Beşiktaş - Lyon maçı yazar yorumları

FutbolArena - Temsilcimiz Beşiktaş, penaltılara giden maçta Fransız rakibi Lyon’a mağlup olarak UEFA Avrupa Ligi’ne veda etti. Mehmet Demirkol’un Beşiktaş - Lyon maçı yorumu - Fanatik Rus ruleti Talisca 25 milyon Euro’luk oynadı, uçtu. Hem santrforu, hem orta sahayı harmanladı... Savunmayı da yaptı. Takımı ilk yarıdaki çok kötü oyunda ayakta tutan buydu. 4-6-0’la sahaya çıkan, önde savunmaya ve kaleciye baskı yapan Lyon, standart bir deplasman oyunu oynamadı. Evlerinde bunu oynayamamışlardı. Ev sahibi oyunu oynadılar. Oyunu forse ettiler. Beşiktaş’tan her bölgede daha kalabalık olunca Siyah- Beyazlılar oyunu kuramadı. Kompakt oyun bozuldu Quaresma’yı döndürmediler. Marcelo’nun yokluğu, Mitroviç’in varlığı, Gonalons’un cezadan dönüşü bu duruma yardım etti. Hayati Oğuzhan-Atiba ikilisi koptu. Böyle olunca iki oyuncuyu da kaybediyor Beşiktaş. Kompakt oyun bozuluyor. Takımın boyu uzuyor. Cenk de önde topu tutma konusunda çok yetersiz kalınca iş daha da zorlaşıyor. İlk yarıda böyle oldu. Talisca’nın sağ ayağıyla attığı şahane gol ve Lacazette’in kaçırdıklarıyla dengede kaldı skor. Ama oyun hep Lyon’a yakındı. İstediklerini oynadılar. 

1
Çift santrfora dönüş

İkinci yarıya orta sahada oyuncu sayısını artırarak başlamak en akla yakın olandı. Şenol hoca bunu tercih etmedi. Ancak Lyon’un da yapamadığını yapıp oyun merkezini geri çekmesiyle Oğuzhan-Atiba ikilisi biraz olsun oyuna girdi. Ve Beşiktaş Talisca’yı ceza sahası içine sokup 4-2-4’e döndü. Lyon savunmada zaten sorunlu. Beşiktaş iki santrforla oynayınca savunmaya destek için orta saha kendisini daha da geriye attı. Ve Talisca’nın sahneye çıktığı 58’e kadar Beşiktaş baskıyı arttırdı.
2
Fabri defalarca affettirdi

Sonrasında Lyon yine çıkmaya başlayınca iş yıpratıcı ve uzun bir ’Rus Ruleti’ne döndü. Orta sahalar çok çabuk geçildi. Babel’in, Talisca’nın boş kaleye vuramadıkları turun bize gelmesini engelledi. Ama Fabri’nin kendisini defalarca affettirdiği, 2 kez uzayarak yaptığı 5 kurtarışı ve Lacazette’in direğe nişanlayışı ise onlara gitmesini. Fabri bir sezonluk top kurtardı.
3 Rıdvan Dilmen’in Beşiktaş - Lyon maçı yorumu - Sabah
Rıdvan Dilmen’in Beşiktaş - Lyon maçı yorumu - Sabah
Şenol hoca haklıymış!

Böyle eleneceksin ya da eleyeceksin. İki maç boyunca bir kez geriye düştü, toplamda üç kez öne geçti Beşiktaş ama maalesef elendi.

Rezil Lyon taraftarı dışında Avrupa’da ses getirecek iki maç oynadı iki takım... Böyle eleneceksin ya da eleyeceksin. İki maç boyunca bir kez geriye düştü, toplamda üç kez öne geçti Beşiktaş ama maalesef elendi. İki takım teknik direktörünü de kutlamak lazım, iki takımın oyuncularını kutlamak lazım. Hatta bir adım öteye gideyim, iki maçın hakemlerini de fazlasıyla kutluyorum.
4
Oyuncu olarak Talisca’yı bir cebe koymak gerek. Bir de Lacazette’i ayırıyorum. Beşiktaş taraftarının hem coşkusuna, hem sükûnetine hem de maç sonu sevgi gösterisine şapka çıkarıyorum. Lyon takımı için ilk maçta ’eh’ dedim ama dün itibariyle baya iyi bir takım olarak gördüm. Şenol Güneş’in "Keşke Lyon yerine Manchester United çıksın" demesini baştan yadırgamıştım ama haklı görüyorum artık.

