Lyon 2 - 1 Beşiktaş yazar yorumları
FutbolArena - Temsilcimiz Beşiktaş dün akşam oynanan ve maç öncesinde büyük olayların yaşandığı gergin geçen 90 dakikadan 2-1’lik yenilgi ile ayrıldı. Spor yazarları karşılaşmayı köşelerinde değerlendirdi.
1 Mehmet Demirkol’un Lyon - Beşiktaş maç yorumu (Fanatik)

BEŞİKTAŞ’A YAKIŞMADI!
Gerçekten akılalmaz. Eşi bulunmaz adaletle hükmeden bir hakem. Hemen öne geçilen bir maç ve son 15 dakikadaki dağınıklık. Oyunun genel akışına hiç uymayan bir final
oldu. Bu, tecrübeli takıma yakışmadı. 2-1 kötü sonuç değil ama çok daha iyisi mümkündü.
Gerçekten akıalmaz. Eşi bulunmaz bir adaletle hükmeden bir hakem. Hemen öne geçilen bir maç. Her duran toptan rahatlıkla çıkan pozisyonlar. Her şey lehteyken son 15 dakikadaki dağınıklığı Türkiye saatiylegece yarısını geçmiş olmanın verdiği uyku hali dışında neye bağlayabiliriz bilmiyorum. Tosic’in arka arkaya yaptığı hatalar, Talisca’nın ona uymasıyla gelen gol ve sonrasında Fabri’nin bütün yıl boyunca zorlamalarının finaliyle gelen 2. gol. Oyunun genel akışına hiç uymayan bir final oldu. Bu, tecrübeli takıma da
yakışmadı.
Tartışmalı tercihler
Başa dönmek gerekirse... Açık konuşmalı. Eğer bu savunma tercihlerini Şenol Güneş değil, Tudor veya Advocaat yapsa daha maç başlamadan testereyi ele alırdım. Zira Mitrovic’in stoperliği Marcelo’yu (gördüğü sarı kart da bundan) bozuyor, Tosic’in sol bekliği ise hemen her şeyi. Ancak bu tartışmalı tercihleri
Güneş yapınca:
1- Mutlak bir bildiği vardır diye düşünüyorsunuz. Çünkü genelde böyle oluyor.
2- Tutmadığı anda 20. dakikada bu düzeni değiştireceğini biliyorsunuz, ki dün akşam da öyle oldu. Mitro’yu hemen defansif orta sahaya alıp alışıldık düzene döndü.
Gerçekten akılalmaz. Eşi bulunmaz adaletle hükmeden bir hakem. Hemen öne geçilen bir maç ve son 15 dakikadaki dağınıklık. Oyunun genel akışına hiç uymayan bir final
oldu. Bu, tecrübeli takıma yakışmadı. 2-1 kötü sonuç değil ama çok daha iyisi mümkündü.
Gerçekten akıalmaz. Eşi bulunmaz bir adaletle hükmeden bir hakem. Hemen öne geçilen bir maç. Her duran toptan rahatlıkla çıkan pozisyonlar. Her şey lehteyken son 15 dakikadaki dağınıklığı Türkiye saatiylegece yarısını geçmiş olmanın verdiği uyku hali dışında neye bağlayabiliriz bilmiyorum. Tosic’in arka arkaya yaptığı hatalar, Talisca’nın ona uymasıyla gelen gol ve sonrasında Fabri’nin bütün yıl boyunca zorlamalarının finaliyle gelen 2. gol. Oyunun genel akışına hiç uymayan bir final oldu. Bu, tecrübeli takıma da
yakışmadı.
Tartışmalı tercihler
Başa dönmek gerekirse... Açık konuşmalı. Eğer bu savunma tercihlerini Şenol Güneş değil, Tudor veya Advocaat yapsa daha maç başlamadan testereyi ele alırdım. Zira Mitrovic’in stoperliği Marcelo’yu (gördüğü sarı kart da bundan) bozuyor, Tosic’in sol bekliği ise hemen her şeyi. Ancak bu tartışmalı tercihleri
Güneş yapınca:
1- Mutlak bir bildiği vardır diye düşünüyorsunuz. Çünkü genelde böyle oluyor.
2- Tutmadığı anda 20. dakikada bu düzeni değiştireceğini biliyorsunuz, ki dün akşam da öyle oldu. Mitro’yu hemen defansif orta sahaya alıp alışıldık düzene döndü.
2

