comScore

Fenerbahçe Fenerbahçe

Fenerbahçe'nin Sturm Graz destanı!

29 Temmuz 2017, Cumartesi 09:33
Fenerbahçe'nin Sturm Graz destanı!

Habertürk yazarı Rıdvan Aksu, Fenerbahçe'nin Sturm Graz maçını değerlendirdi.

FutbolArena - Fenerbahçe, Avrupa Ligi 3. ön eleme turunda Sturm Graz'ı deplasmanda 2-1 yendi. Ülkenin en saygı duyulan yorumcuları da, kişisel olarak en saygı duyduğum yorumcular da Fenerbahçe'yi öve öve bitiremediler.


Fenerbahçe Sturm Graz maçı detaylı analizi


Spor medyasında kabul gören bir gerçek var: İnsanlara duymak/görmek istediklerini söyleyin/yazın. Bu yüzden Ibrahimovic'in gelmeyeceklerini en iyi onlar biliyor olmasına rağmen haberini yaparlar. Fenerbahçe'nin 90 dakika boyunca kaleyi bulan sadece 2 şut atabildiği Sturm Graz maçının da büyük bir zafer gibi yorumlanmasına bu sebeple şaşırmıyorum.

GRAZ'IN EKSİKLERİNDEN BAHSEDEN YOK

Fenerbahçe'nin en önemli eksikleri Kjaer ve Van Persie'ydi. Riske edilmeyen Mehmet Topal'ın yerine Ozan Tufan oynuyordu. Van Persie'nin alternatifi kalmadığından Ahmethan Köse'nin oynaması sanki Fenerbahçe sahaya U21 takımı takviyeli bir kadroyla çıkıyormuş algısı oluşturdu. 7 Ocak 1997 doğumlu Ahmethan'ın ilk 11 başladığı bir maçın kazanılması, galibiyetin daha abartılı ifadelerle anlatılmasına neden oldu. Ama en azından benim dinlediğim yorumcular arasında Ilgaz Çınar haricinde Sturm Graz'ın eksiklerinden bahsedeni hiç duymadım. Sturm Graz'ın üç as stoperi de sakat. Fenerbahçe'de Kjaer, Skrtel ve Neustadter sakat olduğunu, eldeki tek stoperin Yiğithan Güveli olduğunu düşünün. İşte Sturm Graz, Fenerbahçe karşısına böyle çıktı. Stoperde 29 Eylül 1999 doğumlu Maresic ile mecburen stoper oynatılan sol bek Lykogannis vardı. Alper'in içeri çevirdiği topu kendi kalesine gönderen de Ahmethan'dan 2.5 yaş küçük olan Maresic'ti.

FENERBAHÇE'DE DEĞİŞENLER

Aykut Kocaman, 2011-2013 yılları arasında Fenerbahçe taraftarının unutmak istediği bir futbol oynatmıştı. Sarı-lacivertlilerin sırf koşu temposu yüksek diye, mücadele ediyor diye vasat topçulara mahkum edilmesi o tarihlerde başladı ve hala devam ediyor. Dolayısıyla Aykut Kocaman göreve gelmeden önce ankette Fenerbahçe taraftarının çoğu onun göreve gelmesini istemiyordu. Kocaman ise basın toplantılarında değişimden bahsediyordu. Sturm Graz karşısındaki Fenerbahçe'de Aykut Kocaman'ın ilk dönemine kıyasla en olumlu değişim tehlikesiz bölgedeki gereksiz pasların azaltılmasıydı. 2011-2013 arasındaki Fenerbahçe topa sahip olma yalanıyla tehlikesiz bölgede onlarca pas yapıyordu. Tolunay Kafkas takımlarında da sık gördüğümüz bu durumun Fenerbahçe'ye bir şey katmadığı ligde aldığı sonuçlarla ortaya çıktı.

Aykut Kocaman belli ki bu konuda öz eleştiri yapmış. Sturm Graz karşısında orta sahada topu eveleyip gevelemeden, mümkün olduğunca hızlı öne aktaran bir takım izledik. Aykut Kocaman, Konyaspor döneminde duran toplarda çok başarılı bir takım oluşturmuştu. Birçok maçta kilidi böyle çözdüler. Fenerbahçe'nin de ilk resmi mücadelesinde kornerden gol atması tesadüf değildi. Valbuena ortayı yaptığında ceza sahası içinde altı Fenerbahçeli futbolcu vardı. Üstelik bir futbolcu da pas alabilirmiş gibi yaparak Valbuena'nın yanına gitti. Buna karşılık Sturm Graz'dan iki futbolcu oraya gitti. Avusturya takımının ceza sahası içinde sayısal üstünlüğünü mümkün olduğunca azaltmaya çalıştılar ve bunu başardılar.

