Antalyaspor 2-3 Galatasaray yazar yorumları

Mehmet Demirkol’un Antalyaspor - Galatasaray maç yorumu - Fanatik Başrol Bruma katil Eren! Gazetemizin yazarlarından Mehmet Demirkol, Antalyaspor - Galatasaray maçını değerlendirdi. Maçın başrolü Bruma’ydı. Attığı ilk gol, kendi yarattığı ama ezerek 3-0’ı bulamadığı pozisyonun sonrasında yenen gol, direkten dönen plasesi ve oyun Galatasaray’a dönmeye başlamışken gördüğü kırmızı kart... Maçı Bruma’nın yaptığı harika hareketler ve oyuna karakter koymasıyla da açıklayabilirdik, acemice kaçırdığı gol ya da gördüğü kartlar üzerinden de... Ama filmin son sahnesinde acımasız katilin Eren olduğu ortaya çıktı. Uzak ve acımasız bir şutla bulduğu takımının 2. golünden sonra finali de o yaptı ve maça imzasını attı. 

1
’Conte’vari taktik


Tudor, Eto’o’suz Antalya’yı ’Conte’vari bir taktikle baskı altına almaya çalıştı. Eto’o sadece gol atmıyor. Oyuna ve takıma zekasını katıyor zira. Planı savunmada 5- 4-1, geçişte 3-4-3, hücumda 3-2-5... Bu oyun aslında oyunculara daha ekonomik bir enerji sarfiyatı sağlayarak rakibe her alanda 1 kişi üstün olmayı garantilemek isteyen bir plan. Tabii doğru oyuncularla. Antalya, Galatasaray’ın savunma beklerine zaman zaman baskı yapınca savunmadan top çıkarmak zorlaşıyor. Tabii geçiş doğru yapılsa her alanda 5 pas opsiyonuyla baskıyı kırmak kolay olacak. Henüz o zenginlik yok. Olmadığı için rakip alan yerleşmek kolay olmuyor. Dönenleri toplamak da... Böyle olunca da Yasin ve Carole için kat edilmesi gereken mesafe artıyor.
2
İki takım da yoruldu


Ancak yine de Galatasaray bu oyunda 2-0’ı bulabildi. 3-0’ın kıyısına da geldi. Az pozisyon vererek. Olmayınca ikinci yarıda doğal olarak yorgunluk başladı. Ve yine Carole’ün sağına atılan bir pasla gelen gol ev sahibine yüksek moral getirdi. Antalya bu maçı neden çeviremedi diye sorarsanız, onların da yorgunluğundan derim. Özellikle çok iyi oynayan Danilo’nun... Eksik kalan rakibe karşı bu kadar erken orta yapmaları, çizgiye beklerin arkasına inmekten vazgeçmeleri, Galatasaray’ın istediği bir şeydi. Ortaların hemen hepsini topladılar. Galatasaray’ın kabustan uyanmasını sağlayacak şansı verdiler. Tecrübe de bunu değerlendirdi.
3 Rıdvan Dilmen’in Antalyaspor - Galatasaray maç yorumu - Sabah
Rıdvan Dilmen’in Antalyaspor - Galatasaray maç yorumu - Sabah
Bu sistem zaman alır

Tudor, Türkiye’nin çok alışık olmadığı bir modelle oynatmak istiyor. Dünyada trend gözükebilir ama Juventus’a göre daha farklı oynuyor

