Beşiktaş 1-1 Fenerbahçe yazar yorumları

FutbolArena - Önde gelen spor yazarlarının dün akşam oynanan derbiyle ilgili yazılarını bir araya getirdik. 

1 Mehmet Demirkol’un Beşiktaş - Fenerbahçe maçı yorumu - Fanatik
Mehmet Demirkol’un Beşiktaş - Fenerbahçe maçı yorumu - Fanatik
Fabri’den tarihi hata

Açık konuşmak gerekirse dün Sarı-Lacivertliler oyun olarak sıfır, değil eksideydi. Özellikle İsmail yalnız kaldı ve döküldü. Ama dün olduğu gibi bitse de bitmiyor. Fabri çıkıp durun deyiveriyor.

Beşiktaş’ta gerçek, kendisini bir savunmacı olarak ispat etmiş oyuncu sayısı kaç? 1... Marcelo... Peki bu müsait ortamda Fenerbahçe’nin bulduğu pozisyon sayısı kaç? O da 1... Emenike’nin karşı karşıya Fabri’ye nişanladığı vuruş. Bu mantıklı mı? Hayır... Peki maçın sonucu? İnanılmaz. Film senaryosu gibi. Elindeki tek planı bile uygulayamadığı maçta, 2 kırmızı kartla eksik kalmışken... Tamken bile 5-6 kişi eksikken... Lens ve Sow hiç ama hiç yokken... Fenerbahçeli oyuncuların çoğu muhtemelen maçı bırakıp mücadele sonunda Talisca’yla yaşanacakları
düşünürken...

Ve Kjaer’in içeriye doldurduğu topu Marcelo, Fabri ikilisi son saniyede el birliğiyle içeri atıyorlar. Hem de arkadaki Gökhan ve Atınç’ın yetişemeyeceği mükemmellikte bir vuruşla...
2
Hasan Ali direndi

İşte bütün bunlar sadece futbolda oluyor. Açık konuşmak gerekirse dün Sarı-Lacivertliler oyun olarak sıfır, değil eksideydi... Maçın ilk 10 dakikasındaki ön alan baskısı doğruydu. Stoperlere
top aldırıp sonra pas kanallarını tıkamak mantıklıydı. Çünkü geri çekilirseniz, Quaresma, Talisca ve Babel’in yapacakları belli. Asıl önemlisi yumuşak ama yetenekli Beşiktaş orta sahasını rahat bırakmanın sonuçları da... Baskı bitip Tolgay ve Oğuzhan serbest kalınca Beşiktaş oyunu tam olarak aldı.
3
A planını uygulayamadılar

İdeal savunma 6’lısından 3 pozisyonda farklı olunca Fenerbahçe A planını da uygulayamadı. Çünkü Topal’ın iki stoperin yanısıra kenar beklerine verdiği yardımı Roman veremedi. Souza’yla merkezde kaldılar ama Oğuzhan ve Tolgay’ı da engelleyemediler. Böyle olunca İsmail yalnız kaldı ve döküldü. Hasan Ali direndi ama o da yardım alamadığı için verilmeyen bir penaltı yaptı.

Futbol böyle...

İkinci yarıda ’mükemmel’ Q7 durmadı ama Salih biraz top yapınca Beşiktaş’ın akın sürekliliği biraz kırıldı. Yanlış anlaşılmasın Fenerbahçe eskiden 0 mertebesine gelebildi. Sonra kırmızı kartlar. Ama bitmeden bitmiyor. Bazen dün olduğu gibi bitse de bitmiyor. Fabri çıkıp durun deyiveriyor. Futbol böyle. Başakşehir artık 1 maç uzaklıkta.
4 Rıdvan Dilmen’in Beşiktaş - Fenerbahçe maçı yorumu - Sabah
Rıdvan Dilmen’in Beşiktaş - Fenerbahçe maçı yorumu - Sabah
Maçı 1-0 bitirip gelse, "Fenerbahçe bir kere tesadüfen pozisyon buldu, Beşiktaş hak etti" diyecektik. 11’e 9’a rağmen gömülüp, skoru koruyalım derken golü yedi