Sürekli hücumu düşünen, pas yapabilen, güvenli bir takım Lyon. İyi de futbolcuları var. İlk maçın yıldızı Tolisso dün yine bölüm bölüm iyi oynadı. İlk maçta hatalar yapan Fabri ikinci maçta çok iyi oynadı ama gerçekten ekranları başında milyonlarca insan, tribünlerdeki dua eden taraftarlar bir ara aklıma Kopenhag’daki finali getirdi. Finalde ikinci direkte kesilen topta Henry’nin vurduğu kafayı Taffarel’in çıkarışı geldi aklıma. "Allahım geliyor kupa" dedim.
5
TEKNİK TAKTİK YORUM YOK

Teknik taktik çok yorum yapmak istemiyorum ama Lyon teknik direktörü ilk maçın aksine Fekir gibi yetenekli oyuncuyu kesmiş -ki oyuna girince etkisizdi-, orta sahayı iki tane savunmanın önüne Gonalons’la Tousart’la yaptı. Forvet arkasında da Tolisso’yu kullandı. Dünya yıldızı olabilecek Tolisso ve Lacazette ile uzun süre bir arada oynatabilirlerse çok iyi takım olurlar.

ABOUBAKAR LAZIMDI!

Beşiktaş’ın oyunun son bölümünde cezası olan golcü Aboubakar’a çok ihtiyacı vardı. Yorulmuştu Cenk ve top ileride kalmadı. Ama ne yapalım, Fabri’den Cenk’e, Şenol hocaya, taraftara kadar 7 gün içinde bizi hop oturup hop kaldırdılar, heyecanlandırdılar.
6 Erman Toroğlu’nun Beşiktaş - Lyon maçı yorumu - Sabah
Erman Toroğlu’nun Beşiktaş - Lyon maçı yorumu - Sabah
Helal olsun

Beşiktaş’ın bu turda oynadığı iki maça bakın o kadar çok yorum yapabilirsiniz ki. Hepsi doğru olur. Bardağa dolu taraftan baksanız farklı, boş taraftan baksanız farklı. Oradaki maçta Fabri yaktı, buradaki maçta Fabri kurtardı. Oradaki maçta hakem iyiydi, buradaki maçta da hakem iyiydi. Oradaki maçta rakip takımın başkanı son derece ahlaksızca bir organizasyona girişti başarılı oldu. UEFA da bu ahlaksızlığa çanak tuttu. Buradaki maçta Beşiktaş’ı kilitlemeye kalktı. Ama şunu düşünemediler. O ahlaksız başkan onları yaptırmasa, UEFA da bunları yapmasa dün akşam belki de böyle bir Beşiktaş görmeyeceklerdi. Belki de çok rahat turu geçebileceklerdi. Ama Türk insanını, Türk toplumunu tahrik edersen karşında böyle bir seyirci grubu ve onun baskısıyla böyle bir futbolcu grubu bulursun.
Peki tur hangi takıma yakındı? Hiç kimse ne Fransız takımına, ne de Beşiktaş’a yakındı diyemez. Dün akşam tamamen bir Rus ruleti oynandı. Maç bitmedi tur ikisine de gelirdi. Uzatmalarda da tur ikisine gelirdi. Penaltılarda da tur ikisine gelirdi. Peki iki maçta da bakalım, kimi idam edelim? Bir tek ahlaksız var. Rakip takımın başkanı.
7
Beşiktaş seyircisi dün gece güzel bir ders verdi. Ama bu dersten bir kısım ahlaksız Fransızlar ve o ahlaksız kulüp başkanı ders aldı mı bilemem. Ama Beşiktaş seyircisi çokw doğru bir iş yaptı. Çünkü UEFA, bombayı Beşiktaş’ın kucağına koydu bir gün evvel. En ufak bir şey olsaydı bırakın bu maçı hükmen mağlubiyetini, seneye büyük ihtimalle şampiyon olacak Beşiktaş’ın Şampiyonlar Ligi yolunu kapatacaklardı. Beşiktaş takımında şu kötü, bu iyi deme şansım yok. Hepsi kapasiteleri nispetinde sonuna kadar mücadele ettiler. Yukarıda Allah var bu kadarını beklemiyordum. Ama dedim ya tahrik Beşiktaş takımını inanılmaz derecede ateşlemiş. Harika bir maç oldu. Şu anda Türkiye’yi Beşiktaş’tan başka bir takımın bu tarz mücadele ve futbolla Avrupa’da temsil edeceğini zannetmiyorum. Galatasaray’ı ve Fenerbahçe’yi gördükten sonra bu Beşiktaş’a şapka çıkarmamak imkansız.
8
Ne demişler? Galiptir bu yolda mağlup. Bir tek şey diyebilirim; Teşekkürler Beşiktaş. Şunu da unutmayalım. Oradaki hakem de iyiydi, buradaki hakem de. Seyretsinler Türk hakemleri, özellikle seyretsin Cenk Tosun. O fizikle en ufak bir darbeyle yerlerde sürün "Ah" de, "Vah" de... Hakem seni sallamasın. Sonra yerden kalk depar at. Yakışıyor mu sana Cenk Tosun. Her şeyden önce soyadına saygılı ol. Beşiktaş’ın çok hareketli, top tutan, rakibi rahatsız eden kendi takımını hücuma çıkaracak bir santrfora kesinlikle ihtiyacı var. Cenk bizim çocuğumuz tamam da kapasitesi bu kadar. Aboubakar’ı alıyorsun. Bu maçta oynasa tur kesin gelecek. Ama onun da herhalde beynindeki tellerden birkaçı eksik ki kafa atıp üç maç ceza alıyor. Çok keyifli bir mücadele izledik. Fransız takımının başkanı hariç herkesi tebrik ederim.
9 Ali Ece’nin Beşiktaş - Lyon maçı yorumu - Hürriyet
Ali Ece’nin Beşiktaş - Lyon maçı yorumu - Hürriyet
Teşekkürler Beşiktaş

