comScore

Nihat Kahveci, FutbolArena'ya konuştu! 'Fatih Terim ile daha çok puan alırdık'

11 Ekim 2017, Çarşamba 19:03
Nihat Kahveci, FutbolArena'ya konuştu! 'Fatih Terim ile daha çok puan alırdık'

A Milli Takımı'nın efsane isimlerinden Nihat Kahveci, FutbolArena'ya verdiği röportajda çarpıcı ifadeler kullandı. İşte Nihat Kahveci ile yaptığımız milli takım sohbeti:

FutbolArena Özel - Eski milli futbolcu Nihat Kahveci, FutbolArena'ya özel röportaj verdi. Milli Takımın efsane isimlerinden Nihat Kahveci ile eskilerden, A Milli Takımı'nın durumundan, Süper Lig'den konuştuk…

“Ampute Milli Takım'ın Başarısı, Eski Günleri Hatırlattı…”
1. Bir futbolcu için milli takımda oynamak bir amaç. Eski bir milli futbolcu olarak nasıl anlatırsınız milli takımda oynama isteğini, hevesini?


Öncelikle Milli Takım deyince sadece futboldan bahsediyoruz ama diğer branşlara baktığımızda da başarılı olduğumuz kesin. En son Ampute Milli Takımı'mızın Avrupa Şampiyonu olması takdir edilesi bir olay. Muhteşem bir atmosfer Vodafone Park'ta. Başta Fikret Orman'a, o stadın açılmasında emeği geçen herkese de teşekkür etmek lazım. Futbolcu kardeşlerimi tebrik ediyorum. Onlardan daha çok sevindiğimi söylemem lazım. Bu sevinçler bize eski günleri de hatırlattı… Tuncay'ın sıçrayışı, benim Çek maçındaki golümden sonra. İnanılmaz anlar vardı. Orada bulunamadım çünkü işimden dolayı gidemedim. Ama kalbim oradaydı. Tebrik ediyorum. Milli Takım'a baktığımızda başarısız bir süreç.. Gruplar belli oluğunda Hırvatistan ve Türkiye 1. veya 2. olur diye konuşulacak takımda İzlanda lider çıktı. Hırvatistan da play-off oynayacak. Çok kötü bir süreç geçti ki zaten 2016 Avrupa Şampiyonası'ndan sonra hep saha dışı, bireysel olaylar…

2. Oraya geleceğim ama tam burada toplumda oyuncular için “Ruh yok” deniliyor. Biraz onları
konuşalım.


Olayları birbiriyle karıştırmamak lazım. Ampute Milli Takımı'nın göstermiş olduğu ruh takdir edilesi bir olay. Ne kadar profesyonel de olsak, eğitimli de olsak; o amatör ruhumuzu, mücadelemizi, hırsımızı kaybetmememiz lazım. Bence Türk halkının en çok sinirlendiği, Milli Takım'dan beklediği şey buydu. Sahada mücadele, istek, arzu. Ona rağmen yenilse alkışlayabilecek taraftarımız var çünkü. Bunu göremediler, o eksikliği gördüler. Bunda da çok sebep var. Bireysel problemlerin çok dışarıya yansıtılması, sahanın içinden çok dışındaki faktörlerin konuşulması, içeride bazı ego savaşlarının olması, koltuk savaşlarının olması... İnsanlar artık Milli Takım'dan uzaklaştı. Antipatik oldu. O yüzden alınan her skordan sonra eleştiriler oldu. Çok para mevzuları konuşuldu. Ülkemizdeki insanların kazançları belli, durumları belli, maddi imkanları belli. Çok paranın konuşulduğu yerde başarı olmazsa; ister istemez tepki de olur.



“İyi Yönetilemedi”

3. Bu süreci, Avrupa Şampiyonası sürecinden bağımsız değerlendiremeyiz diye düşünüyorum. Siz oradaydınız, Milli Takım ile birlikteydiniz. O günden bugüne baktığınızda bu başarısızlığa dair neler söylersiniz? En kritik nokta ne oldu?


