Beşiktaş - Galatasaray yorumları
FutbolArena - Süper Lig’in 15. haftasında Beşiktaş sahasında Galatasaray’ı 2-1 mağlup etti. Spor yazarları bu maçı yorumladı.
1

Rıdvan Dilmen: Denizli’ye de mesajım olsun... Bir takım bir teknik direktöre dahi reaksiyon gösteremiyorsa sebebi olmalı. Hamzaoğlu zamanında önde baskı kuruyor, tepki veriyordu bu takım. Mutlaka Denizli de bunları görüyordur. Bir şey daha hatırlatayım. Galatasaray Madrid’de oley yedi, dün de... Taraftar bunu kabullenmez... Denizli ne yapacak bilmiyorum ama şu görüntüde tren kaçacak. Kısaca bu maçta galibiyete ihtiyacı olan Galatasaray’dı ama "Sanki yenemezsem, şampiyonluğu kaybedeceğim" diyen bir Beşiktaş ile oynadılar ve hak eden kazandı. (Fotomaç)
2

Mehmet Demirkol: Mükemmel bir İsmail performansı, Ersan’ın varlığının yarattığı sertlik, çok istekli bir Quaresma, sade ama pırıltılı oyunuyla ’Oğuz Han’, orta saha ve savunma direncinin başlangıç noktası olan Gomez, Kartal’ı uçuşa geçirdi. Şenol hocanın Töre ve Frei değişiklikleri, skoru belirledi.
Derbilerde ekiplerden biri yarıştan tamamen kopmamışsa, bir ekibin diğerini böyle bir tahakküm altına aldığı az görülür. Açık söylemek gerekirse 2-1 Beşiktaş’ın ezici üstünlüğünü hiç anlatmıyor. Öyle ki, Galatasaray piyangodan öne geçişe bile reaksiyon gösteremedi.
Sıfır pozisyonla, Günay’ın perişan eden hatasıyla gelen gol bile Galatasaray için bir direnç noktası oluşturamadı. Mükemmel bir İsmail performansı, Ersan’ın varlığının yarattığı sertlik, çok istekli bir Quaresma, orta sahada hep zihin açan, şaşırtan hamleler yapan, oyunu yönlendiren sade ama pırıltılı oyunuyla ’Oğuz Han’, orta saha ve savunma direncinin başlangıç noktası olan Gomez, Şenol hocanın oyuna ve skora direkt etki yapan altın değişiklikleri Töre ve Frei... Beşiktaş’ın her oyuncusu, rakibinden daha iyiydi. (Fanatik)
Derbilerde ekiplerden biri yarıştan tamamen kopmamışsa, bir ekibin diğerini böyle bir tahakküm altına aldığı az görülür. Açık söylemek gerekirse 2-1 Beşiktaş’ın ezici üstünlüğünü hiç anlatmıyor. Öyle ki, Galatasaray piyangodan öne geçişe bile reaksiyon gösteremedi.
Sıfır pozisyonla, Günay’ın perişan eden hatasıyla gelen gol bile Galatasaray için bir direnç noktası oluşturamadı. Mükemmel bir İsmail performansı, Ersan’ın varlığının yarattığı sertlik, çok istekli bir Quaresma, orta sahada hep zihin açan, şaşırtan hamleler yapan, oyunu yönlendiren sade ama pırıltılı oyunuyla ’Oğuz Han’, orta saha ve savunma direncinin başlangıç noktası olan Gomez, Şenol hocanın oyuna ve skora direkt etki yapan altın değişiklikleri Töre ve Frei... Beşiktaş’ın her oyuncusu, rakibinden daha iyiydi. (Fanatik)
3

Uğur Meleke: İkinci devrede tablonun kısmen değişmesinin ise basit bir nedeni var: Avrupa’da rakibinden 48 saat önce, üstelik de İstanbul’da oynamış Galatasaray, zaten Beşiktaş’ın bir türlü rotasyona girmeyen on birinin ikinci yarı yorulacağı üstüne kurmuştu planlarını. Lizbon’da travmatik bir 90 dakika oynayan, üstelik 70 dakika Sporting’e her alanda pres yapan Beşiktaş dün gece ikinci yarıda yorgunluk belirtileri gösterdi doğal olarak. Ama Şenol Hoca’nın bu kez değişikliklerde geç kalmaması, özellikle Kerim’i hemen 59’da oyuna alması çok önemliydi. Çünkü bu değişiklik sahaya enerji kattığı gibi bir niyet de iletti: Beşiktaş kazanmak istiyordu. Beşiktaş, bu maçın sonunda da kalecisi konuşulsun istemiyordu. Beşiktaş, çizgide kahramanlaşan Muslera’yı bir noktada pes ettirmek istiyordu. Beşiktaş oynamak istiyordu. Sonuçta da oynayan kazandı zaten. Denizli’yse 6 yıl geç kalmış bir mesajla ayrıldı Olimpiyat’tan: Futbolun bazen adaleti var işte. Oynamadan kazanılmıyor... (Milliyet)
4