LACAZETTE tam anlamıyla bir komple forvet. Klas bir açık oyuncusu kadar iyi dripling yapabiliyor, adam eksiltebiliyor; ofansif merkez orta saha gibi oyun kuruluşunda pasörlüğe soyunabiliyor. En fenası uzaktan veya yakından, ayak içiyle plase ya da gelişine sert vurabiliyor.

Böyle bir oyuncuyu etkisizleştirmek için birebir pozisyon almak yetmez. Kompakt bir anlayışla Lacazette’in oynadığı alanı kolektif kademeyle savunmak gerekir.

Misal çift bıçaklı jilet gibi yapmak gerek: 1. bıçak kılı koparacak 2.si kalanı kökünden kazıyacak!
10
Beşiktaş’ın ilk yarıdaki en önemli eksiği bu oldu. Bu yüzden Lacazette rahat dripling ve verkaç yapabilecek boş alanlar buldu, topu sürdü şut pozisyonlarına girdi, defalarca tehlike yarattı. Bunlardan biri direkten döndü, diğeri maalesef gol oldu.

İlk yarıda bir başka eksik, oyun kurulumu aşamasındaydı.

Marcelo savunma kademesi organizatörlüğü dışında ilk topları pozitif çıkarma konusunda da mumla arandı. Tosiç bazı pasları düşmanına iftira atar gibi attı!

Çok fazla degaj ve uzun top zorlandı. Halbuki Beşiktaş topa sahip olduğu ölçüde gücünü gösteren, o gücüyle fark yaratan bir takım kimliğine sahip.
11
RESETLE TALISCA’YA AT!

2. yarıda Beşiktaş bu asıl takım kimliğini yansıtmaya başladı. Talisca oyun kurucu özelliğiyle de sahada pırıl pırıl parladı.

2. golünde bir başka çok değerli özelliğiyle fark yarattı: Cenk’in kafa vuruşları bu sezon çok gelişti lakin Talisca’nın kafa vuruşları Les Ferdinand eksi 1 kalitede!

Kalan sürede de Beşiktaş’ın en büyük hücum kozu Talisca oldu. İlk uzatmada kaçırdığı pozisyonda 2 golündeki yeteneğinin kırıntısını gösterse, tur gelmişti.

Lyon da kaçırdı. Zaten belli dakikadan sonra maç ateşli silahsız savaşa döndü. Beşiktaş forması giyen herkes deli gibi savaştı.

Penaltılar ise topla oynanan Rus ruleti.

