comScore

Beşiktaş Beşiktaş

Rıdvan Dilmen'den Şenol Güneş'e tepki

08 Şubat 2017, Çarşamba 00:22
Rıdvan Dilmen'den Şenol Güneş'e tepki

Rıdvan Dilmen, Şenol Güneş'in şeytan benzetmesine tepki gösterdi.
FutbolArena - Fenerbahçe'nin eski futbolcusu ve spor yorumcusu Rıdvan Dilmen ile Beşiktaş Teknik Direktörü Şenol Güneş arasındaki polemik büyüyor.
 

Rıdvan Dilmen'den Şenol Güneş açıklaması


Şenol Güneş'in "Bazı arkadaşlar şeytanlık yapıyor, ben yapmak istemiyorum. Hiçbir zaman provoke yapmıyorum" sözlerine yanıt veren Rıdvan Dilmen, şeytan benzetmesine tepki gösterdi.

TRT Spor canlı yayınında konuşan Rıdvan Dilmen, "Şenol Hoca'nın bana söylediği sözler sonrası hemen aldım telefonu elime, hocaya mesaj attım. Şenol Hoca'dan özür diledim. Ama lütfen bana 'Şeytan' demeyin dedim. Geri dönüş olmadı. Herhalde görmemiştir. 55 yaşındaki bir futbol adamına 'Şeytan' filan denmez Şenol Hoca. Kimse bana 'Şeytan' demiyordu. 2 hafta öncesine kadar. Referandum şeyiyle ilgili videomdan sonra 'Şeytan' demeye başladılar. Ben siyaset konuşmayı sevmem. Ben 45 gün önce annemi kaybettim. Ben hem kalp, hem kanser hastasıyım." ifadelerini kullandı.
 

Rıdvan Dilmen'den Fenerbahçe taraftarları açıklaması


Ülker Arena'da Fenerbahçe taraftarlarının kendisi için hazırladığı ölüm ilanını eleştiren Dilmen, Rıdvan Dilmen: "Benim ömrümü Ülker Arena'da A4 kağıdını büyütüp de bir grup yazmış 1962-2017 yazıyor. Üzerinde maalesef anıyoruz yazıyordu. Yani öldürmüşler beni. Sevmeyebilirsiniz, siyasi görüşümü beğenmeyebilirsiniz. Benim ömrümü ne zaman alacağını Allah bilir. F.Bahçe yenildiği zaman ben tebeşir yiyordum okula gitmemek için, kızdırmasınlar diye. Benim Fenerbahçelilğimi kimse sorgulayamaz. Ben sadece sporcu olarak hizmet etmedim Fenerbahçe'ye. Bunu da bilsinler!" diye konuştu.
 

Rıdvan Dilmen'den Federasyon başkanlığı açıklaması


Siyasi yorumlarda bulunan Dilmen, "Ben ülkemizin iyi yönetildiğini düşünüyorum. ABD'den randevu alındığında bayram ediliyordu. Şimdi canı istediği zaman görüşüyor. İngiltere Başbakanı geliyor, Merkel geliyor. Benim babam işçi partiliydi. Ben 7 yaşındayken bildiri dağıtırdım. Cumhurbaşkanımızın hayatında iyilikten başka hiçbir şey yok.Tayyip Bey'i sevenin Atatürk'ü sevme hakkı yok mu? Ben Atatürk'ü de çok seviyorum. Kimsenin tekelinde değil. Bu evet videolarından sonra Cumhurbaşkanımız beni aradı, canını sıkma işine bak diye aradı. Sonra bir uğra, çay içeriz dedi. 1.5 saat filan oturduk Cumhurbaşkanımız ile. Emin ol, futbol federasyonu ile ilgili tek kelime konuşmadık. Cumhurbaşkanımızın ailesi bana 'aman, sağlığına bak' diyor, girme diyorlar federasyon başkanlığı işine. Ben Nazım Hikmet'i sevemez miyim? Bütün şiirlerini ezbere bilirim. Atatürk'ü kim seviyorsa ben iki kat fazla seviyorum." sözlerini sarf etti.
Aziz Yıldırım'ın imzalamadığı yayın ihalesinin önemine değinen Dilmen, "Cumhurbaşkanımız sayesinde futbol ihalesi $600M oldu. Kimse atıp tutmasın. Katarlılar olmasa bu parayı kim verecekti?  Cumhurbaşkanının siyasi ilişkileri olmasaydı kim verirdi bu paraları?" dedi.
 

