Galatasaray 0 - 1 Fenerbahçe yazar yorumları
FutbolArena - Türk Telekom Arena’da dün akşam oynanan dev derbiyi Fenerbahçe 90. dakikada Jodef de Souza’nın kafa golü ile 1-0 kazandı. Spor yazarları karşılaşmayı köşelerinde değerlendirdi;
1 Ahmet Çakar’ın Galatasaray - Fenerbahçe maç yorumu (Sabah)

GALATASARAY’I REZİL ETTİLER!
Maça baktığımızda geçen her dakika ’Berabere bitecek’ dedik. Ama uzatmalarda o ana kadar tek pozisyonu olmayan, ofansif futbol adına ortaya hiçbir şey koyamayan F.Bahçe’nin golü geldi. F.Bahçe kendi klasiğini oynamaya çalıştı ama kendi klasiğinin de en kötü örneklerinden birini sergiledi.
F.Bahçe önemli maçlarda geride kapanan, alan daraltan, kaptığı toplarla da çok çabuk kanatlardan çıkıp pozisyon bulmaya çalışan bir takımdı. Dün gece de böyle oynamaya çalıştılar ama gol dışında hiçbir şey üretemediler.
Peki buna karşılık G.Saray ne yaptı?
Topla debelendi durdu.
Kanatlardan gelmeye çalıştılar, ortalar başarısız oldu. Göbekten delmeye çalıştılar, F.Bahçe’nin iyi kapatmasından dolayı pozisyon bulamadılar. Top sürekli G.Saray’ın kontrolünde. Duvara çarpıp dönen top ve sonra tekrar G.Saray’ın anlamsız hücumları.
Çok sıkıcı bir maç oldu. Her şey bitiyordu ki son dakikada sahneye Şener çıktı. Sağdan iyi geldi, iyi kesti, Josef de kaleye uzak olmasına ve topun şiddeti düşük olmasına rağmen kafayla golü yaptı.
Maçın hakkı Fenerbahçe’nin miydi, asla. Tipik bir beraberlik maçıydı. Ama Allah Tudor ve Dursun Özbek’i bir kez daha cezalandırdı. Karabük’ü satıp gelen, geçen hafta 4 yedikleri Başakşehir maçında Sneijder ve Podolski’yi oynatmayan, dün gece ise onları kurtarıcı diye sahaya süren Tudor cezalandırıldı.
Maça baktığımızda geçen her dakika ’Berabere bitecek’ dedik. Ama uzatmalarda o ana kadar tek pozisyonu olmayan, ofansif futbol adına ortaya hiçbir şey koyamayan F.Bahçe’nin golü geldi. F.Bahçe kendi klasiğini oynamaya çalıştı ama kendi klasiğinin de en kötü örneklerinden birini sergiledi.
F.Bahçe önemli maçlarda geride kapanan, alan daraltan, kaptığı toplarla da çok çabuk kanatlardan çıkıp pozisyon bulmaya çalışan bir takımdı. Dün gece de böyle oynamaya çalıştılar ama gol dışında hiçbir şey üretemediler.
Peki buna karşılık G.Saray ne yaptı?
Topla debelendi durdu.
Kanatlardan gelmeye çalıştılar, ortalar başarısız oldu. Göbekten delmeye çalıştılar, F.Bahçe’nin iyi kapatmasından dolayı pozisyon bulamadılar. Top sürekli G.Saray’ın kontrolünde. Duvara çarpıp dönen top ve sonra tekrar G.Saray’ın anlamsız hücumları.
Çok sıkıcı bir maç oldu. Her şey bitiyordu ki son dakikada sahneye Şener çıktı. Sağdan iyi geldi, iyi kesti, Josef de kaleye uzak olmasına ve topun şiddeti düşük olmasına rağmen kafayla golü yaptı.
Maçın hakkı Fenerbahçe’nin miydi, asla. Tipik bir beraberlik maçıydı. Ama Allah Tudor ve Dursun Özbek’i bir kez daha cezalandırdı. Karabük’ü satıp gelen, geçen hafta 4 yedikleri Başakşehir maçında Sneijder ve Podolski’yi oynatmayan, dün gece ise onları kurtarıcı diye sahaya süren Tudor cezalandırıldı.
2

Bitime 20-25 dakika kala o ana kadar en önemli hücum aksiyonlarını geliştirmeye çalışan Bruma’yı da alması, Tudor’un bir başka günahıydı. Sonuçta Dursun Özbek, G.Saray’ı rezil etti. Onun sportif tetikçisi Tudor da bence G.Saray’daki miadını doldurdu.
Sonuçta bence F.Bahçe ligi en az üçüncü tamamlar. Hatta ikinciliği bile kovalayabilirler. G.Saray ise dördüncü olsun, dua etsin.
Fırat Aydınus’u çok beğendim.
Belki karşılıklı 1-2 sarı kartı, takdiren göstermemiş olabilir ama 90 dakika boyunca faul tespitleri, oyun kontrolü ve gerilimi düşürme çabaları takdire şayandı.
Maçın hakkı Fenerbahçe’nin miydi, asla. Tipik bir beraberlik maçıydı. Ama Allah Tudor ve Dursun Özbek’i bir kez daha cezalandırdı
Sonuçta bence F.Bahçe ligi en az üçüncü tamamlar. Hatta ikinciliği bile kovalayabilirler. G.Saray ise dördüncü olsun, dua etsin.
Fırat Aydınus’u çok beğendim.
Belki karşılıklı 1-2 sarı kartı, takdiren göstermemiş olabilir ama 90 dakika boyunca faul tespitleri, oyun kontrolü ve gerilimi düşürme çabaları takdire şayandı.
Maçın hakkı Fenerbahçe’nin miydi, asla. Tipik bir beraberlik maçıydı. Ama Allah Tudor ve Dursun Özbek’i bir kez daha cezalandırdı
3 Erman Toroğlu’nun Galatasaray - Fenerbahçe maç yorumu (Sabah)

F.Bahçe Tudor sayesinde
Bu İgor Tudor’dan Galatasaray’a hoca olmaz. Keçiboynuzu derbisini Tudor sayesinde Fenerbahçe kazandı.
İki takımın futboluna baktığınızda kötü. Galatasaray topla çok eveleyip geveledi.
Topla çok fazla oynadı ama hikaye. Çünkü topların yönünü değiştirerek rakibin üzerine gidemedi.
Yani rakip defansın dağılmasını sağlayamadı.
Fenerbahçe tamamen defans yaptı. 1-2 pozisyon yakalarsam atarım dedi, nitekim birini attı.
İki takım da bu sezon bulundukları yeri inkar etmeyen bir futbol oynadılar. Peki bu maç neyi gösterdi?
Bu maç kesinlikle şunu gösterdi.
Tudor’dan Galatasaray’a teknik direktör olmaz. Fenerbahçe’den daha fazla top yapan bir orta sahan var. Biraz da topu kenarlara indirebildin.
Çok da korner attın. Topları kenara indirdiğin de ne de çok korner attığında gol yapma şansın yüzde 5. Yüzde 10 bile değil. Her topu Volkan aldı, her topa defans vurdu. Galatasaray’da kafa topu vuracak oyuncu yok. Pardon var!
Peki kim bu: Eren Derdiyok. Peki o nerede? Tudor’un yanında. Peki Tudor’un onu kaçıncı dakikada oyuna sokuyor: 80. dakikada. O girdikten sonra rakibin stoperleri zor duruma düşüyorlar. Sarı kart görüyorlar ve Galatasaray faul kazanıyor.
.
Bu İgor Tudor’dan Galatasaray’a hoca olmaz. Keçiboynuzu derbisini Tudor sayesinde Fenerbahçe kazandı.
İki takımın futboluna baktığınızda kötü. Galatasaray topla çok eveleyip geveledi.
Topla çok fazla oynadı ama hikaye. Çünkü topların yönünü değiştirerek rakibin üzerine gidemedi.
Yani rakip defansın dağılmasını sağlayamadı.
Fenerbahçe tamamen defans yaptı. 1-2 pozisyon yakalarsam atarım dedi, nitekim birini attı.
İki takım da bu sezon bulundukları yeri inkar etmeyen bir futbol oynadılar. Peki bu maç neyi gösterdi?
Bu maç kesinlikle şunu gösterdi.
Tudor’dan Galatasaray’a teknik direktör olmaz. Fenerbahçe’den daha fazla top yapan bir orta sahan var. Biraz da topu kenarlara indirebildin.
Çok da korner attın. Topları kenara indirdiğin de ne de çok korner attığında gol yapma şansın yüzde 5. Yüzde 10 bile değil. Her topu Volkan aldı, her topa defans vurdu. Galatasaray’da kafa topu vuracak oyuncu yok. Pardon var!
Peki kim bu: Eren Derdiyok. Peki o nerede? Tudor’un yanında. Peki Tudor’un onu kaçıncı dakikada oyuna sokuyor: 80. dakikada. O girdikten sonra rakibin stoperleri zor duruma düşüyorlar. Sarı kart görüyorlar ve Galatasaray faul kazanıyor.
.
4