Oraya gidişleri nasıl? İzlanda'ya atılan bir frikik golü. İzlanda garantilemişti, biz de en iyi 3. olarak gitmiştik. İnanılmaz bir sevinç... Oraya gittiğinizde grubunuzda İspanya, Hırvatistan, bir de Çek Cumhuriyeti var. Gitmeden kafanızda bir matematik hesabı yapsanız; biz Çek Cumhuriyeti'ni yeneriz, 3 puanı alırız dersiniz; Hırvatlar'dan en kötü 1 puanı alırsın; İspanya'yı yenersin, yenilirsin. Çünkü dünyanın en iyi takımlarından birinden bahsediyoruz. O sürece de baktığında Çek Cumhuriyeti'ni yenen bir takım, gol averajıyla gruptan çıkamayan bir takım. Ufacık detaylar, arkasında büyük problemleri getirebiliyor. Biz orada gruptan çıksak Galler ile oynayacağız, belki çeyrek final, yarı final, inanılmaz konuşulan bir milli takım olacak. Ama o süreçten sonra iyi yönetilemedi. Dışarıya yansıtılan problemler, prim tartışmaları, anlaşmazlıklar, ego savaşları… İnsanlar artık bıktı bunların konuşulmasından. Saha içini konuşmak istiyor...

4.Siz buraya gelineceğini tahmin ediyor muydunuz?

Gidişat onu gösteriyordu. Kadroya alınmayan 4-5 oyuncu, sonra birşeylerin olması, tekrar kadroya alınmaları... Artık insanımız akıllı, takip ediyor. Sosyal medya olsun, televizyon olsun. İnsanlarımız futbolun içinde. Her detayı biliyorlar. İster istemez böyle tepki oldu. Çok kötü bir serüven. Mircea Lucescu'ya dönüldü. 4 maç için geldi. Geldiğinden beri mazeret üreten, Türk futbolunu eleştiren, Türk futbolundaki sistemi eleştiren, maçlarla ilgili konuşmayan bir Lucescu...

“Sen Aldırıyorsun Oyuncuları, Ben Aldırmıyorum ki! “

5. Haksız mı?


Haklı. Bunları bilerek gelmeyeceksin o zaman. Biz seni bu 4 maçta, Dünya Kupası'na gitmen için getirdik, sen 4 maçta 4 puan aldın. Söylediklerin haklı, yaptıkların haksız. Türk takımında oynamayan oyuncular var diyor. Sen alıyorsun ben aldırmıyorum ki. Karar veren mevki sensin. 3 tane futbolcu hangi takımda oynuyor alayım diyor. Cenk, Caner, Oğuzhan Beşiktaş'ta ilk 11 oynuyor; Şampiyonlar Ligi'nde 2 maçta 6 puan almış takımın oyuncuları. Diğer taraftan Olcay'ı al, Yusuf var, Okay var, Burak var, Abdülkadir de gelse 5 tane Trabzonlu. Söyledikleriyle yaptıkları uymuyor. Oynamayan ki çok kaliteli beğendiğim bir futbolcu Volkan Şen, 30 dakika oynamış, alıyorsun. Sonra diyorsun ki ben oynamayan oyuncuları oynatmak zorundayım. Çok tezat açıklamalar yaptı. Bence maçlara da hiç konsantre olamadı. 1 aydır Riva'da yaşadım, İzlanda maçını oynadım dedi, İzlanda maçındaki rezaleti gördük. Hangi maçı yaşamış? Bir de dünkü basın toplantısında çok dikkat edilmesi gereken bir açıklaması var. Ukrayna'yı kötü oynadık ama Hırvatistan'a karşı iyi oynadık, yendik. İzlanda'ya karşı kötü oynadık ama Finlaniya'dan puan aldık. Burada demek istediği; bana kötü geliyorlar, ben 1 hafta içinde onları yine hazırlıyorum, 2. maçtaki seçimlerle puan alıyorum. Milli Takım senin zamanının olduğu bir yer değil. Oraya formda, hazır futbolcuları alıp puan alman gereken yer ki kritik bir süreçte geldin. Çok iyi oynayan tecrübeli futbolcular, maalesef ilk defa bu süreci çok kötü geçirdiler. O'nu oraya getirende de suç var.

