"Beşiktaş'ın apoletine bakıp karın ağrısı çekiyorlar"
FutbolArena - Milliyet Gazetesi’nden Atilla Gökçe, Beşiktaş’ın üst üste 2 kez şampiyon olmasının ardından bazı eleştirilerde bulunan kişiler hakkında yorumlarda bulundu. Atilla Gökçe’nin yazısı şöyle:
1

Spor alanlarında pek az rastlanması gereken karın ağrısı, nedense Beşiktaş’ın üst üste gelen ikinci şampiyonluğuyla gündeme oturdu.
2

İkinci şampiyonluk, aslında daha da tarihi bir dönüşe rastlıyordu. Beşiktaş, armasında üçüncü yıldızı taşımaya hak kazanıyordu.
3

Hesabı yeniden gündeme getirenler, siyah-beyazlı takımın aslında 13 kez şampiyon olduğunu, 2 şampiyonluğun geçerli sayılamayacağını öne sürüyorlardı. Gerekçeleri de basitti: "1959’da başlayan Milli Lig öncesi, Beşiktaş’ın iki kez şampiyon ilan edilmesi yanlıştır. Bu yanlış hesap, adaletsiz, mesnetsiz ve geçersizdir... vs!"
4

Üzülerek belirtelim ki zaman zaman taraftar körlüğüyle Beşiktaşlı olmayanlar bu durumu yadırgayabilir. İnternete girdiklerindeyanılabilirler. Onlar bir tarafa asıl ısrar edenlerin bir bölümü maalesef gazeteci... Spor gazetecisi olarak radyolarda, televizyon kanallarında ahkam kesip 13’de ısrar ediyorlar.
5

Aslında yeni bir şey yazmıyorum... Bilinen gerçeği görmezden gelip adeta yok sayanlara hatırlatmak, genç kuşakların zihnindeki soruları da yanıtlamak adına yazmak şart oldu.
6

Beşiktaş’ın Milli Lig (sonradan 1 Milli Lig, Türkiye Ligi, Süper Lig) öncesi iki şampiyonluğu, UEFA’nın Şampiyon Kulüpler Kupası ile ilgilidir. L’Equipe başyazarı Jacques Ferran’ın önerisiyle başlayan Şampiyon Kulüpler Kupası için UEFA, Türkiye Şampiyonu olan takımın bildirilmesini ister.
7

O dönemde "mahalli profesyonel ligler" düzenlenmektedir. İstanbul, Ankara, İzmir, Adana yerel şampiyonları Federasyon Kupası adıyla Türkiye Şampiyonluğu için yarışırlar. 1956-57’de - hatırladığım kadarıyla - TFF Kupa’yı alan Beşiktaş’ın adını UEFA’ya geç bildirir.
8

Kartal, turnuva dışı kalır. 1957-58’de yine Beşiktaş kazanır ve Yunanistan temsilcisi Olympiakos ile eşleşir. Yunan kulübü, o günlerin iki ülke arasındaki gerginliğiyle Beşiktaş’la oynamak istemez, hükmen yenik sayılarak elenir.
9

İkinci turda Beşiktaş efsane dönemini başlatan Real Madrid ile eşleşir. Madrid’deki maçı Varol’un kaledeki büyük başarısına rağmen Real 2-0 kazanır. Rövanş maçında Beşiktaş 1-1 beraberlikle elenir. (Kaya Köstepen’in golü. Avrupa Kupaları’nda ilk golümüz.)
10

Yıllar sonra Serdar Bilgili ve yönetici arkadaşları, rahmetli arkadaşımız Tuğrul Yenidoğan’ın derlediği bilgilerle TFF’ye başvurur. TFF Tahkim Kurulu 9 Mayıs 2002’de 2002/52 E ve 2002/68 K sayılı kararlarıyla iki şampiyonluğu tescil eder, her 5 lig şampiyonluğu için 1 yıldızın armaya işlenmesine izin veren TFF talimatına göre Beşiktaş 2 yıldız takar.
11

Hatırlayalım... O yıllarda Fenerbahçe ve Galatasaray, futboldaki en büyük rütbenin yüzbaşılık (!) olduğuna inanarak üçüncü yıldız için mücadele ediyordu. Beşiktaş’ı zaten ezeli rekabetin dışında görenler, Kartal’ın üçüncü yıldız hesabını pek ciddiye almadılar.
12

Şimdi biri dördüncü, biri de üçüncü yıldızı çoktaan takmış olan iki kulübün bazı taraftarları, Beşiktaş’ın apoletine bakıp karın ağrısı çekiyorlar.
13

Aşırı kıskançlık, rakibi küçümseme ya da aşağılama sportmenlikle bağdaşmaz. Rakibe saygı göstermek sportmenliğin ilk koşuludur. Gerçekleri bile bile hâlâ karnı ağrıyan varsa... Doktora başvurmalarını öneririm.. Psikologlara ya da psikiyatrlara.