Galatasaray 0-1 Beşiktaş yazar yorumları

Galatasaray - Beşiktaş maçının yazar yorumları Mehmet Demirkol’un Galatasaray - Beşiktaş maç yorumuPlan tutmadıBeşiktaş’a karşı bu sene oyunu alan takımlar Siyah-Beyazlılar’ı yüzde 55 topla oynama yüzdesinin alında tutanlar oldu. Yani özellikle 0-0 oyununda topa sahip olarak Beşiktaş’ı yendiler. Beşiktaş, Avrupa’da ve ligin zirvesindeki takımlara karşı böyle sendeledi. Kiev deplasmanı dışında yıkılmadı ama rahat da edemedi. Galatasaray ise özellikle evinde kazandığı, başarılı olduğu maçlarda hep topa sahip oldu. Yüzde 60’ların üzerinde. Tudor bu denkleme kulak asmadı. Bildiği, yakın geçmişte başarılı olduğu Karabük sistemiyle sahaya çıktı.3’lü savunma, Yasin sağ, Carole sol koridorda... Bruma ve Sneijder’i 3-4-2-1’in 2’sinde kanatta değil içte oynatarak. Yani savunmada 5’li durup hızla göbekten kontra aradı. Doğrusu aramak istedi. 

1
Elini kolunu sallayarak

Tudor planını böyle yapmış olabilir. Ancak Atınç ve Talisca tercihlerini gördükten sonra mümkün olduğunca topa sahip olup rakip alana oyunu taşımaya geçmek çok daha doğru bir tercih olurdu. Talisca’nın önden, Atınç’ın arkadan yarattığı tedirginliği Atiba ve Oğuzhan’a hiç yaşatmadan maçı bitirdiler. Şenol Hoca’nın Tolgay ve Gökhan İnler’i alarak orta sahayı tutma planı belli oranda işe yaradı. Ve Galatasaray, seyircisini hiç inandıramadı. Beşiktaş’ta hiç bir oyuncu vasatı geçmeden elini kolunu sallayarak maçı aldı.
2 Rıdvan Dilmen’in Galatasaray - Beşiktaş maç yorumu
Rıdvan Dilmen’in Galatasaray - Beşiktaş maç yorumu
Galatasaray evinde zaten berabere bitirmiyor, ya yeniyor, ya yeniliyor.
Rakibi de oyunu kaybetmeyen, deplasmanda kazanmayı bilen bir ekip. Tribünlerde taraftar var ama full değil. Avrupa’da yoksun, kupada elenmişsin, bu maç da 2016-17 sezonunu bitirmiş oldu. Beşiktaş, 2-3 rakibinden biri olan Fenerbahçe’yi Anadolu’dan topladığı puanlarla devirdi. Galatasaray’la işini kendi bitirdi, Başakşehir ise ayakta ama grogi durumda. Ligi beklentinin de ötesinde çok erken bitirmek üzere... Beşiktaş dışında hiç kimsenin 70 puanı göremeyeceğini düşünüyordum.
3
Bu tablo da netleşti.
Tudor’u Rize’de seyrettikten sonra bu maça taktiksel anlamda kafa yoracağını düşünüyordum. Tudor kurtarıcı değil, sezon başı antrenörü... Galatasaray, buraya kadar laylaylom idman yaparak geldi buraya kadar. Tudor hem fiziksel olarak sıkılaştırmak istiyor, taktiksel olarak da çalışıyor ama sezonu kaybetti. Sezon içi antrenörü değil benim için Tudor, bunu cebime koydum.
Fakat sezon başı için iyi olabilir.
Tudor’un hücuma geçtiği zaman arkada üçlü stoper fikri vardı, hücumlarda Carole öne çıktı. Savunmada ise Carole geriye gelip svunmayı dörtledi. Ne var ki şampiyonluk yarışında olman için Tolga’yı oyuna almazsın.
Bence 0-0’ken bile alınmaz, hoca 1-0’ken aldı.
4
Bu halde Tolga’yı sokmak "Ben 3-0 yenilmek istemiyorum" demektir. Yaz için bir şey söylemem, iyi bir çalıştırıcı olabilir. Savunma disiplini vardı ama kulübün şartlarına sen uyacaksın.
Şu an sezon başı değil. 7 puan önde olan takıma bakarsan bir sürü hücumcu var. Hatta Gökhan Gönül de sakatlanmasaydı, Aboubakar hamlesini de yapacaktı. Kendi oyununu oynayarak ligi sürklase etti. Ersun Yanal’lı Fenerbahçe sezonu gibi erken biter.
Galatasaray’ın bundan sonra çok puan kayıplarını göreceğiz. Hatta şunu söyleyeyim, Podolski bir anda, Japonya’ya dahi gidebilir, 3 milyonu kurtaralım diyebilir.
Yönetim istifaya çağrıldı maç öncesinde. Taraftar Dursun Bey’in cebinden geri almak şartıyla dahi olsa para koymasını anlamaz. Takıma da yönetime de inanmıyorlar. Gençlerbirliği maçına sıcak da olsa soğuk da olsa 15 bin kişi gelmez. Son kurşununu onlar da kullandı. Bundan sonra Galatasaray sadece antrenman yapar.
5 Uğur Meleke’nin Galatasaray - Beşiktaş maç yorumu
Uğur Meleke’nin Galatasaray - Beşiktaş maç yorumu
Arena’daki derbiyi gol öncesi ve sonrası olarak iki ayrı perdede incelemek gerek: İlk perdede Galatasaray, Tottenham 3-4-2-1’ini denedi.
Tudor, hızlı Yasin ve Carole’ü beklerde kullanmanın ödülünü Quaresma-Babel’i etkisiz hale getirerek aldı. Ancak bedelini de futboldan feragat ederek ödedi: Podolski’nin arkasındaki ikilide oynayan Bruma, sırtına çizgiyi alamadığı için silik bir 45 dakika geçirdi.
Alanını bulamayan Sneijder da etkisizdi ilk devrede. Galatasaray, gol sonrası 4-2-3-1’e dönünce, Sneijder bölgesine hakim oldu, Tolga’yla Bruma’ya çok etkili paslar attı maçı çevirebilecek...
6
Tudor’un geçen hafta Linnes’i iyi oynarken çıkarmasını anlayamamıştım, bu kez de ritmini bulan Sneijder’ı çıkarmasını anlamadım doğrusu. Bruma’nın da sola geçip çizgiyi arkasına aldığında etkili oyunu vardı son 40’ta. Ancak bir devrelik futbol yetmedi Galatasaray’a.

