comScore

Galatasaray Galatasaray

Galatasaray - Bursaspor maç önü analizi

04 Aralık 2015, Cuma 04:09
Galatasaray - Bursaspor maç önü analizi

Zor durumdaki iki takım Galatasaray ile Bursaspor 14. haftanın açılış maçında karşılaşıyor...

FutbolArena Analiz - TT Arena stadında oynanacak olan maçta Galatasaray sahasında Bursaspor'u ağırlıyor. Maçtan önce Galatasaray ve Bursaspor'un eksileri ve artıları neler? Yazarımız Sinan Yılmaz değerlendiriyor...
 
Bursaspor ile Galatasaray'ın benzer zaafları...
 
Her iki takım da aynı dizilişi kullanıyor ama farklı sistemleri uyguluyorlar. Diziliş 4-2-3-1. Hamzaoğlu daha çok kısa ve çok paslı bir 'possesion' sistemi oynatıyordu. Açılımı topa ve oyuna hakimiyet... Pas futbolu da diyebiliriz. Bursaspor ise daha sistemini oturtamamıştı ve topu ileride tutmak için pivot santrforu Necid'e uzun oynadığı da oluyordu. Mustafa Denizli son Kasımpaşa maçının ilk yarısında 4-1-4-1'e döndü ama bu maçta ne yapacak bilemiyoruz. Her iki takım da 4-2-3-1 oynarken, 2'li göbek, öndeki oyuncuları taşımakta zorluk çekiyordu. 
 
Galatasaray'da Sneijder, Podolski, Yasin ve Burak'lı 4'lünün savunma yardımı ne kadar düşükse, Bursaspor'da Josue, Dzsudzsak ve Stoch'un de o kadar düşük. Necid için savunmada faydalı diyebiliriz ama Stoch bu konuda o kadar kötü ki ben Dzsudzsak'ın ilk 11'de başladığı bir takımda Stoch'ın da 11'de başlamasını çok zor buluyorum. Tabii Bursaspor kadrosu kurulurken tam bir kaos ortamında kuruldu ve birbirinin benzeri birçok isim transfer edildi. Mesela iki uzun santrfor birden alınınca çok yüksek maaş verdiğiniz Tom de Sutter yedek kalmaya başladı. Hem Necid, hem Sutter ile oynamak çok zor. İkisi de aynı tip oyuncu. Biri diğerinden farklı olsa zaman zaman ikili de oynayabilirsiniz. Fakat şu halde ikisi birbirini kilitliyor. Aydın Karabulut, Dzsudzsak, Stoch, Cuenca vs de aynı. Bursaspor'un Fenerbahçe'den alması gereken oyuncu Stoch değil Holmen'di. Stoch'ın üst modeli Dzsudzsak zaten Bursa'da var. Josue de var Cuenca da var, Aydın Karabulut da var, Jourquera da var. Kadro aslında benzer birçok oyuncunun alınmasıyla sakat yapıldı ve şimdi onu düzleştirmek için çok iyi bir hocaya ihtiyaçları var. 
 
Takımda taşınacak oyuncu sayısı bir hat halini alırsa mesela yan yana dizilen 3 forvet arkası oyuncu da birlikte savunma yapmıyorsa o zaman bir hattınızı kaybediyorsunuz ve rakibe oyunu kabullendirme konusunda zorlanıyorsunuz. Galatasaray bir 'possesion' yani hakimiyet oyunu oynamaya çalışmasına rağmen, bu konuda pas becerisi olarak çok gelişmesine rağmen hakimiyeti skora göre çok zayıflayabiliyordu. Skoru alınca oyuna hakimiyeti düşüyordu. Bunun temel nedeni de bence takımın birlikte oyun konusunda yeterince gelişmemesiydi. Skor gelince ön oyuncuları savunmada birliktelik konusunda isteksizleşebiliyordu. Son aylarda gelişim gözle görünüyordu ama henüz emekleme adımlarıydı ve istikrarlı değildi. İstikrar özellikle Burak oynadığında bozuluyordu. Galatasaray'ın hem Burak, hem Podolski, hem Sneijder, hem Yasin'le oynayıp da 'hakimiyet' kurabildiği bir maç yok. Bence Hamza hoca Burak'ı sakatlıktan döndükten sonra tekrar kadroya monte etmeye çalışarak hata yaptı ve orada Benfica ile Çaykur Rizespor maçlarında takımın artan kalitesi düştü ve nitekim her iki maçı da kaybetti. Takım şüphesiz Umut'la oynadığında, Burak'la oynadığından çok daha verimliydi çünkü Umut baskısını Burak gibi istikrarsız yapmıyordu.
 
