Spor yazarları Beşiktaş-Gaziantepspor maçını değerlendirdi
1 Emeğe saygı arkadaşlar - Bilal Meşe / Milliyet

FIFA kokartını takmak, bilgi-beceri ister. Hele hele onu taşımak, hakkını vermek, ayrı bir yetenek gerektirir. Pozisyonlara yakın olacaksın, iyi süzeceksin, özeti, o kartın hakkını vereceksin arkadaş...
"Oyunun içinde kalalım" diyoruz, demesine de, hatalı kararları izledikçe, insanın sinirleri bozuluyor! Bu güzelim mücadeleyi bıraktık, kantarımıza zorunlu olarak hakem Tolga Özkalfa’yı koyduk, ne yapalım!
Tolga Özkalfa öyle hatalar yaptı ki, hangisini yazalım kardeşim? Erdem’in Demba Ba’yı hareket halinde cezaalanı içinde eliyle itmesi, buz gibi penaltı... Niye mi? Demba Ba, tek ayak üzerinde vuruş hazırlığı yapıyor, yani Erdem ile şartları eşit değil. Artı, bir hava topunda arkadan dokunduğunuz anda faul çalıyor, işi bilen hakemler... Sana göre Demba Ba kendini ’atıyor’ değil mi? Peki o zaman sarı kartın nerede? Yok! Chibuike’nin attığı gol öncesinde Camara’nın Serdar Kurtuluş’un yüzüne attığı tokadı da mı görmedin, gözlerine perde mi indi hoca?
Bitmedi. İlk yarının sonlarına doğru Erdem’in Atiba’ya arkadan yaptığı haraket faul... Avantaja bıraktın eyvallah, peki kardeşim Kanadalı topu kaybetti, niye faulu çalmıyorsun? Kuralı mı unuttun?
İkinci yarıda Beşiktaş, müthiş bir baskı kurdu, adeta tek kale oynadı. Üretti ama ne var ki, fırsatları gole dönüştürecek kramponlar yoktu! Bu ayrıntı, panik atağı da birlikte getirdi. Tansiyon da yükseldi, adeta sarı kart enflasyonu yaşandı!
Evet, Sosa’nın harika frikik golü güme gitti, Kartal şimdilik zirveden düştü!
Futbol olarak maç harikaydı. Gaziantepspor’un ligdeki rahatlığı elbette oyununa da yansıyor. Beşiktaş’a defansif anlamda kafa tuttu, on kişi kaldıktan sonra tamamen kapandı.
Heyecanı ve futbolu bir arada yaşadık, iki takıma futbol adına teşekkür etmek gerekir.
Özet... Beğendin mi yaptığını Özkalfa? O çaldığın fauller ve eyyam kokan kartların hatalarını asla örtmez! Bırak, oyuna karışma, skor tabelasını etkileme... İşini yap! Sayende Kartal ağır bir darbe aldı. Beşiktaş şampiyonluğu kaybederse ki, tehlikeye girdi, bunun en büyük sorumlusu hakemlerdir.
Yazık, çok yazık... Biraz emeğe saygı arkadaşlar!
"Oyunun içinde kalalım" diyoruz, demesine de, hatalı kararları izledikçe, insanın sinirleri bozuluyor! Bu güzelim mücadeleyi bıraktık, kantarımıza zorunlu olarak hakem Tolga Özkalfa’yı koyduk, ne yapalım!
Tolga Özkalfa öyle hatalar yaptı ki, hangisini yazalım kardeşim? Erdem’in Demba Ba’yı hareket halinde cezaalanı içinde eliyle itmesi, buz gibi penaltı... Niye mi? Demba Ba, tek ayak üzerinde vuruş hazırlığı yapıyor, yani Erdem ile şartları eşit değil. Artı, bir hava topunda arkadan dokunduğunuz anda faul çalıyor, işi bilen hakemler... Sana göre Demba Ba kendini ’atıyor’ değil mi? Peki o zaman sarı kartın nerede? Yok! Chibuike’nin attığı gol öncesinde Camara’nın Serdar Kurtuluş’un yüzüne attığı tokadı da mı görmedin, gözlerine perde mi indi hoca?
