comScore

Galatasaray Galatasaray

Ayhan Akman'dan FutbolArena'ya özel röportaj

22 Mart 2018, Perşembe 12:20

Ayhan Akman… Galatasaray'da Tudor döneminde yardımcı antrenör olarak görev yaptı ve hep göz önündeydi. Tudor'un yanı sıra O da oldukça eleştiriliyordu. Ayhan Akman, FutbolArena'ya özel değerlendirmelerde bulundu.

FutbolArena Özel - Galatasaray'da Aralık ayında Igor Tudor döneminin sona ermesinin ardından görevine son verilen Ayhan Akman ile neden bu kadar göz önünde olduğunu, görevdeyken kendisine yapılan eleştirileri, Igor Tudor dönemini, Fatih Terim dönemini, şimdiki Galatasaray'ı konuştuk. 

"BEN GALATASARAY'IN MENFAATLERİ İÇİN ÇALIŞTIM"
Sizin döneminizde Selçuk forma şansı bulamıyor, Donk kadroya bile giremiyordu. Terim geldi, tam tersi durum oldu. Siz Tudor'a bu konuda ısrar ettiniz mi? Ya da bu oyuncuları dışarıda tutma nedeniniz neydi? Mesela taraftar baskısı diyebilir miyiz buna?

Yok, kesinlikle öyle diyemeyiz. O dönemde Fernando ve Ndiaye'nin de takımda olduğunu düşünürsek... Ndiaye devre arasında takımdan ayrıldı, Fernando'nun uzun süre sakatlığı oldu. Galatasaray'ın merkez orta sahasında 2 oyuncu kaybolmuş oldu. Devre arası transferi de olmadı Galatasaray'ın bu anlamda. Doğal olarak Fatih hoca oraya Selçuk ve Donk'u monte etti. Tabii ki tercihlerdir bunlar. Başka oyuncu kullanılabilir miydi? O Fatih hocanın vermesi gereken karardı. Ama onlar da Ndiaye ve Fernando'dan sonra fena bir performans ortaya koymuyorlar. Bizim dönemimizde Ndiaye ve Fernando tercih edildi merkez orta sahada. Onlar da o dönemde başarılı oldular. O yüzden bu iki dönemi farklı düşünmek gerekiyor. Çünkü hem oyuncu grubu değişti hem sakatlıklar girdi.
Bir dışlanma yoktu mu diyorsunuz aslında?

Tabii ki yoktu. Biz Selçuk'u da zaman zaman kullandık. Hem 11'de kullandık hem sonradan kullandık. Belki Donk kullanılmadı denilebilir. Orada da dediğim gibi Ndiaye vardı, Fernando vardı, zaman zaman selçuk, ayrıca tolga da kullanıldı orta sahada.

"AYRILDIĞIMIZ DÖNEMDE LİDERİN 1 PUAN GERİSİNDEYDİK"
Bugün Galatasaray'a bakarsak sonuçlar açısından, Terim'in gelişine rağmen pek bir değişiklik yok. İçeride iyi ama deplasmanda iyi değil. Tudor ve size haksızlık yapıldığını düşünüyor musunuz?

Tercihlerdir... Ayrıldığımız döneme baktığımızda liderin 1 puan arkasındaydık. Gönül isterdi ki sezonu bitirebilmek, şampiyon olarak bitirebilmek, orada kalabilmek... Ama Galatasaray camiası böyle bir karar verdi. Büyük değişiklikler oldu, seçim oldu... Ben kendi dönemime baktığımda çok da fena işlerin yapılmadığını düşünmüyorum. Çünkü yepyeni bir takım da kuruldu. Sezon başında 8-9 transferin yapıldığı ve büyük bir değişimin olduğu bir Galatasaray'dan bahsediyoruz. Sezona Ostersunds'a elenme ile başlanılan ama ondan sonra sürekli ivme kazanan, lige iyi başlangıç yapan ve hem oyun hem de skor olarak da puan durumu ile de iyi giden bir Galatasaray vardı. Bu dediğim gibi bir tercihtir, Galatasaray'ın beklentileridir, taraftarın beklentileridir. Bizler saygıyla karşılıyoruz bu durumu.

"GALATASARAY'IN MENFAATLERİ İÇİN UĞRAŞTIM"
 
Sizin üstünüze çok mu gidildi sizce? Yani o dönemde Tudor ve sizin...

Şöyle gidildi denilebilir belki: Ayhan bu tip şeylere müdahale etmiyor mu, karışmıyor mu gibi... Zaman zaman bu tip eleştiriler oldu bana. Futbolun içinde olan herkes bilir ki yardımcı hocaların belirli görevleri vardır. Limitleri, sınırları vardır. Sonuçta sorumluluk birinci hocanındır. Fikir ayrılıkları oluşabilir. Hem oyuncu seçimlerinde hem teknik analizlerde, oyun sistemlerinde her hocanın farklı görüşleri olabilir. Ama sonuçta sizin görevleriniz, sınırlarınız vardır. Belirli bir yere kadar fikirlerimi her platformda her şekilde söyledim. Hoca bunu kabul eder,etmez; uygular, uygulamaz... O işin böyle bir raconu vardır tabiri caizse. Ben geriye dönüp baktığımda ben Galatasaray menfaatleri için uğraştım. Zaman zaman uygulatabildik, zaman zaman uygulatamadık. O yüzden bunu bu kapsamda düşünmek lazım...

Az önce transferlerden bahsettiniz. Aslında Galatasaray'ın şu anki kadrosu sizin döneminizde kuruldu. Ama şu an sanki takımda öyle bir hava yok gibi... Ne dersiniz?