TALISCA KUMARI

Şenol Güneş’se Talisca’yı ilk 11’de oynatarak büyük bir kumar oynadı aslında... Orta sahayı beşlemeyen, göbeğe yardıma nadiren gelen Talisca, ilk yarıda merkezde Galatasaray’ın kalabalık gözükmesinin bir numaralı sebebiydi. Ancak golü öyle iyi kokluyor, öyle çok düşünüyor ki, o golü bulmasa, gol onu buluyor dün akşam olduğu gibi. Talisca’nın ayakları yere sağlam basmadığı için santrafor oynatamıyorsunuz. Pas trafiğine katılmadığı, topsuz oyunda yok olduğu için bir orta saha oyuncusu da değil aslında. Ama meşin yuvarlak ona geldiğinde inanılmaz bir gol silahı. Sadece ikinci santrafor olarak düşünebilirsiniz onu. Bu ligde de ikinci santrafor kullanmak ciddi bir risk. Bu riski ne Advocaat, ne Avcı, ne Riekerink aldı bu sene. Şenol Güneş’in takımı bugün ligde açık ara liderse, sebebi hocanın bu cesareti gösterebilmesi bence.
7
Güneş cüret ettiği için kazandı dün gece. Yetenekli Tudor’sa o cesareti gösteremedi. Tudor iyi bir kariyere sahip olmak istiyorsa şu gerçeği unutmamalı: Dünya tarihinde birçok yetenekli kişi, küçük bir cesaret gösteremedikleri için kaybolmaya mahkum oldular. Zaferler, sadece cüret edenlerindir.

KADER ANI

G.Saray oyunu rakip yarı alana yığmışken Sneijder’in oyundan çıkışı, Tudor’un intiharı gibiydi.

MAÇIN ADAMI: Eli sıcak olduğunda siz sadece topu Talisca’ya verin. O ne yapıp edip fileleri bulmayı başarıyor.

MAÇIN OLAYI: 3’lü savunma. Karabük bu dizilişe sezon öncesi çalıştığı için alışıktı. G.Saray ise acemi gözüktü.

HAKEM NOTU: İYİ - PUAN: 7,9
8 Erman Toroğlu’nun Galatasaray - Beşiktaş maç yorumu
Erman Toroğlu’nun Galatasaray - Beşiktaş maç yorumu
Maçtan sonra G.Saraylı yöneticiler konuşacaklar "Penaltımız verilmedi" diye... Beşiktaşlı yöneticiler konuşacaklar "Bizim penaltımız verilmedi" diye. Beşiktaşlılar bir de diyecekler ki "Selçuk neden 2. sarıdan atılmadı" Bunlar idarecilerin maçtan sonra konuştukları.
Bakın bunlara yöneticiler demiyorum, idareci diyorum. Yönetmek başka şeydir idare etmek başka şeydir. Aynen Bülent Yıldırım’ın yaptığı gibi.
O da idare etti. Hoopp, hoopp. Peki maçı anlatan spiker idare etti mi? O da idare etti. Nasıl? Galatasaray için penaltı istenilen pozisyonda "Hakem penaltı verdi" diye 4 defa canlı yayında söyledi. Peki penaltı veren hakem öne doğru mu gider geri geri mi gider? Hakem autu gösterip geri geri gidiyor.
9
Ama bu pozisyonda penaltı kararı veren maçın spikeri Quaresma’nın pozisyonuna bir türlü "Penaltı" diyemedi. Yani anlayacağınız Türkiye’de her yer döner gibi. Kes Allah kes, bitmiyor. Hep kendine.
Peki bu Galatasaray bu Beşiktaş’ı yenebilir miydi? Maçın genelinde oyun şekillerine, mücadeleye, kademeye, oyun mantığına, sahadaki pozisyon paylaşımına neye bakarsanız bakın Beşiktaş, Galatasaray’a göre önde. Aman aman mı oynadılar? Hayır. Basit oynadılar. 3 puanı aldılar. Yüzde 60 şampiyon diyebilirsiniz.Tamam futbolda çok şey değişir ama Medipol Başakşehir ile Beşiktaş üst kattalar, terastalar. Orta katta Galatasaray, Fenerbahçe, Antalya var. Bir de alt kattakiler var. Fenerbahçe ile Galatasaray bundan sonra üçüncülük için oynarlar. Eğer ki Başakşehir büyük hata yapmazsa.
10
Herhalde bu sezon TT Arena’ya gelen en kalabalık seyirci dündü. Galatasaray’ın bir de F.Bahçe maçı dolar Arena’da oynayacakları.
Tudor, Galatasaray’a ilk geldiği gün bir soruya şu cevabı verdi: "Benim için sistem önemli değil. Bir futbolcu, 1 metre önde oynamış, 2 metre arkada oynamış. Bunlar hikaye. Topu kapınca hücum edeceksiniz, kapmayınca defans yapacaksınız."