Bitmedi. İlk yarının sonlarına doğru Erdem’in Atiba’ya arkadan yaptığı haraket faul... Avantaja bıraktın eyvallah, peki kardeşim Kanadalı topu kaybetti, niye faulu çalmıyorsun? Kuralı mı unuttun?
İkinci yarıda Beşiktaş, müthiş bir baskı kurdu, adeta tek kale oynadı. Üretti ama ne var ki, fırsatları gole dönüştürecek kramponlar yoktu! Bu ayrıntı, panik atağı da birlikte getirdi. Tansiyon da yükseldi, adeta sarı kart enflasyonu yaşandı!
Evet, Sosa’nın harika frikik golü güme gitti, Kartal şimdilik zirveden düştü!
Futbol olarak maç harikaydı. Gaziantepspor’un ligdeki rahatlığı elbette oyununa da yansıyor. Beşiktaş’a defansif anlamda kafa tuttu, on kişi kaldıktan sonra tamamen kapandı.
Heyecanı ve futbolu bir arada yaşadık, iki takıma futbol adına teşekkür etmek gerekir.
Özet... Beğendin mi yaptığını Özkalfa? O çaldığın fauller ve eyyam kokan kartların hatalarını asla örtmez! Bırak, oyuna karışma, skor tabelasını etkileme... İşini yap! Sayende Kartal ağır bir darbe aldı. Beşiktaş şampiyonluğu kaybederse ki, tehlikeye girdi, bunun en büyük sorumlusu hakemlerdir.
Yazık, çok yazık... Biraz emeğe saygı arkadaşlar!
2 Gol kaçırma rekoru - GüntekinOnay / Vatan

SOSA’NIN sıradışı frikik golü ile erken gelen gol Beşiktaş için bulunmaz bir nimet idi. G.Antep ligin en az gol atan takımı. Ofansif bölgede Muhammet dışında silahı yok. Böyle bir rakip karşısında 2-0’ı bulmak 3 puanı cebine koymak anlamına geliyordu. Gökhan, Sosa ve Ba ile kaçan net fırsatların faturasını ise devrenin sonunda Chibuike kesti.
BEŞİKTAŞ yüksek savunma emniyetine sahip bir takım değil. Bu kadar kritik bir haftada savunmada yerleşik iken böyle gol yenmez. 2. yarının ilk 15 dakikası inanılmaz baskı ve kaçan fırsatlar doluydu. Her ne kadar o abluka golü getirmese de Beşiktaş’ın gerçek oyununu ve gücünü bu bölümde gördük. Daha sonra fırtına dinmiş gibi görünse de oyunun kontrolü tamamen Beşiktaş’taydı. Baskı devam etti. 69’da Ba’nın kaçırdığı bir gol var ki, akıllara zarar. "Geliyorum.." diye bağıran gol bir türlü gelmedi.
NEDEN MUSTAFA?
SON 20 dakikaya girildiğinde oyunun karşılığı 6 veya 7-1 olmalıydı. Ancak futbol böyle bir oyun. Jose Sosa attığı süper golün dışında, oynadığı futbol ile da Beşiktaş’ın açık ara en iyisiydi. Sorumluluk aldı. Her şeyi yaptı.
BİLİÇ gol için 2’nci forveti de oyuna soktu ancak bu forvet tercihi, gol şansı ve becerisi daha yüksek Cenk Tosun değil de neden Mustafa? Beşiktaş’ın önemli sorunlarından bir tanesi Ersan’ın savunmadan oyun kurarken sürekli uzun topu tercih etmesi. Ersan Gülüm’ün bu isabetsiz uzun topları atak devamlılığını ve oyun kurgusunu olumsuz etkiliyor.
Gökhan’ın eksiği çok
GÖKHAN çabuk ve yetenekli. Lakin, oyun bilgisi ve kurgusu konusunda hala ciddi eksikleri var. Gol becerisi düşük ve pas bilgisi eksik. Çok top kaybediyor ve topu ayağından geç çıkarıyor. Keskin ve net oynamalı. Yeteneklerine ve çabasına rağmen dün direkten dönen şutu dışında hücumda etkili olamadı. Halbuki ilk yarıda Olcay’a vermediği bir pas ile, 65’te Ba’ya atamadığı kolay bir pas var. Gökhan bunları yapmalı. Yıldız olmak kolay değil.
