Gaziantepspor 1-1 Fenerbahçe yazar yorumları

Gaziantepspor - Fenerbahçe maçının yorumlarıEmre Bol’un Gaziantepspor - Fenerbahçe maç yorumu - Fotomaç Advocaat kalkanı Dick Advocaat’ın kendisini kovdurmak için daha ne yapması gerekiyor anlamış değilim!Her maç sonrası söylediği sözler gerçekten yenilir, yutulur gibi değil.Zamanında bir sözüyle ortalığı ayağa kaldıran başkan Aziz Yıldırım şimdilerde süt dökmüş kedi gibi!Advocaat ağzına geleni söylüyor, yönetim duymamazlıktan geliyor!Kjaer, Gaziantep deplasmanına sakat olduğu gerekçesiyle getirilmedi.Ama benim duyduğum hiçte öyle değil. Kjaer’in Advocaat’ın söylemlerinden rahatsız olduğu için Gaziantep’e gelmek istemediğini duydum. 

1
Onun duyduğu aidiyeti takımın eskilerinin dahi hissetmemesi bana garip geliyor. Futbolcu kötü oynayabilir ama kötü koşamaz. Kazanmaktan başka çaresi olmayan Gaziantep bir yanda kazansa da kaybetse de "umurunda olmayacak" bir Fenerbahçe! Orta sahaların düştüğü, topun bir o kalede bir bu kalede olduğu Rus Ruleti tadındaki maçın kazananı olmadı! Yahu gole ihtiyaç var, topu Lens’le birlikte ileriye taşıyan tek adamı olan Alper’i çıkarıyorsun. Gole ihtiyacın var, Topal’ın yanına Josef’i alıyorsun! Skoru mu koruyorsun Advocaat!
Ama sende haklısın. Senin yaptığın açıklamaların sadece bir tanesini Patogonya kulübünde dahi yapamazsın!

Nerede basiretli yönetim

Yaparsan yollarlar, teneke bağlayıp kovarlar! Ama nerede bunu yapabilecek basiretli yönetim? Onların tek derdi var, sezon sonuna kadar teknik direktör kalkanıyla idare etmek!
Çünkü kalkan olmazsa oklar onları hedef alacak! Fenerbahçe’den çok kendilerini düşündükleri için taraftarın feryadını duyamazlar, göremezler.
Yazıklar olsun!
2 Erman Toroğlu’nun Gaziantepspor - Fenerbahçe maç yorumu
Erman Toroğlu’nun Gaziantepspor - Fenerbahçe maç yorumu
Düşün Fener’in yakasından

Fenerbahçe bildiğiniz gibi ve bildiğimiz gibi...
Gaziantep ilk yarı çıkamıyor.
Pas da yapamıyorlar. Fenerbahçe böyle bir takıma karşı bile yine baskı kuramıyor. Birer tane gol var o kadar.
İkinci yarı Gaziantep kımıldamaya başlıyor. Başlıyor ama iki takımın da defansları ile forvetleri arasında inanılmaz büyük mesafe var. Defanslar çıkmıyor, arkada çakılı kalıyorlar.
Orta sahada kocaman bir alan. Ve bu yarı Gaziantep oyuna çıkarken inanılmaz şekilde pas hatası yapıp, Fenerbahçe’ye topu bırakıyor. Böyle bir durumdan bile sarı-lacivertliler faydalanamıyorlar.
İki tane tehlikeli akını var Fenerbahçe’nin.
Gaziantep kalecisi yerinde müdahaleler yapıyor. 75’ten sonra maç iki tarafa da gidip geliyor. Nitekim 90+4’te belki de maçın fırsatı Gaziantep’e geldi. Aynı pozisyonun daha zorunu birinci yarı Lens gol yaptı. Daha kolayını Kangwa vücudunu gelen topa göre ayarlayamadığı için sağ ayağını kullanma hatasını da yaparak kaçırıyor.
3
Şen ihtiyar kadın gibi!