Rıza Çalımbay, muhtemelen 1 puana üzülecekken maçı kaybettik diye düşünüyordur. 3-4 pozisyon bulmuş son bölümde ama Galatasaray, güzel bir duran top golü attı. Antalya’nın en önemli silahı Eto’o yoktu. 2-2’den sonra geldi maç ama Galatasaray gibi takım her an gol atabilir. Chedjou’nun hatasından gelen motivasyonla 2-2’yi buldular. Chedjou, ortak etti Antalyaspor’u maça... Bence ligin iyi oyuncularından birisi ama laubalilikten yaptı hatayı...
4
Galatasaray’ın savunma yapmayan yıldızlarla pek işi olmaz gibi gözüküyor. Fakat aynı zamanda gelecek sezon ligin en fizikli takımının Galatasaray olabileceğini düşünüyorum. Muhtemelen Hakan Balta, De Jong tarzı oyuncuların hoşlanmayacağı bir hoca olacak ama bu kısa vadede kötü olsa da uzun vadede kulüp için iyi bir şeydir. İdman temposu da muhtemelen yüksektir Tudor’un... Oyuncular, 10 birim efor sarf ediyorsa, 13 birim sarf edecekler. Galatasaray’da Bruma krizi nasıl yaşandı? Geri dönüşü yok diye yedek takımda oynattı, kapris yaptı, ceza sürecine gitti. Antrenör, "Ben çizgide oynatmam seni, rakip beklerden dayak yersin" dedi. Taktiksel anlamda çok süre lazım Tudor’a. 3-4-2-1 oynatmak istiyor. Bunu niye yapıyor? Bruma’ya diyor ki "Dönmüyorsun kanatta, ben de seni ona göre oynatırım." Ronaldinho, Rivaldo, Ronaldo... 2002 Dünya Kupası’nı alan Brezilya’nın ön üçlüsüne benzer oynattı Bruma, Josue ve Eren’i...
5
Tudor, Türkiye’nin çok alışık olmadığı bir modelle, düzenle oynatmak istiyor takımını. Dünyada trend gözükebilir ama Juventus’a göre daha farklı oynuyor. 3-4-2-1’de en çok zorlanan oyuncu Yasin... Çok sayıda sprint atmak zorunda kaldı. Muhtemelen de sprint sayısında birincidir. Carole, orta saha ve savunma arasında gidip geliyor, Yasin ise hem hücumu yapmak, hem de savunma yaparken Semih’e yaklaşmak zorunda. Eğer risk alıyorlarsa Yasin önde kalıyor ve doğrudan üçlü savunmaya dönülüyor. Bu sistem için meleke kazanmak lazım. Conte, Chelsea’de yaptı ama üst düzey oyuncularla yaptı. Orta sahada Kante’yle, Matic’le oynuyorlar misal. İyi oyuncuyla oynamak daha kolay ama Tudor’un işi kolay olmayacak ve zaman alacak. Çok tekrar gerekiyor.
6 Erman Toroğlu’nun Antalyaspor - Galatasaray maç yorumu - Fotomaç
Erman Toroğlu’nun Antalyaspor - Galatasaray maç yorumu - Fotomaç
Bruma çakma Ronaldo

Bir cümle vardır bazen çok severim. Nereden başlasam diye. Bu arkadaş tartışmalarında, sevgili tartışmalarında, karı-koca tartışmalarında, futbol tartışmalarında kullanılan enteresan bir cümledir. Dün gece tekmili birden enteresan bir maç oynandı.
Önce teknik direktörden başlayalım. Tudor yeni geldi. Futbolcuların ruhu, Tudor’un ruhuna uymuyor.
Futbolcuların geneli Sosyal Sigortalardan emekli şimdi buna SGK diyoruz öyle futbolcular.
Yani salla başını al maaşını tipler. Bir de Galatasaray’da gizli teknik direktör var. Sneijder. Sneijder’e diş geçiremeyen bir de yönetim var. Bütün bunlar için tutulan (mecazi manada yazıyorum) kiralık katil olarak Tudor getirildi.
Tudor baktı takım Müslüm Gürses’in Paramparça şarkısı gibi. Nereden tutsan elinde kalıyor.
Oradan giriyor olmuyor, buradan giriyor olmuyor.
Dün gece dedi ki "Ulan madem siz böyle yapıyorsunuz, sizin sağınız solunuz oynuyor bari ben tavır koyayım, ben atılayım. Belki siz utanır kımıldarsınız" diye atıldı. Bakın dün gece Tudor kasıtlı atıldı. Tudor atılmadı, kendini attırdı.
7
GALATASARAY takımında arkada bir adam oynuyor Chedjou diye. Beckenbauer’ın merdiven altı çakması. Hani tekniği mekniği olsa o haltları yap. Ya kardeşim sen işçisin işçi kal. Sen al ver ve topa vur. Orta sahada Selçuk diye bir oyuncu var. 3.5 milyon Euro alıyor. Yaptığı mücadele ve oynadığı oyun en fazla 300-400 bin euro’luk. Bruma Efendi bir gol atıyor. Attığı gol kaliteli.
Deniyor. Avrupa’da oynayan üst düzey futbolculardan herhalde Ronaldo’ya özeniyor. Susun diye işaret yapıyor. Sarı kartı yiyor. Sonra da ikinci sarıdan atılıyor. Düşünün çakma Ronaldo, çakma Beckenbauer.
Arkada Muslera bakıyor bakıyor. Adamın artık yapacak fazla bir şey yok. Lanet olsun havasında. Bunu gözlerinden okuyorum.


Dua edin Eto’o oynamadı .