Talisca 10 numara değil
Lyon maça önde baskıyla, dönenleri toplamak, ceza sahasına yığılmak tercihiyle başladı. Ancak Fabri uzun vurduğunda Beşiktaş, topları aldı ve önde tuttu. Lyon’un baskısı kırılınca Beşiktaş kazandığı her duran toptan pozisyon çıkardı (Maç sonuna kadar). Kaçan mutlak iki pozisyondan sonra Talisca, Avrupa’daki 4. asistini Babel’e yaptı. Şunu
söylemem lazım; Talisca’nın bir forvet olduğunu. 10 numara olarak çok eksiğinin olduğunu düşünüyorum. Ama bir de 10 numara olsa kaç asist yapacak bilemiyorum. Çok değişik ve yer bulmanın çok zor olduğu bir oyuncu.
Oğuzhan oyundan çıkınca...
Güneş klasik savunmaya dönünce Mitro’dan kaynaklı arkaya kaçırmalar tamamen kesildi. Ancak hücuma çıkışlarda çok ciddi sorun çıktığını da söyleyelim. Cenk sağda, Babel solda. Oğuzhan’ın yeri biraz muğlak. Alan paylaşımı hücumda sorunlu oldu. Diğer taraftan 75’e kadar savunmada bir kez Lacazette’yi arkaya kaçırmak ve 2 duran top dışında çok fazla açık verilmedi. Oğuzhan oyundan çıktıktan sonra ise oyunu tamamen Lyon’a verdik. Ve arka arkaya korkunç hatalar yaptık. 2-1 kötü bir sonuç değil ama çok daha iyisi mümkündü.
Lyon maça önde baskıyla, dönenleri toplamak, ceza sahasına yığılmak tercihiyle başladı. Ancak Fabri uzun vurduğunda Beşiktaş, topları aldı ve önde tuttu. Lyon’un baskısı kırılınca Beşiktaş kazandığı her duran toptan pozisyon çıkardı (Maç sonuna kadar). Kaçan mutlak iki pozisyondan sonra Talisca, Avrupa’daki 4. asistini Babel’e yaptı. Şunu
söylemem lazım; Talisca’nın bir forvet olduğunu. 10 numara olarak çok eksiğinin olduğunu düşünüyorum. Ama bir de 10 numara olsa kaç asist yapacak bilemiyorum. Çok değişik ve yer bulmanın çok zor olduğu bir oyuncu.
Oğuzhan oyundan çıkınca...
Güneş klasik savunmaya dönünce Mitro’dan kaynaklı arkaya kaçırmalar tamamen kesildi. Ancak hücuma çıkışlarda çok ciddi sorun çıktığını da söyleyelim. Cenk sağda, Babel solda. Oğuzhan’ın yeri biraz muğlak. Alan paylaşımı hücumda sorunlu oldu. Diğer taraftan 75’e kadar savunmada bir kez Lacazette’yi arkaya kaçırmak ve 2 duran top dışında çok fazla açık verilmedi. Oğuzhan oyundan çıktıktan sonra ise oyunu tamamen Lyon’a verdik. Ve arka arkaya korkunç hatalar yaptık. 2-1 kötü bir sonuç değil ama çok daha iyisi mümkündü.
3 Ali Ece’nin Lyon - Beşiktaş maç yorumu (Hürriyet)

80 DAKİKA ŞAHANE 10 DAKİKA TIMARHANE
MAÇ öncesi yaşananlarda yüzde 100 hatalı olan, bilet-tribün organizasyonunu yapamayanlar. ’Yüksek riskli’ olarak ilan edilen hangi maçta bir kale arkası tribününün alt kısmına ev sahibi, üst kısmına deplasman taraftarı alınır? Tribün kültüründen bihaber olmanın dik alası!
Olaylardan geciken maç tam da Lyon’un tüm çelişkisini yansıtarak başladı...
Şampiyonlar Ligi grup aşamasında Real Madrid ve Bayern’den sonra maç başına ortalama en çok şut atan takım olan Lyon yine sürekli içeri kat eden en öndeki 4’lüsüyle baskılı başladı. Savunmada ise Fransa Ligue 1’de puan olarak ilk 3’ün çok gerisinde kalmalarına neden olan yerleşim hatalarından ilkini yaptıklarında Talisca cezayı kesti, Babel klasını konuşturdu. Talisca sadece harika şut atmaktan ibaret bir oyuncu değil. Brezilyalı yeteneğin ofansif oyun vizyonu da çok geniş. Talisca, Babel’i ne kadar ustaca gördüyse Babel de kaleci Lopes’in nereye atlayıp nereyi boş bıraktığını o kadar ustaca gördü.
MAÇ öncesi yaşananlarda yüzde 100 hatalı olan, bilet-tribün organizasyonunu yapamayanlar. ’Yüksek riskli’ olarak ilan edilen hangi maçta bir kale arkası tribününün alt kısmına ev sahibi, üst kısmına deplasman taraftarı alınır? Tribün kültüründen bihaber olmanın dik alası!
Olaylardan geciken maç tam da Lyon’un tüm çelişkisini yansıtarak başladı...
Şampiyonlar Ligi grup aşamasında Real Madrid ve Bayern’den sonra maç başına ortalama en çok şut atan takım olan Lyon yine sürekli içeri kat eden en öndeki 4’lüsüyle baskılı başladı. Savunmada ise Fransa Ligue 1’de puan olarak ilk 3’ün çok gerisinde kalmalarına neden olan yerleşim hatalarından ilkini yaptıklarında Talisca cezayı kesti, Babel klasını konuşturdu. Talisca sadece harika şut atmaktan ibaret bir oyuncu değil. Brezilyalı yeteneğin ofansif oyun vizyonu da çok geniş. Talisca, Babel’i ne kadar ustaca gördüyse Babel de kaleci Lopes’in nereye atlayıp nereyi boş bıraktığını o kadar ustaca gördü.
4