Peki yine peki Podolski’yi en uçta oynatıyorsun, Derdiyok girene kadar Podolski yok. Niye? Çünkü yeri orası değil. Podolski ceza alanı dışında pozisyon bulacak, şut atacak.
Peki Yasin Öztekin ile Bruma ne yapıyorlar? İkisini toplasan bir adam yapıyor. Yine peki.
O zaman Galatasaray takımı sahaya kaç futbolcu eksik çıkmış oluyor?
Yasin artı Bruma 1, Podolski de kayıp etti 2. Derdiyok kafadan yok etti 3. Teknik adam kim, Tudor.
Geçin beyler! 80. dakikadan sonra Galatasaray normal dizilişini buldu.
Peki Yasin Öztekin ile Bruma ne yapıyorlar? İkisini toplasan bir adam yapıyor. Yine peki.
O zaman Galatasaray takımı sahaya kaç futbolcu eksik çıkmış oluyor?
Yasin artı Bruma 1, Podolski de kayıp etti 2. Derdiyok kafadan yok etti 3. Teknik adam kim, Tudor.
Geçin beyler! 80. dakikadan sonra Galatasaray normal dizilişini buldu.
5

Ama iş işten geçmişti.
Nerede Trabzon’daki maç Podolski ne zaman tek santrafor oynar sende? Galip olursun, topu ileride tutmak gerekir, Podolski kalçasını, baldırlarını ve aklını kullanarak rakip defansa top vurdurmaz, topu saklar. Yani tek santrfor oynadığında vakit geçirmeye yarar, gol atmaya değil.
Fenerbahçe’ye bakıyorsunuz yazacak fazla bir şey yok. Defans dörtlüsü ve kaleci birbiyle anlaşan oyuncular.
Defansın önündeki ikili de anlaşmış ikili. Yani arka tarafta sıkıntı yok. Hücumda sıkıntı var. Koca Fenerbahçe de bir maçta birkaç pozisyon yakalar. Zaten 2 tane yakaladı birini attı. Bu şunu gösteriyor. İki kötüden Fenerbahçe daha iyiydi. Bu kadar basit. Yani iki kötünün biri kazandı.
Biz 2 hafta önce Trabzon- Beşiktaş maçı seyrettik, muazzam.
O maçla bu maçı karşılaştırıyorum.
O maçtaki futbol kalitesi yüzde 90’sa bu maçtaki kalite ve heyecan yüzde 10. O zaman şu andaki puan sıralaması bence adaletli.
Keçi boynuzu tadındaki maçı Fenerbahçe kazandı o kadar.
O da Tudor’un sayesinde..
iHTiYAR KADIN GiBi!
Fırat Aydınus son zamanlarda iyi maçlar yönetiyor. Dün gece de iyi karşılaşma yönetti bence. Tek kusuru var, sahada ihtiyar kadınlar gibi futbolcularla fazla konuşuyor. 45. dakikadaki pozisyonda penaltı çalar mıydı, çalmaz mıydı onun takdir hakkı bir şey diyemem. Zaten iki takım da hakemi zorlayacak kapasitede değillerdi.
Nerede Trabzon’daki maç Podolski ne zaman tek santrafor oynar sende? Galip olursun, topu ileride tutmak gerekir, Podolski kalçasını, baldırlarını ve aklını kullanarak rakip defansa top vurdurmaz, topu saklar. Yani tek santrfor oynadığında vakit geçirmeye yarar, gol atmaya değil.
Fenerbahçe’ye bakıyorsunuz yazacak fazla bir şey yok. Defans dörtlüsü ve kaleci birbiyle anlaşan oyuncular.
Defansın önündeki ikili de anlaşmış ikili. Yani arka tarafta sıkıntı yok. Hücumda sıkıntı var. Koca Fenerbahçe de bir maçta birkaç pozisyon yakalar. Zaten 2 tane yakaladı birini attı. Bu şunu gösteriyor. İki kötüden Fenerbahçe daha iyiydi. Bu kadar basit. Yani iki kötünün biri kazandı.
Biz 2 hafta önce Trabzon- Beşiktaş maçı seyrettik, muazzam.
O maçla bu maçı karşılaştırıyorum.
O maçtaki futbol kalitesi yüzde 90’sa bu maçtaki kalite ve heyecan yüzde 10. O zaman şu andaki puan sıralaması bence adaletli.
Keçi boynuzu tadındaki maçı Fenerbahçe kazandı o kadar.
O da Tudor’un sayesinde..
iHTiYAR KADIN GiBi!
Fırat Aydınus son zamanlarda iyi maçlar yönetiyor. Dün gece de iyi karşılaşma yönetti bence. Tek kusuru var, sahada ihtiyar kadınlar gibi futbolcularla fazla konuşuyor. 45. dakikadaki pozisyonda penaltı çalar mıydı, çalmaz mıydı onun takdir hakkı bir şey diyemem. Zaten iki takım da hakemi zorlayacak kapasitede değillerdi.
6 Mehmet Demirkol’un Galatasaray - Fenerbahçe ma yorumu (Fanatik)

Tek pozisyonda cezayı kestiler
Galatasaray, Lens’e o kadar kilitlenmişti ki Şener’in o ana kadar yaptığı ilk birdirmede savunmayı hiç bilmeyen Carole’la yalnız bıraktılar. O ve onunla birlikte sahanın en kötülerinden Josef de, cezayı keserek golü attı.
Şener’in Carole’ü geçerek ceza sahası içinden sıfırdan yaptığı ortaya Josef’in vurduğu kafa gol oldu. Dakika 91’de... Bu oldu. Bu maçı 90 dakika seyreden birinin olmasını hiç beklemeyeceği bir organizasyon bu. Advocaat’ın planına hiç uymayacak bir durum. Bu Advocaat’ın planı olamaz. Bu oyuncuların ’Eee yeter be’ isyanı olabilir ancak. Çünkü hiçbir teknik adamın ’Arkadaşlar 90 dakika boyunca savunmada ayağınıza gelen her topu hiç bakmadan Lens’in olması mümkün olan yere vurun. Savunma hiç çıkmasın. Snijder’i takımdan koparalım. Ama uzatmalar başladığı anda ya da Josue oyuna girer girmez savunmamızı ileri çıkaracağız ve oyuna hakim olacağız’ gibi bir planı olmaz.
Galatasaray, Lens’e o kadar kilitlenmişti ki Şener’in o ana kadar yaptığı ilk birdirmede savunmayı hiç bilmeyen Carole’la yalnız bıraktılar. O ve onunla birlikte sahanın en kötülerinden Josef de, cezayı keserek golü attı.
Şener’in Carole’ü geçerek ceza sahası içinden sıfırdan yaptığı ortaya Josef’in vurduğu kafa gol oldu. Dakika 91’de... Bu oldu. Bu maçı 90 dakika seyreden birinin olmasını hiç beklemeyeceği bir organizasyon bu. Advocaat’ın planına hiç uymayacak bir durum. Bu Advocaat’ın planı olamaz. Bu oyuncuların ’Eee yeter be’ isyanı olabilir ancak. Çünkü hiçbir teknik adamın ’Arkadaşlar 90 dakika boyunca savunmada ayağınıza gelen her topu hiç bakmadan Lens’in olması mümkün olan yere vurun. Savunma hiç çıkmasın. Snijder’i takımdan koparalım. Ama uzatmalar başladığı anda ya da Josue oyuna girer girmez savunmamızı ileri çıkaracağız ve oyuna hakim olacağız’ gibi bir planı olmaz.
7

