Orkan Çınar'dan Beşiktaş itirafı
FutbolArena - Almanya patentli genç oyuncu Gaziantepspor formasıyla çıktığı Türkiye vitrininde müthiş adam eksiltme özelliğiyle dikkatleri çekiyor ve Almancada "rüzgâr" anlamına gelen isminin hakkını veriyor. Golden sonra attığı taklalarla jimnastikçileri andıran genç oyuncu, üst üste talihsiz iki sakatlık yaşasa da çabuk geri dönmeyi ve Ümit Millî Takım formasıyla buluşmayı başardı. Bu sezon başında Trabzonspor’a attığı Messi golüyle parmak ısırtan yetenekli oyuncu hikâyesini ve gelecekle ilgili planlarını TamSaha okurlarıyla paylaştı.
1 Önce isminle başlayalım istersen. Orkan çok yaygın kullanılan bir isim değil? Ne anlama geliyor? Sana bu ismi kim koymuş?

Bu ismi bana babam koymuş. Hem Türkçe bir isim hem de Almancada rüzgâr anlamına geliyor. Almanya’da doğduğum için babam ismimin orada da bir anlam taşımasını istemiş, o nedenle Orkan’ı tercih etmiş.
2 Futbolla ilişkin nasıl başladı?

Ayaklarımın üzerinde durmaya başladığım andan itibaren topa vurmaya başlamışım. Yani ailemin zorlamasıyla futbola yönelmiş değilim. Zaten kendimi bildim bileli topun peşinde koşturuyordum. Bu arada 2 yaşına geldiğimde Dortmund’dan Berlin’e taşınmıştık. Babam daha büyük bir şehirde büyümemi istemişti. Fakat Berlin’de yaşadığımız muhitte ortam çok da iyi değildi ve babam beni sokaklardan uzak tutmak için 4-5 yaşındayken bir kulübe yazdırdı. Kaleci başladım ama bir maç oynadım. Hiç unutmuyorum, topu alıp ileri gidiyordum ve 25 tane gol yemiştim (gülüyor). Ondan sonra da bir daha kaleye geçmedim zaten.
3 Sonrasında hep kanatlarda mı oynadın?

Yoo hayır. Süreç içinde oynadığınız mevki çok değişebiliyor. Altyapılarda defansta da forvette de orta sahada da oynadım.
Başka sporlarla da ilgin var mıydı? Malûm Almanya bu açıdan çocuklara çok fazla seçenek sunabiliyor. Özellikle golden sonra attığın taklalar sanki çocukken jimnastik yaptığını gösteriyor.
(Gülüyor) Ben takla atmayı havuzda öğrendim. Arkadaşlarımın teşvikiyle yaptım. Arkadaşlarım "Sen bu taklaları sahada da atarsın" deyince önce kumda denedim. Baktım oluyor, gollerden sonra sahada da takla atmaya başladım. Ne jimnastik ne de başka bir sporla ilgilendim. Hayatımda hep futbol vardı.
Başka sporlarla da ilgin var mıydı? Malûm Almanya bu açıdan çocuklara çok fazla seçenek sunabiliyor. Özellikle golden sonra attığın taklalar sanki çocukken jimnastik yaptığını gösteriyor.
(Gülüyor) Ben takla atmayı havuzda öğrendim. Arkadaşlarımın teşvikiyle yaptım. Arkadaşlarım "Sen bu taklaları sahada da atarsın" deyince önce kumda denedim. Baktım oluyor, gollerden sonra sahada da takla atmaya başladım. Ne jimnastik ne de başka bir sporla ilgilendim. Hayatımda hep futbol vardı.
4 Evet, Almanya’daki kariyer hikâyeni dinleyebiliriz artık

İlk gittiğimiz kulüpte aileler çocukların işine çok karışıyordu. O nedenle annem-babam oradan çok hoşlanmadı. Füchse Berlin Reinickendorf diye küçük bir kulübe gittim ve 3-4 yıl oranın altyapısında kaldım. Sonra Hertha Berlin beni istedi ve iki sene de oranın altyapısında kaldım. 15 yaşındayken bir alt küme takımı olan Tennis Borussia Berlin’e geçtim. Çok iyi bir takımımız vardı. Hertha’nın da yer aldığı Berlin Ligi’nde hiç yenilmeden şampiyon olduk. O sezonun ardından Bundesliga’da her takıma gitme şansım vardı. Çünkü hem takım hem de ben harika bir sezon geçirmiştik. Kanatta oynamıştım ve çok iyi bir performans göstermiştim.
5 Zaten hemen ardından Wolfsburg’a gittiğini görüyoruz.