Bazı derbiler vardır, kült maçlar olur. Uzun yıllar konuşulur. Bu da onlardan birisi olacak. İlk yarının sonunda Aboubakar’la öne geçti Beşiktaş... 9 kişi kalmış rakip takım. Son taç atışında bile Beşiktaş set oynamaktansa topu korusa, oyun bitebilirdi. Futbolun bir oyun olduğunu, her şeyin olabileceğini bir kez daha gördük. Kader demeyeceksin, "Kader gayrete aşıktır" derler.
Beşiktaş takımı, 45 ile 80 arası bulduğu pozisyonlarla 4 tane atabilirdi. Hakikaten Şenol hoca ve Beşiktaş takımı için tuhaf bir durum şüphesiz. Adriano, topu yakından değil, uzaktan taca vursa olmaz. Maçı 1-0 bitirip gelse, "Fenerbahçe bir kere tesadüfen pozisyon buldu, Beşiktaş hak etti" diyecektik.
5
Golde Marcelo ve Beşiktaş savunması psikolojik etkenlerle birlikte gömüldü. Sow, tacı Kjaer’e kullanarak içeri dolduruyor. Marcelo savunmayı o kadar geri çekmeyecek mesela.
Ligin ortalarında oynanan bir maç olsa böyle bir yaslanma asla olmazdı. 11’e 9’a rağmen gömülmenin sebebi oydu. Aman koruyalım derken golü yedi.
Volkan’ın becerisi, çok kötü oynayan Fenerbahçe’nin yine de, "Belki, hani olursa" demesi, son dakikaları değiştirdi. Fenerbahçe tecrübeli bir takım, başka da bir numarası yoktu. Burada tecrübesini konuşturdu. Sow bu kadar kritik bir anda tacı sakince geriye oynadı, Kjaer topu kontrol etti, sakince topunu kesti, gol geldi. Skrtel gitmiş, Souza gitmiş, ceza sahasının içinde Beşiktaşlılar...
Fenerbahçe takımı, hiçbir şey oynamadan yenilmedi Beşiktaş’a. Formasıyla, tecrübesiyle yaptı bunu. Volkan Demirel de çok iyi maç çıkardı. Takımın forvetleri tamamen fiyaskoydu.
Fenerbahçe forvetleri o kadar kötüydü ki en iyileri 10 dakika oyuna giren Emenike’ydi.
6
O kadar kötülerdi!

Beşiktaş, ikinci yarının başındaki gibi değil... Adanaspor ve Başakşehir maçında iyi değildi. Şu golü kim yedi, Başakşehir’in attığı gol yedirdi. O, 1 puanlık fark oyuncuları ve Şenol Güneş’i çok germiş. Başakşehirli oyuncu Napoleoni, Antalyaspor maçında gol atmasa dün Vodafone Arena’da bambaşka bir maç oynanırdı. 4-1’lik, 5-1’lik bir maç bu aslında. Beşiktaş ikinciyi, üçüncüyü bulmuş olsa daha sakin olacak. Bu maç Cuma akşamı başladı, Napoleoni’nin golüydü milat. Şimdi, Başakşehir’le Beşiktaş arasındaki puan farkı iki... Kalan 4 hafta bir hayli heyecanlı ve gergin geçecek gibi görünüyor...

VESELİNOVİC HAKLIYMIŞ

Talisca derbiyi kaldıramadı. Futbol topuyla sevişen, eğlenen bir oyuncu vardı sadece. Quaresma... Şakır, şakır, şakır. Sanat yaptı. Talisca ise çaylak kaldı. Orada sakin kalacak hoca ve "Devam" diyecek. 4-3 yendik ya Galatasaray’ı, meşhur maç... İlk yarısı 3-0 bitmişti. Aslında biz 7 tane yiyebilirdik. Veselinovic hoca, "İkinci devreyi 1-0 kazanın" dedi devre arası. 4-3 yaptık, orada enerjimiz bitti. Kenara baktık, hoca bize fırça atıyor, "Devam" diyor. 4-3’ken bile bizi diri tutmak istiyor. Görüyor çünkü rakibi, demoralize olmuş. 5’i istiyor. Bu arada sağlık durumuyla ilgili bir haber okudum hocanın, yeri gelmişken ona da geçmiş olsun dileklerimi ileteyim. Kısacası hakem maçı bitirmeden maç bitmez. Dünkü maç dünyaya örnek olmalı. Bayern Münih-Manchester United’ın 1999’daki finali gibi bir maçtı.
7
METİN-ALİ-FEYYAZ YAKALASA...

