Fenerbahçe 2-3 Konyaspor yazar yorumları

Mehmet Demirkol’un Fenerbahçe - Konyaspor maç yorumu - Fanatik Kocaman vizyonsuzluk Aziz Yıldırım yönetimi sezon başında Türkiye’ye gelmesi konusunda Advocaat’ı ikna etmek için kısa zamanda çok uğraştı. Sözler verdi. Ekibini kabul etti. Hocanın takımı tam olarak tanımadığını bilerek ikna ettiler. Ve ona şunu söylediler: Bak! Takımla çalış, gör... Devre arasında istediğin oyuncuları yollayacağız, istediğin oyuncuları alacağız...  Advocaat’ın anlatımıyla sonuç:  - ‘Yönetimimizin tüm iyi niyetli çalışmalarına ve uğraşlarına rağmen Ekici’yi bile alamadık’   - Takım bana anlatıldığı gibi değilmiş...- Fenerbahçe’de oynayamayacak bir çok oyuncu var kadroda... 

1
Advocaat planı

Buna rağmen zor geçen 7 haftanın sonunda bir plan buldu Advocaat. 2. bölgeye kadar bekle, sonra baskılarla hızla çık. Direkt oyun... Bu işe yaradı. Fenerbahçe mucizevi biçimde potaya girdi. Sonra Kayseri maçının ardından Advocaat hayretler içinde (ya da öyle görünerek çıktı kameraların karşısına):

-Salih ve Fernandao neden önde baskı yaptı anlamadım. Onlara şimdi soracağım taktiğimiz bu değildi. Acaba neden böyle yaptılar?

Bilmem. Sizce neden yaptılar? Herhalde birileri söyledi.

Sonra yönetimden Emenike ve Van der Wiel’e af. Sonra Krasnodar’dan alın size Emenike 11’i... Bu sene Türkiye’nin bir numaralı Fenerbahçe yorumcusu Advocaat’tır. 2 numarayı tartışırız. Bizlere söyleyecek hiçbir şey bırakmadı. Ve Fenerbahçe gerçeğini bütün çıplaklığıyla anlattı. Anlamayı isteyene.
2
Yeni hocaya merhaba

Fenerbahçe dün akşam bir şekilde yeni hocasına ’merhaba’ maçına da çıktı. Aykut Hoca önde baskıyla Fenerbahçe’yi bitirdi.O sadece bir teknik adam değil. 3 Temmuz Kahramanı. Bir seçim yaptı. O gün ’ben bırakıyorum’ da diyebilirdi. Çünkü yıllarca ’etik’ demiş başka bir şey dememiş... Ama öyle yapmadı. ’Ben bu şampiyonluğun arkasındayım’ dedi, kaldı. Bu adam geri dönüyor. Tribünler boş. Neden? Çünkü tribün biliyor. 5 kez istifa etmiş, 6 kez dönmüş Başkan ’ben burada olduğum sürece Aykut bu kapıdan giremez’ demiş. Ama yine gelmiş.

Belki Pereira gelecek

Bu adam bile heyecanlandırmıyor. Çünkü biliyorlar, ortada bir vizyon yok. Dün Advocaat’a verilen sözler bugün Aykut Kocaman’a veriliyor. Yarın Advocaat’a saydırılacak. Sonra belki Pereira gelecek. Sonra yine gidecek. Belki sıra Lorant’ın döneceği güne de gelecek. Çünkü vizyon bu.
3 Rıdvan Dilmen’in Fenerbahçe - Konyaspor maç yorumu - Sabah
Rıdvan Dilmen’in Fenerbahçe - Konyaspor maç yorumu - Sabah
Fener sezonu zor bitirir