Fenerbahçe’de bakıyorsunuz mesela Volkan Şen... Bu arkadaş ne yapıyor oynadığı maçlarda bir düşünün. Onbeş dakika rakiple konuşuyor, yirmi dakika hakeme itiraz ediyor! Ne bir tehlikeli orta var, ne bir tehlikeli şut var. İhtiyar kadınlar gibi konuşuyor vıdı vıdı...
Alper fazla üretken değil. Bir tek golün ortasını yaptı çok güzel o kadar.
E, peki Mehmet Topal zaten arkada kaldı, hücuma fazla gelemedi. Ozan Tufan ne oynadı? Kendisine sormak lazım. Tamam, Souza oynamasın ama onun yerine oynattığın adamlar onu mumla arattılar. İsmail Köybaşı gene gayretli. Kısa süre oynamasına rağmen Aatıf gene bir şeyler yapmaya çalıştı.
Gaziantep istediği bir puanı aldı.
Aslında maça çıkarken ve maçın içinde Fenerbahçeli futbolcuların yüz ifadelerine bakıyorum ve vücut dillerine bakıyorum. Biz bu maçı oynayacağız, devlet memuru gibi sabah 9 gel, akşam 5 git hesabındalar. Yani yasak savıyorlar.
Öyle heyecan, baskı, şevk yok.
Onun için de bu takımdan fazla bir şey olacağı da yok.

Şu artık net bir şekilde gözüküyor. Bu Fenerbahçe yönetimi, başkan dahil Fenerbahçe’nin başından gitmeliler.
4
Fenerbahçe’nin yakasından artık düşsünler.
Fenerbahçeli taraftara verdikleri eziyet, işkence son bulsun. Fenerbahçe kalkanının arkasına gizlenerek kabadayılık yapmasınlar.
Eğer gitmezlerse bu taraftar yemin ediyorum çok enteresan şeyler yapabilir. Çok değişik tepkiler koyabilirler.
Başkan ve yönetimle alay etmeye başlarlarsa o daha da acı olur. Çünkü, Galatasaray taraftarları, Beşiktaş taraftarları resmen alay ediyorlar.
Yazık oluyor Fenerbahçe’ye.

RAHATLARSA OLUR

Hakem Yaşar Kemal Uğurlu iyi niyetli.
Tempolu oynatmaya çalışıyor, avantaj oynatmaya çalışıyor.
Bunu yaparken de kaçırdığı pozisyonlar oluyor.
Biraz daha rahatlarsa daha iyi olacak gibi.
O da maç idare ede ede olur.
5 Rıdvan Dilmen’in Gaziantepspor - Fenerbahçe maç yorumu
Rıdvan Dilmen’in Gaziantepspor - Fenerbahçe maç yorumu
Hocayı hemen gönderirim

Bu şekilde başarısız bir sezonu yaşamış bir büyük takım oyuncusuydum.
Anlayabiliyorum, görebiliyorum. Fenerbahçe uzatmaları oynuyor, hiçbir hedefi olmayan bir takım... İki takımın da teknik direktörleri mutsuzlar sonuçtan.
Küme düşmeme mücadelesi yapan bir takımın daha üretken olması lazım...
Formalite maçları oynayan bir takıma karşı bu maçı kazanacaksın. Nasıl Kayseri yaptı?
Fenerbahçe zaten yarışta yok. Büyük takım oyuncusunun ikinci olayım da Şampiyonlar Ligi elemesine gidelim diye bir hedefi olmuyor.
Kulüp de takım da şampiyonluk hesabı yapmıyor artık.
6
Bakıyoruz, arkadaki ideal beşliden Volkan yok, Şener yok, Kjaer yok. Sezonun büyük bölümünde oynayan Hasan Ali yerine İsmail var. Orta sahaya gel. Ozan’dan ümitli bir futbol adamıydım, ben ümidimi yitirmeye başladım. Güzel de bir zemin var, iki takım da galip gelmeli. Ne anlarsın bu maçtan? Bol pozisyon olur ama bakıyorsun, 2.5 pozisyon var toplasan...
Bir sürü oyuncu sayabiliriz ama devre arasından itibaren Fenerbahçe yönetimi bunu nasıl göremedi, anlayamıyorum.
Bir teknik direktör düşünün ki haftalar önceden güvenmediğini beyan etmiş. İnanmadığı askerlerle savaşa giden bir komutan gibi... Fenerbahçe 2 puan kaybetti diyebiliriz ama son dakikadaki pozisyonu düşününce 1 puan kazandı demek daha doğru. Eminim, futbolculara mikrofon tutsunlar, kaç puanda olduklarını bilmiyorlardır.
Ben kulübün yerinde olsam söylediği gibi insansa yollarımı kesinlikle ayırırım Advocaat’la. Devam etmek bu kulüp için kan kaybıdır.
7
KİMSE SORMUYOR MU?