Düşünün deplasmanda oynuyorsunuz 2-0 öne geçiyorsunuz ve maç 2-2 oluyor. Ve sonra diyorsunuz ki: Ben büyük takımım. Galatasaray’da dün gece oynayan 11 futbolcunun 8 tanesi büyük takımın küçük futbolcularıdır.
8
İsterseniz tek tek sayın.
Artı eksi koyun. Bunların kimler olduğunu hepiniz bulursunuz. Dua edin Antalya’da Eto’o oynamıyordu.
Yoksa bu maçı çok önceden çözerdi.

Wesley ile De Jong’un kılı döndü.

Galatasaray’da köklü bir değişiklik lazım.
Dün gece formanın ağırlığından başka hiçbir şey yoktu. Bütün ikili mücadeleleri kazanan Antalyasporlu oyunculardı.
Oyuna yön veren Antalyalılar. Ama onlar da topu arkadan getiriyorlar, ortada pişiriyorlar, ileride bitiremiyorlar. Final paslarını iyi kullansalar maç çok önceden Antalya lehine biterdi. Antalyaspor’un kapasitesi belli. İyi gidiyorlar ama ileride daha iyi olacaklar.
EREN Derdiyok’a siz gerekli topları getirirseniz o işi yapıyor. Son saniyede yaptığı gibi. Ama getiremiyorsunuz.
Galatasaray’da sahte oynayan futbolcular var.
9
Galatasaray takımının içinde ikili üçlü bıdı bıdı yapıp sağı kolu oynayan futbolcular var. Yönetim mi bunları temizler, bunlar mı yönetimi temizler bunu göreceğiz. Wesley Sneijder ile De Jong aniden sakatlandılar!.. Sol baldırlarındaki arka adalelerin 4 santim altındaki kılları döndüğü için oynayamaz duruma geldiler.

MONŞER KAL!

DÜN gece Galatasaray, Antalya deplasmanında kazandı. Ancak sakın her şeyin pembe olduğunu görmeyin.
Şu anda Galatasaray’da tekrar bir başkan arayışı var. Lise yönetimi şu anda lise haricinden birisi lazımsa (mendil gibi kullanılıp atılacak) onu getirmeye uğraşıyordur. O getirilir.
Bir şeyler yapar. Sonra o gönderilir yerine bir liseli getirilir. O tekrar dağlara taşlara yapar, sonra tekrar lise dışı kullanılır.
Ama Galatasaray hiçbir gün ’Halkın takımı’ olamaz, ’Lisenin takımı’ kalır.
Sakın kimseye de Vatan, Millet, Cumhuriyet, Fransa falan anlatmayın. Bir laf vardır: "Monşersin sen Monşer kal" Anlayana...
10 Ömer Üründül’ün Antalyaspor - Galatasaray maç yorumu - Sabah
Ömer Üründül’ün Antalyaspor - Galatasaray maç yorumu - Sabah
3 dakikada gel-gitler!

Antalya’da yaşanan iki olay, maçın seyir zevkini üst düzeye çıkardı

Dün ilginç bir maç izledik. 41’den 44’e kadar geçen zamanda yaşanan iki olay, maçın seyir zevkini üst düzeye çıkardı. Galatasaray, oyunu daha fazla domine ettiği ilk yarıda önce Bruma-Josue ver-kaçı ile kaliteli bir gole imza attı, ardından da Eren Derdiyok müthiş bir şutla farkı ikiye çıkardı. Galatasaray artık çok rahatlamış, Antalya moral olarak düşmüştü.
Sonra Bruma, geriden müthiş bir sprintle bir kontratak başlattı, bomboş iki arkadaşına beceriksizce topu gönderemeyince net üçüncü gol kaçtı. Aslında maç orada bitecekti.
Ama bu sefer Chedjou sahne aldı... Büyük bir hatayla kontrolündeki topu kaptırdı ve Antalya M’Billa ile golü buldu.
İkinci perdenin başında da Deniz’le beraberliği sağladı.
Bundan sonda karşılıklı ataklarla, pozisyonlarla seyir zevki yüksek bir maç izledik. Kıran kırana bir mücadele vardı.
11
İki taraf da pozisyonlar buluyordu ama galibiyete daha yakın görüntüyü Galatasaray veriyordu. Bu arada Bruma dün sahanın en önemli oyuncusuydu. İkinci yarıda da bir net pozisyonunu Celustka önledi, bir topu da direkten döndü. Ama sonra ikinci sarı kartla en kritik anda kırmızıyı gördü. Aslında bu kırmızının nedeni ilk yarıdaki abartılı gol sevincinden gördüğü sarı karttı. G.Saray, en önemli silahı Bruma’yı kaybedince, Antalya tedbirleri bırakıp, risk almaya başladı. G.Saray da buna karşılık verdi. Uzatmanın sonunda kazanılan duran topta da istediği ortamı bulan Eren, klasik gollerinden birini atarak maça son noktayı koydu.
Galatasaray, kazanmasına rağmen şu görüşümü belirtmek istiyorum: Bu kadroyla üçlü defans uygulaması G.Saray’a uygun değil.
Yasin de Carole de kenarlarda çok zorlanıyorlar.
Ofansif özellikleri de en aza iniyor.
12
Bruma, forvet arkasında belki verkaçla çok güzel bir gol attı ama kenarda olsa daha etkili oynayacağı görüşündeyim.
Rıza Çalımbay, ilk 11’de hata yaptı. Salih Dursun kesinlikle böyle zor bir maçın ön liberosu olmaz. İkinci yarı bu hatadan döndü. Bir de Serdar Özkan, ikinci yarıda hiç Sakıb’a yardım etmedi.
Bu yüzden de ilk yarıda hiç gidemeyen Yasin, etkili üç kanat atağı yaptı. Bruma’nın kırmızısından sonra her an gol kokan ve gol atanın kazanacağı maçta şans faktörü Aslan’ın yanındaydı. Tabii ki Eto’o’nun oynamayışının Antalya hücumunda önemli bir handikap olduğunu gözardı etmeyelim.
13 Levent Tüzemen’in Antalyaspor - Galatasaray maç yorumu - Takvim
Levent Tüzemen’in Antalyaspor - Galatasaray maç yorumu - Takvim
Kurtarıcı Eren