iLK YARI KİLİTLEDİ
Beşiktaş golü atar atmaz Lyon yine 4’ü de komple forvet olan driplingci-şutör-pasör hücumcularıyla baskı kurmaya çalıştı. Önce Marcelo’nun kritik hamleleri sonra da Atiba-Oğuzhan liderliğinde Beşiktaş’ın tempoyu kendi lehine ayarlamaya başlamasıyla ilk yarım saati Beşiktaş 1-0 önde geçti. İlk yarının son 15’inde Şenol Güneş’ten gelen 4-Mitroviç-4-Babel hamlesi ise Lyon’u tamamen kilitledi. Ligue 1’in maç başına PSG ve Monaco’dan bile çok şut atan takımı Lyon ilk 45’i tek bir isabetli şutla tamamlayabildi.
2. yarıda 80’e kadar Güneş’in hamlelerinin yüzde 90’ı ve Beşiktaş’ın saha içindeki teknik direktör-futbolcusu Atiba’nın tempo ayarları skorun Beşiktaş lehine devam etmesini sağladı. Ancak bu Lyon, Roma ve PSG’ye bile 3 ayrı maçta duran toptan gol atmış bir takım.
Böyle takıma bu kadar duran top fırsatı verirsen önce golü yersin sonra da demoralize olup saçmasapan hatayla 2.yi yersin! Bu son 10 dakikadaki tımarhane futbolu Fransa ve Türkiye ligleri arasındaki fizik ve tempo farkının da sonucu. Bir de Oğuzhan’ın oyundan çıkmasının da sonucu gibi.
Beşiktaş golü atar atmaz Lyon yine 4’ü de komple forvet olan driplingci-şutör-pasör hücumcularıyla baskı kurmaya çalıştı. Önce Marcelo’nun kritik hamleleri sonra da Atiba-Oğuzhan liderliğinde Beşiktaş’ın tempoyu kendi lehine ayarlamaya başlamasıyla ilk yarım saati Beşiktaş 1-0 önde geçti. İlk yarının son 15’inde Şenol Güneş’ten gelen 4-Mitroviç-4-Babel hamlesi ise Lyon’u tamamen kilitledi. Ligue 1’in maç başına PSG ve Monaco’dan bile çok şut atan takımı Lyon ilk 45’i tek bir isabetli şutla tamamlayabildi.
2. yarıda 80’e kadar Güneş’in hamlelerinin yüzde 90’ı ve Beşiktaş’ın saha içindeki teknik direktör-futbolcusu Atiba’nın tempo ayarları skorun Beşiktaş lehine devam etmesini sağladı. Ancak bu Lyon, Roma ve PSG’ye bile 3 ayrı maçta duran toptan gol atmış bir takım.
Böyle takıma bu kadar duran top fırsatı verirsen önce golü yersin sonra da demoralize olup saçmasapan hatayla 2.yi yersin! Bu son 10 dakikadaki tımarhane futbolu Fransa ve Türkiye ligleri arasındaki fizik ve tempo farkının da sonucu. Bir de Oğuzhan’ın oyundan çıkmasının da sonucu gibi.
5 Ahmet Çakar’ın Lyon - Beşiktaş maç yorumu (Sabah)

KABUL ETMİYORUM!
Beşiktaş’ın tur şansı yüzde 50 civarında ama yenen ikinci gol kabul edilmesi, hazmedilmesi, kolay olmayan bir gol
İnanılır gibi değil... 75 dakika her yönüyle mükemmel oynayan, pozisyon bulan, çok iyi kapanan, hiç hata yapmayan Beşiktaş, son 15 dakikada maçı verdi... Kabul edemiyorum! İlk devreye bakıyoruz, maçın mutlak hakimi Beşiktaş... Lyon iyi bir takım ama sahada tel tel dökülüyor. Beşiktaş pozisyonlar buluyor, derken Talisca ile Babel’in önceden çalışılmış, bir serbest vuruş uygulamasında Beşiktaş’ın golü geliyor. Rakibin etkili silahları, Valbuena olsun, Fekir olsun, Lacazette olsun, kafayı kaldıramadılar. Marcelo, defansta tam bir maestro gibiydi.
İkinci yarıya bakıyoruz, oyun yine rölantide. Lyon gelmeye çalışıyor, gelemiyor. Adriano, hem defansif hem de ofansif çok başarılı. Ama dakikalar 70’i gösterdikten sonra Beşiktaş’tan tuhaf sinyaller gelmeye başladı. Önce Marcelo kaptırdı, Lacazette karşı karşıya kaçırdı. Bitime 10-15 dakika kala Lacazette’in kaçırdığına benzer bir gol daha kaçtı. Son 15 dakikada "Beşiktaş’ı Allah korudu" diyorduk ki, bitime 10 dakika kala olmayacak bir top gol oldu.
Beşiktaş’ın tur şansı yüzde 50 civarında ama yenen ikinci gol kabul edilmesi, hazmedilmesi, kolay olmayan bir gol
İnanılır gibi değil... 75 dakika her yönüyle mükemmel oynayan, pozisyon bulan, çok iyi kapanan, hiç hata yapmayan Beşiktaş, son 15 dakikada maçı verdi... Kabul edemiyorum! İlk devreye bakıyoruz, maçın mutlak hakimi Beşiktaş... Lyon iyi bir takım ama sahada tel tel dökülüyor. Beşiktaş pozisyonlar buluyor, derken Talisca ile Babel’in önceden çalışılmış, bir serbest vuruş uygulamasında Beşiktaş’ın golü geliyor. Rakibin etkili silahları, Valbuena olsun, Fekir olsun, Lacazette olsun, kafayı kaldıramadılar. Marcelo, defansta tam bir maestro gibiydi.
İkinci yarıya bakıyoruz, oyun yine rölantide. Lyon gelmeye çalışıyor, gelemiyor. Adriano, hem defansif hem de ofansif çok başarılı. Ama dakikalar 70’i gösterdikten sonra Beşiktaş’tan tuhaf sinyaller gelmeye başladı. Önce Marcelo kaptırdı, Lacazette karşı karşıya kaçırdı. Bitime 10-15 dakika kala Lacazette’in kaçırdığına benzer bir gol daha kaçtı. Son 15 dakikada "Beşiktaş’ı Allah korudu" diyorduk ki, bitime 10 dakika kala olmayacak bir top gol oldu.
6