Valbuena ortayı yaptığında ceza sahasında kaleci hariç yedi Sturm Graz'lı futbolcu vardı. Bunlardan birisi de ceza sahası çizgisine çok yakındı. Dolayısıyla neredeyse altıya altı bir eşleşme söz konusuydu. Duran top için büyük bir fırsattı. Neustadter de golü attı. Çok iyi çalışılmış bir organizasyondu. Belli ki Aykut Kocaman tıpkı Konyaspor'da olduğu gibi duran toplara önem veriyor. Bu sezon Fenerbahçe'nin çok sayıda duran top golünü görebiliriz. Sarı-lacivertlilerde bir başka değişim ise 1997 doğumlu Ahmethan Köse'nin oynamasıydı. İtiraf edeyim, Van Persie'nin oynamadığını duyduğumda şunu söyledim: İyi bir teknik direktör bu durumda Ahmethan Köse'yi oynatır. Ama Aykut Kocaman kendince bunun risk olduğunu düşünüp Aatif Chahechouhe'yu forvet oynatacak. Yanıldım. 2011-2013 arasındaki Aykut Kocaman, Aatif tercihinde bulunabilirdi. Pozisyonun oyuncusunu oynatmak esas olmalı. Üstelik, genç oyunculara şans vermekten korkmamak lazım.

Sturm Graz'da Ahmethan Köse'den 2.5 yaş küçük futbolcunun oynamasıydı belki Aykut Kocaman'a bu cesareti veren. Ne olursa olsun Fenerbahçe için alışılmış bir durum değildi. Bunun bir sonraki aşaması ise sadece Van Persie sakatken değil, Hollandalı'nın formsuz olduğu dönemde de Ahmethan'a ilk 11'de forma verebilmektir.

FENERBAHÇE'DE DEĞİŞMEYENLER

Sturm Graz karşısındaki Fenerbahçe'de değişmeyenler, değişenlerden fazlaydı. Tabii ki bir maçta bu değişimi beklemek haksızlık olur. Ama spor medyasının genelinde estirilen olumlu havanın abartılı olduğu kesin. Fenerbahçe'de değişmeyenlerin başında Volkan Demirel geliyordu. 20'nin üstünde erkeği idare etmek kolay bir iş değil. Üstelik bunların neredeyse tamamı yüksek egolu, kendini çok değerli zanneden erkekler. Bu, bütün futbol takımları için geçerli. Bunu idare etmek zor bir iş. Forma adaletini sağlamak bir teknik direktör için en önemli konulardan birisi. Türkiye'de lig şampiyonluğu sadece sahadaki 11 futbolcu ile gelmez, yedek futbolcuların da teknik direktörün forma adaletine inanması ve yedek kaldığında da bunu sorun etmeyip şans verildiğinde en iyisini ortaya koymak için çalışması gerekir.

Son yıllarda yaşadığı düşüş ve hazırlık maçlarındaki kötü performansı sonrası Aykut Kocaman'ın ilk resmi mücadelesine Volkan Demirel ile başlaması bu anlamda kötü bir mesaj oldu. Üstelik, Kocaman'ın oynatmak istediği futbola bakıldığında Kameni daha doğru bir tercih. Çünkü ayaklarını Volkan Demirel'den daha iyi kullanıyor. Yani Volkan'ın ilk 11 şansı bulması için tek seçeneği harika bir form yakalaması. Uzun süredir de öyle bir görüntüsü yok. Bir başka değişmeyen durum iki ön libero tercihi oldu. Tabii Advocaat'ın akıl almaz biçimde '8 numara' oynattığı Ozan Tufan'ı ön libero olarak görmeyenler olabilir. Ama Ozan Tufan ön liberodur. Hatta gerektiğinde stoper, gerektiğinde sağ bektir. Fenerbahçe'deki sağ bek deneyimi kötüydü.

Fakat '8 numara' deneyimi çok daha kötüydü! Ozan defansif bir orta saha oyuncusudur. Aykut Kocaman da Sturm Graz karşısına iki defansif orta sahayla çıktı. Zaten Mehmet Topal'ın hafif sakatlığı olmasa yine Topal-Josef ikilisini görecektik. Süper Lig'in iki sezondur şampiyonu olan Beşiktaş orta sahadaki ikilide Oğuzhan gibi bir ismi kullanıp fark yaratırken Aykut Kocaman'ın hala iki ön liberoyu kullanması kabul edilebilir bir durum değil. Üstelik Fenerbahçe'nin Topal-Josef ikilisiyle oynadığında hücumda nasıl sorun yaşadığı iki sezondur ortada.