Anlamsız bir şekilde gerildi Beşiktaş... Bunlar futbolda var. Bu maç berabere bitebilirdi ama ligin rengi çok değişti. 3 maçta 16 gol yiyen bir takım olan Bursaspor’a karşı oynayacaklar ama Bursalılar da kendine bunu fırsat görür. Şimdi top Şenol hocada... Mümkün olduğu kadar sakinleştirecek çünkü gerginler. Gerginlik maçın 3-0’a, 4-0’a gitmemesinin sebebidir. Kaldıramadılar. Burada liderler sahneye çıkacak. Metin, Ali, Feyyaz zamanı bizi üçlük yapıyorlardı. Bizi 10 kişi falan yakaladılar mı affetmiyorlardı. Onların çok ciddi bir özgüveni vardı. Bu takımın ise kendilerine olan güvenleri tamamen gitmiş, bitiremiyorlar maçı. Geril, geril, geril, etkiledi. Lyon maçının dahi gerginliği vardı dün. Sahada kim var, Necip sahada mı sahada, Gökhan İnler sahada mı, sahada. Atınç sahada, Marcelo sahada... Bunlardan biri önde bassa o top gelmeyecek. "Aman" diye diye gol geldi. Son olarak maçın hakemi Fırat Aydınus’un verdiği iki kırmızı kart da yüzde yüz doğruydu. Yanlışları ise vermediği kartlardaydı.
8 Uğur Meleke’nin Beşiktaş - Fenerbahçe maçı yorumu - Hürriyet
Uğur Meleke’nin Beşiktaş - Fenerbahçe maçı yorumu - Hürriyet
İÇİNDE Advocaat olan bir derbinin öyküsünü öngörebiliyorsunuz az çok: Galatasaray’a-Feyenoord’a-Manchester’e karşı ne oynattıysa, dün de onu oynatmak istedi Hollandalı.
Ancak bu kapan-fırla stratejisinin, ilk golü yerlerse neye dönüşeceğini bilmiyordu, çünkü hiç test etmemişti. Dün Beşiktaş maça iştahlı başlayınca, direnci kırmak için gereken sihir de 45’te Tolgay’dan gelince, 46’da başka bir sınav başladı Fenerbahçe için.
Advocaat’ın devre arası değişiklikleriyle kurduğu 11, daha dengeli bir 11’di doğrusu... Fenerbahçe puanı bir şans golüyle kazandı ama Şenol Güneş’in de maçı tutamamasında Gökhan İnler’i oyuna çok geç sokmasının etkisi var.
Fenerbahçe, D.Kiev, Lyon... Bunca kritik maçta skoru tutamıyorsanız, bu durumu sadece şansla açıklamak doğru olmayabilir.

NAPOLİ VE DİNAMO GİBİYDİ

Vodafone Arena’nın akustiği güçlü. Oraya gelen her rakibe muhakkak deplasman hissi yaşatıyor. Napoli ve D. Kiev maçlarında olduğu gibi F.Bahçe önünde de oyunun içindelerdi.
9
TAÇ ÇİZGİSİ KURAL KİTABI

Bir büyük maçı daha, "faul arası futbol" tadında izledik. 90 dakikada yine 34 faul düdüğü vardı dün. Ama tüm bu fauller içinde bir tane çalınmayanı var ki, Türkiye’de çok atlanan bir düdük bu: 15’inci dakikada Adriano’nun taç çizgisi kenarında Lens’i ittiği pozisyon.
Top taca doğru gidecek ama daha metreler var. Lens topa gitmek istiyor, Adriano’ysa sadece Lens’i itiyor, saniyelerce! Türkiye’de aut ve taç çizgisi kenarlarında başka bir kural kitabı geçerli sanırım! Çünkü bu akıl dışı itmeler hiçbir zaman faulle cezalandırılmıyor. Aynı hareket orta sahada olsa kesinlikle çalacak hakemler, çizgi kenarında çalmıyor. Enteresan gerçekten.

MAÇIN HAKEMİ: FIRAT AYDINUS

Atınç, İsmail, Oğuzhan sarı kartlarını pas geçti. İlk yarıda adeta kart göstermemek için çıkmış gibiydi maça.
10
QUARESMA’NIN SOL AYAĞI

Kapris yapmayan kadın ya da fotoğraf çekmeyen Çinli gibi. Yani yok! Büyük bir futbolcunun sol ayağını sadece yürümek için kullanması akıl almaz. Sağ dışla geri pas gibi şutları ya da hedefsiz yengeç ortalarını taraftar seviyor olabilir. Şenol Güneş’in sevmediğine eminim.

MAÇIN YILDIZI: TOLGAY

Bir büyük maçta daha skora tesir eden klas bir pas attı. Daha fazla dakikayı hak ediyor.

TEKNİK DİREKTÖR KARNESİ

ŞENOL GÜNEŞ
Atiba’nın yokluğunda Necip değil Tolgay’la başlaması, kendi takımına verdiği güçlü bir "galibiyet istiyorum" mesajı idi. Ancak Gökhan İnler’i daha erken oyuna sokmalıydı.

DICK ADVOCAAT

Kariyerinde en az 20-25 maç sağ bek oynamış Ozan Tufan varken Hasan Ali’yi oraya kaydırması acemi işiydi. Sezon biterken Emenike’yi rotasyona katmasıysa iki maçtır elini güçlendirdi.
11 Erman Toroğlu’nun Beşiktaş - Fenerbahçe maçı yorumu -Sabah
Erman Toroğlu’nun Beşiktaş - Fenerbahçe maçı yorumu -Sabah
Bütün Beşiktaş takımı 11 kişi arkaya geçseydi, yine gol olmazdı. Olmazdı oğlu olmazdı! Ama işte oluyor beyler!