6. Fatih Terim'in ayrılık süreci sizce etkiledi mi? Hocayla devam edilseydi gitme ihtimalimiz daha
yükselir miydi?


Lucescu'yu gördükten sonra, Fatih Hoca olsaydı daha çok puan alırdık. Gider miydi, gitmez miydi, bilmiyorum. Ama kesinlikle daha çok puan alırdık diye düşünüyorum.



7. Milli Takım'ın yaşadığı sevinçlerde sizin büyük bir katkınız var. Özellikle Çek maçı zaten unutulmaz. Yurtdışında da ülkemizi en üst seviyede temsil eden ender isimlerden birisiniz. Her yerde kriz olabilir. Orada da mutlaka kriz yaşadınız. Oradaki yönetim şekliyle, buradaki yönetim şekline baktığınız zaman, federasyon neyi yapamadı sizce?

Başarı olduğunda herkes “ben yaptım”ı kovalayıp, kendine pay çıkarmaya çalışıyor; başarısız olduğunda da saklanacak delik arıyor, kimi suçlayabilirize bakıyoruz. Bu mantıkla olmaz, böyle takım olunmaz. Başarı da birdir, başarısızlık da birdir, herkesindir. Bizde maalesef başarısız olunduğunda maç sonunda konuşmayan futbolcular, konuşmayan yöneticiler; ama başarı olduğunda, Ampute Milli Takımı'nda gördüğünüz gibi kameranın önüne çıkmaya can atan bazı insanlar. Maalesef böyle. Bu kafa yapısıyla olmaz.

8.Bu takıma bir neşter vurulmalı görüşü yaygın. Buna katılıyorsunuz galiba…

O kadar net bir neştere katılmıyorum.

“Çok Daha İyi Bir Nihat Olabilirdim.”

9.Peki, bugün siz milli takımın başına gelseniz bu takımla ilgili nasıl radikal önlemler alırsınız? İsim vererek de bunu söyleyebilirsiniz.


Öncelikle Milli Takım'a düşündüğün futbolcuları, bireysel olarak çok iyi takip etmelisin. Ben her zaman şunu söylerim; günde 1,5 saat idman yapıyorsun, önemli olan geri kalan 22,5 saatte ne yaptığındır. Avrupalı bunu çözmüş. Nasıl NBA'deki basketbolcular profesyonel? Kendi vücudunu biliyor çünkü. Alt adelesi eksikse ona göre çalışıyor, çabukluğu eksikse ona göre. Bireysel idman, kendine bakmak çok önemli. Maalesef bizim futbolcularda bu eksiklik var, bu kadar imkanların olduğu dönemde. Ben o kadar üst seviye oynadım, şu anki kafamla şu anki ortam olsaydı; çok daha iyi bir Nihat olabilirdim diye düşünüyorum. Çünkü o imkan var.

10. Arda da sorun ne peki sizce?

Barcelona'da oynuyor. Her şeyde Arda konuşuluyor. Öncelikle gurur duymamız gereken bir futbolcu. 100 kere milli olmuş, 2008'de bizimle birlikte de sahada olan, o zaman attığı gollerle övülen, Atletico Madrid'e gitmiş başarılı olmuş, Galatasaray'da şampiyonluk yaşamış bir Arda. Barcelona idmanına gidip izleyemeyen seyircilerimiz varken; bizim futbolcularımız var.

“Mental Olarak Ben de Hazırım”

11.Arda'da da suç var mı?