Bu kararı ailece aldık. Berlin ile Wolfsburg’un arası 220 kilometre. Bayern Münih ve Hoffenheim da gündemdeydi ama çok uzak oldukları için annem "Seni yollamam" dedi. En hayırlısı da Wolfsburg tercihim oldu. Orada U16’dan U19’a kadar oynadım. Wolfsburg’daki günlerim için hayatımda yaşadığım en güzel zamanlar diyebilirim. 15 yaşında evden çıkıp akademiye gitmiş oldum. İnanabiliyor musunuz, Wolfsburg’un sadece gençleri için tahsis edilen tesis, Riva’daki bu mükemmel tesis kadardı. Bu kadar çok sayıda çim sahamız vardı. Bir genç için başlangıçta yalnız kalmak bir zorluk oluşturuyor ama sonrasında tek başına ayakta kalmanın keyfini yaşıyorsunuz. Annem babam beni affetsin ama Wolfsburg’da bana hiç kimse, "Nereye gidiyorsun, ne zaman geleceksin?" diye sormuyordu. Okul da 5 dakikalık mesafedeydi. Adeta büyük bir ailede büyüdüm. Kardeş eksiğimi oradaki arkadaşlarımla gidermiş gibi oldum.
6 Wolfsburg kulübü futbolculuğuna neler kattı peki?

Almanya’daki herkes Wolfsburg altyapısının ne kadar güçlü ve kaliteli olduğunu bilir. İnanılmaz imkânlar vardı. Her sene şampiyonluğa oynuyorduk. Hamburg gibi rakipleri 7-0, 8-0 gibi skorlarla yeniyorduk. Orada neredeyse her mevkide oynadım. Sağ açıkta, ön liberoda, hatta sol bekte bile görev aldım. O zaman hocayla "Beni neden mevkiimin dışındaki yerlerde oynatıyorsunuz?" diye tartışmıştım. O da bana "Bunun faydasını ileride göreceksin" demişti. Gerçekten de öyleymiş. Şimdi buradan onlara teşekkür ediyorum. Oyun bilgimi de o gün bana verdikleri bu emeğe borçluyum.
Her şey bu kadar iyi giderken ve bu kadar mutluyken Wolfsburg defteri neden kapandı senin için?
Gençsiniz ve hatalar yapıyorsunuz. Ben de çok rahat durmadım sanırım. Hiçbir zaman saygısız değildim ama biraz kendi kafama göre yaşıyordum. Sanırım biraz ileri gittim ve sonuçta Wolfsburg’dan ayrılmak zorunda kaldım. Profesyonel olarak Greuther Fürth takımına gittim.
Her şey bu kadar iyi giderken ve bu kadar mutluyken Wolfsburg defteri neden kapandı senin için?
Gençsiniz ve hatalar yapıyorsunuz. Ben de çok rahat durmadım sanırım. Hiçbir zaman saygısız değildim ama biraz kendi kafama göre yaşıyordum. Sanırım biraz ileri gittim ve sonuçta Wolfsburg’dan ayrılmak zorunda kaldım. Profesyonel olarak Greuther Fürth takımına gittim.
7 Bu arada büyük takımların transfer listelerinde yer aldın ama Gaziantepspor’da kaldın. O süreçte neler yaşandı?

O dönemde birçok takımın beni istediği yazılıp çizildi ama hiçbir kulüp Gaziantepspor’un istediği parayı vermedi. Ben de fazla niyetlenmedim. Çünkü ayağım kırıktı ve "Bu halimle Beşiktaş’a gitsem ne olacak?" dedim kendi kendime. Büyük takımlara hazır gitmek gerekiyor. Oynayamadıktan sonra gitmenin bir anlamı yok ki. Gaziantepspor’da kaldım, iyileştim, gol attım ama Beşiktaş maçında bir kez daha ayağım kırıldı.
8 Antrenörlerin bir forvet oyuncusu olarak seni nasıl tanımlıyor? Kendinde beğendiğin ya da eksik gördüğün yönler neler?