Futbol böyle bir oyun... Ukalalığı, şımarıklığı, hatayı affetmiyor. Hakemin bitiş düdüğü çalmadan maç bitmez. Bu cümleleri herkes yazar, herkes söyler. Ama şunu iyi görmek lazım: Sahanın içinde bir takım kaptanı vardır, bir de oyun kaptanı olmalı.
Maç bu şekle gelmiş, 30 saniye sonra bitecek. Üstelik rakip de iki kişi eksik. Sen böyle bir gol yersen, bunda kalecinin de hatası vardır, tüm takımın da hatası vardır.
Şimdi bu golün üstüne bin tane yorum yaparsınız. Fabri, topu tutmaya gitti, vurmaya gitse bu gol olmazdı. Fabri, çıkmasaydı arkadaşları zaten düello ediyordu, yine gol olmazdı. Bütün Beşiktaş takımı, 11 kişi arkaya geçseydi, yine gol olmazdı. Olmazdı oğlu olmazdı! Ama işte oluyor beyler!
Beşiktaş bu maçı kazansaydı 3 puan almış olacaktı, 2 puan kaybetti. Ama Beşiktaş geçen hafta Başakşehir ile berabere kalsaydı 6 puan kazanmış olacaktı. Yani neresinden bakarsanız bakın Beşiktaş takımı, kendi yapıyor, kendi bozuyor. Demek ki bir noksanlık var.
12
İKİNCİ GOLÜ BULACAKSIN!

Fenerbahçe’nin beraberlik golüne bakın: Ceza sahasında Beşiktaş’tan kaç kişi var, Fenerbahçe’den kaç kişi var? Fenerbahçe serbest vuruş kazanmış. Gidip bir Beşiktaşlı sarı kart görme pahasına topun önünde dursa bu golü yine yemezler. Bütün futbolcular da bunu yapabilir. Ama dedik ya sahada bir oyun kaptanı olmalı. Oğuzhan bunu yapamıyor.
Beşiktaşlılar, maçın içinde futbolun gerektirdiği işleri yaptılar. Ama bunu yaparken ikiyi bulacaksın. Gerekli yerlere topu atacaksın. Mesela Quaresma... Son dakikalarda ceza sahası içinde rakibini çok iyi geçti. Ayağının içiyle arka tarafta bomboş durumdaki Talisca’yı görse Beşiktaş ikinciyi de atacaktı. Ama olmaz! Kahraman olacak, golü kendi atacak ya. Gitti kaleye vurdu, Beşiktaş yüzde yüzlük pozisyonu kaybetti. Peki Fenerbahçeliler ne yaptı? Sadece koştular. Beşiktaş’ı bozmaya çalıştılar ama bozamadılar. Sonra kendileri bozuldu. Maçın stresi ve temposuna dayanamayıp peş peşe sarı kartlarla 9 kişi kaldılar. Ama sonunda yine rakibi bozdular.

’ŞAMPİ’ DİYORLARDI, ’ŞAM’ KALDI

Düşünün 1-0 öndesin, rakipten iki kişi fazlasın. Şimdi Beşiktaş takımı, başta Şenol Güneş olmak üzere kimseyi suçlamasın. Dönüp bir kendilerine, aynaya baksınlar. Yalnızca iyi oynamakla maçı kazanamazsın.
13
Maçı kuralına göre oynayacaksın. Aslında Beşiktaş’a bu golün tehlikesi 7-8 dakika önce geldi. Emenike’yle... Tek topla 6-7 kişi oyundan düştüler.
Emenike iyi vursa gol olurdu ama top Fabri’nin üzerine gitti. Şu bir gerçek; rakibini yakalarsan parçalayacaksın. Yoksa işte böyle parçalanırsın. Beşiktaşlılar "Şampi..." diyorlardı tamam. "Şampi" de "şampi"nin "pi"si başkalarının eline geçti, şu an ellerinde "şam" kaldı!

Çok güzel bir dört hafta bekliyor bizi

Bu maçtan çıkan skor şunu gösteriyor: Artık bir-iki belli. Her şey normal giderse Fenerbahçe üç olacak. Ama dikkat edin her şey normal giderse. Ama bir veya ikinin kim olacağı belli değil. Güzel bir dört hafta bekliyor hepimizi.... Korku filmi gibi, kemanın telleri gibi! Birisi ağaçtan düşecek bakalım o kim olacak? Hakem Fırat Aydınus, aynı pozisyonlara bazı yerlerde sarı verdi, bazı yerlerde vermedi. Ama tıpa tıp aynı pozisyonlarda... Bu işi iki takıma karşı da yaptı. Yani eyyam yaptı. Sonlara doğru baktı ki olmuyor işler göstere göstere oluyor. Bu sefer kırmızılara girdi.
14 Ali Ece’nin Beşiktaş - Fenerbahçe maçı yorumu - Hürriyet
Ali Ece’nin Beşiktaş - Fenerbahçe maçı yorumu - Hürriyet
ADVOCAAT’ın kupa maçındaki orta sahada adam adama kelepçe planını etkisizleştirmek için Şenol hoca ne gerekiyorsa onu yaptırdı.
Oyunun ortaya sıkışmasına izin vermedi: Gökhan ve Adriano hem bek hem de ekstra oyun kurucu olarak oyunu başlattılar, baskıyı etkili olmadan kırdılar.