BU kadar gol pozisyonundan faydalanamazsan ’Neden puan kaybettim?’ demeyeceksin. Beşiktaş, F.Bahçe ve G.Saray’dan çok daha tempolu ve etkili ancak an itibarı ile yarışta en az şansı olan takım. Bu kadar üstün oynadığı bir maçta puan kaybedince şampiyonluk yarışında büyük yara aldı.
Kan’ın amacı ne!
EKREM Kan adlı yardımcı hakem ligin kaderini etkileyecek hata yaptı. G.Antep’in Beşiktaş’ı 2’ye 1 yakaladığı kontratakta 1 metre önünde bariz şekilde taca çıkan topta oyunu devam ettirdi. Pozisyon gol olsa Beşiktaş için her şey bitecekti. Görmemesine imkan yok. Ne yapmak istedi? Anlamak mümkün değil.
BEŞİKTAŞ yüksek savunma emniyetine sahip bir takım değil. Bu kadar kritik bir haftada savunmada yerleşik iken böyle gol yenmez. 2. yarının ilk 15 dakikası inanılmaz baskı ve kaçan fırsatlar doluydu. Her ne kadar o abluka golü getirmese de Beşiktaş’ın gerçek oyununu ve gücünü bu bölümde gördük. Daha sonra fırtına dinmiş gibi görünse de oyunun kontrolü tamamen Beşiktaş’taydı. Baskı devam etti. 69’da Ba’nın kaçırdığı bir gol var ki, akıllara zarar. "Geliyorum.." diye bağıran gol bir türlü gelmedi.
NEDEN MUSTAFA?
SON 20 dakikaya girildiğinde oyunun karşılığı 6 veya 7-1 olmalıydı. Ancak futbol böyle bir oyun. Jose Sosa attığı süper golün dışında, oynadığı futbol ile da Beşiktaş’ın açık ara en iyisiydi. Sorumluluk aldı. Her şeyi yaptı.
BİLİÇ gol için 2’nci forveti de oyuna soktu ancak bu forvet tercihi, gol şansı ve becerisi daha yüksek Cenk Tosun değil de neden Mustafa? Beşiktaş’ın önemli sorunlarından bir tanesi Ersan’ın savunmadan oyun kurarken sürekli uzun topu tercih etmesi. Ersan Gülüm’ün bu isabetsiz uzun topları atak devamlılığını ve oyun kurgusunu olumsuz etkiliyor.
Gökhan’ın eksiği çok
GÖKHAN çabuk ve yetenekli. Lakin, oyun bilgisi ve kurgusu konusunda hala ciddi eksikleri var. Gol becerisi düşük ve pas bilgisi eksik. Çok top kaybediyor ve topu ayağından geç çıkarıyor. Keskin ve net oynamalı. Yeteneklerine ve çabasına rağmen dün direkten dönen şutu dışında hücumda etkili olamadı. Halbuki ilk yarıda Olcay’a vermediği bir pas ile, 65’te Ba’ya atamadığı kolay bir pas var. Gökhan bunları yapmalı. Yıldız olmak kolay değil.
BU kadar gol pozisyonundan faydalanamazsan ’Neden puan kaybettim?’ demeyeceksin. Beşiktaş, F.Bahçe ve G.Saray’dan çok daha tempolu ve etkili ancak an itibarı ile yarışta en az şansı olan takım. Bu kadar üstün oynadığı bir maçta puan kaybedince şampiyonluk yarışında büyük yara aldı.
Kan’ın amacı ne!
EKREM Kan adlı yardımcı hakem ligin kaderini etkileyecek hata yaptı. G.Antep’in Beşiktaş’ı 2’ye 1 yakaladığı kontratakta 1 metre önünde bariz şekilde taca çıkan topta oyunu devam ettirdi. Pozisyon gol olsa Beşiktaş için her şey bitecekti. Görmemesine imkan yok. Ne yapmak istedi? Anlamak mümkün değil.
