Bilgin Gökberk: 'Beni kovanlar da haklı ben de haklıyım'

Türkiye'nin en fazla yer değiştiren ismi Bilgin Gökberk, FutbolArena'ya özel bir röportaj verdi. Köyün Delisi, “Beni kovanlar da haklıydı ben de haklıydım. Hiç kızmadım” dedi.

FutbolArena Özel Röportaj - Bilgin Gökberk, kuşkusuz Türkiye'nin en sıra dışı spor yazarı ve yorumcusu. Şimdilerde futboldan uzaklaşsa da bakış açısı, giyim tarzı ve yorum şekli hep farklı oldu.

Sabah, Yeni Yüzyıl, Milliyet, Hürriyet'te yazdıktan sonra şimdi Cumhuriyet'te… Bilgin Gökberk, yorumculuk kariyerine siyah tişörtle çıktığı TRT'nin ardından CNN Türk, Digitürk, Kanal 24 ve Kanaltürk'te devam etti. Yıllarca Radyospor'da Köyün Delisi'ni yaptı. Yaz dönemi öncesi Halk TV ve Halk Radyo'da yayınlarına devam etti.Futbol değil gündem konuştu.

Bilgin Gökberk: 'Beni kovanlara kızmadım'


Türkiye'nin en fazla yer değiştiren ismi Bilgin Gökberk, “Beni kovanlar da haklıydı ben de haklıydım. Hiç kızmadım" dedi…

İtalya'da okuyan ve bu ülkede uzun süre turizm rehberliği yapan Bilgin Gökberk, 2 yıl önce Alaçatı'ya İtalyan mutfağını götürme kararı aldı ve uyguladı. Yılın neredeyse yarısını Alaçatı'da geçiren Bilgin Gökberk ile de.ly adını verdiği dükkanında konuştuk…


HAYATIMDA VERDİĞİM 5 ÖNEMLİ KARA VAR

Mutlu musun?

Huzurlu değilim. Ülkenin gidişatından mutlu değilim.


Yılın yarısını Alaçatı'da geçiriyorsun. Bir restoran (de.ly) işletiyorsun. Neden?

Hayatımda verdiğim5-6 önemli karar var. Birincisi yurt dışına açılmak. Okumaktan çok açılmak niyetiyle gittim. Alman Lisesi'nde okuduğum için ülkeyi, İstanbul'u, Alman sistemini biliyordum. Dünyaya açılmak istedim. İtalya'ya gittim. Bi' görelim gerçek dünyayı dedim ve gittim.


İkincisi?

Çok komik ama scooter'a geçmek. İtalya'dayken bunu yaptım. Biz Türkiye'de araba üzerine yaşıyoruz. İtalya'da bir araba aldım. Tuvalete bile arabayla gidiyordum.Sonra baktım ki bi tek Floransa'da araba kullanan benim. Arabayı bıraktım, scooter'a geçtim. Çünkü scooter'e geçince başka br hayata geçiyorsun. Onu anca geçtiğin zaman anlıyorsun.


Üçüncüsü?

Turizm yapmamdı. İtalya'da kalmam için para kazanmam gerekiyordu. Lisan biliyordum. Turizm yapalım dedik. Her dile, ırka, dine karşı birlikte yaşamayı, yadırgamamayı öğrendim.


Dördüncüsü?

Bir kadın seçti mi bir de hayat seçersin. Bir kadını seçmek yetmez. Bir kadınla birlikte olmayı düşündüğün zaman esasında bir hayat tarzı seçiyorsun. Anlaşarak bir eviliği bitirmekti. Şimdi de iyi arkadaşız. Ama evlilik yürümedi. Anlaşamadık ve ayrılmanın ne kadar iyi olduğunu gördük.


Beşincisi?

Medyada iş yaparken burda, Alaçatı'ya gelip dükkanı açmak oldu. Beşinci karar bu. Dikkat et ne televizyon ne radyo ne de gazeteyi sayıyorum. Bunlar ara kararlar. Ana kararlar: Yurt dışına açılmak, scooter'a binmek, turizm yapmak, eviliği bitirmek ve Alaçatı.



MEDYA BENİ DIŞARI ÇIKARDI

Bu yaşamı neden seçtin?

Medya, bölüm bölüm beni süreç dışına çıkardı.


Çok hızlı olmadı mı?

Cumhuriyet'ten önce Hürriyet'te sistem dışı kalacağımı anladım. Bazen diyorum ki Viktor Hugo, Emile Zola mı geldi de Türkiye'de yazmaya başladı? Spor medyasının hali belli. Kim yazıyor, kim çiziyor belli. Eğer Goethe dirilip gelmediyse kimin yazdığı belli. Benim yazmamam ayıp! Türkiye'de iki lafı bir araya getiremeyen bir sürü spor yazarı var ama bu adamlar arasında en çok yeri değişen benim. Yıllardır aynı laflarla yazıyorlar. Üstelik Hürriyet'ten ayrıldığım dönem en çok okunduğum andaydı. Enis Berberoğlu döneminde çok iyiydi. Çok katkısı oldu.


EN EKONOMİK BENDİM EKONOMİK NEDENLERDEN GİTTİM

Neden ayrıldın ya da yollandın?

Hürriyet'te olmadı yani. Hissettim Hürriyet'ten gideceğimi. Alaçatı'ya gelip de.ly'i açma kararı almam neden olan ayrılık oldu. Orada en az alan ve en çok okunan bendim. En ekonomik adam bendim. Ama ekonomik sebepten gittim. Çok komik!