Yüzde 100 katılıyorum ama hangi takımla? Sahada koşacak takımla... Dün akşamki Galatasaray takımında koşan, mücadele eden kaç kişi vardı! Beşiktaş takımında koşmayan, mücadele etmeyen kaç kişi vardı bir sayın. Zaten ona baktığınızda fark daha da açılmalıydı.

2. golü atsa Beşiktaş çok daha farklı biterdi. Maçtan evvel bu maç gollü geçer demiştik. Skor kısır oldu ama bu Galatasaray’ın şansından oldu. Çünkü eğer 2-0 olsaydı çok farklı biterdi. 4 veya 5 olurdu.
11 Ahmet Çakar’ın Galatasaray - Beşiktaş maç yorumu
Ahmet Çakar’ın Galatasaray - Beşiktaş maç yorumu
Kim ne derse desin Beşiktaş, kadro kalitesi, oyun anlayışı ve lokal deneyimi açısından Türkiye’nin en iyi kulübü... Dün 1. dakikadan son dakikaya kadar panik yapmadan, ayağa oynayarak maçı sürekli kontrol altında tuttular. Buna mukabil Galatasaray, acemi bir Anadolu takımı gibi ne yaptığını bilmez bir haldeydi. Maçın başında Beşiktaş,"Ne olursa olsun kaybetmeyeyim" diye çıktı... Galatasaray ise sözüm ona alanı daraltayım, topun arkasına geçeyim deyip 70 dakika hücumu düşünmedi. Böyle olunca da ilk devre maç kilitlendi. Tatsız, tuzsuz, pozisyonsuz bir 45 dakika izledik.

İkinci yarının hemen başında Beşiktaş golü buldu.
12
Önce Hakan Balta’nın gereksiz bir faulüyle Beşiktaş frikik kazandı. Frikiği Talisca kullandı, çaprazdan vuruşunda top Bruma’nın kafasına çarpıp kaleci Muslera’yı kontrpiyede bıraktı. Aslında bu golden sonra Galatasaray dağıldı.

Beşiktaş biraz becerikli olsa ikiyi bulacaktı. Buna karşılık da son dakikalarda Podolski sol ayağı ile iyi vursa belki de Galatasaray hak etmediği bir puan alacaktı.

Sonuçta; Galatasaray yönetimi utanmalıdır... Karabük’ten aklını çelip, kandırıp getirdikleri Tudor’un katkısı, Galatasaray’ın malzemecisi kadar. Tudor geldi, işler daha da kötü oldu. Hem oyun olarak hem de puan olarak.
13
Beşiktaş’ın bu dakikadan sonra şampiyonluğu kaybetmesi çok zor. Tek rakipleri var o da Başakşehir...

Başakşehir, Beşiktaş’ı ne kadar zorlar orası meçhul ama Beşiktaş hak ede ede kazanarak şampiyonluğa yürüyor.

Gece hakem Bülent Yıldırım için de tam bir utanç gecesiydi. Maç yönetmedi, eyyamın kralını yaptı. İlk devre Galatasaray’ın Yasin’le, ikinci yarıda da Quaresma’ya penaltıyı ’es’ geçti. Atınç’ın Podolski’nin ensesine attığı tokatı görmedi.

Selçuk’u ikinci sarı kartla oyundan atması gerekirken, yine eyyamın kralını yapıp, oyunda tuttu. Ondan sonra da ’ben hakemim’ diyerek ortalarda dolaşıyor. Yıldırım ilk devre Yasin’e, ikinci yarıda ise Quaresma’ya penaltıyı es geçti. Selçuk’u da ikinci sarı kartla atmalıydı.
14 Güntekin Onay’ın Galatasaray - Beşiktaş maç yorumu
Güntekin Onay’ın Galatasaray - Beşiktaş maç yorumu
MAÇA Beşiktaş’ın 7 puan gerisinde çıkan G.Saray Teknik Direktörü Tudor, biri dizi savunma tedbirleriyle takımını sahaya sürdü. Top Beşiktaş’ın ayağına geçtiği zaman savunmada 3 stoper merkezde, solda Carole ve sağda Yasin ile 5’li kalan ve rakibini kendi yarı sahasında karşılayan bir G.Saray vardı.. Bu plan ile Beşiktaş’ı pozisyona sokmamayı başardı Tudor. Lakin hiç etkili hücum yapamadı ve oyunu kısa süreler dışında rakip yarı alanda oynayamadı.

BEŞİKTAŞ ise daha çok top sahip olmasına rağmen G.Saray’ın bu kurgusuna çözüm üretemedi. Bunun nedenlerinden biri başta Cenk olmak üzere Beşiktaşlı oyuncuların çizgi halindeki G.Saray savunmasının arkasına ve arasına koşu yapmamalarıydı. İlk yarı hemen hemen pozisyonsuz geçti. Bu pasif oyun puan cetveli açısından bakınca Beşiktaş için kabul edilebilir bir durumdu.
15
2. yarının başında Talisca’nın serbest vuruştan attığı gol ile Beşiktaş 1-0 öne geçince gözler Tudor’a çevrildi. Daha ofansif bir kurguya takımını dönüştürmek zorundaydı Hırvat teknik adam. Şenol Güneş ise G.Saray’ın bırakacağı alanları daha etkili kullanacak bir Aboubakar’ı tercih etmedi. Halbuki Kamerunlu bu düzendeki G.Saray’ı çok zorlayabilirdi. Cenk uzun topları kovalayan ve savunma arkasına koşu yapan tipte bir santrfor değil. zorunlu olarak Gökhan-Beck değişikliği ve orta alanın dinamizmini arttırmak için Tolgay-Talisca hamleleri yaptı Şenol hoca..
16
POLDI İKRAMI KAÇIRDI

G.SARAY ise Bruma’nın bireysel becerisi ile Beşiktaş’ı zorlamaya çalışsa da etkili olamadı. Son bölümde Eren ve Rodrigues ile tüm kozlarını oynadı Tudor. Beraberlik için baskı kuran sarı-kırmızılılar Atınç’ın ıskası ile Podolski gole yaklaştı ancak bu ikramı gole çeviremedi.