Adam eksiltebilme özelliğimi beğeniyorlar. Topla adam geçebilmek günümüz futbolunda çok ekstra bir durum haline geldi. Baktığınız zaman bizim ligimizde topla adam geçebilen çok oyuncu yok. Aslında sadece bizim ligimizde değil dünyada da bu tip oyuncu sayısı fazla değil. Dolayısıyla topla adam geçebilme özelliği benim açımdan ekstra bir avantaj oluşturuyor. En büyük eksiğim ise defansa yardım etme konusu. Aslında kendimde tek eksik olarak bunu görüyorum.
Bunu niye yapamıyorsun? Savunmaya yardım ettiğinde fiziksel olarak zayıf kalabileceğini mi düşünüyorsun?
Bence fiziksel açıdan bir problemim yok. Nedenini tam olarak bilemiyorum. Bu konuda çalışmam, antrenman yapmam ve kendimi mental açıdan geliştirmem lâzım. Zamana ihtiyacım var. Doğrusunu isterseniz profesyonel olarak 1 senedir futbol oynuyorum. Henüz çok yeniyim ve 1 yıl içinde bu eksiğimi de kapatabileceğimi düşünüyorum. Zaten hocalarım da benimle konuşuyor, "Oğlum savunma yapacaksın, geriye geleceksin" diyorlar. Sakatlıktan sonra şimdi yeniden oynamaya başladım ve bu eksiğimi de gidereceğimi düşünüyorum.
Bunu niye yapamıyorsun? Savunmaya yardım ettiğinde fiziksel olarak zayıf kalabileceğini mi düşünüyorsun?
Bence fiziksel açıdan bir problemim yok. Nedenini tam olarak bilemiyorum. Bu konuda çalışmam, antrenman yapmam ve kendimi mental açıdan geliştirmem lâzım. Zamana ihtiyacım var. Doğrusunu isterseniz profesyonel olarak 1 senedir futbol oynuyorum. Henüz çok yeniyim ve 1 yıl içinde bu eksiğimi de kapatabileceğimi düşünüyorum. Zaten hocalarım da benimle konuşuyor, "Oğlum savunma yapacaksın, geriye geleceksin" diyorlar. Sakatlıktan sonra şimdi yeniden oynamaya başladım ve bu eksiğimi de gidereceğimi düşünüyorum.
9 Bir idolün var mı?

Hiçbir zaman birisi gibi olmak istemedim ama sevdiğim, beğendiğim futbolcular elbette vardı. Messi mi Ronaldo mu diye soracak olursanız, Ronaldo derim mesela. Messi bana çok antipatik gelir. Ama şu an en sevdiğim oyuncu Neymar. Ona hayranım. Bir de Arda ağabey millî gururumuz ve U21 Millî Takımımızdaki her oyuncunun idolüdür.
Messi’yi antipatik buluyorsun ama aslında senin zaman zaman yaptığın driplingler Messi’ye benzetiliyor
Messi’ye benzemek imkânsız bir şey zaten. Ben sadece ondan elektrik alamıyorum. Neymar’ı izleyip ondan bir şeyler öğrenmeye çalışıyorum. Hatta öğrendiğimi de söyleyebilirim. Mesela çalımlarını ne zaman yaptığını öğrendim. Defans oyuncusu ters ayaktayken çalımınızı atarsanız fazla hızlı olmasanız da rahatlıkla geçebiliyorsunuz. Bunu Neymar’dan öğrendim. Eskiden çalım atacağım diye bir sürü boş hareket yapardım. Artık bunları yapmıyorum, sadece adamı geçmeye yönelik oynuyorum.
Messi’yi antipatik buluyorsun ama aslında senin zaman zaman yaptığın driplingler Messi’ye benzetiliyor
Messi’ye benzemek imkânsız bir şey zaten. Ben sadece ondan elektrik alamıyorum. Neymar’ı izleyip ondan bir şeyler öğrenmeye çalışıyorum. Hatta öğrendiğimi de söyleyebilirim. Mesela çalımlarını ne zaman yaptığını öğrendim. Defans oyuncusu ters ayaktayken çalımınızı atarsanız fazla hızlı olmasanız da rahatlıkla geçebiliyorsunuz. Bunu Neymar’dan öğrendim. Eskiden çalım atacağım diye bir sürü boş hareket yapardım. Artık bunları yapmıyorum, sadece adamı geçmeye yönelik oynuyorum.
10 En başından beri Türk Millî Takımı’nı seçtin. Wolfsburg’da oynarken U16 Millî Takımımıza geldin. O dönemde Almanya’dan teklif almış mıydın?

