Beşiktaş'ta ortalığı karıştıracak yazı! Beşiktaş, Çarşı'ya karşı mı?
FutbolArena - Hürriyet Gazetesi’nden Kenan Başaran, Beşiktaş ile ilgili yazdığı yazıda dikkat çeken cümleler kurdu. İşte o yazı...
1

Yeni bir ’Metin-Ali-Feyyaz’ çağı yaşayan Beşiktaşlıların çift kimliği vardır: Beşiktaşlı ve Çarşılı. Mutlu günlerde Beşiktaş, zor günlerdeyse daha çok Çarşı kimliği gösterilir. Doç. Dr. Ahmet Talimciler’in 15 Kasım’da T24’deki yazısında dikkat çektiği ilginç bir araştırma var.
2

Bahçeşehir Üniversitesi’nden Fatih Karanfil’in ’Avrupa ve Türkiye Liglerinde Ezeli Rekabetin Performans Etkileri’ isimli çalışmasına göre Beşiktaş, F.Bahçe ve G.Saray ile rekabetinde geride kaldığında Beşiktaşlılar, kendilerini Çarşı Grubu’nun üyesi ya da sempatizanı olarak da görmeyi tercih ediyor.
3

Karanfil, Çarşı’nın Beşiktaş’ın varlığından doğmakla birlikte performansından bağımsız gelişen ve büyüyen bir sosyal kimliğe dönüştüğünü belirtiyor. Evet, bunu biz de yıllardır gözlemliyoruz. Beşiktaş, şampiyonluk yarışından koptuğu sezonlarda siyah beyazlı taraftar, hep Çarşı’nın dillere destan tezahüratları ve toplumun sempatiyle karşıladığı sosyal eylemleriyle gururlandı.
4 KULÜP, ÇARŞI’NIN ROLÜNÜ ALDI

Başarısız dönemlerde Beşiktaşlıların, Galatasaraylı ve Fenerbahçelilere karşı "Biz Çarşıyız" demesi, "Çarşı rol çalıyor" eleştirilerine de neden olmuştur. Karanfil, Beşiktaş kimliğinin öne çıkması için saha başarısını şart koşuyor:
5

"Beşiktaşlılık kimliği, Fenerbahçe ve Galatasaray ile saha içi rekabeti zayıf kaldığından, yeterince beslenemeyecek ve Çarşı’nın bir üst kimlik haline gelmesi ihtimali ortaya çıkacaktır." Esasen ’ihtimal’ denilen bu olgu, 2004’ten 20013’e kadar fiilen ve güçlü şekilde hayat buldu.
6

Ama son 4 yılda bu kimlik geri plana düştü. Karanfil’in araştırmasını baz alırsak bunun nedeni Beşiktaş’ın başarılı olmasıdır. Bana göreyse başarı nedenlerden sadece biridir, ama en önemlisi midir, bu tartışılır.
7 Çarşı kimliği zayıfladı çünkü;

1) Grup hakkında açılan dava, psikolojik olarak bir kırılma yarattı. 2) Yeni stat, tüm taraftarı yönlendirmeyi sağlayan İnönü’deki o ’kutu’ ortamı ortadan kaldırdı. 3) Yönetim ve taraftar arasındaki ilişki değişti. ’Alım gücü yüksek’ bir taraftar profili inşa edilmek isteniyor.
8

4) ’Van üşüyor, bizde üşüyoruz’ eylemi gibi Çarşı’yı Çarşı yapan ’sosyal eylem’leri de kulüp üstlenir oldu. Geçen sezon yapılan ’Sessiz Tezahürat’, kulübün kurumsal iletişim biriminin faaliyetiydi. 5) Esenler’deki Beşiktaşlı da Etiler’deki Beşiktaşlı da kendini Çarşılı olarak da tanımlıyor. Fakat Çarşı’nın tabanı genişlese de özellikle stattaki görünürlüğü oldukça zayıfladı.
9 ’ŞEREFLİ ÜÇÜNCÜLÜK’ DEMEDİ

Karanfil, araştırmasında önemli bir tespit daha yapıyor: F.Bahçe’nin başarısı G.Saray’ı, G.Saray’ın başarısı da F.Bahçe’yi tetikliyor. Beşiktaş’ın başarısı da bu iki kulübü başarılı olmaya itiyor. Ancak, bu iki kulübün başarısı Beşiktaş’ı başarılı olmaya zorlamıyor.
10

Fakat Fikret Orman yönetimi, 2012’den beri izlediği yolla bu denklemi kırmaya çalışıyor. Yani ezeli rakiplerinin başarısından etkilenen ve bu yüzden kendisi de başarılı olmak isteyen bir Beşiktaş istiyor. İlk üç sezondaki üçüncülükleri, geçmiştekine benzer bir söylemle, ’şerefli üçüncülükler’e çevirmemesi, ’üçüncü sayfalalardan manşetlere’ taşınma arzusunu hep dillendirmesi de bu hedefin net beyanıdır. Ve lig şampiyonluğu bir yana ’Avrupa’da da kupa’ hedefi de yine yeni yolun taşlarını döşeyen bir söylem.
11

’Feda’ ile başlayan ilk dönem geçmişle de üstü kapalı bir vedaydı. Zira sonrasında ’Gururlan’ ve ’Efendi’ denildi. Efendi, sonuçta ’rakiplerin efendisi’ manasında da kullanılabilecek işlevsel bir slogandı.Evet, Orman yönetimi, şampiyon olunamayacak sezonlarda da ’Beşiktaş kimliği’ni yerleştirmeye dönük politikalar yürütüyor.
12

Hatta bunu Türkiye sınırlarının da ötesine taşımak için uğraşıyor. Kısmen de başarılı olmuş görünüyor. Kısmen diyorum zira başarısız bir dönemde siyah-beyazlıların yeniden Çarşı kimliğini öne çıkarıp çıkarmayacağını henüz test etmiş değiliz. Kulüp yönetimleri için en Çarşı’nın bir alt kimlik olarak kalması daha evladır. Ama bu kimliğin politize olmaması da istenir. Büyük bir dönüşüme uğrayan Beşiktaş’ta ’Çarşı ruhu’ kendini yeniden statta görünür halde nasıl tesis edecek veya böyle bir ihtiyaç duyuyor mu? Önümüzdeki maçlara bakacağız artık!