Kenardan kullanılan bir frikikle top gitti- geldi, boşta kaldı, Lyon, Tolisso ile beraberliği yakaladı. "En kötü berabere biter" diyorduk ki sahneye Fabri çıktı. Sahalarda ender rastlanan bir golü Lyon’a hediye etti. Bir geri pasında topa vurup, uzaklaştırıp ya da taca atacağına üstelik üç Lyonlu kendisine baskı uygularken, topla debelendi, herhalde ne yaptığını kendisi de bilmiyordu. Morel topu kaptı ve boş kaleye attı. İddia ediyorum bu gole Lyon bile inanmamıştır. 40 yıldır futbolun içindeyim, toplasanız böyle bir golü birkaç kere gördüm. Fabri, niye böyle yaptı, ne yapmak istedi hiç anlayamadım.
Sonuçta; maç Beşiktaş’ın galibiyetiyle bitebilirdi ama son 15 dakika o kahreden son 15 dakika belki de turu götürdü. Beşiktaş galibiyetle dönseydi turun yüzde 80 sahibiydi. Ama şimdi belki de Beşiktaş’ın tur şansı yüzde 50’ler civarında. Ama acı olan şu; yenen ikinci gol kabul edilmesi, hazmedilmesi, kolay olmayan bir gol.
Üstelik Çarşı grubunun bir elemanı gibi maç yöneten İspanyol hakemi de bir daha bulmak kolay değil.
Sonuçta; maç Beşiktaş’ın galibiyetiyle bitebilirdi ama son 15 dakika o kahreden son 15 dakika belki de turu götürdü. Beşiktaş galibiyetle dönseydi turun yüzde 80 sahibiydi. Ama şimdi belki de Beşiktaş’ın tur şansı yüzde 50’ler civarında. Ama acı olan şu; yenen ikinci gol kabul edilmesi, hazmedilmesi, kolay olmayan bir gol.
Üstelik Çarşı grubunun bir elemanı gibi maç yöneten İspanyol hakemi de bir daha bulmak kolay değil.
7 Metin Tekin’in Lyon - Beşiktaş maç yorumu (Sabah)

TAM KAZANDIR DERKEN!
Tam kazandık derken nasıl kaybettik?
Burada iki faktör etkili oldu. İkinci devredeki baskı, Lyon’un ilk yarıdan farklı olarak oyunu ele alışı ve maalesef ikinci goldeki Fabri hatası. İki kere topu uzaklaştırma şansı varken ve oyunun ruhu tam savunma anlayışını gösterirken, topa sahip olarak oyuna sokma isteği çok pahalıya mal oldu Beşiktaş’a. Yalnız şu bir gerçek ki; ikinci yarıda çok farklı bir Lyon oyunu vardı. Ha burada bizim de topla savunmadan çıkamayışımız, topu önde tutamamamız Lyon’un atak devamlılığını ve bununla beraber yoğun baskısını getirdi.
Her şeye rağmen direkten dönen toplarla birlikte savunma direncimiz ayakta kalabilseydi, ikinci yarı sadece savunarak bile 1-0 bitirebilirdik maçı bu hatalar olmasa.
Tam kazandık derken nasıl kaybettik?
Burada iki faktör etkili oldu. İkinci devredeki baskı, Lyon’un ilk yarıdan farklı olarak oyunu ele alışı ve maalesef ikinci goldeki Fabri hatası. İki kere topu uzaklaştırma şansı varken ve oyunun ruhu tam savunma anlayışını gösterirken, topa sahip olarak oyuna sokma isteği çok pahalıya mal oldu Beşiktaş’a. Yalnız şu bir gerçek ki; ikinci yarıda çok farklı bir Lyon oyunu vardı. Ha burada bizim de topla savunmadan çıkamayışımız, topu önde tutamamamız Lyon’un atak devamlılığını ve bununla beraber yoğun baskısını getirdi.
Her şeye rağmen direkten dönen toplarla birlikte savunma direncimiz ayakta kalabilseydi, ikinci yarı sadece savunarak bile 1-0 bitirebilirdik maçı bu hatalar olmasa.
8