Beşiktaş’ın bu sezonki Avrupa macerası ise Kiev’deki hakem kılığına girmiş soytarı hariç harikaydı. Seneye daha iyi stoperler, daha derin kadroyla daha da ileri gidebilir.
12 Güntekin Onay’ın Beşiktaş - Lyon maçı yorumu - Vatan
Güntekin Onay’ın Beşiktaş - Lyon maçı yorumu - Vatan
Emeğinize ve yüreğinize sağlık

TARİHİ maça Vodafone Arena’da tanıklık etme şansı buldum. Deyim yerindeyse çok yazık oldu. Penaltılarla kaybetmek çok üzücü. Ancak yine de bu heyecanı sadece Beşiktaşlılar’a değil bütün ülkeye yaşatan ve emeği geçen herkese teşekkür etmek lazım.

LYON kabul etmek gerekir ki Beşiktaş’tan daha güçlü bir ekip. Özellikle de Marcelo’nun yokluğunda Mitroviç’in hem pozisyon hatalarıyla hem de ağır kalması yüzünden Lyon’a maç boyunca çok pozisyon verdik. Mitroviç’in açıklarını zaman zaman Gökhan Gönül zaman zaman da yüreğiyle oynayan Tosiç kapatmaya çalıştı. Beşiktaş’ta Talisca çok iyi bir mücadele ortaya koydu. Attığı 2 golün dışında sahanın her yerinde vardı ve Lyon’u en çok rahatsız eden isim oldu. Babel de son derece disiplinli ve güçlüydü.
13

120 dakika boyunca tüm takım kramplar girene dek sahada büyük bir savaş verdi.

CENK Tosun olağanüstü bir eforla oynadı. Ancak özellikle Oğuzhan-Necip değişikliğinden sonra pas yüzdemiz çok düştü, Quaresma da çıkınca topu hiç ileriye taşıyamadık ve maç tek kaleye döndü.

14
İNLER’E NEDEN KATI?

ŞENOL Güneş hoca Gökhan İnler konusunda neden bu kadar katı hiç bilmiyorum. Ancak hem tecrübeli, hem bu tansiyonu kaldırabilecek kalitede ve de deneyimde bir futbolcu. En azından penaltı kullanabilecek bir oyuncu.

LYON başta Lacazette olmak üzere özellikle de Tolisso ve Valbuena ile çok etkili oynadı. Buna rağmen Beşiktaş bu takımı İstanbul’da 2-1 mağlup etti. Bu maçın teknik analizine girmek çok da doğru değil. Marcelo’nun yokluğu, Adriano’nun sakatlanması ve Aboubakar’ın cezası gibi tüm olumsuzluklara rağmen işi bu noktaya kadar getiren herkesin emeğine ve yüreğine sağlık.
15 Metin Tekin’in Beşiktaş - Lyon maçı yorumu - Sabah
Metin Tekin’in Beşiktaş - Lyon maçı yorumu - Sabah
Yaşattığın keyif için teşekkürler

Harika bir maçtı... Sadece 90 dakikası değil, 120 dakikası, hatta penaltıları... Pozisyon ve heyecan dolu bir mücadele yaşandı dün Vodafone Arena’da. Savunmaların, orta sahaların değil sadece hücumcuların maçıydı...
Ben bu maç için tekniği, taktiği değil sadece yaşadığım büyük heyecanımı anlatabilirim.
Bazen bir maç seyredersiniz, hiç pozisyon izleme şansınız olmaz. Ama dün gece sayısını unuttuğumuz kadar çok gol pozisyonuna girdi iki takım da... Lyon da Beşiktaş da şahane oynadı... Kaçırdıklarımız kadar Fabri’nin kurtardıkları da vardı. Eminim ki sadece Beşiktaşlılar değil, ekran başındaki tüm futbolseverler de yerlerine oturamadan izlemiştir bu mücadeleyi. Ben hala bu yazıyı yazdırırken Mitrovic’in penaltıyı gole çevirdiği, Lyon’un kaçırdığı hayalindeyim...
16
Yarı finale bu kadar yaklaşmışken, bu kadar elimizdeyken bunu kaybetmek, gerçekten büyük hayal kırıklığı ama takım gücü olarak bakıldığında Beşiktaş gerekeni fazlasıyla yaptı. Evet ilk maçı kaybetti, belki de çok arayacağı şekilde kaybetti ama ikinci maçı da normal sürede 2-1 önde bitirip, maçı uzutmalara taşıyan bir Beşiktaş vardı. Belki Beşiktaş yarı finali göremeden elendi ama takım kalitesi ve oyun gücü olarak baktığımızda kupayı alacak takım kadar hak ettiğini söyleyebiliriz.
Bu maçın buraya gelişindeki oyuncu performanslarından bahsedersek iki tane öne çıkan isim vardı. Biri Talisca diğeri de Fabri’ydi. Günlerce ilk maçtaki hatasından bahsedilen Fabri, öyle toplar çıkardı ki dün gece o hatayı aklımıza bile getirmedik. Böylesine maçları seyretmek kolay olmuyor.
17