3 En çok Fenerbahçe ve Cim-Bom üzüldü - Mustafa Anıklı / Milliyet

Galatasaray ve Fenerbahçe kazanacak, sen de bakacaksın! Şampiyonluk yolundaki rakiplerin senin koltuğu sarsacak, sen de duracaksın!
Beşiktaş açısından kağıt üzerinde sadece galibiyet yazıyordu. Ya liderlik koltuğunda hüküm sürecek, ya da diğer iki olasılıkla gecenin karanlığında sönüp gidecekti.
Gaziantepspor maça fena başlamadı hani... Beşiktaş’ı ince ince ısırırken, Chibuike ve Camara ile acaba "Bir şeyler yapabilir miyim?" sorusuna cevap aradı.
Beşiktaş, son haftalardaki ikili forvetten vazgeçmiş, bu nedenle de Mustafa ile Cenk’i kenara çekmişti. Yedeklikten asilliğe terfi eden Demba Ba’nın tutukluğu, bırakın göze batmayı, gözü çıkaracaktı! Ama Erdem’in ona yaptığı da penaltıydı. Ancak hakem Tolga Özkalfa’yı inandıramadı.
O öyle de Muhammed Demir farklı mıydı? İlk 45’te bir serbest vuruşu var o kadar...
Sosa’nın "Kendin pişir, kendin ye" tarzı golü olmasa Beşiktaş ne yapardı bilmem. Ceza sahası önüne kadar ayakta kalmaya çalış, sonrasında da topu ampul gibi ağlara as... Ancak Sosa gibi bir ustanın yapabileceği kombinasyondu.
Solda oyuna başlayan, sonra Olcay ile yer değiştiren Gökhan Töre, bildiğiniz gibi değil! Eğer sahadaki Gökhan bu Gökhan ise geçen yılki Gökhan kimdi acaba?
En kral sağcı Serdar Kurtuluş... Defansta taş gibi, ileriye çıkışların yıldız ismi... Sanki sağ açık oynuyor. Gaziantep’in golü öncesinde Camara’dan öyle bir şamar yedi ki, maşallah "Osmanlı tokadı" idi.Hakem es geçti, Chibuike affetmedi. Nijeryalı sadece golde değil, oyunun 45 dakikalık bölümünde de çok iyiydi.
* * *
İkinci yarıdaki futbolun, ilk devre ile hiç alakası yoktu. Beşiktaş öyle bir baskı kurdu ki, Gaziantepspor nefes bile alamadı. İlk yarıda vasat olan Gökhan, ikinci bölümde Sosa’ya ayak uydurunca, siyah-beyazlıların havası da değişmiş oldu.
Töre’nin direkten dönen şutunda da, diğer pozisyonunda da kaleci Eray tek başına ayakta kaldı. Beşiktaş o kadar kalabalık geldi ki, rakibin gırtlağına yapıştı. Vurdu kaçtı. Vurdu, kornere gitti. Vurdu, kaleci Eray’da kaldı. Gol için her şey yapıldı ama o beklenen sevgiliye ulaşmak bir türlü mümkün olmadı.
Bilic, elinde ne kadar golcü varsa cümbür cemaat oyuna soktu. Kartal, şuursuzca saldırdı, Gaziantep bilinçsizce korunmaya çalıştı.
İlk yarıda en iyiler arasında dediğimiz Chibuike, atılmak için adeta kaşındı. Hakem Tolga Özkalfa’ya yorum şansı bile bırakmadı.
Ama gecenin anı, 90+6’daki Gaziantepspor’un kaçırdığı oldu. Kontratakla Beşiktaş kalesine gelen kırmızı-siyahlılar, Erdem ile direkle buluşturduğu bir topu var ki akıllara zarar... O topa en çok Fenerbahçe ve Galatasaraylılar üzülmüştür herhalde...
Beşiktaş açısından kağıt üzerinde sadece galibiyet yazıyordu. Ya liderlik koltuğunda hüküm sürecek, ya da diğer iki olasılıkla gecenin karanlığında sönüp gidecekti.
Gaziantepspor maça fena başlamadı hani... Beşiktaş’ı ince ince ısırırken, Chibuike ve Camara ile acaba "Bir şeyler yapabilir miyim?" sorusuna cevap aradı.