Bu maç için Fenerbahçe adına en önemli şey Fernandao’nun sezonu kapatmasıdır. Allah sağlık versin kolay değil bir futbolcu için.
Maça gelince, öncelikle Konya’yı konsantrasyonu için kutlarım. Maça başlama şekilleri de hoşuma gitti. Önde baskı yaparak iki tane güzel gol buldular. F.Bahçe 4 Haziran nasıl gelecek diye bakıyor. Bitmez bu sezon Fenerbahçeli futbolcular için... Onlara ızdırap geliyor. Liglerin uzamasına en çok onlar ve Advocaat üzülmüştür. Fenerbahçe’nin ne yaptığını anlatmak insanlarla alay etmek olur. Kötü oynasa, kötü oynadı, şunu yapamadı deriz ama hiçbir şey yapmayan bir takım için bir şey söylemek doğru değil.
Fenerbahçe’nin kadro kalitesi, şampiyon olup olamayacağı tartışılır. Ama sahasında oynadığı 13 maçta, 2 yenilgi almış, 5 tane de beraberlik.
4
Ben çok kötü sezonlarda da oynadım Fenerbahçe’de... O zaman bile taraftarlar, oyuncu seyretmeye geliyorlardı. Artık oyuncular da sorumluluk almıyor.
En vahimi ne biliyor musunuz? Liglerin bitimine 13-14 hafta kala oyuncu grubu, bu teknik adamla gelecek sezon çalışmayacağını biliyor.
Kendileri için ne yaparlarsa, yapacaklardır ama onu da angarya olarak görüyorlar.
Popülizm yapmak istemiyorum ama bu formayı bu kadar ucuzlatamazsınız. Teknik direktörü ayrı bir yere koyuyorum. Elektriği tutmadı, beğenmedik; eyvallah. Seyirci de gelmiyor; ona da eyvallah. Ama bu forma da bu kadar ucuz değil yani. Kaybedersiniz ama bu kadar kötü oynamaya bir takımın hakkı yok.
5
Fenerbahçe’de daha kadro belli değil. İkramiyeden bu maçta, Aatif çıktı. Bir maçta Alper çıktı. Antrenör de mi görmüyor bunu? O zaman böyle bir teknik adamla çalışmayacaksınız. Antrenör bir şey yapar... Bundan daha kötü olabilir mi? Ama antrenör de biliyor işin bittiğini. Kupayı da alsa gitti. Puan farkı bu kadar açık değilken bile söylemiştim tablonun böyle olacağını. Bunun için kahin olmak gerekmez. Devre arasından bu belliydi... 300- 400 bin Euro verip Advocaat’ı gönderip, taze kanla değiştireceklerdi. Hoca gitmesi gerektiği zaman gitmedi. Basketbol takımını süper yapan kim? Aziz Yıldırım. Bu da tartışılır ama futbol takımı 2-3 yıldır kötü. Geçen sezon da mutsuzdu Fenerbahçeli. Mutsuz insan maça gitmez. Dolayısıyla Fenerbahçe için ızdırap dolu bir bahar geliyor ve kupa da kesmez.
6 Uğur Meleke’nin Fenerbahçe - Konyaspor maç yorumu - Hürriyet
Uğur Meleke’nin Fenerbahçe - Konyaspor maç yorumu - Hürriyet
Ozan’ın yaptığını Neymar yapmıyor

CUMA akşamı sinemaya gitmeyi tercih ettiyseniz, Kadıköy’deki maçı izleyemediyseniz, 90 dakikalık kayıtla filan hiç zaman kaybetmeyin.
Olan biteni anlamak için sadece Kocaman ve Advocaat’ın maç önü demeçlerini izlemeniz yeterli. Kocaman filmin sonunu en baştan söyledi zaten: Konya’nın duran toplarda zafiyeti var. Başakşehir’den iki golü böyle yediler. O yüzden geçen hafta yaptıkları gereksiz faulleri bu kez yapmadılar. Fenerbahçe orta sahada kazandığı toplarla süratli çıkıyor.
7
Konya rakibine bu fırsatı vermemek için önde bastı, yarım saatte iki gol ve direkte biten bir hücum da bu kazanılan toplarla geldi. İki teknik adamın maça hazırlığı konusundaki fark açık.