Maç öncesi UEFA’nın Lyon’da yaşanan olaylar nedeniyle açıkladığı cezanın gerginliği vardı. Ama sahada öylesine bir heyecan yaşandı ki taraftar sadece futbol coşkusuna katıldı. Onlar da sahadaki oyun gibi hiç futbolun dışına çıkmadılar.
Şunu çok içtenlikle söylüyorum ki, yaşattığın futbol keyfi için gerçekten teşekkürler Beşiktaş. Bu saatten sonra Beşiktaş’ın nasıl ya da neden elendiğini değil, nasıl bir futbol keyfi yaşattığını konuşmalıyız. Artık en büyük ve tek hedefi ligde ne yapacağı.
18 Cem Dizdar’ın Beşiktaş - Lyon maçı yorumu - Fanatik
Cem Dizdar’ın Beşiktaş - Lyon maçı yorumu - Fanatik
Beşiktaş ruhuyla

Bir teknik adam için ’maçı kazanacak tek kadro’ya sahip olmak zor bir durum. Beşiktaş ve Şenol Güneş ne yazık ki bu vaziyette. Kazanmak zorunda olunan bir maç ve kenarda ofansif katkı verecek nitelikte oyuncu yok! Yani ne yapacaksan sahadakilerle yapacaksın. Oyunu Atiba/Oğuzhan’ın önünde ve skora dönük oynamak mecburiyetinde. Çünkü iki takım da ’gol atar ama gol yer’ görüntüde.

Problem çözme ustası

İlk 15 dakika içinde öyle de yaptı Beşiktaş, üç kez kaleyi yokladı. Ancak Tollisso’nun gol yapamadığı pozisyonun ardından Lyon, Beşiktaş’ın müdafaa hattına santim santim yaklaşmaya başlamıştı ki, bu sezonun problem çözme ustası Talisca’nın golü geldi. Bundan sonra Beşiktaş’ın ipleri ele geçirmesi beklenirken Lyon en iyi bildiği hücum organizasyonunu gerçekleştirdi.
19
Beşiktaş’ın güvenli bölgesi Atiba/Oğuzhan ile tedirginlik duyulan stoperler arasındaki ’havuz’da Gonalons ile girilen ’al-ver’ler sonunda Lacazette’le golü buldu. Oysa ilk maçta bu alan Mitroviç öne sürülerek uzun süre başarıyla savunulmuştu. Devamında golün de güveniyle daha rahat hücum etmeye başladı rakip ve devre bitimine kadar iki üç ciddi pozisyon buldu.

Özel oyuncu Talisca

Bilinir, Beşiktaş, ligde genellikle ikinci devreleri daha iyi bir takımdır.Şenol Güneş, Talisca’yı biraz öne, Cenk’in yanına gönderince devreye heyecan veren ataklarla başlandı. Özel oyuncu Talisca da Adriano’nun ortasında maçı bir kez daha süslemekte gecikmedi. Beşiktaş öne geçince oyunu ’söndürmeyi’ başardı. Bunu da elinde tuttuğu topu hücum bölgesine istediği gibi aktaramasa bile başta Talisca olmak üzere ön oyuncularının her an skor yapabilme potansiyelleriyle sağladı.
20
Bu tehdidin kendisi bile rakibi geri itmeye yetti!. Tam da bu nedenle o çok korkulan Beşiktaş müdafaası Diakhaby’nin öne çıktığı bir iki pozisyon hariç ciddi pozisyon hatası yapmadı. Evet, Lyon pozisyon buldu ancak bunu daha çok defansın hatasına değil onların becerisine bağlamak doğru olur. 90’da Lacazette’le buldukları pozisyon da buna dahil elbette!..

Mecburen kontratak pususu

Maç uzayınca ’gençlik’ ile ’olgunluk’ arasındaki fark belirleyecekti sonucu. Fiziksel olarak güçlü Lyon orta sahaya yerleşip oyuna el koymaya çalışırken kaslardaki son enerjiyle direnen Beşiktaş mecburen kontratak pususuna yattı. Onlardan birinde de sahanın en iyisi, Talisca, en kötüsünü yaptı!.

