Fenerbahçe 2 - 1 Çaykur Rizespor yazar yorumları

FutbolArena - Spor Toto Süper Lig ekiplerinden Fenerbahçe, Ülker Stadyumu’nda ağırladığı Rizespor’u Moussa Sow’un son dakikalarda bulduğu golle mağlup etmeyi başardı.

1 Mehmet Demirkol’un Fenerbahçe - Çaykur Rizespor maç yorumu (Fanatik)
Mehmet Demirkol’un Fenerbahçe - Çaykur Rizespor maç yorumu (Fanatik)
Fenerbahçe’nin son 10 dakikadaki yüksek arzu seviyesi takdire şayan. Buna bu sezon zaman zaman ulaştılar. Ancak sanırım bu en yüksek seviyeydi. Maçı da böyle aldılar. Fakat maçın kahramanı Sow’un 2-1’i getiren golünün Saadane’nin acemice kırmızı kartının doğal bir sonucu olduğunu da söylemek lazım. Zira son 10 dakikada rakibe kelepçeyi takan Sarı-Lacivetliler yine araya oynama ve/veya savunmayı açma konusunda eksik kaldı. Doğal olarak. Sağdan soldan erken ortalarla ceza sahsı içine dönenlere vurarak şans aradılar. Kaleci Gökhan’ın 2 kurtarışı ve yaptığı ama Ali Palabıyık’ın vermediği penaltı belirleyici oldu.
2
Engel olabilirdi


Bu tabloda Faslı oyuncunun gördüğü kırmızı kartın sonucu Rize açısından ağır oldu. Maçın en iyilerinden olmasının sebebi Fenerbahçe’nin özellikle son 10 dakikada oynadığı oyuna köstek olan 1 numaralı öğe olmasındandı. Eğer sahada olsa, Emenike’nin indirip Sow’un vurduğu topa engel olabilirdi. Fenerbahçe maça ön alan baskısıyla başladı ve bundan başarılı da oldu. Sow’un ilginç kafa vuruşuyla gelen gol sonrası Rize’nin orta sahayı alması hem Fenerbahçe’nin kontra oyununu tercih etmesinden hem de Rize’nin hamlesinden. Nosa’nın, Kweuke’nin yanına gidip santrforu çiftlemesi Topal’ı daha da geri itti.
3
Kenar bekleri de katıldı


Fenerbahçe orta sahası böylece boşaldı ve Alper Souza ikilisine kaldı. Burada Alper’in driplingleriyle zaman zaman çıkıp nefes alsalar da Rize baskı kurdu, sahanın en kötülerinden Şener’in hatasından golü buldu, fazlası da mümkündü. Ama yapamadılar. İkinci yarıda Fenerbahçe oyunu alınca bu kez Rize kontaraya yattı. Ancak Kweuke’nin net şansını Fabiano’nun engellemesi ve Recep Niyaz’ın vuruşu dışında şans bulamadılar. Bu tabloda Fenerbahçe kenar beklerini de oyuna kattı. Topal çıktı ve başta bahsettiğim yüksek arzulu oyun oluştu. Son 10 dakikası itibarsyla kaliteli olmasa da tempolu bir seyir izledik.
4 Uğur Meleke’nin Fenerbahçe - Çaykur Rizespor maç yorumu (Hürriyet)
Uğur Meleke’nin Fenerbahçe - Çaykur Rizespor maç yorumu (Hürriyet)
KADIKÖY’de 80 dakika iki benzer takımın mücadelesini izledik hep birlikte. Mücadele güçleri yüksek, geride kompakt duran ve hızlı hücuma çıkmayı deneyen iki ekip. Rize Kweuke’nin, Fenerbahçe Lens’in yeteneğine bağımlı. Formaları değişseniz, turuncu formayı ev sahibine, parçalıyı misafirlere giydirseniz bir şey fark edecek gibi değildi.
5
Rize’nin 1 puan telaşına girmesiyle Fenerbahçe son 10 dakikada bir baskı kurmasa, Kadıköy’de denk kuvvetlerin savaşında birer puan paylaşılacaktı zaten. Sahada bu duruma isyan eden tek bir adam vardı, o da adını iki kez tabelaya yazdırdı zaten. İsteksiz, kibirli ve mutsuz Van Persie’dense sezonu istekli Sow’la bitirmek, çok daha akıllıca bence.
6
ERKEN TATİLE ÇIKMIŞ GİBİLER

Fenerbahçe, sezonun geri kalanında kupa ve ikincilik hedeflerine gitmek istiyorsa, yüzde yüzünü veren oyuncuları tercih etmeli. Sow, Alper, Ertuğrul istekliler. Şener, Van Persie ve Aatıf gibilerse tatile erken çıkmış gibi.
7
TRİBÜN

HAFTA SONU ZULMÜ

FENERBAHÇE maçlarında stat önünden geçen yolların kesilmesi gibi olağanüstü bir saçmalık var. Futbolla ilgisiz iki milyon Kadıköylü’ye hafta sonu zulmü oluyor bu keyfi uygulama.
8
SEYİRCİ STADA NEDEN GELMİYOR?