SADECE İZLİYOR

Maçın kaderini etkileyen bir başka detay da, ilk yarıda sahada dolaşan kilolu bir gençti. 17’nci dakikada Fenerbahçe hücumdayken bir top kaptırıyor, Konyaspor 2 kişiyle, Bajiç ve Miloseviç’le kontra atağa çıkıyor. Bajiç driplingle hızlı hücumu başlatırken onunla aynı hizada bir Fenerbahçe formalı var.
8

Bajiç topu alıyor, sürüyor, Miloseviç’le paslaşıyor, golü atıyor. Atak başlarken yanında olan Ozan’sa, bu golü saha içinden izliyor sadece. Jogging temposunda...
Durarak ve düşünerek... Ozan’ın yaptığını Messi’nin ya da Neymar’ın yaptığını görmüyorum ben. Barcelona top kaybettiyse ve Neymar yakındaysa takip ediyor rakibini. Sanırım Fenerbahçe’nin sezonunun özeti de, Ozan’la Neymar arasındaki farkta gizli.
9 Erman Toroğlu’nun Fenerbahçe - Konyaspor maç yorumu - Fotomaç
Erman Toroğlu’nun Fenerbahçe - Konyaspor maç yorumu - Fotomaç
Sülük gibi yapıştınız

Beyler hiç uzatmayalım. Dün gece Fenerbahçe-Konyaspor, Fenerbahçe Stadı’nda oynuyor.
Fenerbahçe’nin teknik direktörü Advocaat, Konyaspor’un teknik direktörü Aykut Kocaman.
Advocaat bu sene Türkiye’ye gelen, Türkiye’yi çok iyi tanımayan, zamanla tanıyan bir teknik adam. Tanımadan, Fenerbahçe’yi bilmeden konuşmaları başka, tanıdıktan sonra konuşmaları başka. Öbür tarafta da Fenerbahçe’de yıllarca oynamış, gol krallıkları, şampiyonluklar yaşamış bir teknik direktör var. Bu teknik direktör Fenerbahçe’de çalışmış. Ama Fenerbahçe’yi şampiyon yaptıktan sonra yollanmış.
Ve başkanı Aziz Yıldırım, "Birisi Aykut birisi Ersun. Ben olduğum sürece bu kapıdan içeri giremez" demiş. Fakat şimdi bakıyorlar ki çıkış yolları kapalı. Hani bazen gazetelerde bulmacalar yapılır nereden giderseniz çıkılır diye. 3 saat uğraşırsınız. Aziz Yıldırım ile Ali Yıldırım’ın başka şansları kalmadı.
10
Çünkü orta oyununu artık kimse yemiyor.
Diyorlar ki "Aykut’u getirelim" Aziz, Aykut’u istemiyor ama kardeşi Ali, Aykut’u istiyor.
Tam bir iyi polis, kötü polis oyunu.
Peki Aykut gelirse ne olacak? Fenerbahçe seyircisinin bir kısmı "Aykut gelsin ya bizim oğlan" diyecekler. Ali Yıldırım ile Aziz Yıldırım’ın primleri biraz daha sürecek.
İyi güzel de ya kardeşim siz ne kadar balık akıllısınız. Çabuk unutuyorsunuz. Türkiye’de seyircisi tarafından tek heykeli dikilen futbolcu kim? Alex. Peki bu Alex’i Fenerbahçe’den yollayan kimler? Heykeli dikilen futbolcuyu, Ali Yıldırım ile Aykut Kocaman yolladı. Perdenin arkasındaki esas oğlan da Aziz Yıldırım. Ali’nin ağabeyi.
Ne olacak şimdi. Ne güzel bir oyun değil mi? Orta oyunu. Hem çalacaksınız, hem oynayacaksınız, Fenerbahçe seyircisi de sizi yiyecek. Beyler yolun sonuna geldiğiniz.
Artık Fenerbahçe’nin yakasından düşün. Fener seyircisi artık bunları yemiyor.
Fener seyircisi bu muamaleye müstahak değil. Fener seyircisi takımı için her şeyi vermeye hazır. Ama ayak oyunlarını artık yemiyor. Fener seyircisini bundan sonra yiyemezsiniz. Gidin. Fenerbahçe’yi seviyorsanız gidin.
11
Fenerbahçe için gidin, Allah için gidin. Ama gidin. Fenerbahçe’ye yapacağınız en büyük iyilik bu. Bu gidişe Aykut da çare olamaz, siz de. Çünkü iflas ettiniz.
Bırakınız Fenerbahçe kurumsal olsun.
Talipleri var. Ama siz sülük gibi yapıştınız.
Siz gitmezseniz talipler gelmek istemiyorlar.
Çünkü gelecek, isteyecek adamları karalıyorsunuz.
Enteresan laflar ediyorsunuz onlar için, çamur atıyorsunuz. Millet de korkuyor, gelmek istemiyor. Ama olan Fenerbahçe’ye oluyor. Eğer Fenerbahçe’yi biraz seviyorsanız gidin. Bir daha da gelmeyin.