Galatasaray, Antalya’da yönetimin, futbolcuların ve teknik heyetin kaderini belirleyecek müthiş bir maç kazandı. Ve bu zaferi sarı-kırmızılı oyuncular 10 kişi kalmalarına rağmen elde etti. Maçın başından itibaren başta Bruma ve Josue olmak üzere Chedjou hariç tüm oyuncular 3 puan almak için coşkulu ve mücadele gücü yüksek bir oyun ortaya koydu. Galatasaray’ın en iyileri maç boyu pozisyon arayan, bazen Sneijder gibi oynayan, boş koşular yaparak arkadaşlarıyla pas alışverişine giren Bruma’ydı. Josue iki gole asist yaparken, Sneijder’in formsuz olduğu dönemde yöneticilere ve teknik heyete adeta ’Beni gördünüz mü?’ mesajı gönderdi.
14
PALABIYIK GELİŞMELİ!
Tudor’u ve Chedjou’yu eleştiriyorum. Büyük bir takımın teknik direktörü, hakem kararı yanlış da olsa bu kadar ağır öfkelenmemeli ve kendini attırmamalıdır. Çünkü Tudor, hırslı ve kulübeden oyuncularına enerji veren bir teknik adam. Eren golcülüğünü hatırlarken sadece iki mükemmel gole imza atmadı. Hem kurtarıcı oldu hem de Galatasaray’ın zirveyi takip etmesini sağladı. Hakem Ali Palabıyık beni şaşırtmaya devam ediyor. FIFA kokartı takıncaya kadar mükemmel bir hakemlik yapıyordu.
15
Kokartı taktıktan sonra cesaretini kaybettiği gibi sistemin fikirlerine göre düdük çalmaya başladı. Palabıyık, bu anlayışla bir Cüneyt Çakır gibi Avrupa’da asla yükselemez.

MAÇIN EN iYiSi BRUMA

Çok etkiliydi. Görevini yerine getirdi.

MAÇIN EN KÖTÜSÜ ALİ PALABIYIK

Kötü bir maç yönetti. Sahada yoktu.
16 Kemal Belgin’in Antalyaspor - Galatasaray maç yorumu - Türkiye
Kemal Belgin’in Antalyaspor - Galatasaray maç yorumu - Türkiye
Eto’o’suz ve Bruma’sız

’’Bruma topla buluştuğu her an harmanlama yapmasa acaba Galatasaray tek kanatlı uçarak ne yapabilirdi ki?’’