Advocaat kafasına göre değişiklik yapıyor. Bugün oynayan adam 3 gün sonra sahaya çıkmıyor. Canı istediği zaman istediğine forma veriyor. Fakat işin daha ilginç yanı, bir yönetici de çıkıp "Bu arkadaşın durumu nedir, 3 gün önce vardı" diyemiyor mu?

PERSİE’NİN DEPLASMAN YASAĞI MI VAR

F.Bahçe’yi rotasyon da kurtarmıyor. Fernandao iyi durumdayken kesiyor, Van Persie oynuyor. Deplasman yasağı mı var Van Persie’nin? Deplasmanlarda yok bu adam... 1.5 yıl bitti, bir tane tedbir alınmadı. Sanki yasaklı bu adam... Koskoca F.Bahçe’de bir oyuncu var, kağıt üstünde istatistikleri en iyi oyuncu. Oynadığı zaman niye oynadığını bilmiyoruz, oynamadığı zaman niye oynamadığını... . Van Persie’nin durumunu mantıklı, bilimsel bir şekilde açıklayamıyoruz. Bulundukları kulübün kıymetini bilmeyen adamlarla oynamayacaksın.
8 Ertem Şener’in Gaziantepspor - Fenerbahçe maç yorumu
Ertem Şener’in Gaziantepspor - Fenerbahçe maç yorumu
Konuş Advocaat

F.Bahçe için ’tamam mı devam mı? ’ haftaları bir türlü bitmiyordu.
Çıkmadık candan umut kesilmiyordu işte. Ama bitti dün, tamamen bitti. Yalnız açıklanması, anlatılması gereken bir kaç önemli husus var.
F.Bahçe her ne kadar Advocaat inanmasa da şampiyonluğun en güçlü adaylarından biri olarak sezona başlar ve lig ikinciliği, Türkiye Kupası taraftarı tatmin falan etmez. Barcelona ve Chelsea’nin her sezon ne kadar heyecanı varsa F.Bahçe’nin de var. Advocaat bunu da bilmeli. F.Bahçe büyük düşünür, F.Bahçeli büyük düşünür. F.Bahçe, Krasnodar değildir. F.Bahçe her yıldız futbolcuyu (Ronaldo-Messi hariç) transfer edebilecek büyüklüktedir.

9
Takım yürümüyor!

Bunları Advocaat’a tek tek anlatmak şart. Bu yönetimin hatası. Bunların aksini Hollandalı teknik adam çıkıp basın toplantılarında sürekli tekrar ediyorsa sıkıntı büyük demektir. Bakın puan durumuna, her şey net bir şekilde ortada zaten. Takım koşmuyor değil yürümüyor.
Herkes kopmuş birbirinden. Takım içinden bir arkadaşımdan aldığım bilgiyi net bir şekilde yazayım; ’Advocaat çok iyi insan ama hiç iyi bir teknik adam değil. Ne çalıştığımız, ne yaptığımız belli değil.’ Böyle dedi, serzenişte bulundu;
’Çalışmıyoruz, iyi antrenman yapamıyoruz.’ Gerçekten tuhaf değil mi?
Bir futbolcu bunları söylüyor.
Şimdi F.Bahçe yönetimine birkaç sorum var; 1- Advocaat sezon başında sizden şartlı bir şekilde isteklerde bulundu mu? 2- Advocaat size ’işime karışırsanız, bırakır giderim’ dedi mi? 3- ’Devre arasında transferler isterim’ diye talepte bulundu mu? 4- Tüm bunlar gerçekleşmeyince, ligin ilk yarısı bitiminde size istifasını sundu mu? Advocaat isteksiz, arzusuz ve huzursuz.
Silmiş kafasında F.Bahçe’yi. Profesyonel düşünüyor. ’Bitsin de gideyim’ havasında.
Hep bir mesaj verme amacında.
10
’Siz kadro dışı bıraktığım Emenike ve Van der Wiel’i yollamazsanız, ben de ikisini en kritik maçlarda oynatırım’ diyerek inatlaşıyor. Yönetim ’De Souza ile Topal aynı tarz oyuncular. Neden ikisi beraber oynuyor?’ eleştirisinde bulununca, Advocaat yine mesaj veriyor.