YETER! MİLLETİ ALDATMAYIN!

BUYRUN cenaze namazına... Dün gece son yılların en enteresan maçını seyrettim. Hani var ya bizim ulemalar 4-4-2’den 4-2-1-3’e dönen, 4-2-4’ten 6-1-3’e dönen bunları konuşan ve yazanlar.
Beyler birileriniz insanları böyle şeylerle aldatıyorsunuz.
Birileriniz insanları La Fontaine’den Masallar anlatarak aldatıyorsunuz.
12 Ali Ece’nin Fenerbahçe - Konyaspor maç yorumu - Hürriyet
Ali Ece’nin Fenerbahçe - Konyaspor maç yorumu - Hürriyet
Aykut Kocaman ilaç olur mu?

Tanışmaktan en büyük şeref ve mutluluk duyduğun 5 Türk futbol insanını say" deseniz...
O ilk 5’te mutlaka Aykut Kocaman yer alır.
"Faal en iyi 5 Türk teknik adam listesi yap!" deseniz...
Listeye ilk yazdığım isimlerden birisi Aykut Kocaman olur.
"Futbol dünyasında 5 insanın kişiliğine kefil ol" deseniz...
Aykut Kocaman ilk 5 değil ilk 2’de yer alır.
Barış Tut’un ’Kocaman Bir Adam’ını birkaç kez okuduktan sonra bir gün Aykut Kocaman ile tanışma şerefine de nail oldum. Bir seferle kalmadı, birçok kez onun derin sohbetinin tadını çıkardım. Kendisi bizzat Ahmet Hamdi Tanpınar kalitesindeki bir kitap gibi zaten. Mürekkep ve sayfalardan değil de yürek ve beyinden bir kitap.
13
SABIRLI KOMPAKT OYUN

İstanbulspor’da o aşırı zor şartlarda başardıkları Aykut Kocaman’ı ne kadar iyi futbolcuysa o kadar iyi teknik direktör yapan efsanevi bir başlangıç. Son model futbolu derinlemesine anlamakla kalmayıp yabancı sınırı çok katıyken de daha az katıyken de futbolun ortak dilini ustalıkla kullanarak oyuncularına başarıyla anlatan farklı bir antrenörlük boyutunda şüphesiz. Fenerbahçe’ye oynattığı UEFA yarı finali bu boyutun turnusol kâğıdı. Dönemin şartlarında hem teknik direktörlük hem sportif direktörlük hem de başkanlık yaptığı bir sezondu o. Gerisi gelmedi mi? Hayır şartlar öyle gerektirdi. 2017 konjonktürü de sanki daha az zorlu değil gibi. UEFA’da yarı final başarısını getiren taktik anahtar sabırlı kompakt oyundu. Belki de Fenerbahçe tarihinde ilk kez o kadar kompakt bir futbol oynadı. Peki, 2017-18 sezonundan itibaren Fenerbahçe’nin ihtiyacı olan benzer kompakt oyun mu? Yoksa Ersun Yanal’ın ayrılmasından itibaren tribünlerin heyecanını da kademe kademe azaltan fazla ihtiyatlı oyunun tam tersi mi?
14
AZ KADIKÖY-ÇOK KADIKÖY

