Gençlerbirliği - Fenerbahçe yorumları

FutbolArena - Süper Lig’de Fenerbahçe deplasmanda Gençlerbirliği’ni 1-0 mağlup etti. Spor yazarları bu maçı yorumladı. 

1
2
Uğur Meleke: Fenerbahçe yavaş oynuyor. Eğer Alper, Nani ya da dünkü gibi Markovic şapkadan tavşan çıkarmazlarsa rakip kaleye olağanüstü yavaş gidiliyor. Goller yetenek yoluyla atılıyor, hazır sete karşı atılıyor, duran topta atılıyor, zor atılıyor. Oysa savunan takım için en avantajlı tablodur bu: Rakip yavaşsa, bir dalgınlık anı yaşama ihtimaliniz azalır. Rakip yavaşsa yerinizi kaybetmezsiniz, savunma setiniz bozulmaz. Rakip yavaşsa bireysel hata şansı sıfıra yaklaşır. Büyük takımları büyük yapan, aniden vites artırabilmeleridir zaten. Ve bunu sadece pırpır kenar oyuncularıyla değil, orta sahada çabuk düşünen ve oynayan merkez adamlarıyla yapabilmeleridir. Fenerbahçe bunu yapamıyor. Çünkü bu Diego ve bu Souza, olağanüstü yavaş düşünüyor, yavaş hareket ediyor. Sürekli not alan Pereira’nın kağıtlarında olması gereken en önemli konu bu bence. (Milliyet)
3
Erman Toroğlu: Dün gece yine öyle bir maç seyrettik. Yani futbol açısından "kabız" bir maç... Ne yapalım Fenerbahçe maçları bu sene böyle geçecek. Geçtiğimiz yıllarda bu stadın zeminine suni çim yapılmıştı ve futbolcular maç sonrasında çok şikayet ediyorlardı. "Ayaklarımızın altı, tabanlarımız yanıyor" diyorlardı. Şimdi alttan ısıtma ile böyle bir soğuk havada böyle bir maç oynandı. Futbolcuların şikayeti yok! Demek ki isteyince oluyormuş. Gençlerbirliği ilk yarı boyunca 4 antrenör değiştirdi. İkinci yarıda da 4 teknik adam değiştirirse Gençler bu sene 4x4 olur; güzel bir jip misali!.. (Fotomaç)
4
Ahmet Çakar: Dün gece sıkıcı bir maç izledik. Aslında bu karşılaşma Fenerbahçe’nin son haftalarda ya da son iki ayda ortaya koyduğu futbol mantalitesinin bir ürünü. Bu felsefenin temeli şu: Kontrollü oyna, rakibe asla pozisyon verme ve az pozisyona girsen de birini at ve maçı kazan. İşte dün gece aynen böyle oldu. Fenerbahçe, Gençlerbirliği’ne tek bir pozisyon vermedi. Kalede Volkan değil, Volkan’ın dedesi bile oynamış olsaydı inanın bana hiç zorlanmazdı. (Sabah)
5
Gürcan Bilgiç: Topla barışık olanlar, oyun yetersizliğine rağmen kulübede bekliyor, son 15’te sokuluyorsa, sahadaki takımın da futbol oynamak umurunda olmaz. Ne Gökhan’a kızabilirsiniz "Niye bindirmiyor" diye, ne de Josef’i eleştirebilirsiniz, "öne koşu atmıyor" diye. Tabelanın üstüne oyun kuruluyorsa, futbolcu "farklı" olmak adına veya "kendini aşmak" için çaba göstermez.
İstemezseniz, yapmazlar. "Bana kazan yeter" diyorlarsa da, teknik adam istemez.
İstese ne olur? Başa dönelim; oyuncu kalitesini aşan teknik kalite istenir o zaman... İsteyemez... (Sabah)

Futbolarena anasayfasından devam...