BAŞTAN sona bir taktik ve orta alan mücadelesi şeklinde geçen yavan derbide 2 takım da oynadıkları futbol ile bence kazanmayı hak etmedi. Atan galip gelecekti. Beşiktaş 7 puan önde olmanın verdiği psikoloji ile oynadı. G.Saray’ın savunma disiplin dışında elle tutulur bir tarafı yoktu Beşiktaş ise bir duran top ile istediğini aldı. Siyah-beyazlı ekipte Marcelo ve Adriano öne çıkan isimler oldular.
17 Ali Ece’nin Galatasaray - Beşiktaş maç yorumu
Ali Ece’nin Galatasaray - Beşiktaş maç yorumu
BEŞİKTAŞ maça ideal 11’iyle başladı ama ilk 45’te ideal oyununu oynamadı.
Bu kadar yavaş paslaşırsan, oyunun kontrolünü ele geçiremezsin. Siyah-beyazlılar ilk yarı boyunca kontrollü oynamak ile antrenman temposunda oynamayı birbirine fena halde karıştırdı. Pas temposu çok düşüktü bu yüzden ilk 45’te ön alanda 2017 model Beşiktaş etkinliğinde çoğalamadı. 42’de Cenk’in tek başınayken 4 savunmacı arasında dripling zorlaması bu çoğalamama sorununun özet anıydı.
TAKTİKSEL MİKSER TUDOR
Bunun nedenlerinden birisi de Tudor’un karmaşık 3-4-2-1’i olabilir. Yalnız bu format Galatasaray’ın ofansif potansiyelini de fena halde sınırladı. Tudor, Karabük’te olduğu gibi Galatasaray’ı da İtalya Serie A’nın taktik oyunlardan ilham alarak oynatıyor.
18
Savunmada pozitif, hücumda ise negatif etki yaratıyor. Bu Mancini’nin de Türkiye özelinde yaşadığı çelişkiydi.

Beşiktaş’ın daha tempolu oynadığı 2. yarının hemen başında Tudor’un tüm ’karşı plan’ları bir anda çöpe gitti! Talisca frikiği nereden kullanırsa kullansın, eğer karşısındaki barajda sadece 2 kişi varsa top iğne deliğinden de geçebilir baraja çarpıp da girebilir. Türkiye’deki derbilerde makro taktik kadar, baraj yapma, adam paylaşımı, yetenekli oyunculara en tehlikeli oldukları pozisyonlarda özel önlem almak gibi mikro taktikler de belirleyici olur.
Tudor yenilen golden sonra oyuncuları, dizilişi, her şeyi değiştirmeye çalıştı. Ancak her değişim gelişim getirmez. Tudor’un maça başlangıç planı da sonraki hamleleri de İtalya’nın başaltı takımlarının, Juventus karşısında uyguladığı plandan halliceydi. Misal Gomez varken Fiorentina aynen böyle oynuyordu!
19
Buna karşın Güneş’in oyunculara doğru bildiklerini doğru şekilde oynatması ve Tudor’un aksine yaptığı doğru değişiklik ve hamleler şampiyonluk yolunda önemli bir avantaj sağladı. Şenol Güneş bu ligin en çok maç kazanan faal hocası. Karabük’te olduğu gibi aynı taktiksel zokayı ikinci kez yutmaz, yutmadı da. Son tahlilde G.Saray’ın asıl sorunu hocadan çok yönetimdir. Bonservissiz Moussa Dembele’yi almak yerine 20 milyon harcayıp kader maçında bu kadar az pozisyon buluyorsan hiç düşünmeyecek, direkt istifa edeceksin!

MAÇIN ADAMI: Hatasız oynayan Beşiktaşlı Marcelo.
MAÇIN OLAYI: Igor Tudor’un yaptığı oyuncu değişiklikleri.
HAKEM NOTU: 10 üzerinden 6.
20 Ömer Üründül’ün Galatasaray - Beşiktaş maç yorumu
Ömer Üründül’ün Galatasaray - Beşiktaş maç yorumu
Tudor’un durduk yerde büyük macera araması dün geceki yenilginin 1 numaralı nedenidir. Böyle kritik bir derbide takımın hiç alışmadığı üçlü defans uygulaması nereden çıktı? Özellikle bu düzende kenardaki oyunculara büyük iş düşer. Yasin’in de Carole’ün de defansif yönleri zayıf. Bir de buna ilaveten ön kenarda her zaman başarılı olan Bruma içe dönük oynayınca, üç ciddi sıkıntının ortaya çıkmaması mümkün değildi. Birincisi, takımın alışılmış pas trafiği arızaya uğradı. İkincisi ofansif güç hemen hemen yok oldu. Üçüncüsü de takım savunmasındaki muhtemel arızalardı.

Ama takım halinde topun arkasına geçmeleri ve Beşiktaş’ın daha çok topla oynama isteği Galatasaray’ın bu rahatsızlığından üretkenlik olarak faydalanma şansını sınırladı. Oğuzhan ve Talisca durağan oynuyorlardı. Cenk’in bu tip zorluk derecesi yüksek maçlarda sırtı karşı kaleye dönük oynama özelliği olmadığından kenarlarda Quaresma ile Babel de silik kaldılar. Bu tabloda pozisyonsuz bir ilk yarı izledik.
21
İkinci yarının başında Talisca’nın frikikteki şans golü Beşiktaş’a çok önemli bir skor ve moral avantajı getirdi. Galatasaray kısa süre şoku üstünden atamadı. Sonra dörtlü defansa dönüldü. Bruma sol öne geçti.
Böylece en azından bir baskı kuruldu ve karşı kale zorlandı. Ama tek net pozisyonu son dakikalarda Podolski bulabildi.
O da kaçınca, yapacak bir şeyi kalmadı Galatasaray’ın.