Beşiktaş, son haftalardaki ikili forvetten vazgeçmiş, bu nedenle de Mustafa ile Cenk’i kenara çekmişti. Yedeklikten asilliğe terfi eden Demba Ba’nın tutukluğu, bırakın göze batmayı, gözü çıkaracaktı! Ama Erdem’in ona yaptığı da penaltıydı. Ancak hakem Tolga Özkalfa’yı inandıramadı.
O öyle de Muhammed Demir farklı mıydı? İlk 45’te bir serbest vuruşu var o kadar...
Sosa’nın "Kendin pişir, kendin ye" tarzı golü olmasa Beşiktaş ne yapardı bilmem. Ceza sahası önüne kadar ayakta kalmaya çalış, sonrasında da topu ampul gibi ağlara as... Ancak Sosa gibi bir ustanın yapabileceği kombinasyondu.
Solda oyuna başlayan, sonra Olcay ile yer değiştiren Gökhan Töre, bildiğiniz gibi değil! Eğer sahadaki Gökhan bu Gökhan ise geçen yılki Gökhan kimdi acaba?
En kral sağcı Serdar Kurtuluş... Defansta taş gibi, ileriye çıkışların yıldız ismi... Sanki sağ açık oynuyor. Gaziantep’in golü öncesinde Camara’dan öyle bir şamar yedi ki, maşallah "Osmanlı tokadı" idi.Hakem es geçti, Chibuike affetmedi. Nijeryalı sadece golde değil, oyunun 45 dakikalık bölümünde de çok iyiydi.
* * *
İkinci yarıdaki futbolun, ilk devre ile hiç alakası yoktu. Beşiktaş öyle bir baskı kurdu ki, Gaziantepspor nefes bile alamadı. İlk yarıda vasat olan Gökhan, ikinci bölümde Sosa’ya ayak uydurunca, siyah-beyazlıların havası da değişmiş oldu.
Töre’nin direkten dönen şutunda da, diğer pozisyonunda da kaleci Eray tek başına ayakta kaldı. Beşiktaş o kadar kalabalık geldi ki, rakibin gırtlağına yapıştı. Vurdu kaçtı. Vurdu, kornere gitti. Vurdu, kaleci Eray’da kaldı. Gol için her şey yapıldı ama o beklenen sevgiliye ulaşmak bir türlü mümkün olmadı.
Bilic, elinde ne kadar golcü varsa cümbür cemaat oyuna soktu. Kartal, şuursuzca saldırdı, Gaziantep bilinçsizce korunmaya çalıştı.
İlk yarıda en iyiler arasında dediğimiz Chibuike, atılmak için adeta kaşındı. Hakem Tolga Özkalfa’ya yorum şansı bile bırakmadı.
Ama gecenin anı, 90+6’daki Gaziantepspor’un kaçırdığı oldu. Kontratakla Beşiktaş kalesine gelen kırmızı-siyahlılar, Erdem ile direkle buluşturduğu bir topu var ki akıllara zarar... O topa en çok Fenerbahçe ve Galatasaraylılar üzülmüştür herhalde...
4 Olmayınca olmuyor - Ömer Güvenç / Vatan

F.BAHÇE ve G.Saray’ın kazanmasından sonra G.Antep maçı Beşiktaş için el mecbur 3 puan olmuştu. Ama Beşiktaş özellikle maçın 2. yarısını adeta tek kale oynadığı halde pozisyonları gole çeviremeyince şampiyonluk yolunda çok önemli 2 puanı Ankara’da bıraktı.
BEŞİKTAŞLI futbolcular "Pozisyonları gol çeviremediler" dersek biraz haksızlık etmiş oluruz. Çünkü Beşiktaşlı futbolcular, 3 puanı kazanmak için inanılmaz istekli ve arzuluydular. Girdikleri pozisyonlarda beceriksizlikten çok G.Antep’in şansı vardı. Beşiktaşlı futbolcuların yaptığı tüm gol vuruşları adeta etten duvar ören G.Antepli futbolcuların ayağından, kafasından, omzundan döndü. Ve bu vuruşlar iyi vuruşlardı. Kötü vursalar belki de gol olacaktı.