Erman Toroğlu: Beşiktaş "doğum sancısı" çekiyorsa ve maçlarında "Ah, vah" diye oynuyorsa, bunun tek sorumlusu vardır; Beşiktaş Başkanı Fikret Orman! Çünkü kaleci sorununu geçen sezon bilen ve buna da neşteri vuracak olan adam oydu. Geçen sezon "Yabancı kaleci getireceğim" diyerek sorunu bildiğini gösterdi.
Ama iş bu noktaya geldikten sonra onun kafasını çelen teknik direktör Şenol Güneş mi oldu? Onu bilemem.
Dünkü derbi mücadelesini Galatasaray kazansaydı ya da berabere bitirseydi futbol adına "yazık" olurdu.(Fotomaç)
Ama iş bu noktaya geldikten sonra onun kafasını çelen teknik direktör Şenol Güneş mi oldu? Onu bilemem.
Dünkü derbi mücadelesini Galatasaray kazansaydı ya da berabere bitirseydi futbol adına "yazık" olurdu.(Fotomaç)
5

Ahmet Çakar: Neymiş efendim; "Mustafa Denizli’nin eli değermiş"... Neymiş efendim: "Mustafa Denizli, engin futbol bilgisiyle Galatasaray’ı şaha kaldırırmış." Galatasaray’a henüz Mustafa Denizli’nin eli değemedi ama dün akşam Beşiktaş, Mustafa Denizli’ye değdi.
Böyle bir derbi kabul edilemez.. Galatasaray, sahada yoktu. O yorgun Beşiktaş, Galatasaray’ı sahadan adeta sildi-süpürdü.(Sabah)
Böyle bir derbi kabul edilemez.. Galatasaray, sahada yoktu. O yorgun Beşiktaş, Galatasaray’ı sahadan adeta sildi-süpürdü.(Sabah)
6

Ali Ece: Mario Gomez "Bizim kalecilerin değil top, tavşan bile yakalayacağı yok o yüzden ben kramponumdan tavşan çıkarayım" dercesine bir beraberlik golü attı. 63’te Kerim’in harika plasesinde Muslera mevcut kadrodaki Beşiktaş kalecileri için imkânsızı başarırken, ister istemez "Ya Muslera 2 sezondur Beşiktaş’ın kalecisi olsaydı?" sorusunu akıllara getirdi. Galatasaray 2. yarıda ilk yarıdakinden daha iyiydi. Beşiktaş ise 2. yarıda ortaları daha bakıp görerek yaptı. 2. gol de böyle bir kanat ortası sonucu geldi. Kanat demişken dün gece Beşiktaş sol beki bizim İsmail miydi yoksa Jordi Alba mıydı? (Yeni Yüzyıl)
7

Levent Tüzemen: Mustafa Denizli’nin kulüp dergisine verdiği röportajın manşet başlığı şöyle: "Galatasaray’ın genlerinde pes etmek yok." Galatasaraylı oyuncuların bırakın genlerini, ruhlarında ve ayaklarında Beşiktaş’a direnecek güç ve inanç yoktu. G.Saray’ın bırakın derbileri hiçbir maçta futbol olarak ezildiğini ve çaresiz kaldığını görmedim. Özellikle ilk yarıdaki tek kale maçta Beşiktaş’ın kalecisi Günay’ı hiç fark etmedik. Çünkü G.Saray’ın Beşiktaş ceza alanına girdiğini görmedik. (Sabah)
8

Feyyaz Uçar: Hiç resmi maç oynamadan derbiye çıkmak çok zordur. Yediği gol, Günay’ın suçu değil. Onu bu günlere hazırlamayanların suçu. Gomez’in hazır cevaplılığı, Günay’ı ve Beşiktaş’ı oyuna döndürdü. Alman yıldız büyük maçların adamı. Derbi maçlarda gol atmanın daha kolay olduğunu da fark etmiş. Bu tip maçlarda rakip de golü düşündüğünden bir defans kalabalığı oluşmaz. Akıllı forvetler için sezon fırsatıdır bu. Kaçırılmaz. Sosa, forvet arkasındaki en doğru tercih. Futbol zekası ile her pozisyonun içinde. Topsuz koşuları da Gomez’e gizli destek. Pası alabileceği yerde hazır ve nazır olmasıyla da orta sahasını rahatlatıyor. Oğuzhan’ı diğer oyunculardan ayıran çok önemli bir özelliği var; Tek pas yeteneği. Oyun hep tempolu. Çünkü paslar hiç gecikmiyor. Atiba ve Oğuzhan Kartal’ı hep yüksekten uçuruyor. Zirve yine Beşiktaş’ın. (Fanatik)
9

Cüneyt Tanman: Galatasaray ligde hiç bu kadar ezik oynamamıştı. Özellikle de ilk devrede sergilenen performansları kabus gibiydi. İkinci yarıda Sarı-Kırmızılılar, hiç olmazsa yaklaşmayı denedi ve bir kaç şut girişiminde bulundu. Bir pozisyon da ise Sneijder affetmedi. Ancak Galatasaray acısından sadece bunları söyleyebiliriz. Puan alacak bir oyun sergilemedi Sarı-Kırmızılılar. Burak Yılmaz uzun zamandır kayıp. Sakatlanıp oyundan çıkana kadar ayağına top değmedi. Podolski farklı mı peki? Bence değil... Yasin de yoklar arasındaydı. Neticede futbol adına Galatasaray bir varlık gösteremedi. Derbide kalecilerin imzası vardı. (Bugün)