Fatih Altaylı'dan Başakşehirli futbolculara olay sözler
FutbolArena - Bloomberg HT’de Fatih Kuşçu’nun sunumuyla yayınlanan "Spor Saati" programının yorumcusu Fatih Altaylı, spor gündemini yorumladı.
1

Habertürk Gazetesi’nin haberine göre Fatih Altaylı, Medipol Başakşehirli futbolcuların gazetecilere saldırıp darp etmesiyle ilgili de çok sert konuştu:
2 ’EMRE KARDEŞİM ARTIK ESKİ KAŞARSIN’

"Ben Emre Belözoğlu’nu sahada berbat, saha dışında ise dünya tatlısı olarak bilirim. Ama yavaş yavaş saha içi karakteri saha dışına da yansımaya başlamış. Bir yerde 45 dakika boyunca bana küfür ettiler, ben dönüp bakmadım bile hatırlarsan. Bizim pozisyonumuzda olduğun zaman herkes seni sevmeyebilir. Yaptığın işle beraber ün, şöhret gibi şeyler kazanıyorsan bunları makul karşılayacaksın. Dön git kardeşim. Sen artık genç değilsin, ne tellere tırmanıyorsun? Emre kardeşim dünkü çocuk olsan anlayacağım. Artık eski kaşarsın. 35 yaşına geldin, 20 senedir bu işlerin içindesin."
3 ’SİZ DAYI MISINIZ, İT MİSİNİZ?’

"Volkan Babacan’ın yaptığı centilmenlik dışı, milli takımdan da gitmesi lazım. Gazeteciye saldır, görüntü aldı diye. Muhabirlerde kabahat. Onlar hep beraber bunları niye dövmemişler onlara kızıyorum. Şunların ağzını burnunu kırmaları lazımdı. Kardeşim siz dayı mısınız, it misiniz? Futbolcu musunuz, serseri misiniz? Ayıptır ya! Adam işini yapıyor orada sen kimsin? Ama bunlara öyle yüz veriliyor ki. Görgü, bilgi, kültür, seviye sıfır. Alkış bol, para bol. Ondan sonra da bunlar kendilerini bir halt zannediyorlar. Futbolu bıraktığınız gün bir halt olmadığınız ortaya çıkıyor. Bir tane televizyonda yorumculuk, gazetede yazı yazmak için yalakalık yapıyorlar. Kimsiniz ulan siz! Daha önce de Volkan Demirel demişti ’seni yatağından aldırırım’ diye. Hadi gel beni aldır ya yatağımdan... Bunları her yerden atmak lazım ya bunlar adam değil. Barda, trafikte kavga ederler anlarım ama maç çıkışı gazeteciye saldırmayı anlayamam. Bu adam sizi pohpohlamaktan başka size ne yaptı? Taraftar sahaya inip sizin kafanızı kırsa az be."
4

UEFA Avrupa Ligi çeyrek finalinde Beşiktaş’ın Lyon’a elenmesini de yorumlayan Altaylı, Siyah-Beyazlılar’ın buraya kadar gelmesinin büyük başarı olduğunu söyledi. Galatasaray’ın Beşiktaşlılar’ı kızdıran tweeti için de "Galatasaray’da zerafet kalmadı" yorumunu yaptı:
5 ’BEŞİKTAŞ ÖĞRENME SÜRECİNDE’

"Beşiktaş, Avrupa’da gelebileceği en üst noktaya geldi. 1-2 oyuncusu dışında çok tecrübeli bir kadrosu yoktu. Bunlar her sene üst üste koyarak oluyor. Galatasaray mesela önce çeyrek, yarı final oynadı. 4 yedi, 5 yedi. Camia buna alıştırıyor kendini. Çünkü Şampiyonlar Ligi ve Avrupa Ligi’nin bir davranış biçimi var. Herkes bunu anlamaya başlıyor. Beşiktaş da öğrenme sürecinde... Bu kadroyla çok önemli başarı elde ettiler bence. Lyon’u da küçümsemeyin, onların şampiyon olma ihtimali çok yüksek."
6 GÖKHAN İNLER ELEŞTİRİSİ

"Gökhan İnler mesela rövanş maçının ilerleyen zamanlarında niye oyuna girmez? İki tane baltaya penaltı attıracağına Gökhan İnler’i alsaydın olmaz mıydı? Belli ki Şenol Güneş onu sevmiyor ama o zaman niye aldın? Yazık değil mi hem oyuncuya, hem de giden paralara?"
7 DURSUN ÖZBEK’E SERT SÖZLER

