Fenerbahçe, Bursaspor maçı sonrası yazar görüşleri!

 

1 Turu ilk maçta kaybetti! (Rıdvan Dilmen)
Turu ilk maçta kaybetti! (Rıdvan Dilmen)
Fenerbahçe, Bursa’daki ilk maçta elde ettiği 2-1’lik skor avantajını korumak adına bir 11 ve dizilişle sahaya çıktı. Bu da doğal... İstediği oyunu da oynayamadı hatta oyunun devamında her geçen dakika oyunu kötüye gitti. Dakikalar ilerledikçe skor dezavantajı futbolculara baskı oluşturdu. Hatta şampiyonluk yarışını en azından son haftaya taşımak için biraz da rotasyon yapmış... O da eyvallah... Ama bazen ilk maçlardaki bu avantajlı skor dezavantaja dönebilir. Açıkçası bence Fenerbahçe turu ilk maçta kaybetti, kazanarak...
Bu çok nadir olur futbolda ama stratejisini ilk maçtaki avantajlı skordan sonra önce oyunu tutmak adına uygulamak her rakibe karşı tutmaz... Neden?.. Fenerbahçe’yi değerlendirdik.... Bireysel performans adına, takım performansı adına kötü gününde olduğunu söyledik. Ama asıl neden Şenol Güneş ve Bursaspor gerçeği...
Şenol Hoca’nın Sakarya’dan sonra başlayan müthiş teknik direktörlüğü, eğitmenliği var.. Ve karşılığında hem oyuncu gelişimini sağlamak hem takımları geliştirmek hem de kendi adına da büyük başarısı söz konusu... Trabzon’da, A Mili Takım’da ve şimdi de Bursaspor’da hiç tartışmasız Türkiye’nin en heyecan verici futbolunu oynatıyor. Yeşil-beyazlılar oyunlarıyla keyif veriyorlar... Başakşehir’le birlikte ligin en organize takımı...
Kendi sahasında da deplasmanda da öne doğru oynama felsefesine sahip... Sağ bekinden sol bekine, Belluchi’den, Volkan’na kadar topla gidebilen oyuncuları var. Yani çalım atan oyuncusu var, ligin gol kralı var.. İçerde, dışarıda açık oynuyorlar. Dün de maçın her dakikasında oyuna artı ekleyerek haklı bir galibiyet elde etti. Rakibi Fenerbahçe’yi mental ve fiziksel olarak her dakika geriye götürdü, kendi adına da oyunu mental ve fiziksel olarak devamlı artıya taşıdı. Sadece dünkü Bursaspor değil sezon içindeki Bursaspor ve Şenol Güneş’e saygı duyulmalıdır.
(Sabah)
2 ’Pazar’ın ertesi (Mehmet Ayan)
’Pazar’ın ertesi (Mehmet Ayan)
ÇEŞİTLİ sebeplerle 7 asıyla sahaya çık(a)mayan İsmail Kartal’ın hedefi çok netti! 2-1’in avantajı, Başakşehir maçının önemi türü gerekçelerle amaç; maç boyu ’idare etmek’ Defansın önünde 3 savunma ağırlıklı orta saha ve Kuyt ile hızlı Bursaspor’u çıkarmamak; ileride basmak! Alper’in sürati ve Emenike’nin bulacağı boş alanlara atılacak toplarla da bir gol gelirse; kaymaklı ekmek kadayıfı! 30 dakika kadar taktik işledi diyebiliriz.

BURSA, süratini gösterdiği anlarda yine özellikle sağdan tehlikeli aktı ama kaleci dahil neredeyse 9.5 savunmacılı Fenerbahçe’nin sahaya dilediği gibi defansif yayıldığını belirtebiliriz. Taa ki gole kadar... Bursaspor ceza sahasının içinden başlayan, F.Bahçe’nin tüm ortasaha/savunma dengelerini yerle yeksan eden ve kısa sürede alevlenen atak, Bekir’in de Volkan Şen’e refakat edişiyle golle sonuçlandı. Tipik, nefis bir Bursaspor golüydü!

