comScore

Fenerbahçe Fenerbahçe

İsmail Kartal: 'FETÖ'cüler şampiyon olmamızı istemedi'

05 Ocak 2017, Perşembe 10:08
İsmail Kartal: 'FETÖ'cüler şampiyon olmamızı istemedi'

Fenerbahçe'nin eski teknik direktör İsmail Kartal, geçmiş dönemde yaşananlarla ilgili önemli açıklamalarda bulundu.
FutbolArena - Fenerbahçe'nin eski teknik direktörlerinden İsmail Kartal, Rize'de takım otobüsünün kurşunlanmasıyla ilgili önemli açıklamalar yaptı. İsmail Kartal, "FETÖ tarafından şampiyon olmamamız istenmedi" dedi. İşte İsmail Kartal'ın Hürriyet'e verdiği röportaj:

Çok söylendiği gibi kurşunlanma olayı dönüm noktası mıydı?

- Evet dönüm noktasıydı. Özellikle yabancıların bütünüyle psikolojileri bozuldu. Bazı oyuncular gitmek istedi. 

PORTEKİZLİLERİ TAKIMDA ZOR TUTTUK

Kimler gitmek istedi?


- Meireles ve Bruno Alves gitmek istedi. Kuyt'ın morali çok bozuldu. Kadlec yine öyle... Bunun üzerine antrenman sistemini değiştirdik. Neşeli idmanlara döndük. Başkan yemekler verdi.

Bu arada önemli hakem hataları da oldu. Akhisar maçında 1-1'ken 4. hakem ‘Direkt at' dedi oyuncuyu, kulağımla duydum, Özgür Yankaya sarı kartı olan oyuncuya ikinci sarıyı bile göstermedi. Erciyes maçında iki yüzde 100 penaltı verilmedi. Bu 2 maçta 5 puan kaybettik. Başakşehir maçında 4 kırmızı gördük. O maçta resmileşti, şampiyonluğun gittiği. İnsanlar çabuk unutuyor. O maçları defalarca izledim. 4 kırmızının biri bile doğru değildi. Oyun ve puan olarak şampiyonluğu haketmiştik.

Niye olamadınız peki?

- Şampiyon olmamızı ve güçlenmemizi o dönemin güçleri, yani FETÖ'cüler istemedi. Kurşunlanma olayı da bu kumpasın bir parçasıydı.

Bugünkü şampiyonluk tablosunu nasıl görüyorsunuz. Son şampiyon Şenol Güneş'i nasıl buluyorsunuz?

- Başarılı buluyorum. Dünya 3.'sü olmuş, geçen yıl şampiyon olmuş. Bu yıl da iyi gidiyor. Kişilik olarak da seviyorum. Şike sürecinde aleyhimize konuşmuştu ama şimdi artık gerçekleri görmüştür diye düşünüyorum.

AZİZ YILDIRIM FİKRİNİ SÖYLER, ÇÜNKÜ FUTBOLDAN ANLIYOR

Çok eleştirildiniz. En çok da Yıldırım'dan talimat aldığınız söyledi.


- Başkan bana hiç öyle şeyler demedi. İlk geldiğinde Aykut Kocaman'a da yapıldı bu. ‘Gülmüyor, takım giymiyor' diyorlar. Bugün Fenerbahçe, Antalya'ya mağlup oldu, Amed ile berabere kaldı, kimseden çıt çıkmıyor. Yerli teknik adam olsa yerden yere vurulurdu. Bize karşı ön yargı var, saygı yok.

Yıldırım'dan yeterli destek gördünüz mü?

- Beni göreve getirerek büyük bir kitleyi karşısına aldı. Bu bile çok önemli bir destekti. Ama başarabileceğimi biliyordu. 3 Temmuz dönemi devam ediyordu ve ekonomik sıkıntılar vardı. Kendisi açık açık,‘Sıkıntılar var, mahkeme kararı ne olacak bilmiyoruz' demişti.

Bugün bazı şeyleri daha net görebiliyorum. Kulüp başkanları telefon açıp da ‘Şunu, bunu oynat' demez. Ama başkan futbolu bilen adam. Sohbetler sırasında birbirimize fikirlerimizi söyledik. ‘Bazı oyuncular neden oynayamıyor' diye soruyordu. İzah ediyordum.

Takımı Volkan ve Emre'nin yönettiği söylentisi...

- Kıskançlıktan söylediler. Bugün yine Volkan, Mehmet Topal, Hasan Ali gibi eskiler var. Şimdi neden böyle haberler çıkmıyor. İlk yarıyı lider bitirdim yine arkamdan eleştiriler yapıldı.