Orta sahayı geçemedi
Çünkü Fenerbahçe istediği ilk kontrayı 85’te yapabildi. Alper-Lens ortaklığı Muslera’da kaldı. Bu kaleyi tutan ilk şuttu. 6 dakika sonra da yukarıda anlattığım gol geldi. Galatasaray, Lens’e o kadar kilitlenmişti ki Şener’in o ana kadar yaptığı ilk birdirmede savunmayı hiç bilmeyen Carole’la yalnız bıraktılar. O da cezayı kesti. Kader ağlarını başka türlü de örebilirdi. 24’te onun yaptığı ölümcül hatadan önce Yasin sonra Sneijder, Volkan’ın da başarısıyla yararlanamadı. Ama o ana kadar tahmin edilebilir şekilde çok sıkıcı giden oyunda Galatasaray’ı uyandırdı. Galatasaray baskın bir şekilde topa sahip oldu. Sayısız yan orta yaptıklar ancak Eren sahada yoktu. Fenerbahçe hiç çıkamadı. Orta sahayı geçemedi. 10 numarası Alper (3 asist 1 gol) olan bir takım için sürpriz değil. Tolga geldiğinden bu yana en en etkin oyunlarından birini oynadı. Sabri için de aynı şeyi söyleyebiliriz.
Geç düşünmesi...
Golün kahramanları Şener ve Josef’in bunun dışındaki oyunda Hasan Ali’yle birlikte sahanın en kötüleri olduğunu söylemek mümkün. Orta sahayı hiç kullanamadılar. Kjaer arkada topu aldığında defalarca verecek kimse bulmadığı için topu ileri vurdu. Galatasaray’ın bu baskıyı mükemmel pozisyonlara çeviremeyişi üzerinde durmak gerekecek tabii. Özellikle Eren’i bu kadar geç düşünmesi... Galatasaray, Tudor öncesi oyunu bu kadar öne yıkabildiği maçlarda mutlak tehlikeli üçgenleri kuruyordu. Bu sadece 70’te Rodrigues’in kaçırdığı pozisyonla yaptılar. Bu kadar hafta boyunca bu plandan uzak durmanın cezası da bu oldu sanırım.
Çünkü Fenerbahçe istediği ilk kontrayı 85’te yapabildi. Alper-Lens ortaklığı Muslera’da kaldı. Bu kaleyi tutan ilk şuttu. 6 dakika sonra da yukarıda anlattığım gol geldi. Galatasaray, Lens’e o kadar kilitlenmişti ki Şener’in o ana kadar yaptığı ilk birdirmede savunmayı hiç bilmeyen Carole’la yalnız bıraktılar. O da cezayı kesti. Kader ağlarını başka türlü de örebilirdi. 24’te onun yaptığı ölümcül hatadan önce Yasin sonra Sneijder, Volkan’ın da başarısıyla yararlanamadı. Ama o ana kadar tahmin edilebilir şekilde çok sıkıcı giden oyunda Galatasaray’ı uyandırdı. Galatasaray baskın bir şekilde topa sahip oldu. Sayısız yan orta yaptıklar ancak Eren sahada yoktu. Fenerbahçe hiç çıkamadı. Orta sahayı geçemedi. 10 numarası Alper (3 asist 1 gol) olan bir takım için sürpriz değil. Tolga geldiğinden bu yana en en etkin oyunlarından birini oynadı. Sabri için de aynı şeyi söyleyebiliriz.
Geç düşünmesi...
Golün kahramanları Şener ve Josef’in bunun dışındaki oyunda Hasan Ali’yle birlikte sahanın en kötüleri olduğunu söylemek mümkün. Orta sahayı hiç kullanamadılar. Kjaer arkada topu aldığında defalarca verecek kimse bulmadığı için topu ileri vurdu. Galatasaray’ın bu baskıyı mükemmel pozisyonlara çeviremeyişi üzerinde durmak gerekecek tabii. Özellikle Eren’i bu kadar geç düşünmesi... Galatasaray, Tudor öncesi oyunu bu kadar öne yıkabildiği maçlarda mutlak tehlikeli üçgenleri kuruyordu. Bu sadece 70’te Rodrigues’in kaçırdığı pozisyonla yaptılar. Bu kadar hafta boyunca bu plandan uzak durmanın cezası da bu oldu sanırım.
8 Rıdvan Dilmen’in Galatasaray - Fenerbahçe maç yazısı (Fotomaç)

Psikolojik üstünlüğü gördüm
Koskoca Galatasaray-Fenerbahçe derbisinde oynanan tam bir futbol hayal kırıklığı...
Tribünlerin boş olması da bir şey gösteriyor.
Kazanan Fenerbahçe için de birçok şey söylenebilir.
Fenerbahçeliler skora mutludur ama oyuna mutsuzdur. Buna rağmen biz biliyoruz ki bu 11 diğer maça çıkacak. Galatasaray öyle değil. Bu 11 yönetim kurulu 11’idir.
Bu durum Dursun Bey’i bile tartıştırır.
Protesto belki şoktan dolayı olmadı. Başakşehir maçının 11’ine bakıyorum, biri bana anlatsın diyorum.
Dün maç öncesi bakıyoruz, takımın yarısı yok!
Senin inandığın, güvendiğin bir oyun şablonun yok ki. Hem saha dışı hem saha içi faktörlerle bu takımı karman çorman yaptı.
Hiçbir planı yok ki
Özellikle Fatih Terim’den sonra karmaşık bir düzeni var. Bence Bruma’yı çıkarması da hata.
Gelmeyen takıma karşı bir bireysel yetenek...
Chedjou’ya tutundu diyorduk, o evine gitti Ahmet oynadı.
Kötü Galatasaray, hiçbir şey yapmayan Fenerbahçe’yi yenemedi.
Teoride kalan, kontratak yapamayan Fenerbahçe, 9 korner verdiği rakibini yendi.
Çünkü Tudor’un planı yok!
Gelirken, "Aman burada oyuncuya dayalı düzen var" dediler herhalde, bunu halledeceğim diye düşünürken kendisini bitirdi, takımı da bitirdi.
Fenerbahçelilerin gelecek hali yoktu psikolojik olarak. Galatasaray 80 dakika vuramayınca "İdare edeyim" deyince Fenerbahçe de geldi.
Bu güneşe kar dayanmayacak gibiydi.
Ne eksik şut, ne eksik iyi orta...
90’da sokuyor Josue’yi...
90’da Alex’i sokmaktan farksız bu.
.
Koskoca Galatasaray-Fenerbahçe derbisinde oynanan tam bir futbol hayal kırıklığı...
Tribünlerin boş olması da bir şey gösteriyor.
Kazanan Fenerbahçe için de birçok şey söylenebilir.
Fenerbahçeliler skora mutludur ama oyuna mutsuzdur. Buna rağmen biz biliyoruz ki bu 11 diğer maça çıkacak. Galatasaray öyle değil. Bu 11 yönetim kurulu 11’idir.
Bu durum Dursun Bey’i bile tartıştırır.
Protesto belki şoktan dolayı olmadı. Başakşehir maçının 11’ine bakıyorum, biri bana anlatsın diyorum.
Dün maç öncesi bakıyoruz, takımın yarısı yok!
Senin inandığın, güvendiğin bir oyun şablonun yok ki. Hem saha dışı hem saha içi faktörlerle bu takımı karman çorman yaptı.
Hiçbir planı yok ki
Özellikle Fatih Terim’den sonra karmaşık bir düzeni var. Bence Bruma’yı çıkarması da hata.
Gelmeyen takıma karşı bir bireysel yetenek...
Chedjou’ya tutundu diyorduk, o evine gitti Ahmet oynadı.
Kötü Galatasaray, hiçbir şey yapmayan Fenerbahçe’yi yenemedi.
Teoride kalan, kontratak yapamayan Fenerbahçe, 9 korner verdiği rakibini yendi.
Çünkü Tudor’un planı yok!
Gelirken, "Aman burada oyuncuya dayalı düzen var" dediler herhalde, bunu halledeceğim diye düşünürken kendisini bitirdi, takımı da bitirdi.
Fenerbahçelilerin gelecek hali yoktu psikolojik olarak. Galatasaray 80 dakika vuramayınca "İdare edeyim" deyince Fenerbahçe de geldi.
Bu güneşe kar dayanmayacak gibiydi.
Ne eksik şut, ne eksik iyi orta...
90’da sokuyor Josue’yi...
90’da Alex’i sokmaktan farksız bu.
.
9

