"Hakan Şükür'ün atılmaması şerefsizce bir eylemdir"

FutbolArena - Spor yazarı Serhat Ulueren, Galatasaray Mali Genel Kurulu’nda ihraç edilmeyen Hakan Şükür ve Arif Erdem ile ilgili bir yazı kaleme aldı. Vatan Gazetesi’nde yazan Serhat Ulueren, genel kurul üyelerini sert sözlerle eleştirdi.

1 Serhat Ulueren’in Vatan Gazetesi’ndeki köşe yazısı
Serhat Ulueren’in Vatan Gazetesi’ndeki köşe yazısı
Adnan Polat ve arkadaşlarına yapılan hakaret ve küfürlerle dolu kongre nasıl bir lekeyse, 3 gün önce gerçek FETÖ’cü Şükür ve Erdem’in kulüpten ihraç edilmemeleri daha büyük, daha şerefsizce ve de sinsice yapılmış bir eylemdir.
2
25 Mart 2017 G.Saray için tarihi bir lekedir. Hem de gelmiş geçmiş en büyük ve en unutulmaz leke olarak kalacaktır. 27 Mart 2011’deki Mali Genel Kurul’da İnan Kıraç’ın önderliğinde şartlanmış ve ağırlıklı G.Saray Liseli yüzlerce üyenin, Adnan Polat ve arkadaşlarına yaptığı hakaret ve küfürlerle dolu kongre nasıl bir lekeyse, 3 gün önce gerçek FETÖ’cü Hakan Şükür ve Arif Erdem’in kulüpten ihraç edilmemeleri daha büyük, daha şerefsizce ve sinsice yapılmış bir eylemdir.
3
OCAK 2011’in ilk haftası, ortada fol yok yumurta yokken İnan Kıraç, Telegol’e katılmış ve "Polat kardeşim hata yapmıştır, hem de çok büyük hata. Ali Sami Yen’in adını unutturmak istemiştir. Türk Telekom Arena ismine şiddetle karşıyım. Bunu kasıtlı yapmıştır. Bizlere gönderdiği stat açılış davetiyesine, 1 numaralı kurucumuz Ali Sami Yen’in adını yazmamıştır. Polat artık yıpranmıştır, tükenmiştir" diyerek Polat’a savaş açmış, istifasını istemiştir.
4
MALUM 15 Ocak 2011’de G.Saraylılar’ın en mutlu olması gereken günde, önce TOKİ Başkanı konuşması sırasında, o dönemki Başbakanımız Recep Tayyip Erdoğan da anons edildikten sonra belli kişiler (ki bunun da komplo olduğuna inanıyorum) tarafından protesto edilmiş ve sonunda Başbakan ve bakanlar stattan hızla uzaklaşmıştır. Açılış zehir olmuştur G.Saraylılar’a ve Adnan Polat’a.
5
AYNI gün Kıraç yine Telegol’e bağlanmış, Polat’ı bir güzel haşlayıp, Başbakanımız Erdoğan’a acil olarak özür mektubu yazdığını, çok üzüldüğünü, ağladığını belirtmiştir. (Kayıtları YouTube’da mevcut)
6
SONRASINDA 27 Mart’ta Adnan Polat ve arkadaşları hakaretler, küfürler, tehditler içersinde kulüpten, haksız ve hukuksuz olarak kovulmuş, 14 Mayıs 2011’de de İnan Kıraç’ın çok istediği, taptığı Ünal Aysal’ı, yine Kıraç’ın ağzından çıkan "Cebinden 100 milyon Euro verip G.Saray’ı Şampiyonlar Ligi şampiyonu yapmaya geliyor" sözleriyle başkan seçtirmişti G.Saray’a.
7
10 saat boyunca Genel Kurul’u oturduğun masada pür dikkat izle oylamada ’pardon tuvaletim geldi’ de…
8
ŞU ana kadar Kıraç’ın her türlü parmağının olduğunu, amacının hep G.Saray’ı ele geçirmek olduğunu, kimleri harcayıp kimleri başkanlık koltuğuna oturtmak için ne çabalar harcadığını yazdım.
9
Ama gelinen noktada tek suçlu Dursun Özbek’tir. 10 saat boyunca Genel Kurul’u oturduğun masada pür dikkat izle, notlar al, sonra da Şükür ve Erdem oylamasında "Pardon tuvaletim geldi" de. Bunu kimse yemez Dursun Başkan. Bu işte kesin oyun var. Ya Özbek birileriyle ibra edilme pazarlığı yaptı ya da bile bile lades dedi.
10
BAK Dursun Özbek ve Genel Kurul Üyeleri, insanların hayâl bile edemediği, bugün yılda 70 milyon dolar gelir sağladığın Arena’yı 450 milyon liraya yapan bu hükümet. Kimse imar izni alamazken Riva’ya her türlü ruhsatı veren bu hükümet. 2002’den beri 680 milyon lira vergi borcunu silen bu hükümet. Florya ve Riva için 342 milyon lirası şimdi, en az 300 milyon lira daha önümüzdeki yıllarda verecek olan yine bu hükümet. Kemerburgaz’da sana 160 dönüm (en az 50 milyon dolar) tesis arazisi verecek ve yapacak olan yine bu hükümet.