Nasıl bir hava var? (gülüyor)
O kadroyu sanki siz kurmamışsınız gibi bir hava var sanki...

Yani onu bilemiyorum, onu değerlendirecek bizler değiliz. Dediğim gibi sezon başı planlamasında hem yönetim hem scout ekibi hem de teknik ekip olarak bizler uğraştık. Böyle bir takım kuruldu.
Yani bu başarıda sizin de aslında payınız var...

Vallahi bilemiyorum ne gözle baktığınıza bağlı. Mutlaka hem başarıda hem başarısızlıkta herkesin ortak bir sorumluluğu var.
Peki. Sizce Fatih Terim'in gelişinden sonra takımda ne değişti?

Ben iki dönemi çok da kıyaslamak istemiyorum. Her hocanın kendi oyun felsefesi var; kendi oyun görüşü, oyuncu seçimleri var. O dönem öyledir, bu dönem böyledir. Seçimler üzerinden değil de gidişat ve sonuç üzerinden değerlendirilmeli bence...

"GALATASARAY'IN ŞAMPİYONLUK ŞANSI YÜKSEK"
 
O zaman, gidişatı nasıl görüyorsunuz?

Galatasaray şu an lider, Galatasaray şu an başarılı bir süreçte. Fenerbahçe deplasmanı ve sonrasında da zor bir sürece girecek işin açıkçası. Derbiler geliyor... Derbilerde içeride oynayacağız. İçeride, Ali Sami Yen'de başarılı Galatasaray biliyorsunuz. O yüzden Fenerbahçe maçında elde edilecek avantajlı bir skor ile daha sonra Galatasaray'ın iç saha performansını düşünürsek Galatasaray'ın şampiyonluk şansının yüksek olduğunu söyleyebiliriz.



"BEN HEP İŞİN İÇİNDEYİM"
 
Genelde yardımcı antrenörler çok konuşulmazlar. Ama siz görevde olduğunuz dönemde çok konuşuldunuz. Bunu neye bağlıyorsunuz?

Vallhi bilemiyorum. Neden konuşulduk o kadar? Hiç bilmiyorum ama benim anladığım, Tudor Türkiye'de uzun yıllardır çalışan bir hoca değildi. Yaptığı seçimler ve kararlar biraz da bu yöndeki eleştiriler anlamındaydı. Burada da tabii kulübü bilen, Türkiye'yi bilen, camiayı bilen en yakınındaki kişi bendim. Doğal olarak da eleştiriler hem onun hem de benim üzerimden yapıldı. Bu bir algıdır. Ne gözle baktığınıza bağlı. Bu benim için bir avantaj mıydı, dezavantaj mıydı? Ama az önce de söylemeye çalıştım. Yardımcı hocaların sınırları vardır. Yardımcı hocalar tabii ki fikirlerini söylemeliler ve ben her yerde, sezon başı planlamasında da hep işin içindeydim. Çok da aktif bir şekilde içerisindeydim. Ayhan ikinci planda hiçbir şey söylemiyor gibi bir algı da oluşturulmasın. Ben Galatasaray'ın menfaatleri için tecrübemi, gönlümü, bilgimi, kafamı her şeyimi verdim.

"BUNLAR GALATASARAY'IN YATAK ODASIDIR"
Selçuk ile tartışmanız, bir maçta Muslera'ya yönelik ağzınızdan çıkan bir söz çok konuşuldu. Onları hata olarak görüyor musunuz?

Hayır. Bu tip şeylerin hep bir açıklaması vardı, Hepsinin bir hikayesi var. Bunlar her şeyde her yerde söylenmeyebilir. Bunlar Galatasaray'ın yatak odasıdır. Bunların her zaman her yerde konuşulmaması gerekiyor. Özel, kişisel şeyler. O dönem Galatasaray'ın yardımcı hocasıydım. Bazı şeylere müdahil olmak zorunda kalıyorsunuz; bunları da Galatasaray'ın menfaati için yapıyorsunuz, kişisel kaprisleriniz için değil. O dönem Galatasaray'ın menfaatleri ne ise ben öyle davrandım. Şimdi olsa yine öyle davranırım. Hem Muslera hem de Selçuk ile hiçbir dönem kötü bir ilişkim olmamıştır, hala iyidir aramız. Dönem dönem soyunma odalarında kavgalar, gürültüler yaşanabilir. Doğaldır. Futbolun içinde olan şeyler. Bunlar basit şeylerdi bizler için, her zaman da yaşanabilir.

"NE KADAR DÜŞÜNCELERİNİZ OLSA DA O TAKIMIN BİRİNCİ HOCASI"
Son olarak Tudor dönemi, Galatasaray'da olduğunuz dönemle ilgili öz eleştiri yaparsanız, neyi öne çıkarırsınız?

Yaptıklarımla, yapamadıklarımla, düşündüklerimle geriye baktığımda daha neler yapabilirdim diye öz eleştiri yapıyorum. Ama yaptığımız iyi şeyler de mutlaka vardır.
Onu soruyorum: Ne eleştirisi yapıyorsunuz, ne görüyorsunuz diye...

Hocaya daha çok şeyler yapabilir miydik, değiştirebilir miydik anlamında tabii ki söylüyorum. Ama dediğim gibi her hocanın bir oyun felsefesi var. O da sahaya kendi düşüncelerini koymak istiyor. Ne kadar düşünceleriniz varsa da O takımın birinci hocası...

Sarı Kırmızılı takımla ilgili tüm gelişmelere Galatasaray Haberleri sayfasından ulaşabilirsiniz.

FutbolArena akşam haberleri (21 Mayıs 2018)


Canlı iddaa sonuçları için tıklayın.