılcı, dengeli ve kontrollü bir oyun oynayan Beşiktaş vardı. Sonuçta da istediğini alan taraf siyah-beyazlılar oldu. Kadro tercihi olarak dediğimiz gibi defansif görülebilir ama Avrupa seviyesindeki bazı maçları böyle oynamalısınız. Rakibiniz Beer Sheva olsa bile...
Grubunda İnter ve Southampton’u deviren Beer Sheva karşısında Beşiktaş neleri doğru yaptı?
Karşımızda grubunda başarılı sonuçlar alan bir takım vardı... Ama Avrupa arenasının bir takımı değildi Beer Sheva... Beşiktaş, kadro ve kalite olarak rakibinin çok önünde bir takım. Beşiktaş neleri doğru yaptı derseniz, bence bu maça çıktığı mantıktı diyebiliriz. Güneş, "Ben bir Avrupa maçına çıkıyorum ve deplasmandayım" mantığıyla maça hazırlanmış. Bir Avrupa deplasmanında eğer 3-1 galip geliyorsanız, demek ki bazı şeyleri doğru yaptınız demektir. Ben dün geceki tek yanlış için Tolgay-Talisca değişikliğini söyleyebilirim.

Cenk’in performansını nasıl buldunuz?

Cenk Tosun, geçen sene Gomez’in alternatifi olduğu zaman da başarılıydı. Herkesin kafasında, ’Takımın birinci santrforu olduğu zaman ne yapacak’ sorusu vardı. Cenk için bu sene işler iyi gidiyor. Dün de üzerine düşeni yaptı. Eğer Beşiktaş’ın santrforuysanız, size kaç gol attığınız sorulur. Cenk de ligde attığı 15 golle buna iyi bir yanıt veriyor. Yani Cenk’ten bu soru için tatminkar bir cevap alabiliyoruz.

Alınan bu galibiyetin ardından ’Beşiktaş turu geçti’ diyebilir miyiz?