O PASA YAZIK OLDU!

Atiba’nın yerine klasik önliberolardan biriyle değil derin oyun kurucu Tolgay’la başlamak çok doğru bir taktiksel tercihti. Pratikte de fark yaratan bir hamleydi. Tolgay sadece ilk golde asistin asistini yapmakla kalmadı.
15
Bu kez teknik yeteneklerini çelik sinirle harmanlayan Oğuzhan’la beraber Tolgay, Beşiktaş’ın oyunun temposunu kendi lehine dikte etmesini sağladı.
Tosiç olmayınca yani Beşiktaş’ı 10 kişi bırakmayınca Talisca sahada kaldı. Bu kez Advocaat’ın adam adama hapishanesinden tünel kazan serbest gezgin rolünde çok doğru işler yaptı. İlk 45’te F.Bahçe’nin bir diğer sıkıntısı İsmail-Sow sol kanadının defansif açıdan kopuk kalmasıydı.

GÖKHAN-QUARESMA HATTI

Bundan da Gökhan Gönül-Quaresma sağ hattı ve en doğru zamanlarda onları görmeyi başaran Talisca-Oğuzhan-Tolgay üçlüsü Beşiktaş lehine faydalandılar. Quaresma driplingler ve çalımlardaki parlak başarısının 10’da 1’ini sonrasında doğru kararı verirken kullansa Beşiktaş daha fazla gol atabilirdi.
16
İlk 20 dakikada Aboubakar biri çok net 2 pozisyon kaçırırken Oğuzhan’ın Dani Alves’e nazire yaparcasına attığı topukla anahtar pasa yazık oldu! Fenerbahçe ise ilk yarıda Atınç’ın hataları ve duran toplar dışında pozisyon üretemedi.

İSMAİL İÇİN TALİHSİZ GECE

Advocaat 2. yarının başında tüm kozlarını sahaya sürdü. İlk 45’in en kötüsü İsmail’di. Onun için çok talihsiz bir geceydi. Sağ beke Ozan da ilaç olmadı. Salih elinden geleni yaptı ancak Emenike’nin kaçırdığı pozisyonda teknik direktörün yapabileceği fazla bir şey kalmıyor! Sonrasında takımın sinirleri de dağıldı, Fenerbahçe 9 kişi kaldı. Ancak Beşiktaş’ta kolektif sinir kontrol sorunu son anda yine sahneye çıktı. 2 kişi eksik rakibinden gol yemeyi başardı!

MAÇIN ADAMI: Tolgay & Adriano
KIRILMA ANI: Mitroviç’in 4.2’ye alındığı gün!
HAKEM: Yönetmekten çok idare etti.
MAÇIN EN KÖTÜSÜ: Emenike
17 Ahmet Çakar’ın Beşiktaş - Fenerbahçe maçı yorumu - Sabah
Ahmet Çakar’ın Beşiktaş - Fenerbahçe maçı yorumu - Sabah
40 yıldır futbolun içindeyim. Çok şey gördüm. Muhteşem geri dönüşler, son dakikada verilen şampiyonluklar ve daha niceleri. Dün gece Vodafone Arena’da gördüğüm son dakikadaki gol ise benim futbol arşivimde enteresan gecelerden biri oldu. Başlığım kader ağlarını mı örüyor? Peki bu ne anlama geliyor? Cuma gecesi Antalya’da Başakşehir kazandı. Maçın geneline baktığımızda 0-0 bitecek gibi görünürken son dakikada isimsiz bir oyuncu Napoleoni, Başakşehir’e 3 puanı getiren golü attı.
Gelelim dün geceye... Emenike’nin bitime 8-10 dakika kala kaçırdığı pozisyon dışında Fenerbahçe’nin tek pozisyonu yoktu.
Üstelik Fenerbahçe’den iki oyuncu kırmızı kart görmüş, maçın bitmesine saniyeler var ve Fenerbahçe beraberliği yakalıyor. Aslında beraberlik golünü dahi Fenerbahçe atmadı.
18
Golü Fabri attı. Fabri camia tarafından çok sevilen ve başarılı bulunan bir kaleci. Ama yemişim böyle sevilmeyi de böyle başarıyı da. İlk büyük hatasını Lyon’da yaptı ve bence turu Beşiktaş’a kaybettiren isim Fabri’ydi. Dün gece de yaptığı hatayla belki de Beşiktaş’a şampiyonluğu kaybettirdi.