Tudor kendi fişini çekti
Son 10 dakika Galatasaray oyununu kaybedince Fenerbahçe fırsatı gördü. Bir kere geldi, olmadı, ikinciye geldi golü attı.
Burada Fenerbahçe’nin derbideki psikolojik üstünlüğünü gördüm.
3-5-2 oynarsın, kendi görüşüdür, bir şey diyemeyiz ama yönetme açısından Tudor dün kendi fişini çekti.
Bu yönetim kurulu takımı...
Bu takımı çıkarıyorsan o zaman daha önce yanlış yapmışsın.
Sneijder’e, Podolski’ye git deyip çağırırsanız itibarınızı kaybedersiniz.
Böyle antrenörlük olmaz ki.
Perşembe günü fısıldamışlar kulaklarına.
Otorite falan kalmadı, bitti.
Aynı sıkıntıyı Prandelli yaşadı.
2 ay sonra evinden çağırıp oynattı Sabri’yi.
Geldin, dakika 1’de Bruma’yı Rize’ye götürmedin.
2’de Sneijder’e sardın. Futbolcuya dayalı bir sistem varsa bunu iletişimle çözersiniz.
"Disiplinle çözerim, ben geldim" derseniz yapamazsınız.
Galatasaray-Fenerbahçe maçı belki Tudor’u kurtarırdı, bence artık şansı kalmadı. Yönetim bir karar alacaktır.
FENER’İN MÜCADELESİ
Fenerbahçe’ye hem puan olarak, hem moral olarak çok iyi oldu. Kağıt üstünde bakınca bu sezon iki derbiyi de kazanmış, kupada şansı devam eden bir takım var. Beşiktaş’ı deplasmanda yenen tek takım... Advocaat Hollanda’ya dönüp emekli olduğunda, "Çok iyi sezon geçirip bıraktım" diyecektir.
0-0 da bitse de mutsuz değildi Advocaat.
Şener’e ayrı bir parantez açmak lazım...
Şener de bir kere çıktı, tam çıktı. Ligin ilk yarısında attığı golde de Şener, Van Persie’ye attırmıştı. Bu kez ekstradan bir çalım atarak Josef de Souza’ya golü attırdı.
Golün gelmesinde çizgiye kadar inmesinin önemli bir payı var.
Daha önce de kesebilirdi ama beklemeyi tercih etti ve güzel yere kesti. Bakıldığında çok istikrarlı bir takım yok, iyi oynamadılar ama mücadelesi var Fenerbahçelilerin.
Mücadeleyi hiç bırakmıyorlar. Bu takımda Skrtel ile Souza’yı farklı bir yere koymak lazım. Baya önemli oyuncular.
Bir şekilde de devam ediyorlar, kupa hedefi de var.
Günün sonunda oyun mutsuz etse de skor mutlu etmiştir onları..
Son 10 dakika Galatasaray oyununu kaybedince Fenerbahçe fırsatı gördü. Bir kere geldi, olmadı, ikinciye geldi golü attı.
Burada Fenerbahçe’nin derbideki psikolojik üstünlüğünü gördüm.
3-5-2 oynarsın, kendi görüşüdür, bir şey diyemeyiz ama yönetme açısından Tudor dün kendi fişini çekti.
Bu yönetim kurulu takımı...
Bu takımı çıkarıyorsan o zaman daha önce yanlış yapmışsın.
Sneijder’e, Podolski’ye git deyip çağırırsanız itibarınızı kaybedersiniz.
Böyle antrenörlük olmaz ki.
Perşembe günü fısıldamışlar kulaklarına.
Otorite falan kalmadı, bitti.
Aynı sıkıntıyı Prandelli yaşadı.
2 ay sonra evinden çağırıp oynattı Sabri’yi.
Geldin, dakika 1’de Bruma’yı Rize’ye götürmedin.
2’de Sneijder’e sardın. Futbolcuya dayalı bir sistem varsa bunu iletişimle çözersiniz.
"Disiplinle çözerim, ben geldim" derseniz yapamazsınız.
Galatasaray-Fenerbahçe maçı belki Tudor’u kurtarırdı, bence artık şansı kalmadı. Yönetim bir karar alacaktır.
FENER’İN MÜCADELESİ
Fenerbahçe’ye hem puan olarak, hem moral olarak çok iyi oldu. Kağıt üstünde bakınca bu sezon iki derbiyi de kazanmış, kupada şansı devam eden bir takım var. Beşiktaş’ı deplasmanda yenen tek takım... Advocaat Hollanda’ya dönüp emekli olduğunda, "Çok iyi sezon geçirip bıraktım" diyecektir.
0-0 da bitse de mutsuz değildi Advocaat.
Şener’e ayrı bir parantez açmak lazım...
Şener de bir kere çıktı, tam çıktı. Ligin ilk yarısında attığı golde de Şener, Van Persie’ye attırmıştı. Bu kez ekstradan bir çalım atarak Josef de Souza’ya golü attırdı.
Golün gelmesinde çizgiye kadar inmesinin önemli bir payı var.
Daha önce de kesebilirdi ama beklemeyi tercih etti ve güzel yere kesti. Bakıldığında çok istikrarlı bir takım yok, iyi oynamadılar ama mücadelesi var Fenerbahçelilerin.
Mücadeleyi hiç bırakmıyorlar. Bu takımda Skrtel ile Souza’yı farklı bir yere koymak lazım. Baya önemli oyuncular.
Bir şekilde de devam ediyorlar, kupa hedefi de var.
Günün sonunda oyun mutsuz etse de skor mutlu etmiştir onları..
10 Levent Tüzemen’in Galatasaray - Fenerbahçe maç yorumu (Fotomaç)