Vardır tabii ki. Yok demiyorum, ben burada ardayı savunmuyorum. Ama maalesef çok yüklendik. Maçtan önce açıklama yapan "Mental olarak hazırım ama fizik olarak hazır değilim" diyen Arda ama oynatılan bir Arda. Mental olarak ben de hazırım. İzlerken oturduğum yerde deliriyorum ama koy beni oynayamam. Bu iş artık mental ve fizik olarak hazır olmaktan geçiyor. Artık her hareketin takip ediliyor, kafeteryada otururken bile bir haber konusu olabiliyorsun. Artık birinin çektiği bir fotoğrafınla haber konususun. Kolay değil bazı şeyler, Arda olmak kolay değil. Gittiği her yerde takip ediliyor. Yaptığı her hareket, oturuşu, mimiği, kulübede oturuşu bile problem oluyor. Çok dikkat edimesi gereken bir dönem. Tabii ki onun da hatası var ama bazı şeyler de abartılıyor diye düşünüyorum.



“Takım Olamıyoruz”

12. Az önce yarım kaldı. Bugün milli takımın başına geçseniz...


Bireysellik... Bireysel olarak herkes formda olacak, herkes görevini bilecek. Büyük bir zincir düşün, halkalarını tek tek oturtacaksın. Bizde şöyle bir açı var. Mesela Mehmet Topal'ı orta saha oynatıyoruz. Mehmet Topal'dan bekliyoruz ki 2-3 kişiyi geçsin, asist yapsın, şut atsın, gol atsın. Öyle bir şey yok.

Futbolda her mevkinin kendine ait görevi var. Öncelikle haddini bilerek oynayacak takım, futbolcular; onların bireysel yetenekleriyle, birbirleriyle de uyuşturabilecek takım oluşturmak önemlidir. Biz takım olamıyoruz. Şu an 100 kişiye sorsak bir Milli Takım maçından önce 11 yapın desek; sen ben kameraman da, üçümüz farklı 11 yaparız. Böyle olmaz, istikrar olmalı. İzlanda ile oynuyoruz, 18-20 tane futbolcu kullanmış. Bakın Türkiye'ye belki 50, 60 oyuncu kadroya alıp oynatmışız. İstikrarın olmadığı yerde başarı da olmuyor. Kemik kadro oluşturmamız lazım. İçinde tecrübeli oyuncuların, formda oyuncuların olduğu, abilik yapabilecek, liderlik vasfı olan oyuncular; onların yanına da yetenekli, kaliteli gençler... Ama saygılı, o formanın anlamını bilen gençlerle birleşim, istikrar ve çok iyi bir yönetim...

13. Halkın son yıllarda en sevdiği milli takım, 2008'deki sizin de içinde bulunduğunuz, 2002 aynı şekilde… 2016'ya gittiğimizde de çok sevindik. Çok az sevinçlerimiz var, sevilen takımlar da çok az açıkçası. Orada sevilmenin sebebinde başarı vardı ama sempati de vardı. Halk bir daha nasıl Milli Takımı sever? Böyle bir uçurum olduğunu düşünüyorum.

Son proje çok iyiydi, Milli Takım Çocuk Kulübü. Futbolcular da insan, makine değil. Onların da hayatları var. Benim şu anda kamera önündeki görüntümle, kamera dışındaki görüntüm aynı değil. Biz de sempatik insanlarız, komik insanlarız, yerine göre hareket eden insanlarız. Bence bunları biraz daha halka göstermek lazım, mesafeleri yakınlaştırmak lazım.

14. Şu an takım antipatik geliyor mu size? Topluma öyle geliyor çünkü...

Bence taraftarla uzak bir Milli Takım... Mesafelerin olduğu; gerekli açıklamaların yapılıp halkın rahatlatılmadığı bir Milli Takım. En önce halletmemiz gereken olay, Milli Takım'ın taraftarla arasındaki sevgiyi, kaynaşmayı tekrar sağlamamız.