Galatasaray’ın en azından lig ikinciliğiyle Şampiyonlar Ligi eleme turuna kalabilme umutlarını sürdürmesi için Rıza Hoca’nın ayağa kaldırdığı Antalyaspor’u yenmesi gerekiyordu. Eto’o’suz kalmış Antalyaspor saha yerleşimi ve özellikle hücum aksiyonlarının oluşumunda ciddi eksiklikler sergiledi. Eto’o sık sık orta alanla birleşerektakımını hücumda en olumlu en organize biçimde sahaya yerleştirebiliyordu.
17
Tribüne atılan Tudor ise inatla Semih’ten bir sağ kanat oyuncusu icat etme eyleminde ısrarcı götürünürken dua etmelidir ki Serdar Özkan sezon başından bu yana en kötü oyununu oynadı.
Kenarda hem Linnes hem de Sabri otururken Tudor hangi akla hizmet Semih’i çizgide oynatıp üstüne üstlük bir de önüne Yasin’i sahaya sürer?Şayet Bruma topla buluştuğu her an harmanlama yapmasa acaba Galatasaray tek kanatlı uçarak ne yapabilirdi ki? 2-0’dan 2-2’ye yakandıktan sonra Josue’nin oyundan alınıp Rodrigues ile ön tarafı dörtlemek bence rakibin Eto’o’suz kadrosuna prim tanımak anlamı taşıyordu. Muslera’nın 2-3 çok önemli topu bloke etmesi son 10 dakikada Galatasaray’ın maça tutunmasına yardımcı oldu.
18
Bu arada Rıza Hoca’nın Zeki’yi kenarda tutup Salih’le oynama yanlışını fark etmesi de maçın 2-0’dan dönmesinin en önemli sebeplerinin başında geliyordu. Ama Serdar-Emre değişikliğinde tabii ki rötar da vardı.
Bitime 5 dakikacık kala Bruma’nın ikinci sarıdan kırmızıyla oyun dışı kalışı sanıyorum ligin üst sırasındaki diğer üç takımı ferahlatabilecek bir hakem kararı oldu. Çünkü Galatasaray’da rakibin yerleşimini, oyun planını bozan (Her ne kadar gol dışı şahsi oynayarak zedelemeye çalışsa da) Bruma’ydı. Ve futbolun, cilvesi en fazla spor branşı olduğu Eren’in son saniyede attığı golle bir kere daha gözler önüne serilmiştir.

MAÇIN ADAMI

Bruma

Oyundan atılana kadar Galatasaray’ı ayakta tutuyordu.
19 Hakan Ünsal’ınAntalyaspor - Galatasaray maç yorumu- Hürriyet
Hakan Ünsal’ınAntalyaspor - Galatasaray maç yorumu- Hürriyet
GALİBİYET ÖTESİ

IGOR Tudor’un gelişinden sonra Galatasaray’daki en önemli değişiklik, top rakipte iken Eren de dahil 10 oyuncunun kendi yarı alanına kadar gelip savunması. Yani topla kendi kalesi arasında olmak. Tamam, bu güzel ve olması gereken bir anlayış. Hele ki, Galatasaray gibi savunmada bireysel ve kolektif hata yapan bir takım için olmazsa olmaz.
Fakat bu tarzın, faydadan zarara geçişi kolaylaştıran bir tehlikeli tarafı var. Eğer savunmada kalmanın süresini, kendi alanında kabul etmenin dozunu ayarlayamazsan rakibin baskılı oyununa izin verirsin. Bu da savunmanın hata yapma oranını yükseltir. Tabii asıl olması gereken, elindeki ligin en süratli oyuncularıyla hızlı ve çabuk hücumlar yapmak ve maçı koparmak olmalı.
20
İlk yarıda bu dengeyi nispeten iyi yapan ve 2 güzel golle öne geçen G.Saray gördük. Bruma maçı koparacak basit pası veremeyince, Mbilla attığı golle sadece takımına hayat vermekle kalmadı, G.Saray için kabus olan ikinci yarılardan birinin yaşanacağının sinyalini verdi.


DEĞİL TUDOR..!

Galatasaray’ın yediği 2 gol de aslında bir klasik... Defansta Chedjou’dan bireysel hata ve Carole’nin arkasına atılan top ile o bölgeden gelen gol. Bu tarz hatalara değil Tudor, Arrigo Sacchi bile bir şey yapamaz. İkinci yarı oynanan oyunu göz önünde bulundurunca, son anda gelen galibiyet müthiş bir kazanç.
21
Oyuncular, Tudor ve yönetim için kötü günlerin başlangıcı olabilecek bir dönemeç çok iyi dönüldü.


EREN’E DUA EDİN...