Suçlu ve suçlular belli

G.Antep’e karşı De Souza’yı yedek soyundurdu. 75’te oyuna alıyor. ’Alın dediğinizi yaptım da n’oluyor?’ diyor.
F.Bahçe’ye geldiğinden beri ne kattın Advocaat? Kimi çıkardın ortaya? Ne verdin? Konuş Advocaat! ’Mart’ta ya da sezon bitince konuşacağım’ diyormuşsun Advocaat. Şimdi konuş herkes dinlesin, herkes bilsin.
F.Bahçe 2 puan daha bıraktı. Şampiyonluktan kopmayı bırakın, ilk 3 şansını bile artık zora sokmaya başladı. Geçmiş olsun. Suçlu ve suçlular belli. Advocaat’tan Yıldırım’a kadar herkes sorumlu.
Futbolcular ise masum. Söz uçar yazı kalır; F.Bahçe ile lig şampiyonu arasında sezon sonunda 17-18 puan fark olur.
11 Tayfun Bayındır’ın Gaziantepspor - Fenerbahçe maç yorumu
Tayfun Bayındır’ın Gaziantepspor - Fenerbahçe maç yorumu
Fenerbahçe havlu attı

Artık net bir gerçek var. Fenerbahçeli futbolcularla, teknik direktör Dick Advocaat ve perşembenin gelişini çarşambadan göremeyen yönetim, lige havlu atmış durumdalar... Advocaat şafak sayan asker gibi, lig bitse de şu Fenerbahçe’den tezkeremi alsam diyor. Oyuncular da ondan farklı değil. Biraz istekli gibi görünüp tribündeki bir avuç Fenerbahçeliyi kandırmak ister gibiler, oysa kendilerini kandırmaktan öteye gidemiyorlar.
İnanılacak gibi değil ama koskoca Fenerbahçe takımı bütün yükü tek bir oyuncunun sırtına yığmış, Süper Lig oynuyor. Savunmaya yardıma giden de Lens, orta sahaya kadar gelip kendisine birkaç pozisyon sonra olası pas imkânı yaratmaya çalışan da Lens... Neredeyse tüm hücum çıkışlarını yapan oyuncunun adı da Lens, zorlukla bulunan 3-4 gol pasını üreten de Lens, golü atan da ister inanın ister inanmayın yine ama yine Lens. Sormak lazım Jeremain Lens olmasa bu takım acaba ne yapacak?
12
Fenerbahçe’de oynayabilecek şansı yakalamış olan bazı oyuncuların futbolun temel eğitiminden geçmediği izlenimine kapılıyorum. Özellikle Ozan Tufan’ı izlerken bu izlenimim tavan yapıyor. Futbolda topsuz oyun diye de bir uygulama vardır. Bunun karşılığında öncelikle ’top sizde değilken sürekli hareket edin’ yazar. İşte Ozan’ın hiç bilmediği ya da bilip de uygulamayı beceremediği en büyük eksiği bu. Sadece Ozan Tufan değil, sıklıkla Volkan Şen, Aatıf’da da bunu görmek mümkün. Dün Ozan önemli bir şans elde etti. Belli ki Advocaat Topal-Souza ikilisini bozmaya karar vermiş.
13
Yani Ozan’ın önü açıldı. Bu büyük bir fırsat. Ama gördük ki genç oyuncunun bu fırsatı kullanmaya hiç mi hiç niyeti yok. Ne pas dağıtmakta, ne oyun kurmakta, ne de top takibinde becerikli değil. Açıkçası futbolu unutmuş. Zaten Fenerbahçe takım olarak futboldan uzak. Ona bir de Ozan’ı ekleyince ortaya her gün biraz daha berbatlaşan, futbolu kısırlaşan bir yapı çıkıyor... Yazık koskoca Fenerbahçe ne hallere geldi!
Advocaat’ın dediği gibi lig ikinciliği bile artık tehlikede. Hatta bu vurdumduymaz görüntüyle sarı-lacivertliler ilk dördün dışında kalırsa kimse şaşırmasın. Ne sahada oynayanlar ne de kenardan gelenler ilerisi için umut vermiyor. Gerçekçi konuşalım, bu sezonun kalan bölümünde Fenerbahçe’den puan almayan takımı döverler...
14 Uğur Meleke’nin Gaziantepspor - Fenerbahçe maç yorumu
Uğur Meleke’nin Gaziantepspor - Fenerbahçe maç yorumu
Burası yolun sonu