Bu, seçeneği sınırlı kadroyla Beşiktaş tarihiyle, ’ruh’uyla, aklı, cesareti, temposu, heyecanıyla yapılmaması gereken ne varsa hepsini yapmaya çalıştı.Fabri kurtarır, Mitroviç korkulan seviyenin üzerinde kalır, Atiba her zaman olduğu seviyeyi korur, Talisca bonservisinde neden o kadar para yazdığını gösterirken diğerleri de onlara eşlik etti. Son olarak penaltılar gerekiyordu, onu da yaptılar, iki stoperinki hariç!
21 Ertem Şener’in Beşiktaş - Lyon maçı yorumu - Fotomaç
Ertem Şener’in Beşiktaş - Lyon maçı yorumu - Fotomaç
Ağlamak istiyorum

Olmadı, olmadı, olamadı... Fransızlar istemedi, UEFA istemedi, Sırp hakem Maziç istemedi...
En önemlisi futbolun adalet terazisi bu kez yanlış tarttı, hileliydi.
Oysa ne çokta istemişti hem stadı dolduran muhteşem taraftar, kartal yürekli futbolcularımız, yöneticilerimiz ve bütün Türkiye’miz. İlk maçtan önce devreye giren ayak oyunları, maçta tribünlerde ve UEFA da devam etti.. Beşiktaş penaltılarda kaybetti Tosiç ve Mitroviç yarı finali kalecinin ellerine teslim ettiler..
Oysa Beşiktaş maça çok iyi başlamıştı daha ilk dakikalarda Cenk ile yakaladığımız iki pozisyon hem tribünleri hem de ekran başındaki Türkiye’yi ümitlendirdi,bu işi bitirebiliriz derken yarı final hayalleri kurarken golümüz de geldi. Talisca’nın müthiş vuruşu ile yer yerinden oynadı. Marcelo’nun yokluğunda savunmasını Mitroviç ve Tosiç ikilisine teslim eden Güneş kenarda kara kara düşünürken, Lacazette savunmanın arkasına sarkarak beraberlik golünü atarken derin bir sessizlik çöktü Arenaya.
22
Şenol hocanın maç öncesi taktiğinde hem Fransızlar’ın hemde UEFA’nın attığı golü çıkarma hesapları vardı,bu da doğal olarak Beşiktaş savunmasına zor anlar yaşatıyordu. İleride yalnız kalan Cenk Tosun elinden geleni yaptı ama nafile. İnsanın aklına Aboubakar olsa bu maç farklı olur muydu ? sorusu geliyordu, amatörlük belki de Kartal’ı yarı finalden etti nerden bileceğiz.
Oysa Arena’ya Güneş bu kez farklı doğacak, Kara Kartal tarihinde ilk kez tarih yazacak ve Avrupa da yarı finali görecek, sonrada ver elini Stockholm.

Fabri gecenin en iyisiydi

90 dakika biterken hem biz hem de onlar gol kaçırma yarışına girerken, Fransızlar’ın en iyisi Lacazette’nin oyundan çıkması ile rahat bir nefes aldık. Uzatmalara gelince buna ne yürek dayanır ne de beden. O muhteşem füzelerine alıştığımız Talisca’nın kaçırdığı pozisyonlar stattaki taraftarları ve ekran başında Türkiye’yi hop oturtup hop ayağa kaldırdı.
23
Atiba’yı ilk kez dün gece kötü oynadığına şahit olanlar "Gerçek Atiba mı bu?" diye sormadan edemedi, olsun canı sağ olsun Atiba’nın bir maçta kötü oynama hakkı olsun. Fabri’ye ayrı bir parantez acıyorum, ilk maçtaki hatalarını fazlasıyla telafi etti, gecenin belki en başarılısıydı.
Tarihinde ilk kez yarı finale belki de finale kalma şansı yakalayan Beşiktaş’a kirli eller, kirli yüzler izin vermediler.
Batmayan Güneş bir kez daha doğacaktı, rakipleri yendiği gibi o gizli güçleri de üst üste koyacaktı.
Şerefli ikinciliklere alışık olan Beşiktaş’ın bu şansızlığı Avrupa’da da yakasını bırakmadı. Penaltılara kadar getirdiği maçı ne yazık ki taçlandıramadı.
Olsun Beşiktaş’ım bu kez olmadı bir daha ki sefere yaşattığın heyecan ve başarılarla bizim gönüllerimizin şampiyonusun..
Sen aldırma Kartal aldırma. Ben ağlamak istiyorum...
24 Şansal Büyüka’nın Beşiktaş - Lyon maçı yorumu - Milliyet
Şansal Büyüka’nın Beşiktaş - Lyon maçı yorumu - Milliyet
Şans kapıyı...