BENİ BAKIŞ AÇIM İÇİN ALDILAR SONRA DEĞİŞ DEDİLER BEN DE DEĞİŞMEDİM

TRT, Digitürk, CNN, SKY Türk, Kanal 24 ve Kanaltürk'te yıllarca yorum yaptın. Şimdi yoksun ama…

Bekarsındır ve bir kadın seni beğenir. Yaptığın işi de beğenir. 3 gün sonra o yaptığın işten farklı bir iş yapmanı ister. Turizm yaparken de böyleydi. Birisi beni beğenirdi sonra "şu yaptığın iş sana yakışıyor mu? Büro işi yap, bir yerin başına geç" ister. TV dönemi de böyle oldu. Bana yorum yaptıran, bakış açım için beni aldı; futbolun teknikten çok diğer tarafını yorumlamamı istiyor. Sonra teknik yorum yap diyor. O zaman beni niye seçiyorsun? Zaten var.


Ben denk gelmedim. Teknik bir yorum yaptın mı?

Yapmışımdır herhalde. Mizah olsun diye yapmışımdır. Herkes kendi istediği gibi yorum yapmamı istiyor. Buna her kurum dahil.


TAKIM ELBİSELİ ADAMIN SESİNİ AÇTIĞINDA BEŞİKTAŞ'IN KANATLARINI KONUŞUYOR

En keyif aldığın tv programı hangisiydi?

En büyük deneyimi TRT'de kazandım. O sene Altın Kelebek aldık. Beni, tüm herkese tanıtan TRT oldu. Bir de TRT'de bir tabuyu yıktık. Gömlek, ceket, kravat kıyafet tarzı var. İnsanları o kadar ciddi giydiriyorlar kiTV'nin sesi kapalıyken sanki Çin'le Hindistan arasındaki sorunları, Uranyum'un bulunuşunu ya da Hazar Denizi altındaki petrol rezervlerini konuşuyorlar. Sesi açtığında Beşiktaş'ın kanatları, Galatasaray'ın golcüsü konuşuluyor.


Siyah tişörtle çıkıyordun…

Bana kalsa çıplak çıkardım ama RTÜK var ve bir şey giymem gerekiyordu. Siyah tişörtle çıkıyordum. Türkiye'de futbolu hele de Demirören başkanlığındaki, Gümüşdağ'ın Kulüpler Birliği Başkanı olduğu yerde, futbolu yorumlamak için tişört bile fazla. Çıplak yorumla yeter.


Günlük hayatında da siyah giyiyordun…

Ruhum karardı. Ekrana çıkarken siyah giyiyordum. Sonra siyaha takılmış gibi osun istemedim. Ekranda sadece giyiyorum. Günlük hayatımda yine dönem dönem pastel renkler giyiyorum. Ülke, şartlar, iç karartıcı. Ne ülke olarak ne de kişisel olarak önümüzü göremiyoruz. Bir de simsiyah giyindiğin zaman ve aynada kendini görünce insanın ruhu kararıyor.



BURDA BİR KADER PAYLAŞILIYOR BEN DE O KADERİ PAYLAŞIYORUM

Tüm bu anlattıklarından sonra Alaçatı'ya gelmek kaçış mı?

Kaçış değil. Bir iş yapmak istiyordum. Baktım medya, beni dışarı bırakıyor ya İtalya'da turizme devam edecektim, çünkü gittiğim anda bir çok şirkette çalışabilirdim ya da öyle bir enerjinin kalmadığını fark ettim. Sanki oraya gidersem kaçıyormuşum gibi bir intiba bırakabilirdim. Ailemle konuştum. Sana yakışan burada kalmak dediler. Çok önemli bir şey daha var. Çağdaş bir kafamız var ama bizim nesil bazı konularda tutucudur. Eğer ülke bir kader paylaşıyorsa; ailem, arkadaşlarım, dostlarım sen de o kaderi paylaşacaksın! Ben daha huzurlu bir ülkede yaşayabilirdim ama herkes burada. Burada bir kader paylaşılıyor dolayısıyla canım “kaçmak" istemedi.Bir iş yapmam gerekiyordu. İtalya'da Toskana'da çok zamanım geçti. Ben de burayı seçtim.


BENİ KOVANLAR DA BEN DE HAKLIYDIM

Az önce “medyada dışarı itilmeye çalışıldığımı anladım ve böyle bir hayat seçtim" dedin. Hatalı olduğunu düşünüyor musun?

Hayır. Beni kovanlar da haklıydı ben de haklıydım. Hiç kızmadım. Haklı adam.


Neden?

Onun tarzına uymuyorum ve kovuyor. Ama ben de haklıyım. Çünkü onların tarzına uymak istemiyorum. İstesem ömrüm boyunca yazardım. Ben bir spor yazarının üzerinde biriyim. İstesem 40 sene maçları; savunma, orta saha, ileri geri diye yorumlayabilirdim ama ülkede öyle şeyler oluyor ki çıkıp Beşiktaş'ın kanatlarını, Fenerbahçe'nin orta sahasını yorumlamak belli bir yaştan sonra insanın ağrına gidiyor.

Aydın Cingöz


Röportajın Devamı (Yarın)

Yıldırım Demirören
Fatih Terim
Dursun Özbek
Turkuaz forma

Futbolarena anasayfasından devam...

SON HABERLER