Quaresma ve Aboubakar’ın olmaması Güneş’in hamle şansını azalttı mı?
Özellikle Quaresma’nın olmayışı ki oyun planını gördükten sonra bunu çok daha rahat söylüyoruz, çok gerekli değildi.
Tamamen deplasman mantığında oynadığımız oyunda ’Quaresma eksikti’ diyemeyiz. Galibiyet veya beraberlikle İstanbul’a dönebilseydik başka şeyler konuşacaktık ama artık şimdi en azından 1-0 kazanmak zorundayız. İşte bu İstanbul’daki oyunu ve oyun anlayışını çok daha farklı yerlere çekecek mi yoksa yine kontrollü oyunun devamında mı arayacağız skoru? Bu çok belirleyici olacak .
Marcelo’nun cezası rövanşta Beşiktaş’ı etkiler mi?
Özellikle rövanşta Marcelo’suz oynamak yani defansın denge oyuncusundan yoksun oynamak çok zor olacak. Ve Lyon’u anlatırken, en önemli özelliğinin hücumdaki etkinliği olduğunu düşünürsek, bu eksiklik umarım büyük bir zaaf yaratmaz.
Ama alternatiflerinin de Marcelo’nun yerini tutacağını söylemek çok zor. İlk yarıda olduğu gibi bu zaafı birlikte savunarak kapatabiliriz. Ve tabii ilk maçta, yokluğunu çok da hissetmedik dediğimiz Quaresma’nın ikinci maçta belki de en büyük kozumuz olacağı ve ona çok ihtiyacımız olacağıdır. Ama Marcelo’ya tutarken, Aboubakar’a da giderken çok ihtiyacı olacaktır Beşiktaş’ın...
Özellikle rövanşta Marcelo’suz oynamak yani defansın denge oyuncusundan yoksun oynamak çok zor olacak.
Özellikle Quaresma’nın olmayışı ki oyun planını gördükten sonra bunu çok daha rahat söylüyoruz, çok gerekli değildi.
Tamamen deplasman mantığında oynadığımız oyunda ’Quaresma eksikti’ diyemeyiz. Galibiyet veya beraberlikle İstanbul’a dönebilseydik başka şeyler konuşacaktık ama artık şimdi en azından 1-0 kazanmak zorundayız. İşte bu İstanbul’daki oyunu ve oyun anlayışını çok daha farklı yerlere çekecek mi yoksa yine kontrollü oyunun devamında mı arayacağız skoru? Bu çok belirleyici olacak .
Marcelo’nun cezası rövanşta Beşiktaş’ı etkiler mi?
Özellikle rövanşta Marcelo’suz oynamak yani defansın denge oyuncusundan yoksun oynamak çok zor olacak. Ve Lyon’u anlatırken, en önemli özelliğinin hücumdaki etkinliği olduğunu düşünürsek, bu eksiklik umarım büyük bir zaaf yaratmaz.
Ama alternatiflerinin de Marcelo’nun yerini tutacağını söylemek çok zor. İlk yarıda olduğu gibi bu zaafı birlikte savunarak kapatabiliriz. Ve tabii ilk maçta, yokluğunu çok da hissetmedik dediğimiz Quaresma’nın ikinci maçta belki de en büyük kozumuz olacağı ve ona çok ihtiyacımız olacağıdır. Ama Marcelo’ya tutarken, Aboubakar’a da giderken çok ihtiyacı olacaktır Beşiktaş’ın...
Özellikle rövanşta Marcelo’suz oynamak yani defansın denge oyuncusundan yoksun oynamak çok zor olacak.
9 Güntekin Onay’ın Lyon - Beşiktaş maç yorumu (Vatan)

ENSEYİ KARATMAMAK LAZIM!
BEŞİKTAŞ, son derece güvenli ve olgun bir oyunla başladı maça. Şenol Güneş, takımının oyun gücünün nereden geldiğini biliyor ve orta alanda Atiba-Oğuzhan-Talisca üçgenini bozmadı. Savunmayı düşünen bir kurgu ile sahaya çıkmadı. Quaresma’nın yokluğunda Adriano’yu sol önde kullandığı için Tosiç’i stoperden alıp sol bekte oynattı. Ancak bu kez de Mitroviç-Marcelo ikilisi iyi bir uyum yakalayamadı ve aksadı. Şenol Güneş ise Tosiç’i stopere; Adirano’yu sol beke çekerek ideal savunma 4’lüsüne döndü ve savunmadaki sorunları çok çabuk tamir etti.
HÜCUMDA ise ilk 25-30 dakika iyi pas yaptık. Talisca’nın harika pasıyla Babel golle buluştuktan sonra duran toplardan Marcelo ile 2 kez daha gole yaklaştık. Ancak devrenin sonlarına doğru özellikle de Cenk yorulduktan sonra hiç top tutamamaya başladık.
BEŞİKTAŞ, son derece güvenli ve olgun bir oyunla başladı maça. Şenol Güneş, takımının oyun gücünün nereden geldiğini biliyor ve orta alanda Atiba-Oğuzhan-Talisca üçgenini bozmadı. Savunmayı düşünen bir kurgu ile sahaya çıkmadı. Quaresma’nın yokluğunda Adriano’yu sol önde kullandığı için Tosiç’i stoperden alıp sol bekte oynattı. Ancak bu kez de Mitroviç-Marcelo ikilisi iyi bir uyum yakalayamadı ve aksadı. Şenol Güneş ise Tosiç’i stopere; Adirano’yu sol beke çekerek ideal savunma 4’lüsüne döndü ve savunmadaki sorunları çok çabuk tamir etti.
HÜCUMDA ise ilk 25-30 dakika iyi pas yaptık. Talisca’nın harika pasıyla Babel golle buluştuktan sonra duran toplardan Marcelo ile 2 kez daha gole yaklaştık. Ancak devrenin sonlarına doğru özellikle de Cenk yorulduktan sonra hiç top tutamamaya başladık.
10