Almanya’dan teklif almıştım ama Türkiye’yi tercih ettim. Ben aşırı milliyetçi bir insan değilim, açık görüşlü biriyim. Ama adı üstünde Millî Takım bu. İnsan hangi millete aitse o milletin takımında oynar. Benim yerim burası. Ben Türküm ve Türk Millî Takımı’nda oynamam zaten normal olanı. O yüzden bu tercihin büyütülmemesi gerekir.
Seni Türkiye adına ilk davet eden kimdi?
Hakan Tecimer Hocamdı. 2012 yılında ilk kez Kazakistan’a karşı U16 Millî Takımımızın formasını giymiştim. Ondan sonra zaten her Millî Takım’a geldim. İlk maçımı çok iyi hatırlıyorum çünkü iki gol atmıştım. Ama millî oyuncu olmayı, millî maça çıkmayı çok da anlayamamıştım. Millî formayı giymenin ne demek olduğunu şimdi daha iyi anlıyorum. Daha İstiklal Marşı okunurken tüyleriniz diken diken olduğunda başlıyor her şey.
Seni Türkiye adına ilk davet eden kimdi?
Hakan Tecimer Hocamdı. 2012 yılında ilk kez Kazakistan’a karşı U16 Millî Takımımızın formasını giymiştim. Ondan sonra zaten her Millî Takım’a geldim. İlk maçımı çok iyi hatırlıyorum çünkü iki gol atmıştım. Ama millî oyuncu olmayı, millî maça çıkmayı çok da anlayamamıştım. Millî formayı giymenin ne demek olduğunu şimdi daha iyi anlıyorum. Daha İstiklal Marşı okunurken tüyleriniz diken diken olduğunda başlıyor her şey.
11 Almanya’da oynanan futbolla Türkiye’de oynanan futbolu karşılaştırırsan neler söylersin?

Türkiye’deki futbol çok daha sert, fiziksel güç burada aşırı derecede önemli. Fiziksel olarak zayıf oyuncunun burada başarılı olabilmesi mümkün değil.
Almanya’da da fizik güç çok önemli değil midir?
Önemlidir ama orada futbol daha dikkatli ve daha taktik oynanıyor. Almanya’da atlayıp zıplayan oyuncu bulamazsınız. Biz burada taktik ve stratejik eksiklerimizi fizik gücümüzle kapatmaya çalışıyoruz. Aslında Almanya’da Bayern Münih ve Borussia Dortmund’u dışarıda bırakırsanız çok yetenekli oyuncu bulamazsınız. Ama takım olarak çok iyi oynarlar. En büyük fark da budur.
Almanya’da da fizik güç çok önemli değil midir?
Önemlidir ama orada futbol daha dikkatli ve daha taktik oynanıyor. Almanya’da atlayıp zıplayan oyuncu bulamazsınız. Biz burada taktik ve stratejik eksiklerimizi fizik gücümüzle kapatmaya çalışıyoruz. Aslında Almanya’da Bayern Münih ve Borussia Dortmund’u dışarıda bırakırsanız çok yetenekli oyuncu bulamazsınız. Ama takım olarak çok iyi oynarlar. En büyük fark da budur.
12 Bundan sonrası için kariyerini nasıl planlıyorsun? Biz 4-5 yıl sonra Orkan Çınar’ı nerede izleyeceğiz?

Bu sene sonu için Türkiye’de kalıp kalmayacağımı bilmiyorum. Avrupa’ya gitme planım var ama bu iş o kadar kolay değil çünkü kulübümle sözleşmem sürüyor. Şu an Gaziantepspor’da oynuyorum ve ilk hedefim takımımın ligde kalabilmesi. Sonrasında her teklife açığım. Yurtdışına gidip orada kariyer yapmak ve sonrasında Türkiye’ye dönmek çok akıllıca bir hareket olur gibi geliyor bana. İspanya Ligi’ne gitmeyi istiyorum. Orada oynanan futbol bana daha uygun geliyor. Emre Çolak da İspanya’da yaptığı çıkışla benim için güzel bir örnek.
Geçtiğimiz sezon Fenerbahçe maçının ardından canlı yayında "Caner abi ayakkabımı yırttı" deyişin unutulmuyor. Çok masum ve naif bir serzenişti. Sonrasında Caner’le bir diyaloğunuz oldu mu?
(Gülüyor) Önce Elyasa ağabeye gösterdim ayakkabımı. O da "Oğlum git göstersene, sana yeni bir ayakkabı alsın" dedi. Bilmiyorum şaka mı yaptı. Ben de böyle şeylerden çekinmem, "Tamam abi" dedim ve canlı yayında o sözleri söyledim. Caner ağabey de sağ olsun bana yeni bir çift ayakkabı gönderdi.