Rıdvan Dilmen'den Aziz Yıldırım ve sportif direktörlük açıklaması


Fenerbahçe'den gelen sportif direktörlük teklifini reddettiğini açıklayan Rıdvan Dilmen, "Benim beklentim yok ki. Bu sezon başı da dahil, 3 kez Aziz Bey bana sportif direktörlük teklifi yaptı. 'Yok' dedim." dedi.

Aykut Kocaman hakkında çıkan haberlere de değinen Dilmen, "Aykut Kocaman, Rıdvan'a kapak yaptı diye haberler çıktı. Ben kırıldım ha bu görüntülerden sonra. 'Ne gerek var Aykut Hoca' dedim. Sonra Aykut hoca aradı beni. Senin açıklamalardan daha önce yapmıştım ben o açıklamayı dedi. Seninle alakası yok dedi." ifadelerini kullandı.
 

Rıdvan Dilmen'den Oğuzhan Özyakup ve Robin van Persie açıklaması


İşte Rıdvan Dilmen'in Beşiktaş - Fenerbahçe derbisi değerlendirmesi:

"Maçı herkes tartıştı, konuştu, pozisyonlar konuşuluyor. Açıkçası bu maç bir futbol karşılaşmasından çıktı. Oyuncuların bireysel olarak problemleri, santra ile birlikte başladı. Daha sonra oyun içindeki hakem kararları, birkaç tane oyuncunun oyun içindeki davranışları bir yere kadar geldi sonuçta. Kimse Fenerbahçe`nin golü nizami mi, değil mi? Bu konu geçildi. Mesela bir gün önce dünya bey efendisi Galatasaray Başkanı Dursun Özbek ne dedi? Tek cümle kullandı `Mete Kalkavan görevini yaptı` Öyle mi dedi? Evet. İki hafta önce Aziz Yıldırım daha uzun bir konuşma yaptı. Şimdi de Beşiktaş yaptı. Daha önce Trabzonspor, Atiker Konyaspor ve Adanaspor yaptı. Bu sorun Beşiktaş-Fenerbahçe maçında patladı. Bir yerde patlayacaktı zaten, patladı. Şimdi mesele hakemin aldığı düşük not, verdiği vermediğinin dışında bu takımlar nasıl buraya geldi? Buna bakmak lazım. 

'OĞUZHAN KÜFÜR ETTİYSE HATALIDIR'

"Oğuzhan`ı çok severim. Ve merak da ediyorum. Kaç kez de oturduk, düzgün de bir kardeşim. Oğuzhan ile Van Persie Arsenal`de takım arkadaşıydı. Oğuzhan kendisi diyor, `Çok iyiydik` Ne oldu? Küfürleştiler mi? filan derken 1. dakikadan itibaren tansiyon yükseldi. Bakıyoruz, Oğuzhan ile Van Persie arasında başlıyor. Hiç görmediğimiz bir tabloyu görüyoruz, ikisi açısından. Ama biz `Van Persie hatalıdır, şu hatalıdır` demiyoruz. Ama ben sahadaki hataya baktığım zaman Oğuzhan hatalıdır, küfür ettiyse...Onu bilmiyorum, yanlış yapmıştır. Ama Van Persie de davranışlarıyla yanlış yapmıştır. Diliyle, şuyuyla buyuyla. Dil derken, diğeri için yorum yapmıyorum. Şort-mort yazıyorlar onu bilmiyorum. O görüntülere göre karar vermem. Bu da zaten gergin olan ortamı iyice germiştir. Üzerine Tosic-Van Persie mevzusu ile de gerginlik tavan yapmıştı. Devre arasında da koridorlarda yaşananlarla maçın tansiyonu yükselmiş ve sahaya girenler olmuştur. Bu ne ilk olacaktır, ne de son. Ama meselenin buralara gelmesi asıl problem. Kaldı ki Fikret beyi, maçtan sonraki sükunet içindeki demeci için o `süt kupası` dışında tebrik ediyorum. Fenerbahçe`den de bir cevap yok. Orada İlhan beyin (İlhan Ekşioğlu) bir twette var. O fitili ateşliyor. Kjaer`e yapılanın karşılığında, Şenol Güneş tapelerden dolayı bir şeyler söylüyor."