2. yarıdaki senaryosu da farklı değildi İsmail hocanın. "Gidebildiği yere kadar 1-0 gitsin, sonra yanımdaki Diego, Sow, Webo’dan birini atarım içeri finali bulurum!" dürtüsüyle hareket etti zahir! Emenike sakatlanana kadar da işler fena gitmiyor, Bursaspor hareketli olabildiği bir iki anda gole yaklaşıyordu. Selçuk’un yerine Mehmet Topuz’un girişiyle takımın hücüm balansı tamamen bozuldu.
3 Sorumlu Aziz Yıldırım (Erman Toroğlu)
Sorumlu Aziz Yıldırım (Erman Toroğlu)
Sorumlu Aziz Yıldırım
Bu yazıya başladığımda dakika 82’yi gösteriyor ve Bursaspor 2-0 önde. Peki bu dakikaya kadar maçta Bursaspor 2-0’ı hak etti mi? Kesinlikle evet!
Peki bu dakikadan sonra ne olur?
Her şey olur. Daha iki dakika önce Kadlec atıldı. Peki Kadlec nasıl atıldı?
Rakibini arkadan formasından çekiyor. Nerede çekiyor? Fenerbahçe kalesine rakip oyuncu 35 metre uzakta ve gol pozisyonu bile yok!
Kadlec sorumsuzca takımı 10 kişi bırakıyor. Şöyle bir hatırlayın Kadlec’in Fenerbahçe’ye maliyeti ne kadardı?
3.5 milyon euro kulübüne verildi.
Kendisi de 2.5 alıyor. Yani 5.5-6 kağıda maloldu. Bu kağıdın cinsi euro! Üçle çarpın, 18 trilyon!
Tabii Fenerbahçe için öyle çok şeyler söyledim ki hepsi bu sütunlara sığmaz. Aslında bu maçın bu hale gelmesinin tek sorumlusu vardır.
O da kimdir? Fenerbahçe’nin asıl teknik direktörü Aziz Yıldırım’dır.
Siz bakmayın Aykut’lara, Mustafa’lara, Ersun’lara! İsmail de zaten bunların arasında fındık, fıstıktı! Bence fındık fıstık da değildi Aziz Yıldırım için kabak çekirdeği, ayçekirdeğiydi.
Şimdi taraftar ne diyecek? "İsmail Kartal Fenerbahçe’ye teknik direktör olamaz" diyecekler.
Aziz Yıldırım da aslanların önüne atacak İsmail Kartal’ı.
Kendisine başka oyuncak bulacak.
Hiç unutmuyorum bir Fener formalı tırnaklarını parmaklarına kadar yiyordu. Dün Fener taraftarları ayak parmaklarına kadar yediler!
Bu maçın taktiği yok! Bursaspor istediği gibi oynadı. Şenol Güneş futbolcularını istediği gibi yönlerdirdi. Fenerbahçeli oyuncular ve İsmail Kartal da Şenol Güneş ile Bursalı oyunculara yardım ettiler(!) Bence bu senenin flaş takımı Bursaspor. Bu maçı aldığı için değil. Göze zevk veren, keyif veren futbol oynadılar. İyi mücadele ettiler. Daha da önemlisi futbolcuları sahada terbiyesizlik yapmadılar. Bursaspor’u, başkanından masörüne kadar herkesi kutluyorum. Tabii bu arada da Aziz Yıldırım’ı da kutlamamak elde değil! Fenerbahçe kulübünü bu hale getirdiği için!
HASTANELİK OLDUK
Bu maç vesilesiyle bir de yıllar öncesinden bir anımı anlatmak istiyorum. Ankaragücü’nde oynuyorum.
Trabzonspor’la maç yapıyoruz.
Bizim takımdan Adnan Sezgin ceza alanına ortaladı. Ben hareketlenip kafaya çıktım ama Trabzonspor kalecisi Şenol Güneş benden önce topu yumrukladı. Tabii Şenol’la kafa kafaya öyle bir çarpıştık ki ikimiz de komaya girdik. Ankara’da aynı hastanede ben üç ay, o dört ay yattı.
(Sabah)
4 Buraya kadarmış (Rüştü Reçber)
Buraya kadarmış (Rüştü Reçber)
FENERBAHÇE’de İsmail Kartal, geçmişteki kupa maçlarını da düşünürsek, oynanacak olan lig maçlarını da düşünerek bence kendi planladığı oyun şekline göre bir takım çıkardı.
İsmail Hoca, Bursa takımının nasıl tehlike yaratabileceğini iyi biliyordu. Bursa takımı Süper Lig’de dikine isabetli paslarla rakip kaleye direkt giden belki de birinci takım. Kontraatak oyununu iyi uygulayan, agresif, yüksek tempoda ve hızlı oyun anlayışında olan bir Bursa takımını ’önce durdurayım’ diye şartlanmış. Maçın geneline bakıldığında da her iki yarının 10-15 dakikalık bölümleri dışında aslında oyunda dengeyi sağlayan ve de kontrolü alan bir oyun ortaya koydular. Fakat yenilen hem ilk hem de ikinci gole baktığımızda kontrolün Fenerbahçe’de olduğu anlarda geldiğini görüyoruz.
İsmail Kartal kalabalık bir orta saha anlayışı ile sahaya sürdüğü takımı Bursa’nın etkili ataklarının hemen hemen çoğunda önüne geçti. Fakat ilk golde dengesiz yakalanması defansın bir anlık konsantrasyon eksikliği golü getirdi.
SADECE EMENİKE...
Fenerbahçe ilk yarıda Alper’in kanadından daha çok etkili oldu. İki yarattığı tehlikeli pozisyonun altında da Alper’in imzası vardı. İkinci gol de, arka arkaya kazanılan korner vuruşlarından sonra devam eden Bursa atağında karambolde oluşan bir pozisyonda Fernandao’nun önüne düşen top gol oldu.
İlk maçta elde edilen avantaj yenilen bu golle bir anda dezavantaja dönüştü. Özellikle ikinci yarı Emenike çıkana kadar Bursa kalesini zorlayan tek isim oldu. Fenerbahçe maçta başka gol atabilecek pozisyonlar da bulmasına rağmen bunları değerlendiremedi. Yenilen üçüncü gol de her şeyin bittiği an oldu.
Maç ile ilgili İsmail Hoca’yı şunu sormak isterim:
Meireles’in çıkıp Hasan Ali’nin girmesini nasıl açıklayacak. Açıkçası ben anlayamadım.
Bursaspor finali hak edecek bir oyun oynadı. Haklı bir galibiyet aldı.
1-0 öne geçtikten sonra bile soğuk kanlı, panik yapmadan, dengeli bir futbol oynadılar. Buna rağmen Fenerbahçeli futbolcular 1-0 geriye düştüklerinde tehlikenin farkında olamadılar. (Hürriyet)

Futbolarena anasayfasından devam...