"Galatasaray’da zerafet kalmadı. Bu zerafeti Alp Yalman’da, Ali Uras’ta, Ali Tanrıyar’da, Faruk Süren’de, Özhan Canaydın’da gördük. Galatasaray’da bir ilkelleşme var. Daha ne terbiyesizlikler olacaktır, dur sen! Taraftar bunu her yere koyabilir. Sen, kulüp olarak bunu yapamazsın. Bunu bir zerafet içinde yaparsın. Zaten hatırlıyoruz kardeşim. Görmemişin kupası olmuş gibi her sene kutluyoruz zaten bunu. Bir de bunu Twitter’a koymuşlar. ’Kardeşini Beşiktaş’tan bekliyorduk ama olmadı, üzüldük’ de bari."
8

Altaylı, Real Madrid - Barcelona maçının çok güzel olduğunu belirtirken, Galatasaray - Fenerbahçe derbisi için de ’baştan sona rezaletti’ ifadesini kullandı. Galatasaray’da Dursun Özbek ve Tudor’un ’benim burada ne işim var’ şaşkınlığında olduğunu belirten Altaylı, "Galatasaray’ın işi duaya kalmıştır" diye konuştu.
9 beIN SPORTS İĞRENÇ BİR YAYIN YAPIYOR’

"Galatasaray maçından yorgun çıktım. Maçı izlerken oynar gibi yoruluyorum. Maç baştan sona rezaletti. Dedim ki içimdeki futbol kirliliğini detoksla çözeyim. Real Madrid-Barcelona maçını kaydetmiştim. Onu izledim ama sesini kısarak. BeIN Sports iğrenç bir yayın yapıyor. O spikerler ve yorumcular nedir? Kimdi yorumcu bilmiyorum ama utandım. Rüştü müydü? Herkesin seyrettiği maçı bu kadar mı kötü yorumlar be Rüştü Reçber? Ayıp denen bir şey var. Hakemin de ne kadar kötü olduğunu, Türkiye’deki hakemleri bile arattığını gördük. 1 gol ofsayt, 1 gollük pozisyon ofsayt. Messi’ye yapılan fauller. Casemiro iki kırmızı görmeliydi. Marcelo keza öyle. Taçlar yanlış, kornerler yanlış. Futbol muazzam ama. Messi başka bir şey. Çok güzel maçtı ama kavga yok, gürültü yok. İtiş-kakış yok. Pique’ye hasta oldum mesela. Arda’ya üzüldüm sonradan bile oyuna girmemesi kötü oldu.
10 ’BU KADAR MI KALİTESİZ OLUR YA’

"Derbiye gelince; Belli ki başkan ve akrabaları hep beraber Florya’ya gitmişler. Başkanın kurduğu takım sahaya çıktı. Ben de olsam böyle oynatırdım. Galatasaray kamuoyu tarafından belirlenen kadro oynadı. İki tarafta da şaşırtıcı bir kadro yoktu. Fenerbahçe ’ben gol yemeyeyim’, Galatasaray ’bir tane atayım’ diye çıkmış. 15. dakikada ’1-0 yenileceğiz’ dedim. Ben golü Sow’dan bekliyordum açıkçası. Fakat bu kadar mı kalitesiz olur ya? Sahada 250 milyon Euro’luk takımlar var. Her şeyiyle en büyük takımlar var. Bir köy takımı ile bir mahalle takımı gelip gazozuna maç yapsalar bundan daha zevkli olurdu. Fenerbahçe taraftarı o futbolla kazanmaktan memnun değil. O futbolla kazansan ne olur, kazanmasan ne olur?"
11 ’GALATASARAY RİEKERİNK DÖNEMİNE DÖNMÜŞ’

"Fenerbahçe böyle oynayıp, Galatasaray da ileri gittiği için sanıyor ki baskılı oynuyorum. Riekerink dönemine dönülmüş gibi bir futbol. Galatasaray genel kurulu bu yönetimden, bu yönetim Tudor’dan memnun. Tudor da takımından memnun. Sen bu takımdan nasıl memnun olursun ya? Sahada ne yaptığını bilen Bruma ve Podolski var. Bruma’yı alman için şuurunu yitirmiş olman lazım. Bunlar teknik direktör falan değiller. Maçtan önce yatağa yatıp düşünmüş ve karar vermiş. Bruma’yı alacağını geceden kararlaştırmış. 25 tane orta oluyor, 17 korner var. Korner varken Eren yok. Kornerler bitiyor, Eren oyuna giriyor. 17 kornerin bir tanesine bile Galatasaraylı oyuncular vuramamış."
12 ’BU BİR RÜYA OLMALI HİSSİYATI’