2. yarıda ise ilginçtir Şenol hoca içeriye 1-0 giren takımı bozmadı ve savunmanın önünde Mitroviç’le devam etti. Ancak bu karar ilk yarının son bölümünde olduğu gibi pas yapmamızı engelledi. Babel dışında topu hiç rakip yarı alana taşıyamadık ve baskı yedik. 60 dakika mükemmel oynayan Oğuzhan da yorulunca orta alanda top kayıplarımız arttı. Ancak Lyon, Fekir ve Lacazette ile girdiği net pozisyonlardan sonuç alamadı.
LYON kırılgan bir takım ve işler oyunda iyi gitmediği zaman baskıyı kaldıramıyor. Ayrıca stoper kalitesi de çok düşük. Bu takıma İstanbul’da da gol atarız ancak Marcelo’nun cezalı olması savunmada işimizi güçleştirebilir.
AH FABRİ AHH
ADRIANO ve Babel maç boyunca çok iyi oynadılar. Tosiç tek bir hatası dışında savunmada iyi ayakta kaldı. Gökhan Gönül çok efor sarfetti. Talisca ilk yarı, Oğuzhan ise 60 dakika kaliteli işlere imza attılar. Marcelo ve Atiba bile baskı yediğimiz dakikalarda çok bocaladı. Kabul etmek gerekir ki özellikle 2. yarıda şans bizden yanaydı ancak zorluk düzeyi böylesine yüksek bir deplasman maçında acı çekmeden de istediğinizi alamazsınız. Beşiktaş buna çok yaklaşmıştı fakat Talisca’dan seken bir pozisyon ile gelen basit bir ilk gol ve ardından Fabri’nin inanılmaz hatası ile gelen 2. gol bizleri kahretti. 2. yarıdaki kötü oyuna rağmen maçı 1-0 veya en kötü 1-1 bitirebilirdik. Rövanş için bu skor kötü değil ama çok daha fazlası da olabilirdi.
Tecrübeli İspanyol hakem Lahoz çok iyi bir yönetim gösterdi.
LYON kırılgan bir takım ve işler oyunda iyi gitmediği zaman baskıyı kaldıramıyor. Ayrıca stoper kalitesi de çok düşük. Bu takıma İstanbul’da da gol atarız ancak Marcelo’nun cezalı olması savunmada işimizi güçleştirebilir.
AH FABRİ AHH
ADRIANO ve Babel maç boyunca çok iyi oynadılar. Tosiç tek bir hatası dışında savunmada iyi ayakta kaldı. Gökhan Gönül çok efor sarfetti. Talisca ilk yarı, Oğuzhan ise 60 dakika kaliteli işlere imza attılar. Marcelo ve Atiba bile baskı yediğimiz dakikalarda çok bocaladı. Kabul etmek gerekir ki özellikle 2. yarıda şans bizden yanaydı ancak zorluk düzeyi böylesine yüksek bir deplasman maçında acı çekmeden de istediğinizi alamazsınız. Beşiktaş buna çok yaklaşmıştı fakat Talisca’dan seken bir pozisyon ile gelen basit bir ilk gol ve ardından Fabri’nin inanılmaz hatası ile gelen 2. gol bizleri kahretti. 2. yarıdaki kötü oyuna rağmen maçı 1-0 veya en kötü 1-1 bitirebilirdik. Rövanş için bu skor kötü değil ama çok daha fazlası da olabilirdi.
Tecrübeli İspanyol hakem Lahoz çok iyi bir yönetim gösterdi.
11 Kemal Belgin’in Lyon - Beşiktaş maç yorumu (Türkiye)

TURU KAÇIRDIK MI?
İkinci yarıda Beşiktaş sahada yoktu. Şenol Hoca da müdahalelerde hem geç kaldı, hem de yanlış isimleri tercih etti. Galibiyet çöpe gitti
Beşiktaş’ın bu turda torbadan Lyon’u çekişi sanırım Şenol Hoca’yı da, Beşiktaşlıları da bu kupada ikinci şampiyonluk umut eden bütün futbol meraklılarımızı da huzursuz etmişti. Çünkü Lyon, özellikle oyun alanı dikine boşaldığında çabuk ve atletik kabiliyeti olan oyuncularıyla sonuca gidebilen bir takımdı. Beşiktaş’ın artık ezberlenen on birinden de iki tane önemli adam Aboubakar ve Queresma’nın da eksilişi tedirginliği sanki artırmıştı.
Beşiktaş’ın bu oyunda yukarıda bahsettiğim Lyon özelliğine karşılık oyunun rakip tarafından enine oynanmasına yatırım yapmak bu mecburiyet karşısında kapılabilecek toplarla da bulunabilirse önemli bir deplasman pozisyonu bulabilmek olmalıydı planı.
İkinci yarıda Beşiktaş sahada yoktu. Şenol Hoca da müdahalelerde hem geç kaldı, hem de yanlış isimleri tercih etti. Galibiyet çöpe gitti
Beşiktaş’ın bu turda torbadan Lyon’u çekişi sanırım Şenol Hoca’yı da, Beşiktaşlıları da bu kupada ikinci şampiyonluk umut eden bütün futbol meraklılarımızı da huzursuz etmişti. Çünkü Lyon, özellikle oyun alanı dikine boşaldığında çabuk ve atletik kabiliyeti olan oyuncularıyla sonuca gidebilen bir takımdı. Beşiktaş’ın artık ezberlenen on birinden de iki tane önemli adam Aboubakar ve Queresma’nın da eksilişi tedirginliği sanki artırmıştı.
Beşiktaş’ın bu oyunda yukarıda bahsettiğim Lyon özelliğine karşılık oyunun rakip tarafından enine oynanmasına yatırım yapmak bu mecburiyet karşısında kapılabilecek toplarla da bulunabilirse önemli bir deplasman pozisyonu bulabilmek olmalıydı planı.
12