Antep’te dakika 65... Fenerbahçe’yle Gaziantepspor arasındaki müsabaka 1-1’lik skorla devam ediyor.
Oyun dengede. Hatta topa biraz daha fazla sahip olan taraf, ev sahibi takım gibi. Birkaç dakika önce Antep’in sağ açığı net bir gol pozisyonunda kayıp düşmese skorun 2-1’e gelmesi işten bile değil.Yukarıda özetlediğim durum 1992’de de yaşansa, 1968’de de, sene 1985 de olsa, 2005 de; F.Bahçe’nin o günkü teknik direktörü gidişatı değiştirmeye çalışır. Puan tablosundaki durum ne olursa olsun F.Bahçe kazanmak için gereken değişiklikleri yapar, kenarda ne kadar hücumcu varsa oyuna girer. Hatta çoğunlukla o forvetler girerken, çıkanlar daha defansif oyuncular olur. Bu, o günkü antrenörle, ligde kaçıncı hafta olduğuyla, ya da takımların puan tablosundaki yeriyle ilgili bir konu değildir.
15
Süper Lig’in genetiğiyle ilgili bir konudur o. F.Bahçe her sene, her durumda, koşullar ne olursa olsun Antep’e, Kayseri’ye, Adana’ya, Ankara’ya kazanmaya gider. Başka bir hedefi olmaz. Olamaz. Eğer bir teknik adam, adı her ne olursa olsun, pasaportu hangi ülkeye ait olursa olsun, Antep-Fenerbahçe maçı 1-1 giderken 70’e kadar oyuncu değiştirmiyor, son değişiklik hakkını da bir defansif orta saha için kullanıyorsa, o antrenör bu takımı ve bu ülkeyi tanımıyor demektir. Kulübün tarihini bilmiyor demektir en azından. Müzeyi gezmemiş demektir.

MÜZE GEZDİRİLMELİ

Bir kaç ay önce düşüncelerim farklıydı. Ama dün akşamdan sonra Advocaat’ın önünde iki yol var: Müzeyi gezip nasıl bir kulüpte çalıştığını öğrenmek. Ya da son değişiklik hakkını ön libero olarak kullanabileceği, hedefi farklı bir kulüpte çalışmak. Burası yolun sonu. Daha ötesi yok.
16 Gürcan Bilgiç’in Gaziantepspor - Fenerbahçe maç yorumu
Gürcan Bilgiç’in Gaziantepspor - Fenerbahçe maç yorumu
Lig sonuncusu ile maça çıkarken Fenerbahçeliler birbirlerine "Acaba kazanır mıyız?" diye soruyorlar. Her şeyi bir tarafa bırakın, taraftarını bu kadar ümitsizliğe düşürmüşse bir takım; gerisi teferruatta kalır.
Advocaat altı oyuncusunu rotasyona soktu. Dört maçlık galibiyetsizlik serisinin cezasını mı kesiyor, yoksa Perşembe günkü kupa maçını mı hesap ediyor, anlaşılmaz.
Eğer hesap sormaksa amacı, dört maçın tereddütsüz en kötüsü Moussa Sow’un takımda olmaması gerekirdi.
Tek ön libero, topa yatkın Alper-Ozan ikilisi, bir ışık yaktı. Daha ofansif, daha tehdit eden sistemin habercisi olarak algılandı.
Ama can derdindeki Gaziantep’in de planları vardı.
Ozan’ı özellikle seçmiş gibilerdi baskı için. Çok da top kaybettirip, hızlı atak da yaptılar. Bir akıl pasıyla da öne geçtiler.
17
Bu mücadele azmine karşılık vermek isterken, kısa paslaşmalar tuzağına düştü Fenerbahçe orta sahası.
Bir türlü atak isteklerini, doğru organizasyona çeviremediler. Atılan beraberlik golünün hikayesi de bir garip... Ozan’ın olması gereken yerdeki Volkan Şen topu sağa açtı.
Lens’in olması gereken yerdeki Alper ortayı yaptı. Volkan Şen’in olması gereken yerdeki Lens ise gol vuruşunu yaptı.
Yine başa dönelim. Lig sonuncusu karşısındaki beraberliğin "normale" dönüştüğü bir ortamda, performans kritiği yapmak da manasız aslında. Van Persie ile Kjaer’in neden İstanbul’da kaldıkları da meçhuldü.
Önemli oyuncularını, sonuç sorumluluğu altına alamayacak bir atmosfer inmişse bir takıma, zaten rakibiyle arasındaki fark da kalmamış demektir. Yani; sonuncudan "daha iyi" değilsin.
18
Advocaat’ın şikayet noktasına dönüyoruz şimdi. O kaliteyi sorguladı hep. Biz de "sıradan" diyorduk Fenerbahçe orta sahası için. Oyuncuların istekli olduğunu, ellerinden geleni yaptığını ama sınırlarını aşamadığını defalarca söyledik, dün de benzeriydi.
Bülent Uygun, teknik adam olarak kalitesini bir kez daha ortaya koydu.
Geçen hafta Başakşehir, şimdi de Fenerbahçe’ye yenilmeden bitiriyor haftayı.
Organizasyonun, doğru görevlendirmenin ne kadar önemli olduğu gösteriyor herkese.
İşi çok zor; yolu açık olsun.
19 Ömer Üründül’ün Gaziantepspor - Fenerbahçe maç yorumu
Ömer Üründül’ün Gaziantepspor - Fenerbahçe maç yorumu
F.Bahçe 4. sırayı kaptırmamalı!