Aykut Kocaman ise dört defans ve iki ön libero ile sağlam bir altılı set kurmaktan bahsediyor. İyi de Fenerbahçe iki sezondur o setleri kurarak şampiyonluktan oluyor! Fenerbahçe o sağlam altılı set ile iki sezondur 60 gol atıyor ve şampiyonluğu kaybediyor. Sarı-lacivertliler iki sezondur şampiyonluğu daha iyi savunamadığından değil, Beşiktaş kadar gol atamadığı için kaybediyor. 2015-2016'da Fenerbahçe 27 gol yedi, şampiyon Beşiktaş ise 35 gol yedi. Ama attıkları arasında 15 gol fark vardı. 2016-2017'de Fenerbahçe 32 gol yedi. Şampiyon Beşiktaş da 30 gol yedi fakat Fenerbahçe'ye tam 13 puan fark attı! Attıkları gol sayısı arasında da 13 gol fark vardı. Bu gerçekler ortadayken Aykut Kocaman'ın iki ön liberoyla devam etme tercihi anlamsız.

Eğer sadece zorluk seviyesi nispeten yüksek maçlarda bunu tercih edecek ise kabul edilebilir. Ama şu ana kadarki açıklamalarına bakılırsa sezonun genelinde tercihi bu yönde olacak. Değişimden bahseden Aykut Kocaman sanırım sezon içerisinde Mehmet Topal-Josef ikilisini birlikte oynatmaktan vazgeçmeyi tercih edecek. Kjaer'in satılmasıyla belki Mehmet Topal'ın stoper oynatılma ihtimali de olabilir. Topal'ın defansta Kjaer'in boşluğunu doldurması kolay değil. Yaratacağı en olumlu fark savunmadan topu çıkarma konusunda daha beceriki olması. Ama orta sahada tek başına oynadığında daha verimli olan Josef'in de performansı kesinlikle artacaktır.

Fenerbahçe'de bir başka değişmeyen olumsuz durum ise skoru korumak için takımın geriye yaslanması ve rakip baskı yaparken Aykut Kocaman'ın daha da defansif hamleler yapması. Sturm Graz maçının son 25-30 dakikasında Avusturya ekibi daha baskılıydı. Bunu Fenerbahçe'nin henüz fiziksel anlamda çok hazır olmamasına bağlayanların sadece mazeret aradığını düşünüyorum. Sturm Graz'ın teknik direktörü de maç sonrası 'Zorlu bir periyottan çıktık, yorgunduk' açıklamasında bulundu. Olumsuzluklara bahaneyle karşılık vermek sizi bir yere götürmez. Aykut Kocaman yönetiminde 2011-2013 arasında fiziksel anlamda çok hazır durumdayken de Fenerbahçe'nin skoru korumak için çok defansif oynadığını, Kocaman'ın art arda savunmaya yönelik hamleler yaptığını gördük.

Bu durum Fenerbahçe gibi büyük bir takıma yakışmamak ile birlikte iyi sonuç da vermiyor. Aykut Kocaman önce 74'te Dirar ile Mehmet Topal'ı değiştirdi. Birkaç dakika sonra Ahmethan'ı çıkarıp yerine Isla'yı aldı. Fenerbahçe'nin sahada Valbuena dışında hücum oyuncusu kalmamıştı. 4-6-0'ı andıran bir diziliş vardı sahada. Ama Fenerbahçeli oyuncuların da daha önce bunu çalıştığını sanmıyorum çünkü sahada ne yaptığını bilmeden bir oraya, bir buraya koşturan oyuncu topluluğu vardı. Bu defansif değişiklikler ve geriye yaslanma ise sadece Sturm Graz'ın baskıyı daha rahat artırmasına sebep oldu.

GOL ATAN STOPER
Fenerbahçe'nin her zaman golcü stoperleri olmuştur. Uche, Fabio Luciano ve Lugano ile 18 yıllık bir gelenektir bu. Lugano ayrıldığından beri Fenerbahçe bundan yoksundu. Neustadter'in Sturm Graz'a attığı gol bir tesadüf değil, bu sezon atılacak birçok golün habercisiydi. Tabii bir stoperin duran topta gol atması için servis de önemli.