Ben Ülker Arena Şükrü Saracoğlu’na çok yakın oturuyorum. Komşularım bir yana 20 yıllık arkadaşım olan çok Fenerbahçeli var. Çoğu da çıktığından beri kombine alıyor. Ancak 2 sezondur kombine alsalar da her maça gitmiyorlar. Baş sebepleri yönetimle taraftarların arasındaki gerilimler ve oynanan oyunun fazla ihtiyatlı onların tabiriyle ’az Kadıköy’ olması.
Evet Fenerbahçe’nin kadrosu şu anda ’çok Kadıköy’ yani ultra ofansif oynamaya müsait değil. Bu bir numaralı saha içi sorunu. Ersun Yanal’ı çok sevmese de oynattığı oyunu özleyen Fenerbahçeli sayısı Aykut Kocaman’ı seven Fenerbahçeli sayısına yakın: Yani ezici bir çoğunluk.
Eğer Aykut hoca daha ofansif ’daha Kadıköy’ bir oyun oynatacaksa, o Fenerbahçeliler yine Kalamış’tan Yoğurtçu Parkı’na kadar kuyruğa girerler. Fenerbahçe’nin tam da ihtiyacı olan bu heyecan. Taraftarıyla barıştıracak bir kadro ve ’daha Kadıköy’ bir oyun. Bu noktada Aykut hocanın bugüne kadar oynattığı kafasındaki ideal futbol gerçekten ilaç olur mu? İkinci kez görev alıp ilk görev döneminde birden fazla kez istifa etmesine neden olan sorunlar nükseder mi? Hoca, Alex krizinde olduğu gibi yine yönetimle taraftar arasında kalır mı? İşler ters giderse, Fenerbahçe’nin yaşayan en büyük üç efsanesinden birisi olan Aykut hoca daha fazla manevi yara alır mı? Sarı ile nefes alıp lacivert ile nefes veren birçok kişinin aklında bu sorular var.
15 Gürcan Bilgiç’in Fenerbahçe - Konyaspor maç yorumu - Sabah
Gürcan Bilgiç’in Fenerbahçe - Konyaspor maç yorumu - Sabah
Tablonun sahibi

Sonuca baktığınız zaman, Fenerbahçe’nin sezonu neden kaybettiğini de bir kez daha anlıyorsunuz. Bu kadar çok yanlışın içinden doğrunun çıkmasının mümkün değildi, Aykut Kocaman’ın takımı herkese gösterdi.
Kendi sahasındaki 7. maçında 16. puanını kaybetti Fenerbahçe. Liderle arasında10 puan var. Hesap edin artık neden bu hallere düşüldüğünü. Yine sonuçtan vazgeçerek düşünelim; tribünde on bin kişi bile yok. Olanlar ise "Şampiyonluk için saldır" diye bağırıyor. Yani; tam Aziz Başkan’ın istediği gibi. O’nun istediği gibi olan ikinci şey ise; bıktırıp-gönderdiği Aykut Kocaman’ın rakip takımın başında olmasıydı.
16
İstediği gibi yaptığı transferler veya beğenip takımın başında tutmaya devam ettiği Pereira ile hiçbir Fenerbahçeli’nin istemediği tabloyu boyadı, bugünkü resmi çıkardı. Sahadaki oyunculara "kötü oynadılar" diye kaçıncı kez yazıyoruz, sayamadım. Önceden "kötü koşmuyorlar" diyordum. Dün, Ozan Tufan’da bu boş vermişliği hissettim. İlk Konya ölündeki geriye koşar gibi yapması, üst üste top kayıplarına rağmen rakip baskının içine dalması, anlamsız bir inatlaşmaydı.
Van Persie hamlesi, ardından 46’da Moussa Sow ile bir şeyleri değiştirmeyi denedi Advocaat.
17
İlk yarının yarım pozisyonlu takımı, daha etkili, gole daha yakın oynamaya başladı ama, skor üstünlüğündeki Konyaspor’un oyun karakterini tersine dönüştürmesinin de bu görüntüde katkısı oldu.
Sezonun tek hedefi olarak kupa kaldı. Hafta sonu oynanacak maçlarla dördüncülük için de tartışmaya girilebilir.
Tartışılmayacak tek şey, Fenerbahçe taraftarının "Kocaman" gururu...
Haziran’da başında olması muhtemel eski takımına karşı, oyuncularını kendisi gibi dimdik tuttu sahada. Hem helal olsun hem de Aykut Hoca’yı kendileri gibi sananlara "Kocaman" bir yanıt olsun.
18 Ömer Üründül’ün Fenerbahçe - Konyaspor maç yorumu - Sabah
Ömer Üründül’ün Fenerbahçe - Konyaspor maç yorumu - Sabah
Dick Advocaat’ın hataları