15.Oyuncular sizce temel hatayı nerede yaptılar bu süreçte?

Oyuncularda da problem var. Onların da gittikleri takımlarda yaptıkları hareketlere dikkat etmeleri lazım. Mesela Fenerbahçe'de oynayan oyuncunun Galatasaray stadına gittiğinde yaptığı hareketlere dikkat etmesi lazım. Unutmaması gerekir ki sonra milli takımda beraber olacak. Tribünde taraftarlar karışık oturacak. İstanbul'da maç oynayamıyor Milli Takım. Böyle bir şey yok. Eskişehir'e gidiyoruz, Konya'ya, Antalya'ya gidiyoruz. İstanbul'da da milli maç oynanırmış. Ampute Milli Takımı'nda gördük Vodafone Park'ta. Stat yetmedi. Demek ki maç oynanır. Önemli olan sen onlara ne veriyorsun?

“Sana Verilen Primi Neden Almayasın”

16.Milli Takım'da para için mi futbol oynanır aynı zamanda?


Hayır. Bir şey söyleyeyim: siz de iş yapıyorsunuz. Zaten normal maaşını alıyorsun. İşinin bir milli takımı var, oraya gidiyorsun. Oraya gittiğinde yöneticiler size, maçı yendiğinizde şu kadar para verelim derse almayacak mısınız? Sunulanı almayacak mısınız? Ama sahada oynarken prim düşünmezsiniz. Biz de çok iyi prim kazandık Milli Takım'dan. Yenersin, yendikten sonra sana verilen primi neden almayasın? Bunlara çok takılmamız lazım. Orada sunulan primi tartışabilirsiniz. Orada da futbolcunun suçu yok. Orada bir şey söyleniyorsa, futbolcu onu kulağının arkasına yazar, yendiğinde de parasını ister. Kimse kusura bakmayacak.



“Haddimizi Bilmek Önemli”

17. Eklemek istediğiniz bir şey var mı?


2002-2008'leri görmüş, oralarda mutlu olmuş bir insan olarak üzülüyorum. Sonuçta bu kadroda
Dünya Kupası'nı görmeyecek oyuncular olacak. İnşallah görenler de olacak, gençler var. Ama şunu söylemek istiyorum: Biz 2002'de Dünya 3.'sü olduk yine eleştirildik. Oynayan oyuncular eleştirildi, hoca eleştirildi, giyimiyle, saçıyla eleştirildi. Avrupa takımına karşı oynamadılar, o yüzden başarı geldi dediler. 2008'de Avrupa Şampiyonası'nda yine 3. olduk. Son dakika golleriyle yendiler dediler. Bizde başarılı da eleştiriliyor. Şimdi ne oldu? O günleri de özlüyoruz. Keşke öyle olsa da eleştirsek diyen kaç milyon kişi vardır… Burada basına da iş düşüyor. Birazcık haddimizi bilmek de önemli. Biz Türkiye olarak neredeyiz? Hangi mevkideyiz?

“Efsaneler Ölmez, Şekil Değiştirir”

18. Dün bir tweet attınız. Yan yana iki fotoğraf… 2008'deki sevinç ile Ampute Milli Takımı'nın sevinci. O fotoğrafı atarken, bir özlem miydi hissettiğiniz sinir mi?


Dışarıda hala bana diyorlar ki, Çek maçında attığınız golü unutmuyoruz. Bu tabii ki beni
gururlandırıyor. Ama unutsunlar, yenileri olsun, yenileri konuşulsun. İlhan Mansız'ın altın golü hala konuşulmasın. Yenileri olsun, konuşulsun. Benim üzüntüm bu. Beni tanıyan bilir. Elimden geldiği kadar hep kendini geride tutan, özel hayatıyla gündeme gelmeyen bir insanım. Mütevazı olduğuma da inanıyorum. O sevinci görünce de aklıma ilk o fotoğraf geldi. Tuncay'ın sıçrayışı, benim en altta ezilişim. Ben de "Efsaneler ölmez, şekil değiştirir" yazdım. Bu da tabii ki benim bir özlemim. Böyle sevinçleri görmek istiyoruz biz de...