Alex de Souza ve Emre Belözoğlu ayrıldığından beri Fenerbahçe bunun sıkıntısını yaşıyordu. Geçen sezon birçok maçta Hasan Ali Kaldırım'ı korner kullanırken izledik. Bomboş durumdayken pas atmakta bile zorlanan Hasan Ali'nin kornerlerinden Fenerbahçe'nin gol bulmasını beklemek Hasan Ali'ye de haksızlık olurdu. Valbuena ise bu konuda usta bir isim olduğunu ilk resmi maçında gösterdi. Tabii iyi servis ve iyi kafa vurmak kadar organizasyon da önemli. Real Madrid'de Sergio Ramos yıllardır sayısız gole imza atıyor. Real Madrid'in rakipleri bilmiyor mu Ramos'un duran toplarda en büyük tehdit olduğunu?

Elbette biliyorlar. Ama Real Madrid de Ramos'a en uygun yerde kafayı vurdurmak için organizasyonlar yapıyor, setler hazırlıyor. Aykut Kocaman yönetimindeki Fenerbahçe'nin Sturm Graz karşısında attığı korner golü de iyi bir organizasyonun sonucuydu. Kocaman, Konyaspor'da bunu başarıyla uygulamıştı. Konyaspor'un stoperi Vukovic geçen sezon 5 gol attı. Bu sezon da Fenerbahçe'nin stoperlerinin çok sayıda duran top golünü izleyeceğiz.

SKOR YANILTMAMALI

Spor yorumculuğu kadar skor yorumculuğu da popüler. Sosyal medya kullanımının yaygınlaşmasıyla futbol kulüplerinin muhabirleri istisnalar haricinde birer militana dönüştüler. Sanki Fenerbahçe muhabiri değil de Fenerbahçe militanı gibi davranıyor ve haber yapıyorlar. Buna bağlı olarak da insanlarda eleştiriye tahammülsüzlük başladı. İnsanlar artık tuttukları takım ile ilgili en haklı eleştiriye bile tepki gösterebiliyorlar. Bunların birer algı operasyonu olduğunu iddia edebiliyor. Spor medyasında son yıllarda artan 'İnsanlara duymak istediğini verin' düşüncesinin de bundan kaynaklandığını düşünüyorum.

Sonuçta Fenerbahçe'nin iyi oynamayıp kazandığı bir Sturm Graz maçı adeta büyük bir zafer gibi anlatılıyor. Şutlarda 18'e 8 Sturm Graz üstün. Kaleyi bulan şutlarda 8'e 2 Avusturya ekibi üstün. Son 25-30 dakika Fenerbahçe'nin bir gol daha yememesi büyük bir şans. Siz böyle bir performansı büyük bir zafer gibi anlatıyorsanız Fenerbahçe'yi küçümsüyorsunuz demektir. Fenerbahçe bundan 1 yıl önce, 27 Temmuz 2016'da Şampiyonlar Ligi ön elemesinde Monaco'yu yenmişti.

Rövanşta da skora doğrudan etki eden hakem hatalarına maruz kalmış ve 3-1 yenilerek bir golle turu kaybetmişti. O Monaco'nun sezonu nasıl bitirdiğini biliyorsunuz. Vitor Pereira gibi beğenilmeyen bir teknik adam yönetiminde yaşandı bu. Advocaat geldiğinde de Avrupa Ligi play-off turunda Sturm Graz'dan daha güçlü bir takım olan Grasshoppers'ı evinde 3-0, deplasmanda 2-0 yenmişti Fenerbahçe. Hatta 3 Kasım'daki Manchester United galibiyeti sonrası "Futbolun Obradovic'i" başlığı atılmıştı. Bunları da unutmamak lazım.

TEK UMUT DEĞİŞİM

Genel anlamda Fenerbahçe'nin bu sezonki ilk resmi maçı sonrası sarı-lacivertliler adına bu sezonun kalanı için umutlu konuşmak zor. Başta iki ön libero tercihi olmak üzere Aykut Kocaman'ın değişmeyen noktaları var. Üstelik iki sezondur bu tercihin başarısız olduğu ortada. "Aynı şeyi defalarca yapıp farklı sonuçlar beklemek saçmalıktır" diyor Albert Einstein. Açıkçası Fenerbahçe adına bu sezon umut edilebilecek tek şey Aykut Kocaman'ın değişeceğini ummaktır. Ancak o zaman farklı sonuçlar gelebilir.

Sarı Lacivertli takımla ilgili Fenerbahçe Haberleri için özel sayfamızı takip edebilirsiniz.


Canlı iddaa sonuçları için tıklayın.