11
STADIN yanında 15 bin kişilik kapalı salon izini veren yine bu hükümet. Seni onlarca, yüzlerce işinin arasında kabul edecek, konuşacak bu Cumhurbaşkanı, bu Başbakan ve bu Spor Bakanı.
12
SONRA sen, hain Fetö’nün peşinden giden, asla "af" dilemeyen, "özür" dilemeyen, bu güzelim ülkeyi terk eden Hakan Şükür ve Arif Erdem’e ihraç oylamasında, "pardon" deyip kaybol.
13
Kimse bana bunun masumane bir hata olduğunu söylemesin. Bu işte %100 kasıt var. Ya gerçekten ibra edilmekten korktu Özbek ve "Beni ibra ederseniz ben de Hakan ve Arif’i ihraç etmem" dedi ya da birileri "Senin çok kirli işlerin var. Sıfırdan bu noktalara nasıl geldiğini açıklarız, o zaman rezil olursun. Şimdi oylama sırasında ortalardan kaybol" dediler Özbek’e. Çünkü aklıma başka bir şey gelmiyor.
14
ÜSTELİK 3-4 gün önce ben, Özbek’e "İnanın ve güvenin. Kesin ibra edilmesi gerekir" diye yazmıştım. Kalemim kırılsaydı da yazmaz olaydım.
15
Hâlâ anlamadın mı iş dersaneler değil! İş FETÖ’nün ülkede iç savaş başlatıp gücü tam anlamıyla ele geçirmek istemesi
16
BURADAKİ mevzubahis Şükür ve Erdem’in golleri değil. Bu başarılarına da asla laf söylemem. Ama özellikle sen Hakan Şükür… Seni 2011’de milletvekili yapıyor bu halk ve doğal olarak AK Parti. 17-25 Aralık olayları patlıyor ve sen Başbakanımızın, hükümetin yanında olacağına, "dershaneler de dershaneler" deyip basıyorsun istifayı. Ne ilginçtir ki, seni milletvekili yapan halkına ve Sayın Erdoğan’a ihanet edip 15 Temmuz darbe girişiminden 1 ay önce kaçıp gidiyorsun. Hâlâ anlamadın mı iş dershaneler değil! İş FETÖ’nün ülkede iç savaş başlatıp gücü tam anlamıyla ele geçirmek istemesi.
AMA sen bunları göremiyorsun. Sonra çok sevdiğini söylediğin baban Sermet Şükür, Ağustos 2016’da tutuklanıyor. Sen halâ ülkene, seni sen yapan halkının yanına, ailenin yanına geleceğine, ünlü bir yorumcuyu, Arda Turan’a mesaj atarak "N’olur hasta babamı serbest bıraksınlar" pişkinliğinde bulunuyorsun.
17
ARDA’YI bilmiyorum ama bu yorumcudan tokat gibi cevabı da alıyorsun; "Babana çok meraklıysan dönersin hesap verirsin, yargılanırsın" diyor… Önce mantıklı geliyor bu düşünce. Ama sen ne yapıyorsun? Babanı cezaevinde, hasta anneni de evinde hapis tutuyorsun. Kardeşin Gökhan’ı son aylarda gören de yok, hakkında bilgi sahibi olan da. Sen adam olsan, ülkeni, hadi onu da bıraktım aileni birazcık sevsen, çıkar gelir, hesabını verirsin. Yargı önünde konuşursun, neden kaçtığını, neden darbe teşebbüsünde insanlara "sakın evinizden dışarı çıkmayın" tarzında yazılar attığını.
18
VE sen Arif Erdem. Muhabirlik yaptığım dönemlerden yani 25 yıl öncesinden tanırım seni ve aileni. Bak Uğur Tütüneker teslim oldu, şimdilerde serbest. İsmail Demiriz ’abin’ de tutuklandı ve sonra serbest kaldı. Demek ki, bu adamlar FETÖ haininin yolundan gitmeyi bıraktı. Sen önce Yuna-nistan’a, şimdilerde de bilmem nerelerde yaşıyorsun.

G.SARAY Genel Kurul üyelerinin, tüm bu yaşananları bilmezden, duymazdan, görmezden gelmelerini ve bu iki haini ihraç etmemelerine halâ inanamıyorum. Herhalde ortalardan kaybolan G.Saray Başkanı Dursun Özbek ve lehte oy verenler, o gün, o an da akıl tutulması yaşadı. Çünkü bunun başka izahı yok.

Futbolarena anasayfasından devam...