BİR TEK SOSA VE GÖKHAN
MAÇI izlemeden skora bakıp "Kimse Beşiktaş nasıl yenemedi?" diye düşünmesin. Allah’ı var Beşiktaşlı futbolcular kazanmak için her şeyi yaptılar. G.Antep’i resmen kendi sahasına hatta ceza sahasına sokup nefes aldırmadılar. Hani derler ya "Olmayınca olmuyor", işte maçın özeti de buydu.
DEMBA Ba belki de geldiği günden beri en kötü maçını oynadı. Olcay da Tolgay da ona ayak uydurdu. Bir tek çabalayan Sosa ve Gökhan’dı. Ve şunu özellikle 2. yarıda gördük ki; Beşiktaşlı futbolcuların üstünde bir stres ve baskı var.
G.ANTEP’E YAKIŞMADI
ASLINDA değişen bir şey olmadı. Beşiktaş şampiyon olmak için G.Saray’ı yenmesi gerekiyordu. Aynı serüven devam edecek. Ama tabii araya F.Bahçe girdi. Peki bundan sonra ne olacak? 4 maç eşittir 12 puan. Beşiktaş’ın hiç ama hiç puan kaybetme lüksü yok. Eğer kaybederse şampiyonluk değil, 2.’lik hesapları bile devreye girer.
G.ANTEP’E gelince ilk yarı iyi mücadele ettiler. Ama 2. yarıdaki defansif futbolları ve ceza sahasından çıkmamaları Okan Buruk’un takımına hiç yakışmadı. Maçı özetlersek Beşiktaş adeta tek kale oynadığı maçı 1-1 sonuçlandırdı. Son saniyelerde Erdem’in direkten dönen topu ağlara gitse Beşiktaş 3-4 farklı kazanacağı maçı mağlup da bitirebilirdi.
BEŞİKTAŞLI futbolcular "Pozisyonları gol çeviremediler" dersek biraz haksızlık etmiş oluruz. Çünkü Beşiktaşlı futbolcular, 3 puanı kazanmak için inanılmaz istekli ve arzuluydular. Girdikleri pozisyonlarda beceriksizlikten çok G.Antep’in şansı vardı. Beşiktaşlı futbolcuların yaptığı tüm gol vuruşları adeta etten duvar ören G.Antepli futbolcuların ayağından, kafasından, omzundan döndü. Ve bu vuruşlar iyi vuruşlardı. Kötü vursalar belki de gol olacaktı.
BİR TEK SOSA VE GÖKHAN
MAÇI izlemeden skora bakıp "Kimse Beşiktaş nasıl yenemedi?" diye düşünmesin. Allah’ı var Beşiktaşlı futbolcular kazanmak için her şeyi yaptılar. G.Antep’i resmen kendi sahasına hatta ceza sahasına sokup nefes aldırmadılar. Hani derler ya "Olmayınca olmuyor", işte maçın özeti de buydu.
DEMBA Ba belki de geldiği günden beri en kötü maçını oynadı. Olcay da Tolgay da ona ayak uydurdu. Bir tek çabalayan Sosa ve Gökhan’dı. Ve şunu özellikle 2. yarıda gördük ki; Beşiktaşlı futbolcuların üstünde bir stres ve baskı var.
G.ANTEP’E YAKIŞMADI
ASLINDA değişen bir şey olmadı. Beşiktaş şampiyon olmak için G.Saray’ı yenmesi gerekiyordu. Aynı serüven devam edecek. Ama tabii araya F.Bahçe girdi. Peki bundan sonra ne olacak? 4 maç eşittir 12 puan. Beşiktaş’ın hiç ama hiç puan kaybetme lüksü yok. Eğer kaybederse şampiyonluk değil, 2.’lik hesapları bile devreye girer.
G.ANTEP’E gelince ilk yarı iyi mücadele ettiler. Ama 2. yarıdaki defansif futbolları ve ceza sahasından çıkmamaları Okan Buruk’un takımına hiç yakışmadı. Maçı özetlersek Beşiktaş adeta tek kale oynadığı maçı 1-1 sonuçlandırdı. Son saniyelerde Erdem’in direkten dönen topu ağlara gitse Beşiktaş 3-4 farklı kazanacağı maçı mağlup da bitirebilirdi.