Bana göre 3-1’lik skor sonunda ve Hapoel Beer Sheva gibi bir takımı göz önüne aldığımızda, Beşiktaş büyük ölçüde turu geçmiştir diyebiliriz.
8 Ali Ece’nin Hapoel Beer Sheva - Beşiktaş maç yorumu (Hürriyet)
Ali Ece’nin Hapoel Beer Sheva - Beşiktaş maç yorumu (Hürriyet)
HAPOEL ters takım. Olympiakos’u eleyip Devler Ligi play-off’unda ilk maçta 5 gol yediği Celtic’e rövanşta ecel terleri döktürmüş bir ekip. Kutu gibi stadı var. Tribünler sahaya çok yakın, rakibi de kendi takımını da itebiliyor.
Lakin Şenol Güneş işi sağlama aldı. Ekibini üç kez rakibi izlemeye gönderdi. Üçüncüsünde Hapoel’in kadın başkanı "Yoksa siz bizden çekiniyor musunuz?" diye sordu.
Çekinme değil, rakibi ciddiye alma meselesi. UEFA Ligi’nde başarının yolu kolektif disiplin ve maça iyi hazırlanmadan geçiyor. Beşiktaş, ilk yarıda golü atana kadar üst düzey kolektif disiplinle oynadı. Tam anlamıyla Atiba liderliğindeki "pozisyon geçiş oyunu"ydu. Quaresma, klasik ortalarından biriyle gol perdesini açtı.
BU KAÇINCI TOSİÇ?
Fakat "Bir takımın defansif açıdan en kırılgan olduğu an, gol attıktan hemen sonraki dakikadır" klişesi maalesef gerçek oldu! Beşiktaş bir anlık disiplinsizlikten hemen golü yedi. Peki, bu Tosiç’in yenilmesine sebep olduğu kaçıncı gol? Tek hatalı Tosiç değil ama Sırp oyuncu iki kez hatalı: 1- Orada tek hamle şansı vardı, onu da topu rakipten almak için değil topu direkt tehlikeli bölgeden uzaklaştırmak için kullanmalıydı. 2- Bunu başaramadıktan sonra bir de kalecisi Fabri’nin hareket alanını kısıtlayacak telaşlı adımları atmamalıydı! Pozisyonun başlangıcında da Mitroviç rakibini döndürmemeliydi.
FABRİ FARK YARATTI
1-1 Hapoel’e yaramıyordu, 2. yarıda 4-3-3’e döndü. Beşiktaş hücumda önünü gördü. Cenk yine ne kadar iyi döndüyse o kadar iyi vurdu. Cenk son 1 aydır bu vuruşları daha iyi yapmaya başladı. Fabri de ayakları kadar elleriyle de fark yaratmaya devam ediyor.
Talisca alameti farikası muhteşem şutu direkten dönünce aldırmadı. Oynadığı her zaman Beşiktaş’ın kalbi olan Atiba’ya golü attırdı.
Beşiktaş bu ters deplasmanda düz kontak yapıp istediğini aldı. Sıkışık fikstür açısından bakınca da bu galibiyet Beşiktaş’a sadece turu getirmekle kalmaz. UEFA-Süper Lig yoğunluğunda da nefes aldırır.
9 Cem Dizdar’ın Hapoel Beer Sheva - Beşiktaş maç yorumu (Fanatik)
Cem Dizdar’ın Hapoel Beer Sheva - Beşiktaş maç yorumu (Fanatik)
Beşiktaş kadrosunda çoğu insana şaşırtıcı gelen değişikliklerin iki nedeni vardı kanımca. İlki, rakibin de tıpkı kendi gibi tempo oynama becerisine karşı Necip ile iyice sertleştirilmiş orta saha düzeni zorunluluğu... İkincisi, üst üste alınan mağlubiyetler esnasında girilen türbülansta en çok yıpranan Oğuzhan ile Talisca gibi hücum nitelikli oyuncuları hem korumaya alıp hem de maçın son bölümünde yaratabilecekleri etkiden yararlanma planı...
Şaşırtıcıydı
İlk 20 dakikadaki Beer Sheva ataklarını karşıladıktan sonra önce tempoyu istediği seviyeye çekti Şenol Güneş ’in takımı. Ancak öndeki Cenk ile diğerlerinin mesafesini kısaltmayı beceremeyince oyun Necip/Atiba hattına sıkışıp kaldı. Adı bile rakibi tedirgin etmeye yeten Quaresma’ya daha çok orta sahayı desteklemekle görevlendirilmiş görünen Babel de hücumda katkı verebilse Beşiktaş ayarladığı tempoyu lehine yükseltebilirdi. Neyse ki Quaresma’nın adrese teslim gönderisini Cenk rakip katkısıyla da olsa golle süsledi. Bu gol ne kadar pratikse bir dakika sonra Tosiç/Mitroviç ikilisinin ’maliyetli acemiliği’ne diğerlerinin de katılımıyla yenilen gol bir o kadar şaşırtıcıydı. Oysa rakibin baştan bu yana gol arayan tek oyuncusu o golü atan Barda’ydı ve oralarda gözden kaçmaması gerekiyordu.

Güvenlik ihmale gelmez

Beşiktaş biraz yüklenince kalite kendini hemen gösteriyordu. Bu arada ’güvenlik’ hiç ihmale gelmezdi, gelmedi de...
Cenk ikinci kez rakip katkısıyla golü yapınca takım üzerindeki o sinik baskı da ortadan kalktı. Artık sahada daha rahat, daha bildik Beşiktaş vardı. Böyle zamanlar Mitroviç ya da Babel gibi yenilerin takıma montajını hızlandırır lakin sahaya sürülen kadronun en önemli handikapının Quaresma’ya fazlasıyla bağımlı oluşu da gözden kaçmamalı. Bu bağımlılık bundan sonraki maçlarda rakip hocaların Beşiktaş hücumlarına karşı önlem almaları için önemli bir ayrıntı olacak.

Bir kez daha...

Beşiktaş doğru uygulanan doğru planıyla turu büyük oranda garanti altına aldı. Talisca sonrası iyice rahatlayan oyunun baştan sona uygulanıştaki en önemli karakter ise sahada bir tür ikinci Atiba efekti yapan Necip Uysal’dı. Top arası da yaptı, öne gidip baskı da, oyun yönünü de değiştirdi, temponun düşmesi gerektiği yerde maçın gazını da kesti!... Her ne kadar taraftarlarının büyük bölümünün kalbine giremediyse de böylesi maçlarda ne denli iş görür olduğunu bir kez daha gösterdi.

Futbolarena anasayfasından devam...