19. Milli Takım'a isyan gibi algılandı da o yüzden...

Hayır, isyan değil. Yapabilecek bir kadro, yapabilecek kalitede futbolcular. Yapamadılar. Biz de yapamadık diye eleştiriliyorduk. Bizim de dışarıdan bir göz olarak, eleştirme payımız var diye düşünüyorum.

“Beşiktaş ile Galatasaray Arasında Geçecek Yarış”

20. Şampiyonluk meselesi var tabii ama ligde farkı yaratan takım hangisi?


2 senedir ligi domine eden takım Beşiktaş. Yabancı kuralıyla, çok kaliteli yabancı futbolcuların transfer edilmesiyle Galatasaray 5 puan farkla lider. 7 maçın 6'sını kazanmış, 1 takımla berabere kalmış. Oynadığı oyun yüzde yüz iyi, formda bir oyun mu? Bence değil. Riskli oynuyorlar. Ama almış oldukları puanlarla hak ederek liderler. Milli Takım'da dediğin olay, Galatasaray'da var. İlk maçtan beri inanılmaz hırslı, azimli, mücadeleci futbolcular görüyoruz. Onun yanına da Gomis gibi gol atan, Tolga gibi… Geçen sene attığı şut kaleyi bulmayan Tolga'nın bu sene 5 tane golü var. İşte bu iş böyle bir şey. Maicon... Senin stoperin 3 gollü oynuyor... Bunlar başarıya en önemli etkenler. Şunu da unutmamak lazım: Beşiktaş uzun bir sezon olduğunun farkında. Şampiyonlar Ligi'ne inanılmaz iyi bir başlangıç yaptı, Şampiyonlar Ligi performansı çok iyi. Sadece ikinci yarılarda oyundan düşmeler oluyor, takımdaki yaş ortalamasının yüksekliğinden dolayı. Beşiktaş ile Galatasaray arasında geçecek bir yarış bekliyorum. Beşiktaş'ı da yine avantajlı görüyorum. Çünkü kadrosu maçları götürebilecek tecrübede.

21. Cenk Tosun için ne düşünüyorsunuz?

Son 3 senedir üstüne koyan bir futbolcu. Bir forvetten gol atmasını beklersiniz. Asist yapsın, arkası dönük oynasın, mücadele etsin, aralara koşu atsın. Her şeyi yapan bir futbolcu ki Cenk Tosun'un en sevdiğim olayı da sadece işini yapan bir Cenk. Oynadığında da oynamadığında da polemiklerle işi olmayan, saha dışında da çok mütevazı, açıklamalarıyla, duruşuyla… Cenk şu an dört dörtlük bir futbolcu profilinde.

22. İkinci bir Nihat Kahveci olur mu?

Nihat Kahveci ne ki, şimdi onun yanında? Sonuçta Cenk'in Beşiktaş'ta yaptıkları inanılmaz bir şey. 2 tane şampiyonluk yaşamış. Milli Takım'da da daha da goller atacağına inanıyorum ben.

23. Ligin 7 haftası geride kaldı. “En”leri sormak istiyorum.

En iyi kaleci: Muslera, Fabri, Harun
En iyi sağ bek: Mariano
En iyi sol bek: Caner Erkin
En iyi stoper: Pepe
En iyi orta saha: Atiba ve Fernando
En iyi 10 numara: Atiba, Querasma
En iyi golcü: Vagner Love, Gomis, Cenk tosun

Milli Takımla ilgili tüm gelişmeleri Milli Takım Haberleri sayfamızdan takip edebilirsiniz.

AYDIN CİNGÖZ - FUTBOLARENA

Tüm dünyadan anında canlı skorlar burada.