Bu maçın F.Bahçe açısından zor geçeceğini tahmin ediyordum. Hele takım tertibini gördükten sonra bu düşüncem daha da netleşti. Yine üç ön libero özelliğinde, organizasyon sorunu çeken orta sahaya ilaveten ileri uçta kenarlarda kanat forveti özelliği taşımayan Alper ve Aatif. Eğer Lens gibi en önemli kanat forvetin yoksa artık gözü kapalı kadroya Volkan Şen monte edilir. Ama Advocaat bunları hesap etmiyor.
İlk devre Konya önde pres yapınca, F.Bahçe’nin pas yapma şansı azaldı. Çıkarken kaptırılan toplardan iki gol yediler. F.Bahçe ilk 45 dakika takım savunmasında arızalar gösterirken, attığı gol dahil tek pozisyon bile bulamadı.
19
Skrtel’in golü de uzun süre topu sürerek çektiği şutta kaleci Serkan’ın hatasından oldu. Bu arada maçın da önüne geçen Fernandao’nun talihsiz sakatlığıydı. Kendisine acil şifalar diliyorum.
İkinci yarı da ilk yarıya benzer başladı. Tabii ki Advocaat nihayet Ozan’ın durumunu teşhis etmiş. Genç bir milli takım futbolcusunun kendisine bakmadığından sahada varlığıyla yokluğunun bir olması çok üzücü. Ve Konyaspor gol atma becerisi düşük Ömer Ali ile çok güzel bir gole imza atınca fark ikiye çıktı. Bundan sonra artık kaybedecek hiçbir şeyi kalmayan F.Bahçe riskleri alarak yüklenmeye başladı.
20

Kulübede hamlelerinde büyük hatalar yapan Advocaat’ın aklına nihayet Volkan Şen geldi. Sonra Volkan’ın dar alanda adam eksiltmelerine Aatif, Mehmet Topal ve Wiel’in katkıları eklenince yoğun bir baskı kurdu. Sow, kendine özgü bir gol atınca F.Bahçeli futbolcular hırslandılar. Ama beraberlik golü gelmedi. Robin van Persie gibi bir yıldızın fiziki gücü tam bir perişanlık. Topları kaleye bile yetiştiremiyor.
Konyaspor önemli üç puan kazandı. Ama en moralli en rahat oldukları dönemde bu kadar baskı altında kalmaları ve karşı alanda olan derinliği değerlendirecek kontratakları yapamamaları onlar adına olumsuzluk.
21 Bağış Erten’in Fenerbahçe - Konyaspor maç yorumu - Cumhuriyet
Bağış Erten’in Fenerbahçe - Konyaspor maç yorumu - Cumhuriyet
Tükenişin resmi

Eğer 25’te Aatif’ın kafası ve 26’da Miloseviç’in çatala takılan şutu ağları bulsaydı 2-3’e gelecekti skor. Neredeyse beş dakikada bir gol izlemiş olacaktık. Ama tribünlerde hiç tepki yoktu. Takımları iki kez yenik düştüğünde hiç kahretmediler. Skrtel’in harika golüne de sevinmediler. Feci bir şekilde dirseğini kıran Fernandao ambulansa giderken bile cılız bir alkış duyduk sadece. Arada kısa süreli protestolar ve son bölümdeki heyecan olmasa nabız hiç yok zannedecektik. Hiç bu kadar sakin ve sessiz olmamışlardı! Hem de Aykut Kocaman Kadıköy’e konuk olduğu ve geri dönüş ihtimali konuşulduğu bir maçta... Merak yok, istek yok, coşku yok... Çünkü artık bıkkınlık var!
O yüzden muhtemelen mağlubiyete bile üzülmedi Sarı - Lacivertliler. Çünkü bu kayıtsızlık/bıkkınlık halini herhangi bir skorun değiştirme ihtimali yoktu. İşte bu tablo artık tükenmişliğinin kanıtıdır.
22
Peki gecenin parlak tarafı Konyaspor neden mutsuz acaba? Son maçlarda kötüymüşler. Olmuyormuş! İnsan hakikaten şaşırıyor. Şöyle anlatayım. Malum geçen sene Kocaman yönetiminde tarihin en fazla puanını topladı konuk ekip: 65 puan! 70 puanı geçenin genelde şampiyon olduğu bir ligden bahsediyoruz! Ama bu sezon işler iyi gitmiyormuş! Oysa kalan 9 maçta, son 9 maçta aldıkları puanın bir fazlasını alırlarsa tarihin en çok puan topladıkları ikinci sezon olacak!
23