Başınıza taç yapın
Galatasaray "Kuş taşa çarptı" örneğini bir kez daha yaşadı ve 90 dakika tek kale oynadığı Fenerbahçe’ye pozisyon bile vermediği derbiyi kaybetti. Galatasaraylı oyuncuların kazanma istekleri, coşkuları ve mücadele güçleri tribünlerden bile alkış aldı...
Fenerbahçe derbiyi Avrupa maçlarındaki gibi geriye yaslanarak ve topu Galatasaray’a bırakarak oynadı. Lens’in bile sağ bek pozisyonuna yardıma sık geldiğini söylersek Advocaat’ın planı, "Önce gol yemeyelim. Sonra çabuk çıkma imkanı bulursak golü atalım" düşüncesindeydi.
G.Saray ilk yarıda önce Yasin ardından da Sneijder ile net iki golü harcadı. Yasin’in pozisyonu belki gol vuruşu için çok net değildi ama Volkan’ın çeldiği topu Sneijder’in atamaması kalitesine yakışmadı.
Fenerbahçe ikinci yarı tamamen kalesine kapanıp hep hızlı hücum etme planını düşündü. Derbide hoca farkı ortaya net çıktı. Nasıl mı?
.
Galatasaray "Kuş taşa çarptı" örneğini bir kez daha yaşadı ve 90 dakika tek kale oynadığı Fenerbahçe’ye pozisyon bile vermediği derbiyi kaybetti. Galatasaraylı oyuncuların kazanma istekleri, coşkuları ve mücadele güçleri tribünlerden bile alkış aldı...
Fenerbahçe derbiyi Avrupa maçlarındaki gibi geriye yaslanarak ve topu Galatasaray’a bırakarak oynadı. Lens’in bile sağ bek pozisyonuna yardıma sık geldiğini söylersek Advocaat’ın planı, "Önce gol yemeyelim. Sonra çabuk çıkma imkanı bulursak golü atalım" düşüncesindeydi.
G.Saray ilk yarıda önce Yasin ardından da Sneijder ile net iki golü harcadı. Yasin’in pozisyonu belki gol vuruşu için çok net değildi ama Volkan’ın çeldiği topu Sneijder’in atamaması kalitesine yakışmadı.
Fenerbahçe ikinci yarı tamamen kalesine kapanıp hep hızlı hücum etme planını düşündü. Derbide hoca farkı ortaya net çıktı. Nasıl mı?
.
11

Futbol aklı yetersiz
Advocaat, Aatıf ve Persie’yi çıkartırken; yerine Volkan ve Sow gibi sprinter oyuncuları alıp "Hızlı hücum" anlayışını tazeledi.
Tudor bu kadar ortaya rağmen oyundan Bruma’yı çıkarıp Rodrigues’i aldı.
Peki ortalara ve kornerlere kim kafa vuracak?
Tudor, Yasin’i çıkarıp Eren’i oyuna almalı; Podolski’yi kanada çekmeliydi.
Peki her şey iyi giderken Tolga Ciğerci’yi çıkarıp Josue’yi almanın mantığı neydi? Bu tamamen Tudor’un futbol aklının yetersiz kalışıdır. Tolga ile Josue aynı tip oyuncu mu? Madem Tolga çıkacaktı o zaman De Jong girmeliydi.
Fenerbahçe maç boyu ısrarla hep Carole’ün kanadından hücum etmeyi planladı ve piyango golünü buldu.
Galatasaray yönetimi ve Tudor şimdi Carole’ü alsın başlarına taç etsin! Neden mi? Kadıköy’de Van Persie’ye golün ortasını yapan Şener’i kaçıran Carole...
TT Arena’da Souza’nın attığı kafa golü öncesi Şener’i kaçıran ve orta yapmasına izin veren yine Carole..
Advocaat, Aatıf ve Persie’yi çıkartırken; yerine Volkan ve Sow gibi sprinter oyuncuları alıp "Hızlı hücum" anlayışını tazeledi.
Tudor bu kadar ortaya rağmen oyundan Bruma’yı çıkarıp Rodrigues’i aldı.
Peki ortalara ve kornerlere kim kafa vuracak?
Tudor, Yasin’i çıkarıp Eren’i oyuna almalı; Podolski’yi kanada çekmeliydi.
Peki her şey iyi giderken Tolga Ciğerci’yi çıkarıp Josue’yi almanın mantığı neydi? Bu tamamen Tudor’un futbol aklının yetersiz kalışıdır. Tolga ile Josue aynı tip oyuncu mu? Madem Tolga çıkacaktı o zaman De Jong girmeliydi.
Fenerbahçe maç boyu ısrarla hep Carole’ün kanadından hücum etmeyi planladı ve piyango golünü buldu.
Galatasaray yönetimi ve Tudor şimdi Carole’ü alsın başlarına taç etsin! Neden mi? Kadıköy’de Van Persie’ye golün ortasını yapan Şener’i kaçıran Carole...
TT Arena’da Souza’nın attığı kafa golü öncesi Şener’i kaçıran ve orta yapmasına izin veren yine Carole..
12 Gürcan Bilgiç’in Galatasaray - Fenerbahçe maç yorumu (Sabah)

Maçın hikayesine baktığımızda, Fenerbahçe’nin kazandığını yazmak açıklanacak gibi değil.
Maç öncesinde hesaplar-kitaplar arasında ne öngörülmüş ise, 90 dakika boyunca benzerini yaşadık. Galibiyete ihtiyacı olan Galatasaray riski alacak, seyircisi önünde baskılı oynamak isteyecekti. Öyle de oldu. Kazandığı tüm önemli maçları mücadelesini ön plana alarak başaran Fenerbahçe, yine aynı oyun karakterini sergiledi. Sahasını kapatacaktı, rakibin etkili oyuncularına baskı yapacaktı ve gol için de fırsat anını bekleyecekti. Öyle de oldu.
Lens üstünden hücum eden bir takım olarak, Hollandalısına üçlü kademe geldiğini görmek Advocaat için şaşırtıcı olmamalıydı. Carole’un yanına Bruma destek attı, Tolga Ciğerci de hemen arkalarındaydı. Şener seyirci baskısında sadece görevini; Bruma’yı kontrolü görev edinmişti kendisine. Hareket alanı bulamadıkça, Lens de oyundan vazgeçti.
Maç öncesinde hesaplar-kitaplar arasında ne öngörülmüş ise, 90 dakika boyunca benzerini yaşadık. Galibiyete ihtiyacı olan Galatasaray riski alacak, seyircisi önünde baskılı oynamak isteyecekti. Öyle de oldu. Kazandığı tüm önemli maçları mücadelesini ön plana alarak başaran Fenerbahçe, yine aynı oyun karakterini sergiledi. Sahasını kapatacaktı, rakibin etkili oyuncularına baskı yapacaktı ve gol için de fırsat anını bekleyecekti. Öyle de oldu.
Lens üstünden hücum eden bir takım olarak, Hollandalısına üçlü kademe geldiğini görmek Advocaat için şaşırtıcı olmamalıydı. Carole’un yanına Bruma destek attı, Tolga Ciğerci de hemen arkalarındaydı. Şener seyirci baskısında sadece görevini; Bruma’yı kontrolü görev edinmişti kendisine. Hareket alanı bulamadıkça, Lens de oyundan vazgeçti.
13

Topu öne taşıyacak Alper ile, üçüncü bölgede kendine fırsat yaracak Van Persie dışında tabelayı değiştirme umudu kalmamıştı Fenerbahçe’nin. Dakikalar ilerledikçe oyunu yönetme şansları da olmadığını anladıklarında, "Şampiyonlar Ligi için üç puan" demek yerine, "Üçüncülükte kalmak için bir puan yeter" planına geçtiler. Bu karara varmak veya bu durumu kabullenmek, aslında zirveye neden oynayamadıklarının da kanıtıydı. Bu orta saha kalitesiyle ancak mücadele edebilirlerdi. Oyun kurmak veya forvetlere kaliteli pas üretmek mümkün değil. Dolayısı ile Advocaat’ın sert eleştirilerini "gerçekçi" değil de, "bahane" olarak yorumlamak, yanlışlardan bir tanesi olur.
Maçın hikayesine baktığımızda, Fenerbahçe’nin kazandığını yazmak açıklanacak gibi değil. Rahmetli büyüğümüz İslam Çupi olsaydı, kaleminin ucunda dans ettirdiği kelimeler ile ezeli rekabetin "makus talihini" tarihe geçecek cümleler ile anlatırdı.
Korner bile atmadan derbi kazanmak. Beş yıl sonra Seyrantepe’den gelen haberlere; "Fenerbahçe yendi" noktasını koymak. Çok daha iyi kadrolar ve oyunlarla olmayanı başarmanın teknik açıklaması yok. Ama kestiği racon bellidir: Bu mahallenin ağabeyi Fenerbahçe’dir...
Maçın hikayesine baktığımızda, Fenerbahçe’nin kazandığını yazmak açıklanacak gibi değil. Rahmetli büyüğümüz İslam Çupi olsaydı, kaleminin ucunda dans ettirdiği kelimeler ile ezeli rekabetin "makus talihini" tarihe geçecek cümleler ile anlatırdı.
Korner bile atmadan derbi kazanmak. Beş yıl sonra Seyrantepe’den gelen haberlere; "Fenerbahçe yendi" noktasını koymak. Çok daha iyi kadrolar ve oyunlarla olmayanı başarmanın teknik açıklaması yok. Ama kestiği racon bellidir: Bu mahallenin ağabeyi Fenerbahçe’dir...
14 Kemal Belgin’in Galatasaray - Fenerbahçe maç yorumu (Türkiye Gazetesi)