Moralsiz Fenerbahçe, Gaziantep’te maça tutuk ve tedirgin başladı. Buna bir de defans bloğunun önde yakalanması sonrası arkaya atılan topla yenilen erken bir gol eklendi. Bu gol sonrası Fenerbahçe tempoyu yükselterek maçın kontrolünü ele alıp devre sonuna kadar karşı kaleye yüklendi. Büyük çoğunluğu devre arası değişime uğrayan Gaziantepspor hırslı oynamasına rağmen uyumsuzluktan çok basit top kaybetmesi ve geride yerleşemeyişleri Fenerbahçe’ye pozisyon bulabilmesi için ortam sağladı.
20
Buna rağmen Fenerbahçe hücum zenginliği sağlayamadı ama Lens’in golüyle skora dengeyi getirdi. Maç eksiği olan Volkan Şen etkili değildi Sow ise son haftalarda alışılmış şekilde adeta yürüyordu. Orta sahada Alper ve Ozan kenarlarda Van der Wiel ve İsmail’in etkili oyunlarına ileride tek başına Lens katılıyordu. Zaten o güzel golü da Lens attı. Ki bunun yanında başka olumlu icraatları vardı.

İkinci yarıda Fenerbahçe, Krasnodar maçının yorgunluğundan olsa gerek fizik olarak oyundan düştü. Gaziantepspor ise çok yüksek tempoyla kontrolü ele aldı. Ama çok beceriksizdiler. İyi oynamayan Volkan Şen ile ilk 11’de oynaması bile hata olan Sow’un 70 dakika sahada olması Advocaat’ın alışılmış/ beklenen yanlışlarından biriydi. Bitime 20 dakika kala gerekli değişiklikleri yaptı ve saha içi dengeler tekrar değişti.
21
Fenerbahçe son 15 dakika tek kaleye oynamaya başladı. Ciddi tehlikeler de yarattı ama skoru değiştiremedi. Son saniyede Gaziantepli futbolcu Kangwa’nın topu boş kaleye atamaması Fenerbahçe için büyük şanstı. Fenerbahçe bu sonuç sonrası ilk 3’e giremez. Önemli olan 4’cülüğü de kaptırmaması... Gaziantepspor’un bir tırmanış için mutlaka kazanması lazımdı. Ancak yeni kadronun kısa sürede uyum sağlayıp ihtiyaç olan galibiyetleri alabilmesi hiç de kolay gözükmüyor.