Aslında Beşiktaşlılar enseyi karartmasın.
Şampiyonluğu kaybettirdi lafı tabii ki çok doğru bir laf değil. Ama şurası bir gerçek ki Beşiktaş kazansaydı yüzde 95’lerin üzerinde şampiyondu.
Ama şimdi şampiyonluk şansı yüzde 70’lere indi.
Fabri’yi niye eleştiriyoruz? Amatör bir kalecinin yapacağı bir hatayı yaptı da onun için.
Fenerbahçe bitime saniyeler kala yüksek bir doldur-boşalt topu attı. Havadan gelen top Marcelo’nun kontrolündeydi ve Marcelo zıplayıp kafayla uzaklaştıracaktı ki Fabri gereksiz bir şekilde kaleyi boşalttı. ’Topu yumruklayım’ dedi, hem topa vuramadı hem de Marcelo’yu bozdu ve istem dışı Marcelo’nun kafasına çarpan top Beşiktaş kalesine girdi.
19
Bu seviyelerde yapılmaması gereken bir kaleci hatası. Üstelik Beşiktaş golü yediğinde sadece saniyeler vardı ve rakip 9 kişiydi. Bence bu gol tarihe geçecek.
Gelelim maça... İlk 15 dakika F.Bahçe iyi başladı. Önde bastı, sonra Beşiktaş dengeledi ve Quaresma Türkiye’deki en iyi maçlarından birini oynarken devrenin son dakikalarında Aboubakar’a müthiş bir gol attırdı. İkinci yarı futbol kalitesi sıfıra indi. Adeta bir kaos vardı.
Art arda kırmızı kartlar geldi. Oyun soğudu ve maçın fişi çekilecekken belki de Beşiktaş’ın fişi çekildi. Bugünden itibaren camia kenetlenmeli.
Kaybedilmiş önemli şeyler var ama şampiyonluğun hala en büyük favorisi Beşiktaş.
Hakem Fırat Aydınus’a kızamıyorum. Sarı kart standardını düşük tutayım dedi buna rağmen birçok sarı ve iki kırmızı çıktı. Bence ilk yarıda Babel’e yapılan hareket penaltıydı.
20 Güntekin Onay’ın Beşiktaş - Fenerbahçe maçı yorumu - Vatan
Güntekin Onay’ın Beşiktaş - Fenerbahçe maçı yorumu - Vatan

BEŞİKTAŞ’IN Atiba’sız bir orta alan kurgusu ile nasıl bir futbol oynayacağı merak konusuydu. Şenol Güneş’in Tolgay tercihi son derece isabetliydi çünkü defansif oynayan F.Bahçe karşısında anahtar topa sahip olmak idi. İlk 10 dakikanın ardından mutlak üstünlüğü ele geçiren siyah-beyazlılar, daha çok pas yapan topa sahip olan ve atak devamlılılğı ile oynayan taraf idi. Tolgay ve Oğuzhan son derece diri ve istekliydi. Ancak özellikle Talisca’nın durgun olması Beşiktaş’ın hücum üstünlüğünü skora dönüştürmesini engelledi.

ADVOCAAT’IN kendi sol kanadındaki Sow-İsmail tercihi; Gökhan Gönül ile Quaresma’nın işini kolaylaştırdı. Beşiktaş kendi sağ kanadından çok etkili olurken bu atakların sadece 1 tanesini gole çevirebildi. Beşiktaş, F.Bahçe’ye pozisyon vermedi ancak sarı-lacivertli ekibin bu oyunla tek gol şansı olan duran top imkanını çok tanıdı.
21
2. yarıda Advocaat sadece savunma yapabilen Neustadter’i çıkarıp Salih’i oyuna aldı. Hasan Ali’yi sola çekip, Ozan Tufan’ı sağ bekte başlattı. Biraz daha oynamayı düşündü. Ancak bu plan tutmadı.

BEŞİKTAŞ ise -skor ile bağlantılı olarak- ilk yarıdaki gibi önde baskı yapmak yerine daha fazla 2. bölgeyi kontrol etmek isteyen bir anlayışla oynadı. Yine de siyah-beyazlılar dağınık, pas yapamayan, hücuma çıkamayan rakibi karşısında çok daha üstün oynayan taraf idi.

22
QUARESMA ÇOK ETKİLİYDİ

BEŞİKTAŞ için maçtaki tek olumsuzluk 2. golü bulamaması oldu. Volkan ve Skrtel ile sadece direnmeye çalışan sarı-lacivertli ekip maçtaki tek pozisyonunu Emenike ile 80’de buldu.
BEŞİKTAŞ takımında herkes son derece istekli kararlı ve daha iyi yardımlaşırken günün en etkili ismi Quaresma oldu. Golü attırdı, Skrtel’i attırdı. Tolgay son derece enerjik, Oğuzhan ise akıllıydı. Kendi kalitesinin altında kalan bir Talisca izledik. Tosiç ve Atiba yokken de derbiyi fazlasıya hak eden, terk taraflı bir maç oynayan taraf Beşiktaş idi.

9 kişi kalan F.Bahçe son saniyede bir şans golüyle Fabri’nin ve Marcelo’nun ortakhatası ile beraberliği buldu. Beşiktaş farklı kazanması gereken bir maçı berabere bitirirerek eline gelen fırsatı değerlendiremedi.
23 Metin Tekin’in Beşiktaş - Fenerbahçe maçı yorumu - Sabah
Metin Tekin’in Beşiktaş - Fenerbahçe maçı yorumu - Sabah
Beşiktaş artık sadece 2 puanlık avantaja sahip ve ikili averaj da rakibinden yana... Yani artık kaybetme lüksü yok...