Şenol Güneş de zamanında ve doğru hamlelerle ikinci yarıda takımına müdahalelerde bulundu ve Beşiktaş çok önemli bir üç puanla yarışta, Başakşehir ile yalnız kaldı. Beşiktaş maçın geneline baktığımızda çok iyi bir futbol oynamadı ama baştan sona sakin ve akıllıydı. Atiba yine sahanın yıldızıydı. Bu tip bir futbolcuya saygı duymamak mümkün değil. Geri dörtlüde çok iyi oynadı.
22
Igor Tudor hem Rize maçında yaptığı hata ve hem de derbideki hatalarıyla Galatasaray’a iki maçta 5 puan kaybettirdi.
Teknik adamlık hiç kolay bir iş değil.
Lafla peynir gemisi yürümez. Bilhassa bizde büyük takımlarda çalışmak hiç kolay değildir.

Benim her zaman çeşitli yıldız oyuncular için gündeme getirdiğim bir konu vardır: Ne kadar büyük ve kariyerli bir futbolcu olursan ol fizik gücün yoksa hiçbir şeysin. Ve buna son örnek dün geceki Sneijder.
Hakem Bülent Yıldırım genel yönetiminde çok başarılıydı. Bir tane ciddi hatası var: O da Quaresma’ya yapılan penaltıyı görememesiydi.
Teknik direktör İgor Tudor, hem Rize’de hem de derbide yaptığı hatalarla Galatasaray’a 5 puan kaybettirdi.
23 Metin Tekin’inGalatasaray - Beşiktaş maç yorumu
Metin Tekin’inGalatasaray - Beşiktaş maç yorumu
İki takımın derbi planını teoride ve pratikte nasıl buldunuz?

Ben maç öncesi öngörümde de "Tudor’un ne yapacağının oyunu belirleyeceğini" söylemiştim ki ilk yarı tamamen böyle oldu. Tudor’un planı defansif bir oyun anlayışından yola çıkıyordu. Evet top rakipteyken Galatasaray topun arkasına geçti, Çaykur Rizespor maçında olduğu üçlü savunmanın yanına Carole ile Yasin’i getirdi ve rakibi böylece karşıladı.
Ama Tudor’un topu kazandıktan sonra bana göre planı yoktu, varsa da hiç uygulayamadı ki bu da Beşiktaş’ın işine geldi.
7 puan fark cebinde olan Beşiktaş ise topa sahip olarak çok da fazla ileri çıkmadan oynadı. Futbol anlamında pozisyonsuz ve kalitesiz bir ilk yarı geçti diyebilirim.
24
Ta ki Talisca’nın frikik golü olana kadar... Bu olmasaydı bence bu maçın 0-0’a kilitlenmiş bir oyun olacağını söyleyebiliriz. Ondan sonra görüntü değişti, maç gel-gitlere döndü.
Galatasaray’da Bruma’yı kenardan alıp merkeze koyarsanız ondan hiç verim alamazsınız.
İlk yarı böyle oldu. İkinci yarı Galatasaray’ın geliştirdiği ataklar ise Bruma ile sol kanattan gelişti.
Bunun dışında Galatasaray’ın bir hücum planı olduğunu söylenmek zor.
Tudor’un oyun planını da sorgulamak lazım. 40 bin kişinin önünde, şampiyonluk için kazanmanız gereken bir maça defansif bir oyun anlayışı ile çıktı. Bunu G.Saray’ın anlayışı ile bağdaştırmak zor.
Bir maçta yenilmeyebilirsiniz ama şampiyonluk oyunları böyle olmaz.
25
Ligin bitimine 12 hafta kaldı. Beşiktaş için ’Artık şampiyonluktaki tek rakibi Başakşehir’ diyebilir miyiz?

Kesilikle diyebiliriz. Artık Beşiktaş’ın tek rakibi Başakşehir’dir... Ondan da 4 puan önde olduğunu söylersek şampiyonluk için en büyük adayın herkesin düşündüğü gibi Beşiktaş olduğunu da da belirtebiliriz.

Beşiktaş’ta en iyi isim kimdi?

Öyle bir oyuncuyu öne çıkaracak bir anlayışta değildi oyun. Ve nitekim öyle oldu ancak beğendiğimi söyleyebileceğim oyuncular vardı; Oğuzhan ve Marcelo’yu beğendim. İkinci yarıda da Atiba...
26 Levent Tüzemen’in Galatasaray - Beşiktaş maç yorumu
Levent Tüzemen’in Galatasaray - Beşiktaş maç yorumu
Bu sezon hakemler G.Saray’a ve Fenerbahçe’ye resmen operasyon yaptı. G.Saray tek pozisyon bile vermediği derbide Beşiktaş’a kaybetti. Talisca’nın "Kuş taşa çarptı" örneği attığı golde topun Bruma’nın sırtına çarpıp ağlara gitmesi Beşiktaş’ı zirvede Başakşehir ile birlikte bıraktı.