O yüzden çocuk kandırıyor gibi davranmasınlar. Konuyu herkes biliyor. Kulübün siyasi olmayan hiçbir beklentisini boşa çıkarmadı Aykut Hoca. Mutsuzluğun nedeni başka olmalı yani...
Sahada ne vardı peki? Tıkır tıkır oynayan bir Konyaspor. Rakibin zaaflarını nefis analiz etmişler. Yağ gibi aktılar. Nefis goller attılar. Maç da tempoluydu en azından. Ama ev sahibi o kadar kötüydü ki her şeyi anlamsız kıldı. Geriye de o kadim soru kaldı: Hakikaten "Ne olacak bu Fenerbahçe’nin hali?"
24 Emre Bol’un Fenerbahçe - Konyaspor maç yorumu - Fotomaç
Emre Bol’un Fenerbahçe - Konyaspor maç yorumu - Fotomaç
Çığlık çığlığa!

Hücum gücünün yüzde 60’ını oluşturan Lens’in yokluğunda Fenerbahçe’nin ne yapacağı merak konusuydu. Ama artık merak edecek bir şey kalmadı!
Lens yoksa Fenerbahçe de yok.
Takımda onun dışında kimse sorumluluk almadığı -ya da alamadığı- için doğru düzgün pozisyona girmekte çok zorlandı.
Fenerbahçeli futbolculara tavsiyem bu maçı evde yeniden izlesinler. Tekrar, tekrar... Ve utansınlar, yüzleri varsa eğer!
25
Bu kadar vurdumduymaz olunmaz.
Pas var, kaliteli pas yok, mücadele var, kaliteli mücadele yok, orta var, kaliteli orta yok! Kalite yok kalite!

’Birilerinin’ savunma futbolu oynatıyor dediği Aykut Kocaman’ın takımının kaç tane gol pozisyonuna girdiğini gördünüz mü?
Ve hangi taktikle oynadığını... Topu nasıl kullanacağını bilen bir takım oluşturmuş Kocaman. İki yönlü oynayabilen bir takım. Oysa Fenerbahçe ne yaptığını bilmezler ordusu!

26
60. dakikadan sonra yapılan çılgınca saldırının adı futbol değil. Kaybedeceği bir şey olmayan oyuncu grubunun tepkisi sadece... Takımın bu kadar kötü futbol oynamasına rağmen tribünlerden çatlak seslerin çıkmaması Fenerbahçe yönetiminin büyük başarısıdır!

İstediğiniz kadar kafanızı kuma gömün, tribünleri susturun. Sokaktaki Fenerbahçeli çığlık çığlığa bağırıyor, "Yönetim istifa" diye...

Tribünde olup bağıramayanlar da içine atıyor. Bilesiniz...
27 Ercan Güven’in Fenerbahçe - Konyaspor maç yorumu - Milliyet
Ercan Güven’in Fenerbahçe - Konyaspor maç yorumu - Milliyet
Kadıköy’de trajedi