Beşiktaş için bu beraberlik ne ifade ediyor?

Artık sadece iki puan önde olduğu gerçeği ile baş başa kaldı Beşiktaş... Başakşehir ile puan farkının 1’e indiği an herkeste bir ’Acabalar’ doğal olarak başladı. Bunu ancak bir türlü çevirebilirdi Beşiktaş; o da Fenerbahçe galibiyeti ile... Ve bunu da başarıyorlardı az daha ama artık futbolun cilvesi diyelim uzatma dakikalarında galibiyeti kaçırdılar. Bundan sonra ligde kalan hafta sayısı 4 ve puan farkı da en yakın rakibi Başakşehir ile 2. Bu pencereden baktığımızda da Beşiktaş artık sadece 2 puanlık bir avantaja sahip ve ikili averaj da rakibinden yana... Yani artık kaybetme lüksü yok...
24
Sahadaki mücadeleyi nasıl yorumluyorsunuz?

Maç önü öngörümde güçlü olanla, planı olan iki tarafın maçı demiştim. Dün akşam güçlü olan, güçlü oyun kazanmaya çok yaklaştı. Zaman zaman bunun tersi de olabiliyor ve dün de oldu.. Maçın genelinde savunurken değil ama öne çıkma düşüncesinde istediğini yapamayan bir Fenerbahçe vardı sahada. Ama şampiyonluklar güçlü oynayanların varabildiği hedeflerdir. Doğru planlı bir oyunla maç kazanabilirsiniz ama şampiyonluk güçlü oynayanların ulaştığı hedeftir.
Oyuna baktığımızda ise Oğuzhan, Talisca ile Babel’i de beğendim ama en etkili ve istekli olanı Quaresma idi. Herkesin kafasında Atiba’sız Beşiktaş’ın ne yapacağı vardı. Tolgay-Oğuzhan ikilisi de kağıt üstünde defansif zaafları olabilir düşüncesini getiriyordu akıllara ama uygulamada topa sahip olarak bu anlamda bana göre hiç sorun yaşamadılar birkaç pozisyon dışında.
25
Advocaat’ın Hasan Ali-İsmail tercihleri için ne dersiniz?

Oyunun başlangıcına gelirsek ve Fenerbahçe ne yapabilirdi diye bakabilirsek kadro sürprizi iki bekti. Bundan verim aldı mı? Kesinlikle hayır. Çünkü Hasan Ali’yi sağ beke alarak iki kişinin yerini değiştiriyorsunuz. Sanki sağ bekte Ozan Tufan ile başlaması daha olumlu olurdu Fenerbahçe için. Bir de her ne olursa olsun bu planlı oyunda ben Emenike ile başlamanın daha doğru olaceğını düşünüyorum çok etkisiz Van Persie’nin yerine..
Oyun olarak ligin en güçlü iki takımı şimdi son 4 haftada kıran kırana bir şampiyonluk mücadelesi verecek: Beşiktaş ve Başakşehir.. Ve dediğimiz gibi Beşiktaş sadece iki puanlık bir avantaja sahip.
26 Cem Dizdar’ın Beşiktaş - Fenerbahçe maçı yorumu - Fanatik
Cem Dizdar’ın Beşiktaş - Fenerbahçe maçı yorumu - Fanatik
Fenerbahçe, Galatasaray maçındaki gibi bir buçuk pozisyondan gol çıkarmayı bekledi ama bulamadı. Adriano ile Lens’i kapatıp rakibini hiçliğe mahkum eden Beşiktaş onların yapamadığını kendine yaptı!

İki takım da esasen bilmediği, test etmediği bir oyunu oynamak için sahada. Top kapanı, pas yapanı olduğu kadar tempolu oyununu da borçlu olduğu Atiba’dan yoksun Beşiktaş’a karşı en güvendiği hat olan defansında ’ters ayaklı’ bir sağ bekle sahaya çıkan Fenerbahçe! Yine de bu zaafların su yüzüne vurduğu bir ilk yarı olmadı. Ne, Atiba oynasa muhtemelen orayı baskılayacak olan Fenerbahçe Tolgay’ı karantinaya alabildi ne de Babel Hasan Ali’yi gerektiği kadar zorladı. Zaten zorladığı tek pozisyonda da Hasan Ali ancak Babel’in önüne yatarak durumu kurtardı. Öne çıkan ise iki takımın diğer zaaflarıydı; stoper Atınç ile milli takım sol beki İsmail Köybaşı! Atınç özellikle yüksek toplarda sürekli yerini kaybederken İsmail ile eşleşen Quaresma karşısında aradığından daha fazlasını buldu. Biraz dikkatli biraz da paylaşımcı olsa devrenin tamamında doğru oynayan Beşiktaş birden fazla gol bulabilirdi. Devre boyunca sahayı enine kullanarak gücünü efektif harcayan Beşiktaş esasen görece yumuşak bir orta sahaya sahipti.
27
Salih oyuna çekti!