Ancak Adriano’nun zorunlu olarak öne doğru oynatılması, dolayısıyla Tosic’in kenara aynı sebepten çıkışı bir 10 dakika desek Beşiktaş’ı maçın başlarında rakibin istediği atakları sunmasına sebep oldu. Sonra, Adriano’nun yerine, Tosic’in de Marcelo’nun yanına geçişi neredeyse Beşiktaş’ın dörtlü savunmayı göbekte destek stoperle oynamasına yol açtı. Atiba daha çok öne çıkan eleman rolüne soyunur oldu. Talisca’nın Babel’e attırdığı golden sonra oyundan yorularak silinmesi, neredeyse 10 kişi kalmasına sebep oldu. Cenk’in de kenardan az destek almasıyla ikinci yarının tamamına yakınında Lyon oynadı, Beşiktaş savunmaya çalıştı.
Necip’in oyuna girişinde Şenol Hoca Mitrovic’i değil, Cenk’i veya Talisca’yı oyundan çıkarmalıydı.
Lyon direklere toslayarak, kale ağzında ıskalar sallayarak hem beceriksizlik hem de şanssızlıkla tabelasını zenginliğe ulaştıramadı derken bir haller oldu Beşiktaş’a. 83’üncü dakikada duran toptan yenen gol açık ve net iki takım arasındaki fiziksel direnişin sonucuydu. Ama ikinci gol, Fabri’ye kucak açıp Tolga’yı protesto eden Beşiktaş seyircisine de ders oldu. Yazık! Bence tur gitti.
MAÇIN ADAMI
Hakem Lahoz
Ev sahibi tantanasına kulak asmadan maç yönetti
Necip’in oyuna girişinde Şenol Hoca Mitrovic’i değil, Cenk’i veya Talisca’yı oyundan çıkarmalıydı.
Lyon direklere toslayarak, kale ağzında ıskalar sallayarak hem beceriksizlik hem de şanssızlıkla tabelasını zenginliğe ulaştıramadı derken bir haller oldu Beşiktaş’a. 83’üncü dakikada duran toptan yenen gol açık ve net iki takım arasındaki fiziksel direnişin sonucuydu. Ama ikinci gol, Fabri’ye kucak açıp Tolga’yı protesto eden Beşiktaş seyircisine de ders oldu. Yazık! Bence tur gitti.
MAÇIN ADAMI
Hakem Lahoz
Ev sahibi tantanasına kulak asmadan maç yönetti
13 Fatih Doğan’ın Lyon - Beşiktaş maç yorumu (Sabah)

Lyon’un holiganları, tepelerinde iki ses bombası patlayınca racon kesip, Türklere saldırdılar.. Güvenlik yetersiz kalınca Lyonlular sahayı işgal etti. Siyah tişörtlü 200 kadar holigan az kalsın bir çuval inciri berbat edecekti. UEFA inisiyatif aldı, ateşle baruta dönüşmeden tribünleri sahaya birlikte çıkardığı ve çemberin ortasında kucaklaşan oyuncularla ırkçılığa darbe vurdu. Maçın hakemi de UEFA delegasyonu kadar cesurdu. Adil yönetimiyle muhteşeme yakın bir performans gösterdi. Beşiktaş zor geçmesi beklenen deplasmanda yeni bir destan yazabilirdi.
14

Güneş sağda Gökhan, solda Adriano dörtlüsünü bozmadan Mitrovic’i bu ekibin içinde konuşlandırdı. Görevi Fekir ve onun Lacazette ile bağını kesmekti; başardı. Babel’in golüyle 83 dakika Beşiktaş’ın stratejisi tuttu. Mitrovic- Necip değişikliği verimsiz oldu. Biri küçük, biri Fabri’nin büyük hatasıyla geri sayıma girilmişken 3 dakikada zafer ters yüz oldu. 2. yarı Jallet ve Cornet değişlikleri yapılırken gözler Aboubakar’ı aradı. 1-0 öndeyken 2-1 geriye düşmek kötü sonuç ama 2-1 telafi edilebilir iyi bir sonuç..
15 Ertem Şener’in Lyon - Beşiktaş maç yorumu (Fotomaç)