Şike kumpası ile ilgili dava başlıyor. Siz her şeyin içindeydiniz...

- O günlerde bu mücadeleyi verirken içimizde bile inanmayanlar vardı. Aykut Kocaman, Ben, Ali Koç, Ali Yıldırım, Volkan, Emre gibi isimler mücadele verdik. FETÖ'cüler bize resmen kumpas kurdu. Öyle olaylar var ki anlatsam olay olur. Fenerbahçe çok büyük camia. Çok güçlü şekilde gidiyorduk. Bizi durdurmak istediklerini o günlerde gördük. Bu camiayı onlara teslim etmemek için, son kişi kalana kadar mücadele için yemin ettik.

OYUN OYNADILAR

Belli güçler, yargıyı, emniyeti ele geçirmişti. Bizi durdurdular, aşağı çektiler, yetmedi kurşunladılar.

Topuk Yaylası'nda Aykut hoca ile oturuyorduk. Bir temizlikçi vardı odada. Birbirimize baktık. ‘Bu ajan mı' diye. Bekledik de gitsin diye. Paranoyak olmuştuk. Telefonları bırakıp göl etrafında dolaşıp konuşuyorduk, biri dinler diye...

Çok önemli birine dostumla mesaj göndermemiz gerekiyordu. Anadolu Kavağı'na çağırdım. Tekneyi getirttim. Motor sesi yüksek çıkar ya, dinlenmeyelim diye, öyle anlattım.

ADVOCAAT KURT HOCA BAŞARILI OLACAKTIR

Advocaat'ı nasıl buluyorsunuz?


- Kendine güvenen, çok tecrübeli, kurt bir hoca. Hiç bir şey umurunda değil, kafasına koyduğunu yapan biri... Şu ana kadar çok iyi bir çizgi yakaladı. Önemli olan bunu devam ettirmesi. Ben başarılı olabileceğini düşünüyorum.

GAZİANTEP'TE ELİM KOLUM BAĞLIYDI

“12 oyuncu ile Gaziantepspor'u aldım. 8 oyuncu da A2 takımından getirip kampa gittik. Terör nedeniyle Anadolu'ya önemli isimler getiremiyorsunuz. Bu yüzden anlaştığımız bazı oyuncular vazgeçti. Elimiz kolumuz bağlı lige başladık. Stopersiz ve çok eksik bir kadro ile iyi işler yaptık. Büyük övgüler aldık. Ama sonra şanssız maçlar kaybettik. Oyun olarak üstün iken bile mağlup olduk. Tüm bu şartlara rağmen takımı düşme hattının üzerinde bıraktık.”

10 NUMARA ALINMASI DA TARAFTARA YETMEZ

Şu an sizce Fenerbahçe'nin 10 numara konumunda birine ihtiyacı var mı?


- 10 numara gelse de Fenerbahçe taraftarına yetmez. 8 ile 10 arasında bir oyuncu gelse de yetmez. Futbol artık teknik, hız ve güce dayalı bir spor. 3-0 yenersiniz, “Neden 5-0 olmadı” derler.

Fenerbahçe bu planlamayı neden yapamadı?

- Aykut Kocaman döneminde pas üzerine bir takım kurduk. Topu rakibe vermemek üzerine bir sistem kurduk. Ersun Hoca aynı kadroya dedi ki ‘Ben bu takıma ileride baskı yapan bir futbol oynatacağım.' Çok zorlandı Ersun Yanal ama başardık bunu. Şampiyon olduk. Ben Ersun Yanal'ın sistemi ile devam edemezdim. Avrupa'nın en yaşlı takımlarından biriydik. Kendime göre bir sistem kurdum. İkisinin arası bir sistem. Baskıyı orta sahada kuruyorduk. Şu an Advocaat da böyle oynamaya çalışıyor.

GÖKHAN GÖNÜL CAMİASIZ KALDI

“Gökhan ile 2 yıl önce konuştum. ‘Her futbolcunun camiası olmalı' dedim. ‘3'ün 5'in hesabını yapma' dedim. ‘Bak Hasan Vezir nerede? Camiasız ve kayboldu gitti' dedim. ‘Doğru söylüyorsun' dedi. Beşiktaş'a gitmesine hayret ettim. Biraz fazla para almış olabilir. 8-9 sene burada kalmış. Kaptan olacaktı, tarihe geçecekti. Bunları elinin tersi ile itti. Aldatılmış hisseden taraftarın tepkisi doğal. Tribüne ilk çağırdıkları kişiydi.”