"Meğerse Tudor, Galatasaraylı oyuncuları tanımıyormuş. Karabük her iki maçta da Galatasaray’a kök söktürdü. Nasıl izlemiş Galatasaray takımını Tudor? Bir takıma sezon ortasında gelip takımı yaratmaya hangi hoca kalkar ya? Galatasaray’da yönetim, teknik direktör hepsi ’benim burada ne işim var’ şaşkınlığında. Bu bir rüya olmalı hissiyatında. Dursun Özbek’e 5 sene önce gitsen ’sen 3 sene sonra Galatasaray Başkanı olacaksın’ desen, ’Abi nereden olacağım ya?’ der. Şimdi o adam, orada. Galatasaray Kulübü’nün başkanlık koltuğunda. Televizyonu açınca inanamıyordur. Tudor da aynı şekilde. Arkadaşlarına ’Akşam Galatasaray’ın başında televizyona çıkıyorum’ diyordur. Bu iki isim yüzünden de Galatasaray’ın işi duaya kalmıştır."
13 ’ARTIK BEN YOKUM’

Lukas Podolski’nin maç sonrası yaptığı açıklamaları da yorumlayan Altaylı, bu durumun sebebinin yönetim olduğunu belirtti ve ’Bu yönetimi başımıza kim getirdiyse gidip onlar kombine alsın, artık ben yokum’ dedi:
"Podolski’ye dün sahada hayran kaldım. Bu takım dünya şampiyonu da olsa işi bitmiş, gitmiş. Muazzam bir özveri ve aşkla oynadı. Bu adam futbolun feleği varsa onun çemberinden geçmiş. Geçen gün Ali Dürüst’e Galatasaray’a ilk lazım olan şey dostluk, dayanışma, inanç, kardeşlik’ dedim. Galatasaray’a başkan kim olursa olsun, ben karışmam. Genel kuruldakiler bilsinler ki; Eğer umurlarındaysa ki hiç zannetmiyorum. Galatasaray’a beraber yaşayıp, ailelerinin dost olduğu, beraber gülüp beraber ağlayacak bir yönetim lazım. Şu yönetim kurulundan yarın kim Galatasaray’da kalıcı olabilir desen; Ali Yüce diye bir genç kardeşimiz var, gerisini aç çöpe gitsin."
"Podolski’ye dün sahada hayran kaldım. Bu takım dünya şampiyonu da olsa işi bitmiş, gitmiş. Muazzam bir özveri ve aşkla oynadı. Bu adam futbolun feleği varsa onun çemberinden geçmiş. Geçen gün Ali Dürüst’e Galatasaray’a ilk lazım olan şey dostluk, dayanışma, inanç, kardeşlik’ dedim. Galatasaray’a başkan kim olursa olsun, ben karışmam. Genel kuruldakiler bilsinler ki; Eğer umurlarındaysa ki hiç zannetmiyorum. Galatasaray’a beraber yaşayıp, ailelerinin dost olduğu, beraber gülüp beraber ağlayacak bir yönetim lazım. Şu yönetim kurulundan yarın kim Galatasaray’da kalıcı olabilir desen; Ali Yüce diye bir genç kardeşimiz var, gerisini aç çöpe gitsin."
14 ’KİMSE BİRBİRİNE SALLAMASIN’

"Galatasaray’a dışarı çıktığı zaman birbirlerine sallamayacak bir ekip lazım. Yolda gördüğü ilk Galatasaraylı’ya başkanı, yöneticileri satmayacak insanlar lazım. Senin, benim gördüğümü futbolcunun, taraftarın görmemesi mümkün mü? O yüzden de Podolski diyor ki; "Bu takımda huzur yok." Siz bu takımda huzuru yaratamıyorsunuz. Teknik direktör değiştirerek huzur olmuyor. Başkan kendini değiştireceğine, teknik direktör değiştiriyor. Galatasaray bu sezon ne yaptı kardeşim? Fenerbahçe’den 0, Trabzonspor’dan 0 puan. Başakşehir’den 0 puan. Beşiktaş’tan 1 puan alabildik. Sadece rakiplerimize 23 puan kaybetmişiz. Tudor’un bir gol planı yok. ’Galatasaray, Adana maçında haybeye kazandı’ demedim mi? ’Aldanmayın, Başakşehir maçı var’ demedim mi?"
15 ’ADVOCAAT SEVİNMEKTE HAKLI’

"Advocaat’ın bütün maç yaptığı 1 puandı. O yüzden sevinmekte çok haklı. Galatasaraylı olarak bundan sonra maçlara gitmem, kombine de almam, loca da almam. Hiçbir taraftar da almaz. Galatasaray’da bu adamları başımıza getirenler, hatadan dönmeyenler gidip kombine alsın. Genel kurulda eleştirdiğim için bana küfür edenler, bunlardan kaçı son 10 yılda maça gelmiş? Kaçı deplasmanda maça gelmiş? Ben 9-10 yaşından beri Galatasaray’ın içeride-dışarıda her maçına gittim. Bundan sonra yokum kardeşim."