Hakem Bülent Yıldırım derbinin şifresi oldu. Atınç’ın Yasin’e yaptığı penaltıyı verdi sonra yardımcısı Ekrem Kan’ın uyarısıyla iptal etti. Atınç’ın Yasin’i eliyle itmesini ve ayağına basmasını biz tribünden gördük Bülent Yıldırım gördü, verdi ve iptal etti. Aynı Bülent Yıldırım 1 metre önünde Talisca’nın Selçuk’un tendonuna bastığını gördü. Kartın rengi kırmızıydı. Yıldırım sırf kırmızı kart göstermesin diye yardımcısına "Ne diyorsun?" diyerek sarı çıkardı. Eğer Talisca atılsaydı gol olur muydu?
27
Kamuda görev yapan Bülent Yıldırım ne kadar utanır bilmem ama MHK’ye yaptığı bu atamadan dolayı yazıklar olsun. Beşiktaş, Türkiye’nin en iyi futbol oynayan takımı. Hakemlere ihtiyacı yok. Zaten Tudor da Beşiktaş’ın üstünlüğünü durdurmak için Conte’nin taktiği 3-5- 2’yi G.Saray’a ilk yarı oynattı ve başarılı oldu. Eğer G.Saray kaybettiği maçlarda da bu anlayışla oynasaydı puanı daha fazla olur ve Beşiktaş’a yenilgisi zirveden uzaklaşmasını engellerdi.
Tudor "Conte" taktiğinde alkışı hak etti ama oyuncu hamlesini hızlı düşünemedi. Selçuk’un yerine Tolga değil bence Josue girmeliydi.
Tolga kaptırdığı toplarla ve yaptığı pas hatalarıyla yine saç-baş yoldurttu. Ben Riekerink’i 72’de oyuncu değiştirdiği için eleştirmiştim. G.Saray’a gol gerekiyordu ve Tudor’un 75’te Eren-Rodriuges ikilisini oyuna alması geciken hamleydi.
28
İvedilikle Rodrigues yenilen gol sonrası Yasin’in yerine hemen alınmalıydı. Çünkü Eren-Rodriguez girdikten sonra G.Saray Beşiktaş kalesinde etkili oldu ve Podolski ile biri boş kaleye olmak üzere iki net golü atamadı.
G.Saray’ın oyun lideri konumundaki Sneijder’in sahada sadece ismi vardı ve hiç katkı yapmadı ayrıca tek kilit pas bile vermedi. Sneijder’i oyundan alma cesaretini gösteren Tudor’a helal olsun. Çünkü Riekerink bu cesareti asla gösterememişti. G.Saray’ın artık iki rakibi var; önünde Başakşehir arkasında Fenerbahçe.. Tudor bu oyun planını geliştirerek uygulamaya devam etmeli. Ayrıca hedefi olmayan oyunculara fazla tahammül etmemeli..
29 Hakan Ünsal’ın Galatasaray - Beşiktaş maç yorumu
Hakan Ünsal’ın Galatasaray - Beşiktaş maç yorumu
GALATASARAY adına derbideki bütün hesapların odak noktası ’’mecburiyet’’ üzerineydi.
Futbolcular, Tudor ve yönetim kazanmak zorundaydı. Mağlubiyet halinde kaybedilecek olanın sadece Şampiyonluk hayali olmayacağı çok netti. Kaybettiğinde ağır hasar alacak sadece Tudor ve futbolcular olmayacaktı ve yönetim, tek hedefin olduğu bir yılda bu kadar erken ligden kopmanın hesabını veremezdi. Zaten bu noktaya gelen bir derbi, Galatasaray için artık puan ve galibiyetin çok ötesine geçmişti.
Galatasaray adına çok kritik hale gelmiş bir maçın, oyuncu seçimleri de bir o kadar önemliydi. Sarı Kırmızılı takımın bu tarz maçları iyi ve doğru oynadığı bir gerçekti. Doğru seçilen 1 oyuncunun bile çok şeyi değiştireciği noktada maçta, Tudor’un verdiği mesaj ve oyun planı belirleyici olacaktı. Şenol Hoca, ilk maçtaki Bruma şovundan sonra dersini almış ve tedbirini ona göre almıştı.
30
Tudor’un elinde, Karabük’ten kalan ve Beşiktaş’ı nasıl yeneceğine dair argümanlar mevcuttu. Dahası, şimdi elinde daha iyi silahları vardı. Burada 2 sorun vardı. Birincisi, bu sefer karşısında daha önce yendiği Beşiktaş olmayacaktı. İkincisi, eski takımındaki oyun tarzını Galatasaray’a nasıl adapte edecekti. Maçın kaderini belirleyecek olan, teknik adamların seçimleri, oyuncuların tavrı ve arzusu ile taraftarın durumuydu. Tudor’un iyi bir taktisyen olduğuna dair ciddi şüphelerin olacağı bir maçtı bu.
31
BAŞLARKEN TESLİM OLMAK...

Galatasaray’ın maç başlangıcı, topu ver doğru anı bekle idi. Fakat çok tehlikeli olan durum ise, defansın neredeyse orta sahaya kadar çıkmasına rağmen hücumcuların Beşiktaş defansına rahat pas yaptırmalarıydı. Adeta, çizgi haline gelmiş defansın arkasına top atabilirsiniz mesajıydı bu. Bunu Tudor söylemişse ciddi sıkıntı var demektir. İlk yarı, alanın orta sahada top çevirdiği ve Beşiktaş’ın işine gelen oyun şekli ile geçti. Galatasaray adına ilk yarı bittiğinde, rakip savunmaya rahat oynama izni vermek, orta saha ve savunmadaki zaafiyeti gidermek için kendi alanına kapanmak sıkıntı olarak gözüktü. Takım savunmasını iyi yapan Galatasaraylı oyuncular, hücum zenginliğinde zayıf kaldılar. Her iki takımın da kanat oyuncuları defanslarına iyi yardım etti.

SAVUNMA DEĞİL KORKU...