Şampiyonluk yarışındaki şansını neredeyse bitirmiş olan Galatasaray için ligi en iyi yerde bitirmek çok kritik. Çünkü, önümüzdeki günler ve yıllar çok sıkıntılı geçecek. Bu yüzden bazen iyi oynamasan da böyle galibiyetler gerekir. Eren’in ilk golü çok iyiydi. Ama ikinci golü iyi olmanın ötesinde çok değerliydi.
Takım arkadaşlarının yerinde olsam Eren’e hediye alırdım ya da primimden verirdim.
Çünkü sadece 3 puanı getirmedi, çok lazım olan huzura da kavuşturdu.
22 İlker Yasin’in Antalyaspor - Galatasaray maç yorumu - Hürriyet
İlker Yasin’in Antalyaspor - Galatasaray maç yorumu - Hürriyet
EREN DERDiYOK’TAN TUDOR’A CAN SiMiDi

HIZLI ve kolay sonuç verecek çözümler peşinde koşmak bazı şartlarda gereklidir.
Rakiplerinin gerisinde kalma korkusu.
Görevdeki hocanın gelecekten çok günle ilgilenme isteği.
Şampiyonluk yarışında bu puan farkıyla geride kalma korkusu pek yok ama gökten düşer gibi Galatasaray’ın başına gelen Tudor’un yarınla değil günle ilgilenme arzusu ciddi boyutlarda çok.

GÜVEN DUYGUSU!

Rize maçında 1-0 öndeyken 1-1’e, Beşiktaş maçında 0-1’e ve dün de 2-0’dan az kalsın 2-2’ye gidecek maçlarla ilgili yorumum: Tudor öne gitmekten arkayı kapamayı unutuyor. Yani geçtiğimiz yıllarda Fenerbahçe hocası Pereira’ya yaptığımız eleştirinin tam tersini Tudor için yapabiliriz.
3-4-2-1 veya 3-4-2-2 sistemleri, ne yaparsan yap İngilizlerin büyük hocaları ’taktikler maç kazandırmaz’ der.
Yönetimin tam itimatla göreve getirdiği Tudor ile futbolcular arasındaki güven duygusu sağlam mı?
23
Sneijder nerede?
De Jong sakat mı?
Galatasaray’ı yıllardır şampiyonluk ve kupalara abone edenler, Hakanlar, Selçuklar gidiyor mu?
Tudor ne istiyor?
Galatasaray çarpışan bir takım olamaz. Çarpışanlara karşı oynayan ve yıldızlarıyla fark yaratan bir takımdır bir asırdır Galatasaray. Herkes ona tedbir alır.

FUTBOLCUYLA BARIŞIK OLMAK

90 artı 6’da Eren’in golü Tudor hakkında oluşanşüpheleri silemez. 2-0’dan 2-2’ye maç veren bir takımın hocası G.Saray’da her zaman sorgulanır. Eren Derdiyok, Tudor’un dün can kurtaran simidi olmuştur. Galatasaray yönetiminin ne düşündüğünü bilemem ama geride kalan haftalar içindeki yorumumuz Tudor’un kendine daha çok oynayan bir teknik adam olduğu yönündedir.
24
Galatasaray’ın şu andaki futbolcuları Tudor’a güven duymuyor. Sneijder, Hakan Balta, Selçuk, Tolga, kenarlarda Yasin, Carole, Tudor’un önümüzdeki sezon için yaptığı planlamaların içinde olmayacaklarını düşünüyor.
Böyle bir ortam içinde Tudor kendisi için günlük değil takım için mevsimlik düşünse ve bu yıl şu andaki oyuncularla sezonu en ideal yerde bitirse çok daha mantıklı olur. Ama Tudor G.Saray kadar kendine de oynuyor.

SONUÇ ALDATMASIN

Eren’e çok orta gelmesi lazım ki Eren gol atsın.
Savunmada Ahmet Çalık, Galatasaray’ın oyuncusu mu? Chedjou devrini tamamlamış eski bir yıldız mı?
Selçuk, tamam mı devam mı?Yani sonuçta bu Galatasaray bu Tudor ile önümüzdeki yıl bu kadroyla devam etmeyecek. Bunu Galatasaray’ın futbolcusu da biliyor. Ve hocasına olan (olmayan) güvenini taçlandırma yolunda bir derdi yok.
Evet, hoca ile beraber biraz daha agresif ama plansız bir Galatasaray ve Eto’o’nun yokluğunda sonuna kadar direnen bir Antalyaspor.
Maçın hakkı beraberlikti. G.Saray kazandı ama kimse bu 3 puana aldanmasın.
25 Hakan Can’ın Antalyaspor - Galatasaray maç yorumu - Fanatik
Hakan Can’ın Antalyaspor - Galatasaray maç yorumu - Fanatik
Eren varsa Eren