CUMARTESİ gündüz futbol seansının sakinliğinden faydalanarak, Sultanlar Ligi finalini izlemeye Burhan Felek’e gittim. Finalde Fenerbahçe’yle Galatasaray karşılaşıyor, biri Avrupa şampiyonu Vakıf’ı, diğeri Dünya şampiyonu Eczacı’yı elemişler. Belki de Türklerin sporda en başarılı olduğu branşta, nefis bir final olması lazım. Ama olamıyor, maç defalarca patlayıcılarla duruyor, 1 saat ara veriliyor, tribün boşaltılıyor. Sebebi, Fenerbahçeli iki tribün grubunun kavgası.

Tezahüratlara bakılırsa biri Filanca Abici, diğeri Falanca Abici. Ama gerçekte mesele, Yıldırım yandaşlarıyla karşıtlarının savaşı. Böyle bir ortamda gerçekten voleybol izlemek için maça gelen varsa, bir daha da gelmez zaten. Fenerbahçe tribünlerinin boş olmasına hiç şaşırmayın o yüzden.
9
ERTUĞRUL’A DAHA ÇOK ŞANS VERİLMELİ

ERTUĞRUL Taşkıran’ın Süper Lig’de 3 ayrı başarılı sezonu var: 2012’de Samsun’la, 2013’te Kayseri’yle, 2015’te Sivas’la iyi sezonlar geçirdi. İki yıldır Fenerbahçe’de maç oynamayı unuttu, Fabiano’dan sıra gelmesini bekliyor. Ertuğrul’un yaşı 28 oldu, yeteneği var. Dün gördük ki, taraftar da ona çok güveniyor. Gelecek yıl artık en azından ikinci kaleci olmayı hak ediyor.

MAÇIN YILDIZI: SOW

LİGİN ve kupanın kalan bölümünde F.Bahçe’de iyi giden tek şey o. Sahadaki tek isyankar.

10
TEKNİK DİREKTÖR KARNESİ

DICK ADVOCAAT

ŞENER’in korkunç performansını ancak Mayıs ayına doğru fark edebilmiş olmasına şaşırıyorum doğrusu. Gerek milli maçlarda, gerek F.Bahçe’de bu sezon berbat bir Şener izliyoruz. En geç fark eden Advocaat oldu.

HiKMET KARAMAN

KISITLI kadrosu ve az sayıdaki yetenekli oyuncusuyla onurlu bir mücadele veriyor Karaman. Bekleri hücumcu, stoperi ön liberodan devşirme. Tecrübeli hoca, dün de gol sorununu çözmek için her yolu denedi.
11 Gürcan Bilgiç’in Fenerbahçe - Çaykur Rizespor maç yorumu (Sabah)
Gürcan Bilgiç’in Fenerbahçe - Çaykur Rizespor maç yorumu (Sabah)
Bir hafta önce Galatasaray’ı sahasında yenmiş takımın maçına 8 bin 500 biletli seyirci geliyor. Şampiyonlar Ligi’ne katılma şansına yaklaşmış, üstelik maç sonrasında teknik direktörü açıkça çağrı yapmış ama Fenerbahçe taraftarı yine tribünlere gelmiyor.
Eskiden olsa, Galatasaray galibiyetini anmak-kutlamak veya oyuncuları onurlandırmak için bile maça gitmek bir bahane olurdu.
Böyle bir durumda Aziz Başkan çıkıp;
"Bana küs değiller, ekonomik nedenler" diyebiliyor. O öyle inansın ama, bir sezon kale arkası tribünü taraftara küserek kendisinin kapattığına değinmiyor elbette.
Ya da bu sezon, kendisini protesto eden tribün bloklarına kombine satışını yasaklatması gibi.
Nereden bakarsanız bakın; Fenerbahçe seyircisiyle coşan - koşan bir takımdır. İki sezondur tavır koyup, "Onlar mı yaptı, ben yaptım" kibrine, "O varsa, biz yokuz" duruşuyla cevap verdi. Görünen şu ki; "O’nun" umurunda olan seyirci değil, kendi ikbali...
12
Rize maçı başlamadan önce kendi sahasında 16 puan kaybetmişti Fenerbahçe. Tribünlerine ilgi olan maçları kazanan bir ekibin, kendi evindeki yalnızlığında, başka bir dermansız ve amansız 90 dakika yaşandı. Performanslar elbette tartışılacak.
Şener yine bir hatanın ve yenilen golün sahibi oldu. Kendini affettirmek adına topa çok koştu, sorumluluk almak istedi ama hatalar devam etti. Ozan değişikliği kaçınılmaz hareketti.
Ama; Fabiano sakatlıkla yerde yatarken, Emenike değişikliğini yapmak hangi mantık. Bekle kalecinin durumunu, kararını bir kez daha gözden geçireceksin belki de. Advocaat’ın "yokum" kararından sonra Lens’in de vites küçültmesi tesadüf mü?
Eski hırsını, isteğini kaybettiğini, formundan ise uzak olduğunu görüyoruz çünkü. Aatif, Hasan Ali ve Alper’in çabaları ile topu rakip ceza alanına taşımaya çalıştılar. Bu üçlünün pas kalitesini düşünerek, tehlikeli pozisyon sayısını da hesaplayabilirsiniz. Golün ortasını yapan Aatif’ın, oyundan çıkana kadar takımın en yararlısı olduğunun da altını çizelim.
Yine de her iki yarıda da birer penaltı kararının hakem değerlendirmesine girmediğini de belirtelim. Tabela üstünden konuşanlar da üstte yazılanları ve Moussa’nın uzatmalardaki golünü unutup, buradan değerlendirme yapabilirler

Futbolarena anasayfasından devam...