comScore

Fenerbahçe Fenerbahçe

Fenerbahçe ve Aziz Yıldırım PFDKya sevk edildi! Sebebi...

13 Ocak 2017, Cuma 19:13
Fenerbahçe ve Aziz Yıldırım PFDKya sevk edildi! Sebebi...

Fenerbahçe kulübü, Yusuf Namoğlu için ağır sözler kullanırken, MHK başkanının istifasını istemişti.

FutbolArena - Resmi siteden yayınlanan MHK Başkanı Yusuf Namoğlu hakkındaki açıklama nedeniyle, Fenerbahçe ve Aziz Yıldırım PFDK'ya sevk edildi.

Fenerbahçe kulübü, sözkonusu yazıda Yusuf Namoğlu için ağır sözler kullanırken, MHK başkanının istifasını istemişti.
TFF'nin açıklaması:

Hukuk Müşavirliği'nce 13.01.2017 tarihinde Profesyonel Futbol Disiplin Kurulu'na yapılan sevk raporları aşağıda belirtilmiştir.
FENERBAHÇE A.Ş. Kulübü'nün 12.01.2017 tarihinde resmi internet sitesinde yayınlanan "sportmenliğe aykırı açıklamalar" nedeniyle Futbol Disiplin Talimatı'nın 38. maddesi uyarınca PFDK'ya sevkine,

FENERBAHÇE A.Ş. Kulübü Başkanı AZİZ YILDIRIM'ın kulübün resmi internet sitesinde yayınlanan "sportmenliğe aykırı açıklamalar" nedeniyle Futbol Disiplin Talimatı'nın 38. maddesi uyarınca tedbirsiz olarak PFDK'ya sevkine karar verilmiştir.
 

Fenerbahçe'nin Yusuf Namoğlu açıklaması


Fenerbahçe Kulübü, MHK Başkanı Yusuf Namoğlu'nun hakemlerin performanslarıyla ilgili yaptığı açıklamalara yanıt verdi. Sarı lacivertli kulüp, internet sitesi üzerinden yaptığı açıklamayla Yusuf Namoğlu'nu eleştirdi.
İşte Fenerbahçe'den yapılan açıklama:

Bugün, bazı yazılı basın mecralarında, MHK Başkanı Yusuf Namoğlu'nun kulübümüze yönelik birtakım yüzeysel varsayımlarını içeren demeçlerine tarafımızca tesadüf edilmiştir.

Bahse konu demeçlerin, sahibi tarafından yalanlanmadığından doğru olduğu varsayımıyla aşağıda yazılı açıklamanın yapılmasının mecburiyeti gerekmiştir. Öncelikle, ifade etmek isteriz ki, Yusuf Namoğlu'nun açıklamaları bir MHK Başkanı'nın ciddiyetiyle hiçbir şekilde bağdaşmayacak bir yüzeyselliktedir. Taraflı tarafsız tüm spor yorumcuları, ligin ilk yarısında lig yarışının hakem hataları ile şekillendiğini, yapılan hakem hatalarının hata boyutunu aştığını, belli hakemlerin ligi dizayn ettiğini, bu hakemlerin futbol dünyasından uzaklaştırılmaması halinde hakemlik müessesine güvenin olamayacağını açıkça ifade etmiş ve bu görüşler üzerinden fikir birliğine varmıştır.

Buna karşın Yusuf Namoğlu, sanki ligin ilk yarısında bu hakem hataları hiç yaşanmamış, MHK Başkanlığı yaptığı her dönemde olduğu gibi, bu dönem de belli takımlar lehine olan ve artık hata kavramı ile izahı mümkün olmayan hakem kararları olduğunu görmezden gelmiştir. Bu durum karşısında açıkça ifade etmek isteriz ki, ya Yusuf Namoğlu'nun kapasitesi bu kadardır ve bu sebeple bu şekilde sığ ve yaşanan olaylarla uyumlu olmayan açıklamalar yapmaktadır; ya da Yusuf Namoğlu kötü niyetlidir.