SİZ Mİ ŞAMPİYON OLACAKSINIZ?
Galatasaray’ın ligde yeneceği takım yoktur, F.Bahçe’de ise bir gün birine bir top gelir maç biter gerçeği yatmaktadır.
Galatasaray’la Fenerbahçe’yi buluşturan maç tarihi rekabetin ötesinde çok da önemli lig sıralaması anlamı taşımıyordu. Başakşehir’in düşüşünü bekleyen tarihleri 100 yıldan fazla olan iki takım için bu ciddi şekilde üzerinde düşünülmesi gereken bir durumdur. Tudor’un 4’lü savunmaya dönerek bizim futbolun ve kadrosunun gerçeklerini kabullenmesi Galatasaray lehine bir aşamadır da Yasin başta olmak üzere Bruma ve Podolski gibi sınıfları belli olmayan oyuncuların Galatasaray forması içinde oluşları hem oyun kalitesinin düşmesine hem de futbolun olumsuzluğunu sahneletti.
Fenerbahçe’ye baktığımızda neredeyse kalıp 11 içine sokulmuş tertip acaba neden Volkan Şen’i inkar eder de yürümekte zorlanan Van Persie’yi banko adam haline getirir? Fenerbahçe’nin adam eksiltmede zaafları olan kadrosunun hücum zenginliğine kanatlardan ulaşabilmesi futboldan hiç anlamayanın bile birleştiği noktadır.
Galatasaray’ın ligde yeneceği takım yoktur, F.Bahçe’de ise bir gün birine bir top gelir maç biter gerçeği yatmaktadır.
Galatasaray’la Fenerbahçe’yi buluşturan maç tarihi rekabetin ötesinde çok da önemli lig sıralaması anlamı taşımıyordu. Başakşehir’in düşüşünü bekleyen tarihleri 100 yıldan fazla olan iki takım için bu ciddi şekilde üzerinde düşünülmesi gereken bir durumdur. Tudor’un 4’lü savunmaya dönerek bizim futbolun ve kadrosunun gerçeklerini kabullenmesi Galatasaray lehine bir aşamadır da Yasin başta olmak üzere Bruma ve Podolski gibi sınıfları belli olmayan oyuncuların Galatasaray forması içinde oluşları hem oyun kalitesinin düşmesine hem de futbolun olumsuzluğunu sahneletti.
Fenerbahçe’ye baktığımızda neredeyse kalıp 11 içine sokulmuş tertip acaba neden Volkan Şen’i inkar eder de yürümekte zorlanan Van Persie’yi banko adam haline getirir? Fenerbahçe’nin adam eksiltmede zaafları olan kadrosunun hücum zenginliğine kanatlardan ulaşabilmesi futboldan hiç anlamayanın bile birleştiği noktadır.
15

Galatasaray’da Sneijder’in sanki eski mahalle maçlarındaki gibi 2-3 metreye verdiği toplar, koşar gibi görünüp hiçbir şey yapmayışı, yukarıda sözünü ettiğim kalitesiz oyuncularının yanı sıra Galatasaray’daki hayal kırıklığıdır.
Burada tabii Tudor’a da Sabri’yi neden oynatmadığının sorusu da sanırım bu maçtan sonra ağırlık kazanacaktır. Fenerbahçe’de kaleci Volkan’ın uzun süren sakatlığından sonra yüksek form tutarak kalesine dönüşü de dikkat çekicidir. Bu adı büyük ama kaliteleri düşmüş iki takımın koca oyunda yarımşar pozisyon bularak oynamış olmaları bizim futbolun yarınlarına hangi mesajı içerir acaba? Başakşehir’den sonra tarihi rakipler de tam Beşiktaş’ın şampiyonluk senedini imzalarken, benim maçtan önce yüzde 60 Fenerbahçe lehine biter görüşüm tek topta arşivlere geçti. Neden yüzde 60 Fenerbahçe dedim; çünkü bu hâliyle Galatasaray’ın ligde yeneceği takım yoktur, Fenerbahçe’de ise bir gün birine bir top gelir maç biter gerçeği yatmaktadır.
MAÇIN ADAMI
Fırat Aydınus
İyi maç yönetti. Havanın gergin oluşunu da
engelledi.
Burada tabii Tudor’a da Sabri’yi neden oynatmadığının sorusu da sanırım bu maçtan sonra ağırlık kazanacaktır. Fenerbahçe’de kaleci Volkan’ın uzun süren sakatlığından sonra yüksek form tutarak kalesine dönüşü de dikkat çekicidir. Bu adı büyük ama kaliteleri düşmüş iki takımın koca oyunda yarımşar pozisyon bularak oynamış olmaları bizim futbolun yarınlarına hangi mesajı içerir acaba? Başakşehir’den sonra tarihi rakipler de tam Beşiktaş’ın şampiyonluk senedini imzalarken, benim maçtan önce yüzde 60 Fenerbahçe lehine biter görüşüm tek topta arşivlere geçti. Neden yüzde 60 Fenerbahçe dedim; çünkü bu hâliyle Galatasaray’ın ligde yeneceği takım yoktur, Fenerbahçe’de ise bir gün birine bir top gelir maç biter gerçeği yatmaktadır.
MAÇIN ADAMI
Fırat Aydınus
İyi maç yönetti. Havanın gergin oluşunu da
engelledi.
16 Bülent Timurlenk’in Galatasaray - Fenerbahçe maç yorumu (Sabah)

