comScore

Futbolun zirvesi bir arada

20 Mart 2017, Pazartesi 12:48
Futbolun zirvesi bir arada

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, futbol zirvesi organizasyonuna katılarak önemli açıklamalarda bulundu.

FutbolArena - Kulüpler Birliği ve TFF'nin ortaklaşa düzenlediği Futbolun Zirvesi adlı panele katılan Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, önemli açıklamalarda bulundu.

''SPOR GİBİ SİYASETİN DE ÖZÜR REKABETTİR''
"Spor gibi siyasetin de özü rekabettir, yarıştır. Bu yarışın ilk aşaması sandıktan galip çıkmak için, ikinci aşaması da sorumluluk üstlendikten sonra millete hizmet götürmek içindir. Tıpkı futbol gibi siyaset de takım oyunudur, yani sağlam bir kadro gerektirir. Plansızca oynayan, taktiği ve stratejisi olmayan bir takımın kupayı kaldırma ihtimali nasıl yoksa, milletine söyleyecek sözü olmayan siyasetçilerin, siyasi partilerin de başarı şansı yoktur. Futbol gibi siyaset de tutku, aşk, adanmışlık olmayınca sürdürülecek bir iş değildir"



''FUTBOL TARİHİ HEZİMETİN KIYISINDAN KURTARILMIŞ MUHTEŞEM ZAFERLERLE DOLUDUR''

"Bu oyunda kazanmak için sahaya çıkan oyuncuların bireysel yetenekleri yanında arkalarında güçlü bir yönetim desteğine, teknik desteğe, hep birlikte sergileyecekleri uyuma ihtiyaç vardır. Bu, yöneticisinden sahadaki futbolcusuna, hakeme, teknik kadrolara varıncaya kadar birlikte oluşan dayanışma, tribünlere de aynı zevki, heyecanı şüphesiz ki verecektir. Hakem, bitiş düdüğünü çalana kadar pes etmemeyi gerektiren bir oyunda ümitsizliğe asla yer yoktur. Hele hele son zamanlarda açık ara mağlup olan dünya futbolunun marka takımlarının rövanşında nasıl elediğini görerek, bir şeyi açıkça ispat ettiklerine şahit olduk. Futbol tarihi, hezimetin kıyısından koparılmış muhteşem zaferlerle doludur."

''MAHELLE ÇOCUKLARININ KURMUŞ OLDUĞU BİR OYUN''

"Burada Afrika çöllerinden Brezilya gecekondularına kadar dünyanın her yerinde itilip kakılan kenar mahalle çocuklarının kurtuluş umudu olan bir oyundan söz ediyorum. Bu aynı zamanda bizim çocukluğumuzun da hikayesidir. Mahalle arasında yazın toz toprak, kışın çamur zibil içinde top peşinde koşturan tüm çocuklar için futbol, parlak bir geleceğe çıkan yolun adıdır. Bugün bir Beşiktaş'ın Vodafonu'nu düşünüyorum, bir de Beşiktaş'ın Şeref Stadı'nı düşünüyorum, nereden nereye... Bir Fenerbahçe'nin şu andaki stadyumunu düşünüyorum, bir de Dereağzı'ndaki hazırlıkların yapıldığı yeri düşünüyorum, nereden nereye... Bu imkanların hiçbirine sahip olmayan kulüplerimizin olduğunu da biliyorum. Ama Türkiye nereden nereye geldi, bu gerçekleri görmemiz lazım."



''METİN OKTAY'I, LEFTER'İ BÖYLE HATIRLIYORUZ''

"Kimi zaman asistlerle, şutlarla, birbirinden muhteşem çalımlarla, olursa gollerle, 90 artı uzatmaya sığdırılmış bu şölen, kendi kahramanlarını da üretir. Öyle futbolcular vardır ki biz onları sadece yetenekleriyle, golleriyle değil, aynı zamanda dürüstlükleriyle, tevazularıyla, efendilikleriyle, takım arkadaşlarıyla olan örnek ilişkileriyle de hatırlarız. Kaleci Lastik Ömer'in ifadesiyle 'Gözlerin bile yakalaması mümkün olmayan bir hız ve dehşetle şut atan' Metin Oktay'ı, işte böyle hatırlıyoruz. İsmi Fenerbahçe ile adeta özdeşleşen belki de dünyanın en kabiliyetli forvetlerinden, zaman zaman orta saha, 'futbolun ordinaryusu' diyebileceğimiz Lefter'i işte böyle hatırlıyoruz. Kendi takım arkadaşlarıyla birlikte neredeyse tüm futbolculara ağabeylik yapan, tek başına bir takım denilebilecek Baba Hakkı'yı işte böyle hatırlıyoruz. Hiçbir maddi kazanç ummadan yıllarca top koşturmuş, futbola, bağrından çıktığı şehre tutkuyla bağlandığı takımının renklerine ömrünü vakfetmiş Dozer Cemil'i işte bu şekilde hatırlıyoruz. Dünyada Pele'yi, Zidane'ı, Cruyff'u, Müller'i, Ronaldo'yu, Baggio'yu, Hagi'yi böyle hatırlıyoruz. Bu futbol efsanelerini yalnızca sahalardaki olağanüstü performanslarıyla değil, aynı zamanda futbola, formasını giydikleri kulübe, içinden çıktıkları topluma, gençlere yaptıkları katkılarla da takdir ediyoruz."

''HOCAM BANA ''OĞLUM TOPU YİYECEKSİN'' DERDİ''

"Hayatımın her aşamasında futbol oynarken edindiğim disiplinden, takım çalışmasından, vefadan, bu oyunun bana kazandırdığı tüm vasıflardan çok istifade ettim. Özellikle siyasetin temelde futbol ile bir çok ortak yönü olduğuna inanıyorum. Spor gibi siyasetin de özü rekabettir, yarıştır. Bu yarışın ilk aşaması sandıktan galip çıkmak için, ikinci aşaması da sorumluluk üstlendikten sonra millete hizmet götürmek içindir. Tıpkı futbol gibi siyaset de takım oyunudur, yani sağlam bir kadro gerektirir. Plansızca oynayan, taktiği ve stratejisi olmayan bir takımın kupayı kaldırma ihtimali nasıl yoksa, milletine söyleyecek sözü olmayan siyasetçilerin, siyasi partilerin de başarı şansı yoktur. Futbol gibi siyaset de tutku, aşk, adanmışlık olmayınca sürdürülecek bir iş değildir. Kendini o işe adayacak, yani futbolun da bir inadı vardır. Hocam bana 'Oğlum topu yiyeceksin' derdi. Top yenir mi? İşte orada hırsı anlatıyor, inadı anlatıyor."

Tüm dünya liglerinde dünkü maçlar ve sonuçları.