İLK yarı Galatasaray adına şaka gibiydi. Beşiktaş’ı kendi sahasında bekleyen, önce ve daha fazla savunma yapan, 7 puan önde gibi rahat oynayan ve zorlamayan bir takım vardı sahada.
32
Tudor’un, topun arkasına 10 kişi ile geçme isteğini yerine getiren Galatasaray, ilk yarının bazı bölümlerini deplasmana gelmiş bir Anadolu takımı görüntüsünde oynadı. Tudor anlaşılan fazlaca korkmuş Beşiktaş’tan. Bruma, Sneijder ve Podolski etkisiz kalınca, bütün oyun planı Yasin’in yapacağı koşulara atılacak toplara kaldı.

TUDOR’UN SINAVI

İkinci yarının başındaki gol sonrası aslında Tudor’un sınavıydı. Savunmayı Karabükspor gibi oynatmayı becerdi ama Galatasaray gibi hücum etmeyi beceremedi. İşin garibi Galatasaray Tudor’dan önce pozisyon veren ama hücum eden ve üretmeye çalışan bir takımdı. Maçın son bölümlerine doğru, rakibe baskı yapacak gücü kalmamıştı Galatasaraylı oyuncuların.
Beşiktaş adına ise psikolojik ve taktik olarak doğru oynanan bir maçtı.

KADER ANI

Talisca’nın golü. O ana kadar öne geçip maçı öyle götürmeyi düşünen Tudor’un bütün planlarını çöpe attı.

33
HESAP VERİN...

BRUMA kendini virtüöz zannedip kafasına göre takılırsa, Podolski sezon sonu gideceği için rahatını bozmazsa, Sneijder fizik olarak hazır olmadığı halde oynatılırsa, hocan hala kendini Karabük’te zannederse Beşiktaş’ı yenme şansın da yok şampiyon olma ihtimalin de.
Yönetim artık hesap vermeli. Riekerink’le devam ederek takımı bitirdiniz, Riva ve Florya’yı satarak Galatasaray’ı bitirdiniz. Beşiktaş mağlubiyeti ile taraftarı bitirdiniz. E artık sıra sizde....

MAÇIN ADAMI: İyi hazırlanan Şenol Hoca ve sıfır hata ile oynayan Marcelo.
MAÇIN OLAYI: Beklenenin çok altında oynanan bir derbiydi. Heyecan yoktu...
HAKEMİN NOTU: (5) İki penaltıyı es geçti
34 Deniz Çoban’ın Galatasaray - Beşiktaş maç yorumu
Deniz Çoban’ın Galatasaray - Beşiktaş maç yorumu
Bülent Yıldırım, ilk yarıda Galatasaray’ın penaltısını ve Talisca’nın kırmızısını atladı. İkinci devrede ise Beşiktaş’ın penaltısı ve Selçuk’un kırmızısını es geçti.

Derbide oyunu bozan oyuncuların olmaması ve maçın centilmence geçmesi hakem Bülent Yıldırım’ın şansıydı. Oyuncular, hakemin kararlarına karşı saygılı davrandılar. Bir-iki pozisyon dışında hakem kararlarına ciddi itirazlar olmadı. Ancak kritik noktalarda verdiği kararlarda doğruyu bulamadı.
35
Yanlış yere odaklandı

13. dakikada Yasin’in penaltı beklediği pozisyonda ilk etapta Atınç’ın koluyla yaptığı temasa odaklandığımdan, penaltı olmadığını düşündüm. Diğer açılarından pozisyonu izleyince Atınç’ın diz darbesini gördüm ve penaltı fikrine vardım. Belli ki hakemi yanıltan da bu konuydu. Atınç’ın koluna odaklandığından, aşağı tarafta gerçekleşen ihlali görememişti.

Topu takip etti

22. dakikada Talisca’nın topa vurduktan sonra ayağını sakınmayarak, kramponlarının tabanıyla, Selçuk’un savunmasız bölgesine yaptığı darbenin karşılığı da kırmızı kart olmalıydı.
36
Bu pozisyonu uzaklaşan topu takip ettiği için göremeyen Yıldırım, faul dahi çalmadı ve yardımcısının uyarısı ile sarı kart gösterdi.

Carole penaltı yaptı

51. dakikada sarı kartı olan Selçuk’un Talisca’nın hızlı hücumunu taktik bir faulle durdurmasını değerlendiremeyen Yıldırım, ikinci sarı kartı göstermeyerek bir diğer önemli hataya imza attı. 62’de ise topu rakibi Carole’den kurtaran Quaresma, Fransız sol bekin darbesiyle yerde kaldı. Bu kez Beşiktaş lehine bir penaltı düdüğü çalınması gerekirken, karar yine devam oldu.
37 Ertem Şener’in Galatasaray - Beşiktaş maç yorumu
Ertem Şener’in Galatasaray - Beşiktaş maç yorumu
Buraya kadar

İki ayrı derbi izledik. Birinci derbide tam bir taktik savaşları vardı. Tudor’un Galatasaray’ı 5’li defansla 3 stoper ile Beşiktaş’ı karşılamaya çalıştı. Çalıştı diyorum, Beşiktaş’ın ilk kaleyi bulan şutu 42. dakikada geldi. Galatasaray hücuma çıkarken gözler sarı-kırmızılı takımın golcüsü kim diye aradı durdu. Podolski tek başına forvet ya da santrfor olamaz.
Bunu açık bir şekilde gördük.
Podolski çizgi oyuncusu. Alacak topu kenardan, ceza sahasına girecek.
Podolski’yi Podolski yapan en büyük özellik bu. Oyun kurucusu yoktu ilk yarıda.
Topu iyi kullanan kimseyi göremedik.
Bruma alıyor gidiyor tamam da sonrası yok. Sneijder oyun kurması gerekirken adam kovaladı sürekli. Aslolan Sneijder’in kovalanması değil midir?
38
Tudor’un taktiği tutmadı