Beşiktaş’ın Avrupa kupalarındaki en iyi maçlarından biri değildi hiç kuşkusuz... Ancak Lyon’a orta sahayı bu kadar teslim etmişken, son yarım saatte müthiş bir baskı yemişken yine de "şans kapıyı iki defa çaldı..." Bitime sadece 4 dakika kala, Babel kaleye sadece üç- beş metre mesafede ve önünde seken topu üstelik rakip kaleci Lopes yerdeyken ağlara gönderebilse, tarih yazılmış, Beşiktaş büyük ihtimalle yarı finale çıkmış olacaktı... Hadi Babel’i geçtim...

Beşiktaş’a bu maçta iki altın gol kazandıran "mucize adam" Talisca uzatmanın ilk bölümünde attığı gollerden çok daha rahat bir pozisyonda topu filelerle buluşturabilse, yarı final gene Beşiktaş’ın avuçlarında olacaktı... Yapamadık, atamadık, turu kopartıp alamadık... Açıkcası uzatma bölümü başlayınca penaltıumuduna sarıldığımı söylemeliyim... İlk maça olumsuz anlamda damga vuran kaleci Fabri’nin bu maçta yaptığı mucize kurtarışlara, penaltı atışlarında yenilerini ekleyeceğini ve elleriyle Beşiktaş’ı yarı finale taşıyacağını düşündüm, inandım, her futbolsever gibi buna kendimi hazırladım... Ama olmadı... Hesabı iki stoper Tosiç ile Mitroviç bozdu...
25
Bu kadar yavaş, bu kadar göstere göstere penaltı atmaları, günün bir başka başarılı kalecisi Lopes için inanılmaz bir fırsat oldu... Biz turu Fabri’nin ellerinden beklerken, tur Tosiç ve Mitroviç’in ayaklarından çıkıp Lopes’in ellerinde eriyen kurtarışlarla Lyon’un oldu...

Kaleci Lopes demişken, Cenk’indört mutlak tehlikesini önlemesi inanılmazdı... Cenk’in mücadelesi de öyle... Adeta "ölümüne" oynadı... Sadece hücum edip tehlike yaratmakla kalmadı, Lyon’un kullandığı duran yüksek topları, iki stoperi Tosiç ile Mitroviç’den daha fazla karşıladı... Allahı var, Tosiç de dağınık olmasına rağmen "canını dişine takıp" oynadı ama o penaltı kaçtıktan sonra neye yarar...

Benim anlamadığım, Beşiktaş’ın orta alanını birinci dakikadan, uzatmanın son dakikasına kadar Lyon’a teslim etmesi oldu...
26
Oysa Beşiktaş’ın hiçbir Avrupa maçında bu anlayışı görmedik... Nitekim Lyon, açık konuşmak gerekirse Beşiktaş ’ın kaçırdıklarından çokdaha fazlasını kaçırdı. Hatta son dakikada Lacazette’in üst direkte patlayan şutu, bir karış aşağıdan gitse, bu defa biz uzatmayı bile göremeden elenecektik...

Niye bu baskıyı yedik... Takımın defansif anlamdaki "herşeyi" Atiba, en fazla görünmesi gereken maçta belki de enaz görünen adamdı... Oğuzhan etkili olamadı, Talisca daha çok hücumda kalınca, orta sahada geniş boşluklar oluştu , Lyonlu oyuncular en ufak bir dirençle karşılaşmadan Beşiktaş ceza alanının içine kadar gelebildiler...

Biliyorum, bugün herkes "yazık oldu" diyecek... Finale bir adım kalmışken, Beşiktaş büyük bir şansı yakalamışken, sezon başından bu yana finali çok fazla hak etmişken "yazık oldu"yu bile az bulurum... Beşiktaş kalitesiyle, seyircisiyle, yönetimiyle bu finali gerçekten hak etmişti... Ama futbolda her zaman hak edenler kazanamıyor... Bir maç, bir yanlış, bir penaltı, bir sezonunuzu götürebiliyor... Beşiktaş’ın başına gelen budur... "Aldırma Kartal" diyeceğim ama gel de aldırma...
27 Attila Gökçe’nin Beşiktaş - Lyon maçı yorumu - Milliyet
Attila Gökçe’nin Beşiktaş - Lyon maçı yorumu - Milliyet
Kalbimiz kırık, onurumuz sağlam

İster UEFA’nın ceza kararı deyin, ister büyük umutlar ve beklentilerin yarattığı ağır baskıya yorumlayın.