TOSİC - VAN PERSİE KAVGASI

"Bir kere Ali Palabıyık pozisyonda bayağı erken kararını vermiş. Kendi görmedi, yardımcı gördü. Yardımcı uyarınca o da düdüğünü çaldı. Ama burada bir hata var. Yardımcı veya Ali Palabıyık faulü gördü. Maçın başından itibaren Oğuzhan ile Van Persie neden olduğunu bilmediğimiz bir konudan dolayı itişme içindeler bu bir. İki, hakem de maçı idare etmeye çalışıyor, yönetmeye değil. Kartlarla değil, konuşarak halletmeye çalışıyor ki bunun yanlış olduğu anlaşıldı. Üç, pozisyonu gördü veya görmedi en kötü şartlarda uyarıldı ve düdüğü çaldı. Düdüğe çaldıktan sonra Ali Palabıyık`ın koşusuna bakmak lazım. Normalde görmedi, yardımcı `Hocam kırmızı kart` dese ona rağmen Tosic devam edecek mi? Aslında çok niyeti yok kart göstermeye. Sadece serbest vuruş kararı veriyor. Kart görüntüsü yok. Bundan itibaren olay olunca, `eyvah diyor`. Ne yapması gerekiyordu? Bir kere kırmızı kartlık faul görmemiş Van Persie ile ilgili yardımcı ile birlikte. Normalde kırmızı kart olmalı. Ben şöyle düşündüm; acaba Van Persie`ye kırmızı kart gösterseydi Tosic acaba yırtar mıydı? Hayır. Tosic, zaten düdüğü çalmış olmasına rağmen Van Persie`ye vurmaya gidiyor. Tosic hiç beklememiş. Normalde hakem Van Perise`ye sarı kart bile vermeyecekti. Sadece faul kararı verecekti. O kırmızı kartın ardından sarı kart geldi. Zaten hakem düdüğü çaldıktan sonra elini karta götürmüyor, faulü Beşiktaş lehine veriyor."

FİKRET ORMAN'A SÜT KUPASI ELEŞTİRİSİ

"Bir bu yayın ihalesine 15 milyon dolar civarında bir para verdi ATV, Turkuvaz medya. Sağlıklı düşündüğün zaman o kupa hafife alınamaz. İki Ziraat Türkiye Kupası altında oynanıyor, sponsoru Ziraat Bankası ve iyi bir Beşiktaşlıdır, genel müdür. Fikret beyle de iyi dostlardır. Ben `süt kupası` ifadesinden dolayı Fikret beyin muhtemelen bu kurumları aradığını ve hata yaptığını söylediği düşünüyorum. Kendisinin de o şekilde özeleştiri yaptığını düşünüyorum. Genel anlamda ilk kez değil son kez değil, hayat devam ediyor demesi olumlu. Fenerbahçe o zaman diyor ki; iyi güzel de siz bu kupayı önemsemiyordunuz da neden maça tam kadro çıktınız? Böyle tuhaf, lokallerde konuşulması gereken konular konuşuluyor. Ama buraya gelişin bir nedeni olmalı. Bunlar çok uzun konular. Ben haftalardır bunları ima ediyorum; `tehlike geliyor, tehlike geliyor` diye"