Saçma sapan gerekçelerle bir türlü teknik direktörlerinin gözdesi olamayan Eren Derdiyok hem Tudor’u hem de tüm arkadaşlarını kurtardı. Tudor’u kurtardı çünkü takımı 1-0 önde olan teknik adam daha ilk yarıda kendini oyundan attırmaz, kulübede olur, oyuncusuyla göz kontağı sürekli olur! Skor 2-0... Bruma almış topla Antalyaspor kalesine gidiyor. Sağ kanatta Yasin’e oynasa takım arkadaşı farkı üçe taşıyacak, topu eziyor. Şansı var top yine onda kalıyor. Bu arada Yasin’in yanına bir takım arkadaşı daha geliyor. Bruma bir şeyler yapıyor, şut açısı bulamıyor, çaresiz kalınca pas vermeyi deniyor, olmuyor, Galatasaray farkı 3’e taşıyamıyor... Basiti, yani bu pası yaptığı zaman büyük oyuncu olacağını birleri ona bıkmadan anlatmalı. Yoksa bu potansiyele yazık olacak...
26
Bu kadar kanat varsa...


Skor yine 2-0... Üçlü savunmanın merkezindeki Chedjou rahatça Semihle oynayabileceği pozisyonda Ahmet’e pas yapmayı deniyor. Top kendisine baskı yapan M’billa’nın göğsünden dönüyor. Chedjou önde kalan topu rahatça Muslera’ya gönderebilecekken pası bu kez kısa kalıyor ve Mbilla takımını maça ortak ediyor. Tudor Etoo’suz Antalyaspor’u iyi analiz etmiş ve takımını çokca göreceğimiz 3’lü savunma ile başlatmıştı. Chedjou’nun yedirdiği gole kadar Muslera sezonun en rahat maçlarından birini oynadı. Orta sahada Tolga’nın temposu, Josue’nin pas becerisi, arzu ettiği pasları alamayan Eren’in füzesi farkı ikiye taşıyıverdi. Eren’e ilk güzel kanat ortası Bruma’nın topunun direkten döndüğü pozisyonda ikinci yarının ortalarında geldi, onu da not düşelim... Bu kadar kanat oyuncusu var sıfıra inip nitelikli orta üreten bir oyun anlayışı yok!
27
Güle oynaya kazanacakken


Yazının girişinde belirttiğim hataların ardından Salih’in yerine oyuna girip takımını ateşleyen Zeki’nin başlattığı atakta Deniz Kadah skora dengeyi getirdi ve Antalyaspor 3 önemli pozisyon daha kullanamadı. Birini Semih çizgiden çıkarttı, birini Deniz Muslera’nın üstüne, diğerini Emre auta vurdu. Galatasaray güle oynaya farklı kazanabileceği maçı, kaybetme noktasına gelmişken, kaptan Selçuk’un "nihayet" güzel ortası ve Eren’in şık kafasıyla kazandı.
28 Ertem Şener’in Antalyaspor - Galatasaray maç yorumu - Fotomaç
Ertem Şener’in Antalyaspor - Galatasaray maç yorumu - Fotomaç
Elit G.Saray

Dışarıdan 10 kişiyi toplasak, ’Galatasaray’a antrenör olacaksın, nasıl bir kadro ile sahaya çıkarsın?’ desek, Antalya maçındaki 11’den başkasını söylemezler.
Budur Galatasaray’ın 11’i. Eldeki en iyi mevcut isimler ile ancak bu kadarını yapabilirsiniz.
Tudor da böyle davrandı.
Amerika’yı yeniden keşfetmenin hiç bir anlamı yok. Şapkadan ’tavşan’ çıkartmanın da manası yok.
"Madem Sneijder’de sorun var, ipler kopmak üzere" diyen Josue, bunu fırsata çevirebilmek için her şeyi yaptı ilk yarıda.
İkinci yarıda ise tribündeki taraftarlar daha çok yoruldu ondan. Bruma inanılmaz yetenekli, istekli, arzulu ama çok büyük sorunu var. Bruma’nın saha içinde futbol yeteneği ne kadar fazla ise futbol zekası ve mantığı da o kadar kötü. Topu alıyor, güzel hareketler yapıyor, uçak gibi gidiyor ama esas yapması gerekenleri yapamıyor. Görmüyor kimseyi, araları, rakibin açıklarını.
Eren Derdiyok bu takımın olmaz ise olmazı. Hiç gol atamasa da hep oynamalı.
Rakip defansı hep zorlaması bile Galatasaray’a yetecek. Yetecek diyorum çünkü Bruma anlamıyor bunu.
Başta Bruma’ya ve diğer kanadın isimleri Yasin veya Rodrigues’e bu sürekli anlatılmalı hatta bu yönde çalışmalar yapılmalı. Bruma, Eren ve Muslera, Tudor tarafından tahtaya yazılan ilk ve vazgeçilmez 3 isim olmalı. Diğerleri ise hep belirsiz. Örnek, Yasin, Selçuk, Carole ve bir var, bir yok!
29
Tudor kendini feda etti