Beşiktaş dün adeta ezildi. Lyon karşısında bırakın ilk maçta ortaya koyduğu oyunu, onun da gerisinde pasif, edilgen bir rolle sergiledi dramını.

Lyon ise kendi evinde 70 dakika mağlup oynadığı maçtan dersler çıkarmıştı. Teknik Direktör Genesio küçük dokunuşlarla değişik bir onbir belirlemiş, bu arada Lacazette, Corne, Tolisso, Valbuena, Toussart ve Gonalon’la 6’lı bir blok oluşturmuştu. Orta alanla hücumcuları birleştirip anormal baskı uyguluyordu Beşiktaş’a... Topu kazandığında çok rahat gol pozisyonuna girdiler. Dahası Beşiktaş’ın orta alanda topu kaptırdıktan sonra yaptığı faullerden duran top fırsatları yakaladılar.
28
Talisca’nın Oğuzhan’ın asistiyle 27’de beklenen golü atması takım (ve elbette taraftar) üzerindeki baskıyı azalttı. Gelin görün ki bu defa da Lyon’un baskısı yoğunlaşıyordu. 2016-17 sezonunun en tipik olayına tanık olduk bu arada... Beşiktaş, golü attıktan (azzz sonraa) mutlaka bir gol yiyordu ya... İşte 35’te Lacazette’nin golü geliverdi. Gonalon’un asistine engel olamadı savunma... Usta golcü de gereğini yaptı.

Baskı altındaki Beşiktaş’ta ayakta kalan en diri adam Gökhan Gönül’dü. Savunma-hücum rolünü "mekik" futboluyla üstlendi. Quaresma ile yardımlaştı, çaldığı toplarla oyunu atağa dönüştürdü. Mitroviç - Tosiç UEFA seviyesindeki bir maç için çok "netameli" bir ikili oluşturdular. Atiba bildiğimiz Atiba’ydı da Oğuzhan kendinden beklenen -fazladan- katkıyı verirken zorlandı. Cenk Tosun çok talihsizdi. Harcadığı onca enerjiye üç harika şutuna rağmen golü bulamadı. Quaresma ve Babel de ilk yarıda verimli olamadılar.
29
Şenol Güneş, ikinci yarıya başlarken, beklenen hamlesini yaptı... İlk onbiri korurken Talisca’ya sürpriz santrfor görevi verdi, Cenk’i de solda daha geniş bir alanda oynamaya başladı. Değişiklik Talisca’yı günün adamı yaptı. 58’de Adriano’nun soldan getirip ortaladığı topu kafayla Lyon kalesine atıverdi.

Sonrası korkunç gol pozisyonlarıyla sürdü. Talisca, Quaresma, Babel, Cenk yüzde yüz gol pozisyonlarını değerlendiremediler. Orta alanda pas futbolu terkedildi. İki takım da çılgın hamlelerle kalelere yöneldiler. Lacazette bir direk vuruşu daha yaptı. Fabri biri Lacazette’den en az üç muhteşem kurtarış yaptı... Belli ki öldürücü tempo, maçı uzatmaya taşıyordu.
30
Güneş 77’de zorunlu olarak sakat Adriano ile Andreas Beck’i değiştirmişti. Maçın uzamasıyla beklediği değişikliği yaptı (Oğuzhan - Necip). Çılgın oyun devam ediyordu. Aşırı yorgunluk Beşiktaş’ı anormal zorluyordu. Yine acaip goller kaçtı... Ve penaltı işkencesi başladı. 6-6’ya kadar inanılmaz bir heyecan yaşadık. Seri penaltılardan yedincisini Tosiç kaçırdı. Neyse ki Jalet de kaçırdı. Ama Mitroviç’in kaçırdığına karşılık Lyon son penltıyı atıp 7-6 ile yarı finale uçurdu takımını.

İlk maçta Fabri’nin hatasıyla Beşiktaş’a yazık olmuştu... Dün gece hem Fabri’ye hem Beşiktaş’a yazık oldu. Kalbimiz kırıldı. Yine de üzülmeyin... Taraftarlar pırıl pırıl, onurumuz sağlam!

Futbolarena anasayfasından devam...