Ancak Advocaat’ın takımı bu bölgeyi zorlayamayınca onlarda topu istedikleri gibi kullanabildiler. İkinci devreye haklı olarak İsmail’i kenara alıp Hasan Ali’yi gerçek mevkiine gönderen Fenerbahçe, skor zorunluluğu nedeniyle yumuşama riskini göze alarak orta sahaya Salih’i dahil etti. Bu da güçlü etki yaratamamış olsa da Fenerbahçe’yi oyuna çekti. Elbette bunda Tolgay- Oğuzhan ikilisinin düşen gücünün de etkisi yok değildi. Tolgay sakatlanıp yerine Necip girince Beşiktaş ’Atibalı düzene’ de geri dönmüş oldu.

Son ana kadar

Şenol Güneş’in ofansif oyun kodlamasına sadık kalan Beşiktaş, son haftaların gözdesi Talisca’nın etkisizliğine rağmen oyunu son saniyeye kadar elinde tuttu ama fırsatları varken ikinci golü bulamadılar.
28
Onca beklentiyle kurulmuş Fenerbahçe kadrosunun kırık dökük birkaç pozisyon dışında rakibini zorlayamamış olmasında ise şaşırtıcı bir yan yoktu. Zaten çoğunlukla böyle oynuyorlar!Galatasaray maçındaki gibi bir buçuk pozisyondan gol çıkarmayı beklediler ama bulamadılar. Adriano ile Lens’i kapatıp rakibini hiçliğe mahkum eden Beşiktaş rakibinin yapamadığını kendine yaptı.

Ne kaza ne panik

Dokuz kişi kalmış rakibine orta yaptırıp bir de o ortaya kendileri kafa vurdu. Bu durumu açıklamak için ’kaza’ desek fazla hafif kaçar. ’Panik’ desek bu kez dokuz kişi kalmış rakibin durumu tuhaf kaçar. En iyisi şimdilik böylece bırakmak! Bundan böyle başta Şenol Güneş olmak üzere Beşiktaş yönetimini acil bir görev bekliyor; bu golün travmaya dönüşüp takımı şampiyonluktan edecek bir ruh haline yol açmasını önlemek...
29 Mert Aydın’ın Beşiktaş - Fenerbahçe maçı yorumu - Fotomaç
Mert Aydın’ın Beşiktaş - Fenerbahçe maçı yorumu - Fotomaç
Futbolun cilvesi

Futbol yerine itmeyi kakmayı ön plana çıkartırsak her derbiden sonra futbol da futbol diye yakınıp dururuz. Dün akşam tekmesi, çekmesi bol bir maç izledik. Böyle maçların bir kazananı olsa da futbolumuzun kazandığı bir şey yok. Gerginlik ve hakem eleştirisinin ilerisine geçemiyorsunuz.
Dün maçın ilk yarısının kararını Dick Advocaat verdi. İsmail tercihi, eski antrenman arkadaşı Quaresma için çok ama çok mutluluk vericiydi. 45 dakika boyunca Portekizli, İsmail ile kedinin fareyle oynadığı gibi oynadı. Advocaat, ona kemendi atmak üzereyken yani devre biterken İsmail’in arkasına sarkan Q7 golü hazırladı. Tabii o pozisyonda Aboubakar’a topu vurduran Kjaer- Skrtel ikilisi de yarıca sorgulanmalı.
30
Acayip bir gol yediler

Beşiktaş, ilk yarıda bu madeni sadece bir golle değerlendirebildi. Topu Fenerbahçe onlara bırakmıştı. Üstelik orta sahayı da kolay geçiyorlardı. Ama sezonun yıldızı Talisca, bu bölümde arkadaşlarına ayak uyduramadı.
İkinci yarıda Fenerbahçe, Ozan ve Salih ile oyundaydı. Ozan belki ideal sağ bek değil ama Hasan Ali yerine geçti en azından. Beşiktaş ideal oyunundan uzak olsa da oturmuş oyun planı sayesinde pozişyon üretti. Ama rakip 9 kişi kaldıktan sonra yedikleri acayip gol kırılganlıklarının göstergesiydi. Fenerbahçe belki de en ihtimali düşük anda Beşiktaş’ın şampiyonluk mücadelesine limon sıktı.

Fırat Aydınus çok tartışıldı. Bu maçta kartını göstermemeye çalıştı. Tehlikeli bir yol seçti. Bazıları tamam ama özellikle Tolgay ve Alper’in sahada kalmaları oyunun çirkinleşmesine neden oldu. Her türlü faul mübah hale geldi. Maçın sonunda gelen kırmızılar netti ama acaba maçın başında doğru kartlar çıksa bunlar yaşanır mıydı bilinmez.

Futbolarena anasayfasından devam...