Video hakem uygulamasına bir an önce ligimizde başlanması gerektiği hususundaki kulüplerin ortak isteğinden bile bir sonuç çıkaramayan Yusuf Namoğlu, ücretli danışman yabancı hakem hocaları ile günü kurtarma, oluşmuşu hiç olmamış gibi gösterme çabasındadır. Tarafımızdan Türkiye Futbol Federasyonu Başkanlığı'na ve bilgi içinde kendisine gönderilen yazımız ve ekleri ile ligin ilk yarısında hakemlerin müsabakalarımızda ve rakiplerimizin müsabakalarındaki kararları mukayeseli örnekler ile açıklanmış ve hakem performanslarının basit hata ile izah edilmeyecek ölçüde olduğu somut kanıtları ile gözler önüne serilmiştir. Buna karşın, Yusuf Namoğlu medyaya yansıyan açıklamalarında kulübümüz lehine verilmiş hatalı bir karar ile kulübümüz aleyhine verilen (sadece) bir kararın dengelenmiş olduğunu, bu şekilde lig yarışında hakem hatalarının dengeli bir dağılım içinde olduğu şeklinde akla zarar bir değerlendirmede bulunmuştur. Bu vesile ile bir kere daha altını çizerek belirtmek isteriz ki, Fenerbahçe Spor Kulübü, aleyhine olan hakem hatalarının başka maçlarda lehine yapılan hakem hataları ile dengelenmesi gibi bir arayış içinde değildir ve bu anlayışı şiddetle reddetmektedir.

Yusuf Namoğlu'nun kendisine sunulan dosya muhteviyatı gerçekliğini görmezden gelerek, bu üslup ile kamuoyuna verdiği mesaj, Yusuf Namoğlu'nun MHK Başkanlığı dönemlerine hakim olan kötü yönetim iddiamızın en açık delilidir. Yusuf Namoğlu'nun MHK Başkanlığı yaptığı her dönem, sistematik şekilde hata yapan hakemlerin kollanarak sistematik hata yapmaları konusunda cesaretlendiği dönemler olmuştur. Hakemlerin, şampiyonu ya da düşecek takımı belirleme gibi fikirler ile sahaya çıktığının kamuoyunun geniş kesimleri tarafından yaygın bir şekilde düşünüldüğü bir dönemde Türk Hakemliği'nin başarılı ve iyi yolda olduğunu söylemek Türk Futbolu'na karşı yapılmış büyük bir kötülüktür. Türkiye Futbol Federasyonu'na yazmış olduğumuz yazının da ana fikri budur. Sistematik bir şekilde hata yapan, ligi dizayn eden hakemlerin Türk Futbolu'nda hiçbir yeri yoktur. Bu hakemlerin, mesleki olarak cezalandırılarak, hatalarından arınmasını beklemek de safdilliktir. Tüm kamuoyunun da yakından bildiği bu hakemler ile geçmişte örnekleri yaşandığı gibi vedalaşılmalı ve bu hakemlerin hakem camiasının güvenilirliğine süreklilik arz eden bir şekilde vermiş oldukları zarara artık bir son verilmelidir.

Söz konusu talihsiz demeçten yaptığımız bir başka çıkarım, Yusuf Namoğlu'nun, tarafımızdan raporlanan, ilk yarıda 3 büyükler adına hakemlerin lehte ve aleyhte yaptıkları hakem hatalarına ilişkin detaylı değerlendirmeye göz ucuyla dahi bakmamış olması, raporlarımızı dikkate almamış olmasıdır. Yusuf Namoğlu'nun MHK Başkanlığı yaptığı dönemlerde hakem performanslarının düşüklüğü artık tüm çıplaklığı ile kamuoyu tarafından da görülmektedir. Hakemlik müessesine olan güven eksikliği, Türk Futbolu'nu yakın gelecekte yaşanması muhtemel ayrıştırıcı bir kırılma noktasına doğru hızla sürüklemekte, bugün bizlere karşı kasıtlı yapıldığına inandığımız hakem yanlışları, başka takımlar için de kötü bir emsal teşkil edecek noktaya gelmektedir.

MHK Başkanlığı gibi Türkiye'de çok büyük bir endüstrinin yönetim paydaşlarından olan bir makamda oturan Yusuf Namoğlu'nun, hakemler konusuna daha büyük ölçekte bir ciddiyetle yaklaşması, yaşanan kötü hakem performanslarını görmezden gelmemesi, sistematik şekilde hata yapan hakemleri korumaması, bunlarla vedalaşması, artık tüm kamuoyunun görüp dillendirdiği gerçekleri görmezden gelmeden üstüne giderek çözüm üretmesi, aksi halde o koltuğu boş yere işgal etmemesi Türk Futbolu'nun geleceği için şüphesiz belirleyici etmenlerden biri olacaktır.