Fenerbahçe’de Kjaer yoksa savunma, Lens yoksa hücum çöküyor zaten... Bunlara bir de maça "pas hatası yapmak için" çıkmış Ozan, Topal, Souza’dan oluşan orta sahayı ekleyin...
Ne kalır geriye?
Berbat bir Fenerbahçe...
Üzerine Fernandao’nun çığlık çığlığa kırılan dirseği eklenince...
Bunun adı "Kadıköy’de trajedi" değil de nedir.
Aslında... Sahaya Türkiye Kupası’nın ilk turu kadrosuyla çıkıp, doksan dakikanın ikinci yarısında forveti ve kanatları yeniden kurmaya çalışan Advocaat ile onun "beceriksiz" tespitini boşa çıkarmamaya çalışan sevgisiz, seyircisiz kalmış Fenerbahçe futbolcularından başka ne beklenebilir?
Peki Konyaspor?.. Onlar sahaya istatistik değiştirmek için çıkmıştı. Konsantre olmuşlardı. Hızlıydılar. Liginrakip kaleye en az şut çeken takımı, ağır baskı altına aldı Fenerbahçe kalesini.
Nasıl mı?.. Önde bastı Konyaspor. Rakibe yakın oynadı. Hataya zorladı. Fenerbahçe forveti rahatsız etmediği için bunu çok kolay yaptı. Fenerbahçe savunması ve orta sahası hataya doymadıkça dozu arttırdı.
28
Fernandao’nun feci sakatlığı ile moralleri bozulunca Fenerbahçeliler’e bir tek şey kaldı ilk yarıda; bitsin diye dakikaları saymak.
Advocaat’ın önlemi, ikinci yarıya Ozan’ın yerine Sow’u alarak başlamaktı. Ozan’a 45 dakika bile tahammül etmek için epey sabır lazımdı zaten.
Açıkçası, yapılması gerekenlerden sadece bir kısmıydı, hiç olmazsa Fenerbahçe kanatlarına enerji katacak bu değişiklik. Ama Neustadter hâlâ sahadaydı. Topal hâlâ kötüydü. Kadroya giremeyen Wiel’in Lens karikatürü ortaları kurtaramıyordu Fenerbahçe’yi.
Ömer Ali’nin mükemmel golü, aslında Advocaat’a bağırıyordu, "işini tam yap" diye.
Volkan’ı sahaya sürdü. Karşılığı Sow’un golüydü. Kim soracak ona "neden 66 dakika kenardaydı" diye?
Fenerbahçe’nin baskılı oynamaya başladığı son çeyrekte ise uğursuzluk adeta boyut değiştirdi.
29
Direkten dönen toplar, boş kaleye atılamayan goller Kadıköy’deki trajediyi süsledi, bezedi, büyüttü... Sanki unutulmasın diye, hatası olanlar iyice anlasın diye akıllardan çıkmayacak hale getirdi. Hüzünlüydü...

Aslında Kadıköy’deki bu maçın bir özelliği daha vardı:

Rakip kulübedeki Aykut Kocaman!..
Fenerbahçe’yi yöneten akıldan ve sahadaki ayakların yeteneğinden derin şüphelere düşmüş Advocaat, adeta ahir ömründe futboldan soğuyup "ne haliniz varsa görün" diyerek yavaş yavaş bavulunu hazırladığı için...
Hoca’nın "gideceği" değil, Fenerbahçe’nin sezon sonuna kadar nasıl dayanacağı tartışıldığı için.
Boşalmak üzere olan "Fenerbahçe teknik direktörlük koltuğuna" Aykut Kocaman’ı empoze edenlerin, aynı suda iki kere yıkanabileceğini ummasından kadim dostunu kilit noktaya oturtabilmek şeytanlığına kadar geniş bir toplum mühendisliği tam gaz sürdüğü için...

30

Hiç ses etmeyen Fenerbahçe Yönetimi’nin "bırakalım kamuoyu tartışsın" mı dediği yoksa çaresizlikten mi ses etmediği anlaşılamadığı için...
En az skor kadar önemliydi Saracoğlu’ndaki Aykut Kocaman-Fenerbahçe yüzleşmesi.
Hani, Aykut Hoca’yı Fenerbahçe’de görmek isteyenlerin oranını %70’lere kadar itenler, Fenerbahçe seyircisinin Aykut Kocaman’ı bağrına basacağını umanlar vardı ya... Kadıköy’de tribünlerin muhtemelen % 7’si doluydu!
Advocaat-Kocaman değişikliğinin Fenerbahçeliyi ne kadar coşturabileceğini siz hesaplayın.
Finans jargonuyla Fenerbahçe tribünleri "Aykut Kocaman önerisini" satın almadı.

Futbolarena anasayfasından devam...