Euroleague’de 3 takımımızın, deplasmanda 4 galibiyet alıp Final Four’a koştuğu haftada, VakıfBank’ın voleybolda Şampiyonlar Ligi’ni kazandığı haftada ülkenin en çok sevdiği spor dalı olan futboldan milleti soğutmaya yemin etmiş iki takım izledik TT Arena’da.
Lens dışında orta sahasından çıkış şansı olmayan ezeli rakibi karşısında Galatasaray’ın neden bu sezon ilk 5’teki takımlara bütün maçlarını kaybettiğini izledik. Semih, Carole, Ahmet, Sabri, Tolga, Yasin gibi yetenek fakiri vasat adamların yanında Japonya biletini almış Podolski, Katar biletini alacak olan Sneijder ve kendi vitrini için kendine oynayan Bruma. Advocaat’ın "Beraberlik de bana yeter, Galatasaray gerimde kalsın, Başakşehir’i yakalarsam yakalarım, olmadı gelecek sezon yokum, benden sonrası yangın" taktiğine Tudor nasıl mı cevap verdi? O garip Yasin’i oyunda tutup, Bruma’yı oyundan alıp, Eren’i ancak 80’de hatırlayarak.
Fenerbahçe, sezonu bir kupayla da kapatabilir, dün kazandıkları derbide oynadıkları futbolla değil ama Pazartesi sabahı Galatasaraylı arkadaşlarını kızdıracak taraftarlarına güzel bir Pazartesi de yaşatabilir ama herkes farkındaki bu takım Beşiktaş’ın iki gömlek gerisinde
Lens dışında orta sahasından çıkış şansı olmayan ezeli rakibi karşısında Galatasaray’ın neden bu sezon ilk 5’teki takımlara bütün maçlarını kaybettiğini izledik. Semih, Carole, Ahmet, Sabri, Tolga, Yasin gibi yetenek fakiri vasat adamların yanında Japonya biletini almış Podolski, Katar biletini alacak olan Sneijder ve kendi vitrini için kendine oynayan Bruma. Advocaat’ın "Beraberlik de bana yeter, Galatasaray gerimde kalsın, Başakşehir’i yakalarsam yakalarım, olmadı gelecek sezon yokum, benden sonrası yangın" taktiğine Tudor nasıl mı cevap verdi? O garip Yasin’i oyunda tutup, Bruma’yı oyundan alıp, Eren’i ancak 80’de hatırlayarak.
Fenerbahçe, sezonu bir kupayla da kapatabilir, dün kazandıkları derbide oynadıkları futbolla değil ama Pazartesi sabahı Galatasaraylı arkadaşlarını kızdıracak taraftarlarına güzel bir Pazartesi de yaşatabilir ama herkes farkındaki bu takım Beşiktaş’ın iki gömlek gerisinde
17

Sezona futbol dâhisi Levent Nazifoğlu ile giren, yaptıkları transferlerle kendilerine güldüren ve yönetimleri için yapılan her eleştiriyi "manidar" bulan Galatasaray yönetiminin derbinin ertesi sabahı hatırlaması gerekenler var.
Riekerink diye kariyeri olmayan birine sezonu emanet ettiniz, "boştaki" Cavanda’ya bonservis, Garry’ye piyasasının üç katı para ödediniz. Faksla adam alamadınız, aldığınız santrfor çürük çıktı. Bütün projeleriniz yarım, yönetiminizden istifa edenlerin yeri boş, tribünleri boşalttınız. Beşiktaş, Avrupa Ligi’ne veda edince "Kupamız var" diye hesapta kafa buldunuz "Manidar mı" dediniz? İşte bütün bunların hepsi Galatasaray’ın tarihine manidar!
Fenerbahçe ve Galatasaray yönetimleri, bir ay sonra yeni sezon kombinelerini satışa çıkaracak, 3-5-10 bine taraftara "koltuk alın" çağrısı yapacak. Şimdiden söyleyeyim: "Bu yönetimler o koltuklardan kalkmadığı sürece taraftarına tek bir koltuk satamaz."
Riekerink diye kariyeri olmayan birine sezonu emanet ettiniz, "boştaki" Cavanda’ya bonservis, Garry’ye piyasasının üç katı para ödediniz. Faksla adam alamadınız, aldığınız santrfor çürük çıktı. Bütün projeleriniz yarım, yönetiminizden istifa edenlerin yeri boş, tribünleri boşalttınız. Beşiktaş, Avrupa Ligi’ne veda edince "Kupamız var" diye hesapta kafa buldunuz "Manidar mı" dediniz? İşte bütün bunların hepsi Galatasaray’ın tarihine manidar!
Fenerbahçe ve Galatasaray yönetimleri, bir ay sonra yeni sezon kombinelerini satışa çıkaracak, 3-5-10 bine taraftara "koltuk alın" çağrısı yapacak. Şimdiden söyleyeyim: "Bu yönetimler o koltuklardan kalkmadığı sürece taraftarına tek bir koltuk satamaz."
18 Uğur Meleke’nin Galatasaray - Fenerbahçe maç yorumu (Hürriyet)

8 sene önce 8 sene sonra
YİNE Nisan ayıydı. Yine bitime 7 hafta vardı. Türk futbolunun iki devi Galatasaray’la Fenerbahçe, Pazar 19’da sarı-kırmızılıların sahasında karşılaşıyorlar, maçı Aydınus yönetiyordu. Beşiktaş liderdi, ligde sürpriz bir ikinci vardı.
ARADA FARK YOK!
Genç Bülent Korkmaz’ın Galatasaray’ıyla, tecrübeli Aragones’in Fenerbahçe’si ligden kopmuşlar, Kupa 2 için yarışıyorlardı. Tarih tekerrürden ibaretmiş gerçekten: Bundan tam 8 sene önce, Nisan 2009’da Galatasaray’la Fenerbahçe yine tatsız bir derbi oynamışlar, maç neredeyse pozisyonsuz, kavga-gürültü içinde bitmişti Ali Sami Yen’de.
Sezon sonunda bu iki takım ligi dördüncülük ve beşincilikle tamamlayabilmiş, iki hocanın da ömrü uzun olmamıştı.
Yazık ki 8 sene sonra değişen fazla bir şey yok: Aziz Yıldırım’ın takıntılı yönetim anlayışı... Galatasaray’ın istikrarsız yönetimleri... Volkan... Sabri... Sahaya yağan yabancı cisimler...
Sonsuz faul, sonsuz kavga. Tek fark Souza’nın golü. Galatasaray’la Fenerbahçe taraftarları, daha iyisini hak ediyorlar sanki.
ŞİMDİ BİZ NE KAZANDIK?
İKİ takım taraftarlarına açılan derbilerden ne kazandık, ben anlayamadım doğrusu. 90 dakika boyunca sadece küfür, sadece yabancı madde, sadece tribün terörü. Akılda kalan bu.
YİNE Nisan ayıydı. Yine bitime 7 hafta vardı. Türk futbolunun iki devi Galatasaray’la Fenerbahçe, Pazar 19’da sarı-kırmızılıların sahasında karşılaşıyorlar, maçı Aydınus yönetiyordu. Beşiktaş liderdi, ligde sürpriz bir ikinci vardı.
ARADA FARK YOK!
Genç Bülent Korkmaz’ın Galatasaray’ıyla, tecrübeli Aragones’in Fenerbahçe’si ligden kopmuşlar, Kupa 2 için yarışıyorlardı. Tarih tekerrürden ibaretmiş gerçekten: Bundan tam 8 sene önce, Nisan 2009’da Galatasaray’la Fenerbahçe yine tatsız bir derbi oynamışlar, maç neredeyse pozisyonsuz, kavga-gürültü içinde bitmişti Ali Sami Yen’de.
Sezon sonunda bu iki takım ligi dördüncülük ve beşincilikle tamamlayabilmiş, iki hocanın da ömrü uzun olmamıştı.
Yazık ki 8 sene sonra değişen fazla bir şey yok: Aziz Yıldırım’ın takıntılı yönetim anlayışı... Galatasaray’ın istikrarsız yönetimleri... Volkan... Sabri... Sahaya yağan yabancı cisimler...
Sonsuz faul, sonsuz kavga. Tek fark Souza’nın golü. Galatasaray’la Fenerbahçe taraftarları, daha iyisini hak ediyorlar sanki.
ŞİMDİ BİZ NE KAZANDIK?
İKİ takım taraftarlarına açılan derbilerden ne kazandık, ben anlayamadım doğrusu. 90 dakika boyunca sadece küfür, sadece yabancı madde, sadece tribün terörü. Akılda kalan bu.
19