Tudor’un oyundan atılması ile aklıma Fatih Terim’den bugüne Galatasaray’da görev yapan teknik direktörler geldi. Mancini, Prandelli, Hamza Hamzaoğlu, Mustafa Denizli ve Riekerink. Hangisi saha kenarında kendini feda etti? Hangisi tribüne yollandı? Diyeceksiniz ki "marifet mi tribüne yollanmak?". Evet marifet.
Galatasaray tribünleri ruhunu kaybetmiş bir hoca istemiyor, kendini parçalayan, sağa-sola savrulan, kulübe yumruklayan, hakemin üzerine koşan, çizginin içindeki elektiriği üzerine çeken Tudor gibi antrenör istiyor. Tıpkı Fatih Terim’in Mersin İdman Yurdu maçında tüm ekibi ile beraber atıldığı gibi.
Ruhunu sahada bırakıp tribüne giden hocalar istiyor Galatasaray taraftarları.
Terim’in Mersin maçındaki atılmasından sonrakli şansı ise Drogba’ydı.
Tudor’un şansızlığı ise "Drogba"sızlık.
Yine dikkat çeken bir görüntü ise Tudor’un yardımcısı Sandro Tomic’in kenarda hareketliliği ve tarzı, ’Riekerink’ten bile daha iyi’ dedirtti.
30
Bu sezon kaderleri aynı

Galatasaray ve Fenerbahçe bu sezon aynı kaderi paylaşıyorlar. Her şeyleri aynı. Bir şeyler iyi giderken bir çuval inciri berbat etmeye bayılıyorlar.
Yönetimde sıkıntı, sahada sıkıntı, tribünde sıkıntı. Hep bir kaos. Futbolcuların yüzü gülmüyor. Oynadıkları futbol da aynı; Bir şeyler yapmaya çalışıyorlar ama bal yapmayan arı gibiler.
Basın toplantılarında gerek G.Saray’ın gerek Fenerbahçe’nin teknik adam ve futbolcularına sorulan sorular hep aynı.
Düşünün dünyaca ünlü Hollandalıları bile aynı kaderi paylaşıyor; Van Persie de Sneijder de aynı psikolojideler.
Sakatlar, moralsizler, küskünler, gitmek istiyorlar. O kadar benzedi ki F.Bahçe ile G.Saray, bu hafta galibiyet golleri bile ikisinin de son saniyede geldi. Ne demişti rahmetli Kayahan şarkısında;
"Adresim aynı kaderim aynı..." Eski başkan Duygun Yarsuvat "Elit bir kulübüz" demişti geçenlerde. Elit olmak "Liseli olmakla, gelenekle olmaz".
Elit olmak, sahadaki büyüklüğünü unutmamak ile, en iyi oyuncun atıldıktan sonra bile galibiyet için saldırıp, 3 puanı almak ile, büyük takım gibi düşünmek ile olur.
31 Deniz Çoban’ın Antalyaspor - Galatasaray maç yorumu
Deniz Çoban’ın Antalyaspor - Galatasaray maç yorumu
İlk golden önce Chedjou’ya faul var

Hakem yorumcumuz Deniz Çoban, Antalyaspor - Galatasaray mücadelesinde Ali Palabıyık’ın yönetimini yorumladı.

Maçın 35. dakikası oynanırken 4. hakem Hakan Ceylan’ın uyarısı ile Galatasaray Teknik Direktörü Tudor, tribüne gönderildi. Hakemlere verilen talimat; "Kulübede bulunanlardan biri; hakem kararına tepki olarak, yerde duran bir cisme tekme atarsa ya da elinde tuttuğu bir şeyi yere fırlatırsa oyundan ihraç edilmelidir" şeklindedir. Dolayısıyla Tudor’un ihracı doğru bir karardı.
32
Sırtından itti

44. dakikada Antalyaspor’un M’Billa ile kazandığı golden önce faul vardı. M’Billa, Chedjou’yu sırtından iterek yere düşürmüş ve topu kazanmıştı. Mücadele omuz omuza olsa, bu şiddet faul için yeterli değil derdim ancak Chedjou sırtından itildiği için pozisyonun faul olduğunu düşünüyorum.

Kırmızı kararı yerinde

84. dakikada Bruma’nın rakibine tehlike yaratacak şekilde yükseğe kalkan ayağı sarı kartı gerektiriyordu. Çünkü kramponunun vidalarıyla rakibinin omuz kısmına bir darbesi vardı. Bruma’nın ikinci sarı karttan oyundan atılması doğru bir karardı.

Futbolarena anasayfasından devam...