Galatasaray ligin en iyi pas yapan takımı olmasına rağmen oyunlarını Beşiktaş gibi kabul ettiremedi çünkü ön oyuncularının çalışkanlığı düşüktü. Sosa'nın çalışkanlığı, Olcay'ın, Oğuzhan'ın çalışkanlığı ise çok farklı. Onlar bir Podolski, Sneijder kalitesinde değiller ama oyuna hakimiyeti sağlayacak kadar çift yönlüydüler. Bursaspor'un da çift yönlülüğü düşük. Mircea Lucescu, Tümer ve Sergen'i yan yana nadiren oynatıyordu ve oynattığında da arkasına Tayfur'u, Yasin Sülün'ü, Guinti'yi dolduruyordu. Bursaspor'un hem Stoch, hem Dzsudzsak'ı taşıyabilmesi için bu sefer Josue'yi kesmesi ve merkez ortasahayı arttırması gerekir. Bence Galatasaray da hem Podolski hem Sneijder'i taşıyabilmesi için Yasin'i feda edip +1 ortasaha ile oynamalıydı veya Grosskreutz'la... (ama olmadı) Bu iki takımın da aslında 4-2-3-1 sisteminden 4-3-2-1 sistemine dönmesi faydalı olabilir. 2-3 ay önce Galatasaray için Selçuk, Bilal, Jose göbeği önünde Sneijder - Podolski ve en önde Umut ile daha doğru bir düzenin kurulabileceğini yazıyordum. İster 4-2-3-1 olsun ister 4-3-2-1 aslında diziliş de elzem değil. Bir kanadı Jose veya Emre Çolak ile ortasahalaştırıp göbekteki ikiliye yardımcı yaparsanız asimetrik bir 4-2-3-1 ile de devam edebilirsiniz. Bursaspor'da bu üçlüye Stoch yerine Cuenca'yı koyunca kısmen daha çift yönlü olsa da değişen çok bir şey olmuyor. 
 
Bursaspor'un kilit oyuncusu aslında Faty. Ertuğrul Sağlam transferin son günlerinde onu aldırdı. Onu göbeğe koyup, yanına da sol bek Emre Taşdemir ve diğer yanına da Hosagai nasıl olur diye düşünüyorum. Biraz Klopp'un Liverpool'da yaptığını düşünerek... Önde taşınması gereken hücumcu sayısını bir düşürüp arkayı daha sağlama almak faydalı olabilir. Klopp Emre Can'ı üçlünün bir kenarına koyuyor ama onunla merkezi güçlendiriyor. Diğer kanada ise daha çok kanadı kullanan Milner'ı koyuyor. Mourinho İnter'de de benzerini yaptı sanki. 4-3-1-2 oynadığında (O dönem 4-2-3-1'den sonra en çok bu sistemi oynadı) iki merkezin yanına bir de Zanetti'yi koydu. Zanetti kanatta git gel yaparak oyunu genişleten adam oluyordu. Bu adamın dayanıklılığı çok yüksek olmalı ve sürekli git-gel yapabilmeli. Bursaspor da bunu yapabilir. Genç Emre her ne kadar yaratıcılık olarak çok tecrübesiz olsa da çift yönlü kanat olarak gelişebilir. Milner sürekli git-gel yapabilen bir kanat olduğu için aslında Klopp sistemini +1 kişi fazlaymış gibi onun sayesinde koşturabiliyor. (Mourinho'nun Zanetti'si gibi)... Yani hücumda istediği zaman 4-2-3-1 oluyor Milner öne geliyor ve Lallana-Coutinho ile 3'lü oluyor ve savunmada da Milner hemen 4-3-2-1 yapıyor Emre Can ile Leiva'nın yanına geçiyor. Bence Klopp eğer istiyorsa Grosskreutz'u da bu yüzden istiyordur. Milner sakatlık gibi bir sorun yaşarsa onun yerini böyle sürekli git gel yapabilecek çok dayanıklı bir oyuncu ile daha doldurabilmek için! Tabii Grosskreutz, Milner kadar kreatif değildir ama dayanıklılığı ve savunma bilgisi de çok yüksek. Galatasaray'ın böyle bir oyuncudan hiç yararlanamaması gerçekten büyük kayıp.
 
İşte Bursaspor da o ismi Emre Taşdemir yapabilir. Emre de kreatif oyuncu olarak çok tecrübesiz, hücumda verimli olamaz ama taktiği +1 kişi gibi koşturacak olan isim o olabilir. Öte yandan Bursaspor'un zaten iki tane genç ve yetenekli sol beki var. Aziz de Avusturya Milli takımına seçilen, geçen sene oldukça iyi oynayan bir oyuncuydu. Şuan ne durumda bilmiyorum ama onu da 11 kullanmak iyi olacaktır. Devrede de Bursaspor zaten çok sık sayıda olan kreatif hücum oyuncularından birini gönderip (Aydın Karabulut mesela) sol kanada daha Emre Taşdemir'e alternatif çift yönlü bir adam alabilir. Mesela Eren Albayrak veya Güray Vural. Her iki oyuncunun da sezon sonu sözleşmesi bitiyor. Bursaspor bu yaz transferden çok büyük gelir elde etti ve bu gibi yurt içi fırsat transferlerini değerlendirebilmeli. Yani Bursaspor'un çok iyi bir hocaya ihtiyacı var. Bursaspor o göbekte biraz daha kalabalık ve sert olabilirse önde Dzsudzsak ve Josue de daha verimli olacaktır. 
 
 
Galatasaray maçında Faty de olmayacak. Her iki takım da merkezde yumuşak kalacak. Mustafa Denizli hocanın ne sürprizler deneyeceğini bilemediğim için Galatasaray üzerinden çok düşünemiyorum ama bence gollü bir maç daha bizleri bekliyor. Necid'in veya oynarsa Tom de Sutter'in zaten Galatasaray'ın kısa stoperlerine üstünlük kurabileceği bariz. Hele Denizli takımı Kasımpaşa maçındaki gibi geride tutarsa... 
 
Bence her iki takımın da çok gol atabileceği bir maç daha izleyeceğiz. 

FutbolArena akşam haberleri (21 Mayıs 2018)


Tüm dünya liglerinde dünkü maçlar ve sonuçları.