Hakem Yaşar Kemal Uğurlu için de bir şeyler söylemeliyim. Benim genelde beğendiğim bir isim kendisi. Dün de zorlu maçta soğukkanlı bir yönetim sergiledi. Maçı kendinden emin şekilde yönetti.
22 Kemal Belgin’in Gaziantepspor - Fenerbahçe maç yorumu
Kemal Belgin’in Gaziantepspor - Fenerbahçe maç yorumu
Maçı F.Bahçe kaçırdı ama

Oyun F.Bahçe’ye yakındı. Ne var ki savunmasının neredeyse tamamı değişmişti
Fenerbahçe’nin cebine yakındı bu oyun. Ama ne var ki savunmasında neredeyse tamamı yakın bir değişikliğe uğrayan sarı-lacivertliler, orta alanda Souza’yı kenara bırakıp daha hareketli oynayabilen elemanlara yer vermişti. Yine ne var ki bu değişiklik de pas tezgahındaki zafiyetin sonu olamazdı. Çünkü topla dribbling yanlısı oyuncular vardı o blokta. Öndeyse iyi top taşıyan iki kenar elemanı ama ortada hayalet Sow vardı.
23
Buna karşılık ligin dibine yerleşmiş Gaziantepspor’da şöyle dikkatle baktığımızda ön libero Fatau’nun dışında pek öyle dişe dokunan bir oyuncu gözükmedi. Belli ki ağırlıklı olarak Brezilyalı veya Portekizli sokakta kalmış kim varsa ithal edilmişti.
Maçın zaman zaman ev sahibinin zaman zaman konuğun organizasyondan yoksun denk gelmiş top sürüşleri ve paslarıyla üstünlük sağladıklarını gördük ama net ve zengin pozisyon üretilememişti.
24
Advocaat’ın Aatif ve Fernandao değişiklikleri gecikmiş emekli icraatıydı. Bülent Uygun’un ise yapacağı bir şey hemen hemen yoktu da sadece Pedroso değişikliğindeki rötarı da yazalım.
Bence bu maçın en çok dikkat çeken rahatlıkla iyi not verilebilecek tek elemanı maçın hakemi Yaşar Kemal Uğurlu olabilirdi.

MAÇIN ADAMI

Y.Kemal Uğurlu
Stres düzeyi yüksek maçı neredeyse hatasız yönetti
25 İlker Yağcıoğlu’nun Gaziantepspor - Fenerbahçe maç yorumu
İlker Yağcıoğlu’nun Gaziantepspor - Fenerbahçe maç yorumu
Yine hayal kırıklığı

Fenerbahçe’nin dün akşam Antep’teki görüntüsü tek kelimeyle üzücüydü. Alınan kötü sonuçlardan sonra Fenerbahçeli oyuncuların özgüvenlerinin kalmadığını ve sahada gereksiz bir telaş içinde olduklarını söyleyebiliriz. Ligin sonuncusuna karşı ortaya konan bu kötü futbol Fenerbahçe taraftarının sabrının taşmasına sebep olacaktır. Ligimizi bilmeyen birisi bu maçı izlediğinde hangi takım sonuncu hangi takımın zirveye oynadığını anlamakta zorluk çeker. Koskaca 90 dakikada Fenerbahçe’nin ilk devre sadece 2 pozisyonu var. Biri gol oldu. Diğerinde de Sow’un son anda dokunabildiği top Gaziantep defansı tarafından uzaklaştırıldı. İkinci devreye bakıyorsunuz. Taraftarı heyecanlandıracak bir tek pozisyon dahi yok.
26
SOW ÖNCE ÇIKMALIYDI

Teknik direktör Advocaat ise sanki beraberlik iyi bir sonuçmuş gibi oyuncu değişikliklerini 70. dakikaya kadar bekletti. Volkan Şen ve Sow’un çok daha önce oyundan çıkması gerekirdi. Alper-Josef değişikliği ise hocanın zihniyetini göstermesi açısından son derece önemliydi.
27
Bu maçta dahi Fenerbahçe’nin ofansif anlamdaki en etkili oyuncusunu çıkartıp Josef’i oyuna alıyorsan Salih aklının ucuna dahi gelmiyorsa Advocaat, Fenerbahçe’nin hocası olamaz. Sonuçta Fenerbahçe için lig zaten bitmişti. Ama taraftar hiç olmazsa kalan maçlarda formanın hatırına oyunculardan daha iyi futbol ve daha iyi mücadele bekliyorlardı. Maalesef dün akşam bu görüntüden eser yoktu.

MAÇIN EN iYiSi ANTEP DEFANSI

Fenerbahçe’ye karşı iyi savunma yaptılar.

MAÇIN EN KÖTÜSÜ FENERBAHÇE

Takım olarak performansı kötüydü.

Futbolarena anasayfasından devam...