CEZA ALANI ÖNÜNE ÇUKUR KAZDI!
-ADVOCAAT bir derbiyi daha aynı anlayışla kazandı; ceza alanının önüne bir çukur kazdı ve oraya döktü rakip oyuncuları! Fenerbahçe’nin iki isabetli şutu, tek bir kontra pozisyonu var. Galatasaray’a da bir Şener hatası, bir Rodrigues driplingi ve bir Semih şutu dışında fırsat vermediler.
Galatasaray’ınsa geveleme hastalığı sürdü yine: Böyle tek taraflı bir maçta bile paslarının yüzde 38’i geriye. Fenerbahçe’ninse yüzde 23’ü... Sabri’nin 30, Tolga ve Selçuk’un 27, Sneijder’ın 22 pası geriye. Galatasaray eriyor. Yana ve geriye doğru hem de.
SABRİ NEDEN OLMUYOR?
İMKANINIZ varsa 10’uncu dakikayı bir daha izleyin: Aatif sıkışık bölgeye gidiyor, Tudor kenardan kendini hırpalıyor, "faul yapma" diye çıldırıyor çizgide. Ve Sabri gidip ne yapıyor, tahmin edin!
MAÇIN YILDIZI: JOSEF
- ÇOK fazla ortalarda gözükmediği bir büyük maçta daha skoru belirlemeyi bildi Souza.
TEKNİK DİREKTÖR KARNESİ
IGOR TUDOR
- SAHAYA çıkan takım, onun takımı değil. Diziliş, onun dizilişi değil. Oyun, onun oyunu değil. Bir teknik adam yenilecekse bile, inandıklarında ısrar edip yenilmeli. Talimatla yaptığı kadroyla değil.
DİCK ADVOCAAT
- AYNI senaryoyu bu yıl dördüncü defa sergiledi, bir derbiden daha istediğini alarak çıktı. Eğer Krasnodar maçına Emenike’yle çıkmasaydı, Avrupa’da da bu anlayışla devam edebilirlerdi.
-ADVOCAAT bir derbiyi daha aynı anlayışla kazandı; ceza alanının önüne bir çukur kazdı ve oraya döktü rakip oyuncuları! Fenerbahçe’nin iki isabetli şutu, tek bir kontra pozisyonu var. Galatasaray’a da bir Şener hatası, bir Rodrigues driplingi ve bir Semih şutu dışında fırsat vermediler.
Galatasaray’ınsa geveleme hastalığı sürdü yine: Böyle tek taraflı bir maçta bile paslarının yüzde 38’i geriye. Fenerbahçe’ninse yüzde 23’ü... Sabri’nin 30, Tolga ve Selçuk’un 27, Sneijder’ın 22 pası geriye. Galatasaray eriyor. Yana ve geriye doğru hem de.
SABRİ NEDEN OLMUYOR?
İMKANINIZ varsa 10’uncu dakikayı bir daha izleyin: Aatif sıkışık bölgeye gidiyor, Tudor kenardan kendini hırpalıyor, "faul yapma" diye çıldırıyor çizgide. Ve Sabri gidip ne yapıyor, tahmin edin!
MAÇIN YILDIZI: JOSEF
- ÇOK fazla ortalarda gözükmediği bir büyük maçta daha skoru belirlemeyi bildi Souza.
TEKNİK DİREKTÖR KARNESİ
IGOR TUDOR
- SAHAYA çıkan takım, onun takımı değil. Diziliş, onun dizilişi değil. Oyun, onun oyunu değil. Bir teknik adam yenilecekse bile, inandıklarında ısrar edip yenilmeli. Talimatla yaptığı kadroyla değil.
DİCK ADVOCAAT
- AYNI senaryoyu bu yıl dördüncü defa sergiledi, bir derbiden daha istediğini alarak çıktı. Eğer Krasnodar maçına Emenike’yle çıkmasaydı, Avrupa’da da bu anlayışla devam edebilirlerdi.
20

21 Ömer Üründül’ün Galatasaray - Fenerbahçe maç yorumu (Sabah)

8 KİŞİ İLE GALİBİYET
Tudor’un Bruma’yı çıkarması birinci, arka arkaya kazanılan duran toplar varken Eren’i geç alması ikinci hataydı
Futbol gerçekten enteresan bir oyun... Bir derbi maçı oynanıyor, deplasman takımı ileri ucundan ofansif, defansif hiç randıman almıyor. Kalecisi, defans bloğu ve üç orta sahası ile direniyor. Bu takıma, evsahibi gol atamıyor, bir de üstelik son dakikada gol yiyor. Golü attıran 8 kişi ile savaşan Fenerbahçe’nin sağ beki Şener, golü atan orta sahası Josef de Souza... Galatasaray 90 dakikanın tamamında oyunu karşı alana yıktı. İlk devre, Fenerbahçe geride alan daraltan savunma ile sadece karşılama görevi yapıyordu. Ama bunu başarı ile uyguluyordu. İlk devre Şener’in büyük hatası dışında Galatasaray tek net pozisyon bulamadı. İkinci yarıda da aynı görüntü vardı. Ama bu sefer Galatasaray gole çok yakın ataklar yapıyordu. Ağır bir baskı kurmuşlardı ve art arda duran toplar kazanıyorlardı. Fenerbahçe’nin yardımsız orta sahası ve defans bloğu artık zor nefes alıyor ama buna rağmen ayakta durmaya çalışıyordu. Bir takım düşünün üç tane forveti ne ileriye top taşıyabiliyor, ne de ilerde top tutabiliyor...
Tudor’un Bruma’yı çıkarması birinci, arka arkaya kazanılan duran toplar varken Eren’i geç alması ikinci hataydı
Futbol gerçekten enteresan bir oyun... Bir derbi maçı oynanıyor, deplasman takımı ileri ucundan ofansif, defansif hiç randıman almıyor. Kalecisi, defans bloğu ve üç orta sahası ile direniyor. Bu takıma, evsahibi gol atamıyor, bir de üstelik son dakikada gol yiyor. Golü attıran 8 kişi ile savaşan Fenerbahçe’nin sağ beki Şener, golü atan orta sahası Josef de Souza... Galatasaray 90 dakikanın tamamında oyunu karşı alana yıktı. İlk devre, Fenerbahçe geride alan daraltan savunma ile sadece karşılama görevi yapıyordu. Ama bunu başarı ile uyguluyordu. İlk devre Şener’in büyük hatası dışında Galatasaray tek net pozisyon bulamadı. İkinci yarıda da aynı görüntü vardı. Ama bu sefer Galatasaray gole çok yakın ataklar yapıyordu. Ağır bir baskı kurmuşlardı ve art arda duran toplar kazanıyorlardı. Fenerbahçe’nin yardımsız orta sahası ve defans bloğu artık zor nefes alıyor ama buna rağmen ayakta durmaya çalışıyordu. Bir takım düşünün üç tane forveti ne ileriye top taşıyabiliyor, ne de ilerde top tutabiliyor...
22

Takımın durumu itibarı ile tek hedefi oyunu tutup, gol yemeden bu deplasman derbisini yenilmeden kapatmaktı. Ama futbolun cazibesi, sürprizlerle dolu olması... 90’ıncı dakikada Şener’den mükemmel bir çalım ve güzel bir kesme, Souza’dan da çok güzel bir kafa vuruşu ve maç boyunca bir tek Alper’in cılız şutu kucağına gelen Muslera eli başka topa değmeden golü yedi. Galatasaray dün hırslı ve kazanmak için herşeyini veren bir görüntü içindeydi. Tudor gereksiz üçlü defans macerasından mecburen vazgeçmişti. İlk defa tam dörtlü defans uyguladı. Sneijder ve Podolski’yi yine mecburen oynattı. Taşlar yerine doğru konulunca da daha etkili bir Galatasaray gündeme geldi ama golü bulamadılar. Tudor’un Bruma’yı çıkarması birinci hatasıydı. İkinci hata da arka arkaya kazanılan duran toplar gündemdeyken Eren’i çok geç almasıydı. En çok Sabri ve Tolga’yı beğendim. Real Madrid-Bayern Münih maçını canlı izledim. Bir Robben seyrettim, Van Persie’nin büyük başarılara birlikte imza attığı kanat forveti. Yaşları hemen hemen aynı. Ama Robben 120 dakika sahada basmadık yer bırakmadı. Van Persie ise ayakta duramıyor.