’Fabri’ka hatası
Oysa her şey o kardar güzel başlamıştı ki. Öyle derdi ustalarımız yıllar önce anlattığı maçlarda.
Dün gece ilk düdükle birlikte tam 70 dakika Beşiktaş mükemmel bir futbol oynadı. Peki ya 74 saniye? 74 saniyede iki gol birden yenir mi? Beşiktaş yine tarihe geçti. ’Fabri’kasyon hatası bir gol bütün gecenin neşesini aldı götürdü.
Halbuki 83. dakikaya kadar ne hayellerimiz vardı? Fransızların çirkin oyunlarını bile görmezden gelmiştik. El oyunlarını bırakıp ayak oyunlarına bakmıştık. Fransız holiganların demir sopalarla saldırışını bile unutmuştuk. Talisca’yı Hagi yapıp G.Saray’ın UEFA Kupası’nı Beşiktaş’a yakıştırmıştık.
Ama dedik ya ’Fabri’kasyon hatası ve öncesinde 70. dakikadan itibaren Beşiktaş’ın geriye yaslanması, tribünlerin rehavete girmesi umutlarımızı köreltti.
74 saniyede herşeyimizi kaybetmesek de işimizi zora soktuk. Hakem yorumcusu değilim ama İspanyol hakem tüm prokovasyonlara rağmen Beşiktaş’ı ezdirmedi.
Beşiktaş’ı ezen ’Fabri’kasyon hataları oldu! Cenk sahada gezdi durdu. Mitrovic kötünün ötesindeydi. Marcelo tek başına iki kişilik stoper gibi oynadı. Gökhan Gönül gönülden yüreği ile mücadele etti.
.
Oysa her şey o kardar güzel başlamıştı ki. Öyle derdi ustalarımız yıllar önce anlattığı maçlarda.
Dün gece ilk düdükle birlikte tam 70 dakika Beşiktaş mükemmel bir futbol oynadı. Peki ya 74 saniye? 74 saniyede iki gol birden yenir mi? Beşiktaş yine tarihe geçti. ’Fabri’kasyon hatası bir gol bütün gecenin neşesini aldı götürdü.
Halbuki 83. dakikaya kadar ne hayellerimiz vardı? Fransızların çirkin oyunlarını bile görmezden gelmiştik. El oyunlarını bırakıp ayak oyunlarına bakmıştık. Fransız holiganların demir sopalarla saldırışını bile unutmuştuk. Talisca’yı Hagi yapıp G.Saray’ın UEFA Kupası’nı Beşiktaş’a yakıştırmıştık.
Ama dedik ya ’Fabri’kasyon hatası ve öncesinde 70. dakikadan itibaren Beşiktaş’ın geriye yaslanması, tribünlerin rehavete girmesi umutlarımızı köreltti.
74 saniyede herşeyimizi kaybetmesek de işimizi zora soktuk. Hakem yorumcusu değilim ama İspanyol hakem tüm prokovasyonlara rağmen Beşiktaş’ı ezdirmedi.
Beşiktaş’ı ezen ’Fabri’kasyon hataları oldu! Cenk sahada gezdi durdu. Mitrovic kötünün ötesindeydi. Marcelo tek başına iki kişilik stoper gibi oynadı. Gökhan Gönül gönülden yüreği ile mücadele etti.
.
16

Her oyunu yapacaklar
Beşiktaş’ın fabrika ayarlarında Şenol Hoca muhakkak oynama yapmalıdır.
Tolgay’ı bu yüzden hep beraber kenara itmiştik çünkü o da Fabri gibi turu kendi elleriyle vermişti. Rövanş Fabri’nin son şansı. Tur giderse, kale de gider.
Son olarak içimizdeki Fransızlara seslenmek istiyorum. Türk görünümlü Fransızlara! Türk pasaportu taşıyan yeri geldiğinde en büyük Türk benim diye bağıran sözde vatandaşlara. 5-6 Fransız tribünde çocuk çoluk demeden demir sopalarla vatandaşlarımıza saldırıyor.
Bayrağımız çalınıyor. Bayrağımız yakılıyor.
Polis dışarda stat çevresinde Türk taraftarları dövüyor. İçimizdeki Fransızlar, Fransa lehine "Oley" çekiyor.
At izini it izine karıştırdılar. Her zaman söylerim; söz konusu Türkiye ise Beşiktaş’ı da Galatasaray’ı da Fener’i de Trabzon’u da teferrühattır!
Sayın Servet Yardımcı, Beşiktaş’a yardım et. Beşiktaş’ın haklarını koru, Fransızların tuzağına düşme.
Lyon’un ikinci golünde sahaya giren Lyon taraftarlarını da gördük, tribünde dayak yiyen Türk çocuklarını da... UEFA’nın içindeki dinamikler ve Fransızlar rövanş için Beşiktaş’a her türlü oyunu yapacaklar! Beşiktaş’ı UEFA’ya yedirme.
İstanbul’u Şenol Güneş’e ve muhteşem Beşiktaş taraftarına bırak.
Bu tur bizim olacak..
Beşiktaş’ın fabrika ayarlarında Şenol Hoca muhakkak oynama yapmalıdır.
Tolgay’ı bu yüzden hep beraber kenara itmiştik çünkü o da Fabri gibi turu kendi elleriyle vermişti. Rövanş Fabri’nin son şansı. Tur giderse, kale de gider.
Son olarak içimizdeki Fransızlara seslenmek istiyorum. Türk görünümlü Fransızlara! Türk pasaportu taşıyan yeri geldiğinde en büyük Türk benim diye bağıran sözde vatandaşlara. 5-6 Fransız tribünde çocuk çoluk demeden demir sopalarla vatandaşlarımıza saldırıyor.
Bayrağımız çalınıyor. Bayrağımız yakılıyor.
Polis dışarda stat çevresinde Türk taraftarları dövüyor. İçimizdeki Fransızlar, Fransa lehine "Oley" çekiyor.
At izini it izine karıştırdılar. Her zaman söylerim; söz konusu Türkiye ise Beşiktaş’ı da Galatasaray’ı da Fener’i de Trabzon’u da teferrühattır!
Sayın Servet Yardımcı, Beşiktaş’a yardım et. Beşiktaş’ın haklarını koru, Fransızların tuzağına düşme.
Lyon’un ikinci golünde sahaya giren Lyon taraftarlarını da gördük, tribünde dayak yiyen Türk çocuklarını da... UEFA’nın içindeki dinamikler ve Fransızlar rövanş için Beşiktaş’a her türlü oyunu yapacaklar! Beşiktaş’ı UEFA’ya yedirme.
İstanbul’u Şenol Güneş’e ve muhteşem Beşiktaş taraftarına bırak.
Bu tur bizim olacak..