Tudor, Karabükspor’un başındayken Beşiktaş’ı nasıl yenmişti? İlk yarıda oyunu tuttu, ikinci yarıda vurdu. ’Bu taktiği uygulayacak belki de, yine taktik savaşı’ dedim. Beşiktaş’ta ise Adriano ne yapmaya çalıştı anlamadım. Barcelona’daki Adriano’nun özgüvenli futbolundan eser yok. Quaresma bir şeyler yapmaya çalışıyor ama yapamıyor.
Cenk rakip sahada gereksiz koşularla gereksiz yere kendini yordu. Talisca tanınmayacak haldeydi. Beşiktaş’ın sağlı sollu uzun topla oynama isteğini anlamak mümkün değildi. Maçta ilk şut Galatasaray tarafından 32. dakikada atıldı, işte, düşünün ilk yarıdaki futbolun halini. Yine ilk yarıda Atınç’ın Yasin’e yaptığı hareket ise bana göre penaltı.
Podolski ile Atınç mücadelelerinde Van Persie-Tosic psikolojik savaşını hatırladım nedense! Atınç bu tuzağa düşmedi.

Şehitleri unutmadılar

Ve ikinci yarı. Beşiktaş istekli arzulu başladı.
39
Galatasaray’ın gereksiz faulüyle kazanılan serbest vuruşta, Talisca nerede ne için oynadığını hatırlatırcasına, şansının da yardımı ile bir gol attı. İkinci yarının başında gelen bu gol Tudor’un planlarını alt üst etti.

Esas maç 47. dakikada başlamış oldu. Galatasaray taktik maktik düşünmeden Beşiktaş’ın üzerine saldırırken siyah-beyazlılar çok kontrollü bir şekilde bekledi. Beşiktaş büyük takım gibi oynadı. Sahada iri ve diri kaldılar hep. Tudor riskleri 75’de almaya başladı. Şenol Güneş ise hamleleri ile resmen ders verdi.
İkinci yarıda Quaresma’nın Carole tarafından indirilmesi ise net penaltıydı.
Galatasaray-Beşiktaş derbisi tatsız tuzsuz bir maç oldu. Galatasaray da Beşiktaş da büyük maçları oynayamıyor.
Kazanan Beşiktaş olsa da.
Beşiktaş bu saatten sonra şampiyonluğu bırakmaz. Galatasaray ise artık Fenerbahçe ile 3.’lük mücadelesine başlıyor.
Maçın en güzel görüntüsüyse, iki takımın da sahaya, 15 Temmuz Şehitleri’nin çocukları ile beraber çıkmasıydı.
Esas 3 puan o değerli, kıymetli çocuklarımızın.
40 Cem Dizdar’ın Galatasaray - Beşiktaş maç yorumu
Cem Dizdar’ın Galatasaray - Beşiktaş maç yorumu
Galatasaray’ın başında çıktığı ilk maçtaki saha içi hamleleri ciddi eleştirilere konu olan Igor Tudor savunma hattını kalesinden 30 metre uzağa kurdurdu. Böylece hem Beşiktaş’ın oyun merkezi olarak kullanabileceği bölge olabildiğince kalabalık tutuldu hem de yüksek toplarda sıkıntı yaşayan stoperlerdeki risk minimuma indirildi. Duruma göre Yasin savunmaya girip arkayı beşledikçe de oyun ilk yarım saatte Beşiktaş’ın orta sahada top çevirdiği - ya da buna zorlandığı- bir hale büründü. 30’a doğru Galatasaray öne çıktı ve bu kez de Beşiktaş benzer savunma düzenine geçti. Fark, Galatasaray’ın iki gol pozisyonu üretmiş olmasıydı. Beşiktaş sıkışık oyunu enine açmaya çalıştıkça merkezde sayısal olarak azaldıkları için işlevsel pas üretemi düştü ve o iş bitirici ’tempo’larına çıkamaları mümkün olmadı. Bunların hepsi Tudor’un savunma doğrularıydı.
41
Sınırlı bir ilk devre

Öyleki, bu doğrular nedeniyle Beşiktaş en öndeki Cenk ile arkasındaki Talisca’yı kaybetti. Ezcümle, mücadele yüksekliğine mukabil pozisyonu sınırlı bir ilk devre izledik. Ancak ikinci devrenin başında gelen golle maçın senaryosu tümden değişti. Futbolda golden sonra hiçbir şey ondan önce olduğu gibi işlemez. Bu, atan için de yiyen için de böyledir. Talisca’nın devre başında gelen golüyle oyun Beşiktaş açısından daha rahat oynanır hale geldi. Galatasaray’ın gol kaygısı onlara sahada istedikleri alanları yaratma fırsatı verdi ve kaptıkları toplarla tehlike sinyalleri gelmeye başladı. Talisca/Tolgay değişikliği ile de kullanamadıkları orta sahaya da talip oldular.

42
Tempoyu ayarladılar

Bu, aynı zamanda Talisca’nın sürpriz şutlarından vazgeçmek anlamına gelse de özellikle 80’den sonra topu gezdirerek hem eğlenip hem tempoyu istediği gibi ayarlamayı başardılar. Beşiktaş, sezonun en iyi maçını oynamadı kuşkusuz ancak özellikle golden sonra skoru koruma konusunda belki de en olgun maçıydı oynadığı. Bu skorla ligin üst tarafı Beşiktaş ve Başakşehir’e kalmış gibi görünüyor. İki takımın oynama biçimi, kadro derinliği, arzusu ve coşkusu düşünüldüğünde Beşiktaş şampiyonluk yolunda çok önemli bir mesafe almış oldu.

Futbolarena anasayfasından devam...